Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/859 E. 2026/786 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/859
Karar No
2026/786
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/859 - 2026/786 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/859 Esas KARAR NO : 2026/786 (İnceleme aşamasında / Duruşmasız) (Başvurunun esastan reddi /HMK m.353/1-b-1)

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/12/2023 NUMARASI : 2021/729 Esas-2023/776 Karar

DAVACI : VEKİLİ : Av.

DAVALI : VEKİLİ : Av

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 15/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 15/09/2026

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İSTEM; Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında imzalanan 19.07.2019 tarihli ''...Harfiyat İşi" sözleşmesi ile müvekkilinin, davalı şirkete beton, harfiyat ve nakliye işi yaptığını, sözleşme konusu betonun ve hizmetlerin teslim edildiğini, müvekkilinin, bu sözleşme kapsamında ifa etmiş olduğu beton ve hizmete karşılık, faturalar tanzim ederek gönderdiğini, faturaların her iki taraf defterlerine kayıt edildiğini ve TTK 21. Maddesi gereğince davalı tacirin faturalara süresinde itiraz etmediği gibi bir kısım bedellerin vadesi geldiği halde ödememesi üzerine, müvekkili şirketin alacağının tahsili amacıyla, Ankara 17. İcra Müdürlüğü 'nün 2020/8619 esas sayılı dosyasında icra takibine geçildiğini, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, davalının haksız itirazının iptaline, takibin devamına ve haksız itirazı nedeniyle davalı aleyhinde alacağın %20'si oranından az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. YANIT: Davalı vekili tarafından verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; takip konusu fatura karşılığı hizmet ve mal tesliminin söz konusu olmadığını, müvekkili şirketin, ihale makamı olan ...Genel Sekreterliği' nin ihale ettiği, "...İnşaat İşi"ni yüklendiğini, anahtar teslim işi bitirip süresinden önce de idareye teslim ettiğini, davacı ile davalı şirket arasında akdedilen anlaşmada, davacı hazır beton şirketinin, ilgili inşaat için gereksinim duyulan hazır betonu davalı müvekkili şirketin yüklendiği inşaata teslim edilip dökülmesi işi olduğunu, davacı tarafından inşaata beton dökülmeden önce, davalı tarafından ilgili idareye haber verildiğini, betonun döküleceği gün ve saatin bildirildiğini, idarenin ise bildirilen zamanda kontrol mühendisi olan bir personelini inşaata gönderdiğini ve ancak idarenin personeli refakatinde inşaata beton döküldüğünü, idarenin bu yolla betonun ve demirin ne miktarda nasıl kullanıldığını, şartnameye uygun hareket edilip edilmediğini kontrol edip kayıt altına aldığını, beton dökümü sonrası idarenin, dökülen betonun metreküp karşılığını müvekkili şirkete ödediğini, müvekkilince idare tarafından beton dökümü sonrası kendisine yapılan ödemeyi davacıya yaptığını, ayrıca idare ile beraber yine şartname gereğince, dava dışı ... Şti. ünvanlı bir akreditasyon şirketi ile müvekkili fırma arasında beton kalitesini kontrol ve analiz amaçlı bir anlaşma yapıldığını, bu yolla dava dışı ...Şirketi'nin de her defasında tıpkı idare gibi inşaata dökülen betona refakat ettiğini, ayrıca her defasında inşaata dökülen hazır beton numunesini aldığını, beton kalitesi ölçüm ve analizi sonrası dökülen betonun her defasında akredite edildiğini, dava dışı ...Şirketi tarafından düzenlenen raporların resen idareye sunulduğunu, bu raporların idareye sunulmasının yasa gereği zorunlu olduğunu, ...Şirketi'nin dökülen betonun kalite kontrolü dışında inşaata kaç metreküp beton döküldüğü hususlarını da kayıt altına alarak idareye resen bildirdiğini, davaya konu faturaların, inşaat bitmeden gereksinim duyulması muhtemel beton alımı için davacı tarafından kesilen faturalar olduğunu, bilahare inşaat sahasında idare ve müvekkili şirket tarafından yapılan mühendislik hesaplamalarında dava konusu faturalarda belirtildiği şekilde bir hazır betona ihtiyaç duyulmayacağının ortaya çıktığını, davacıdan faturalara konu betonun teslim alınmadığını, davacının, davalıya teslim etmediği hazır betonun karşılığını haksız olarak davalıdan talep ettiğini, ayrıca dava konusu hazır beton faturalarının irsaliyeleri de bulunmamakla teslim yönünde davalı şirket çalışanlarının imzaladığı herhangi bir irsaliye de bulunmadığını, herhangi bir beton alımı, hafriyat ve nakliyat işi bulunmadığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin ”Diğer Hükümler” bölümü G kısmında “alıcı yetkililerinin ad soyadlarının okunaklı, imzalı ve yazılı bulunan sevk irsaliyeleri ile betonun teslim edileceği belirlenmiştir.”, yine aynı kısımda “faturaya baz alınan beton miktarında anlaşmazlık olması durumunda, satıcı firmanın irsaliye bilgilerinin geçerli olacağı” nın belirlendiğini, ayrıca dava dışı ... nezdinde şantiyeye dökülen tüm beton kayıtlarının mevcut bulunduğunu, buna karşılık dava konusu faturalara ilişkin hazır betonun şantiyeye teslim edildiğine dair kayıtların ilgili idarede de bulunmadığını, bununla beraber dava dışı akreditasyon şirketi olan ...Şirketi'nce tutulan kayıtlara göre, şantiyeye hangi miktarda hazır beton döküldüğü, dökülen betonun kalite analizi sonucu ortaya çıkan raporların da ilgili idarede mevcut olduğunu, davacı yan tarafından inşaat sahasına dökülen betonun idare personelince tutulan toplam metreküp hesabına göre ortaya çıkan ve kaydı idarede mevcut olan tüm miktarın, müvekkili tarafından davacıya ödendiğinin idare kayıtlarından da anlaşıldığını, ayrıca davacı şirketin, idare tarafından belirlenmesine rağmen şantiyede gereksinim duyulan toplam betonu bile davalıya teslim etmediğini, beton dökme işini eksik yaptığını,... inşaatının "... Kuleleri" işi ile ayrıca helikopter pisti ve helikopter pisti etrafındaki duvarın temel betonu işi henüz tamamlamadan, davacı şirketin türlü bahanelerle beton teslim etmeyi reddettiğini ve davalının da dava dışı bir beton firmasından ihtiyaç duyulan kalan betonu tedarik etmek zorunda kaldığını,dava dışı faturadan da anlaşılacağı üzere davalının kulelerin tamamlanması için, dava dış...Şti’den 54 m³ hazır beton almak zorunda kaldığını, müvekkilinin, helikopter pisti ve helikopter pisti etrafındaki duvarın temel betonu için gereksinim duyulan yaklaşık 150 m³ betonu geleneksel yöntemlerle, harç karıştırma işlemi ile inşaat sahasında yaptırdığını ve bu yolla helikopter pisti ve helikopter pisti etrafındaki duvarın temel betonu temin edildiğini, dolayısıyla inşaatta kullanılan toplam betonun yaklaşık 204 m³ davacıdan satın alınamayarak 54 m³' lük kısmının dava dışı ....Şti’den,150m³' lük kısmının ise şantiyede elle yapılmak zorunda kalındığını, dava konusu faturalardan olan 29.1 1.2019 tarih 283.232, 00 TL bedelli faturada beton teslimiyle beraber belirtilen 140.000,00 TL bedelli kazı ve hafriyat işinin de gerçeği yansıtmadığını, bu yönde davacının, müvekkilinden bir alacağı bulunmadığını, özellikle hafriyat ve nakliye konu işin davacı tarafından davalıya ifa edilmediğini, davacının, müvekkiline karşı son hafriyat işini 2019 yılı Temmuz ve Ağustos aylarında yaptığını, bu işi de tam bitirmeden inşaat sahasından iş makinelerini çektiğini, bu nedenle düzenlenen dava konusu faturalardan olan 29.1 1.2019 tarih 283.232,00 TL bedelli faturada beton teslimiyle beraber belirtilen 140.000,00 TL bedelli kazı ve hafriyat işinin de gerçeği yansıtmadığını, müvekkilince sunulan dava dışı faturalardan da anlaşılacağı üzere inşaat sahasına beton dökümü sonrası çevre düzenlemesi ve hafriyat işinin dava dışı firmalardan olan ...Şti. ile ...Firmasına yaptırılmış olup davacının belirtilen faturaya istinaden davalı müvekkiline karşı herhangi bir hafriyat çalışması olmadığını, tüm bu nedenlerle dosyaya sunulan itirazlar çerçevesinde, yapılan işe ve dökülen betona karşılık, sözleşmenin gereklerine göre eksik veya hiç yapılmamış bir ödeme bulunmadığını, müvekkili şirketçe, davacı adına bir çok ödeme yapıldığından bakiye alacak kalmadığını, fatura konusu tüm bu hizmetin sunulup sunulmadığı hususunda asıl işveren olan Siirt İl Özel İdare Müdürlüğünde ve akreditasyon firmasından gerekli bilgi ve belgelerin celbinin gerektiğini de belirterek, davanın reddine ve davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini cevap ve talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 12/12/2023 tarihli ve 2021/729 Esas ve 2023/776 Karar sayılı kararında özetle; Müzekkere cevapların gelmesi üzerine aynı heyetten alınan 02.11.2023 tarihli ek raporda; "Siirt İl Özel İdaresi Plan ve Proje Yatırım İnşaat Müdürlüğü tarafından Mahkemeye gönderilen 05.09 2023 tarih ve 23287 sayılı yazı ekinde; davalı yüklenici ile idare arasında davaya konu karakol inşaat işi kapsamında yapılan hakkedişler ve 9 nolu kesin hakediş, teknik şartname, geçici kabul tutanağı, yaklaşık maliyete esas teklif mektupları gönderilmiş; yeşil defter tutulmadığı belirtilmiştir. Yeşil defterler, metraj hesabını gösterdiğinden ve yeşil defter tutulmadığı idare tarafından belirtildiğinden, beton ve hafriyat miktarı tespit edilemediği, kök raporda da belirtildiği gibi, idare tarafından mahkemeye gönderilen belgelere göre toplam beton miktarında 7.915 – 5.587,121 = 2.327,88 m³ ve kazı miktarında 140.000 – 89.727,38 = 50.272,62 m³ fark bulunduğunu, davalı itiraz dilekçesinin 3. sayfasında verdiği tabloda bu kez davacı faturalarında hafriyat miktarının 132.322,03 m3 ve idare belgelerinde 82.727 m³ olduğu üzere 49.595,03 m³ fark olduğunu beyan etmekte ise de, faturalarda miktar yazılı olmadığından 132.322,03 m³' ün nereden geldiği ve aynı şekilde 82.727 m³ miktarın dayanağının anlaşılamadığını, ancak her koşulda idare metrajlarının kontrolünün mümkün olmadığını, davalı yan davacının sözleşmede ve şartnamede bulunmadığı halde faturalara kullanılmayan C35/40 sınıflı beton yansıttığını beyan etmiş, 9 son nolu hakkedişte 5 kalem işte (A,B,C,D,E Blok) C35/40 sınıfı beton kullanıldığı belirtildiğini , dolayısıyla ilgili işte 35/40 sınıfı beton kullanıldığı, ayrıca test raporlarından da 35/40 döküldüğünün anlaşıldığını, yine idare tarafından mahkemeye toplamda 5.587,121 m³ beton döküldüğünü belirtir yazı eki belgede C 30/37, C20/25, C12/15, C8/10 sınıfında beton kullanıldığının belirtildiğini, yine C 35/40’a yer verilmediğini, oysa hakkedişlerden C30/35 kullanıldığının anlaşıldığı, dosyaya kök raporumuzda belirttiğimiz üzere beton dayanım firması test belgelerinde (flaş bellekte sunulan) belirtilen beton miktarları ile ilgili dosyaya yeni belge katılmamış olduğundan ilgili belgelerden metraj kontrolünün yapılamadığı, dosya kapsamında davacıya hafriyat işini yapmadığına dair gönderilmiş herhangi bir uyarı yazısı bulunmadığı, yine davalı tarafından diğer firmalara (... ve ...) ait sunulan faturaların davacının hafriyat işini yapmadığını kanıtlar nitelikte olmadığının değerlendirildiğini, davalının, davacı tarafından düzenlenen faturalara süresinde itirazı bulunmadığı, davalının ilgili imalatın yapılmadığına itiraz ettiği faturaları (17.03.2020 tarihli 140.159,98 TL tutarlı, 16.03.2020 tarihli 64.240, 00 TL tutarlı, 21.02.2020 tarihli 50.005,00 TL tutarlı) ticari defterlerine yansıttığı, faturalara süresinde itiraz etmediği gibi defterlerinde cari hesap açığı bulunduğundan, yine yeşil defter de tutulmadığından, davalının, davacının iddia ettiği miktarlarda beton dökülmediği ve hafriyat yapılmadığına dair beyan ve itirazının değerlendirilemediği, bu durumda davacı şirketin, davalı şirketten 650.883,88.-TL tutarında bakiye alacağı olduğu sonucuna varıldığı belirtilmiştir. Davalının, davacı tarafından düzenlenen faturalara süresinde itirazı bulunmadığı, davalının ilgili imalatın yapılmadığına itiraz ettiği faturaları,17.03.2020 tarihli 140.159,98 TL tutarlı, 16.03. 2020 tarihli 64.240,00 TL tutarlı, 21.02.2020 tarihli 50.005,00 TL tutarlı) ticari defterlerine kaydettiği ve faturalara süresinde itiraz etmediği, defterlerinde cari hesap açığı bulunduğu, anlaşılmıştır. Tarafların tacir olması nedeniyle olayda uygulama yerin bulunan TTK 21/2 maddesi uyarınca, düzenlenen açık faturaya 8 gün içerisinde itiraz edilmemesi halinde fatura içeriğinin kabul edilmiş sayıldığı, fatura içeriği konusunda faturayı düzenleyen lehine bir karine söz konusu olduğunu, dolayısıyla faturaya itiraz edilmediğinden artık faturayı tanzim eden davacının faturanın doğruluğunu ispat etmek zorunda olmadığı ispat yükünün artık davalıya geçtiği kabul edilmiştir.( Hukuk Genel Kurulunun 14.05.2019 tarih 2017/19-823 E. 2019/553 K.) Yine davalı, taraflar arasındaki sözleşmeyi inkar etmemiştir. Taraflar tacirdir. Davalı, davacının düzenlediği faturalara itiraz etmemiş, ticari defterlerine işlemiştir. Sözleşme ilişkisinin inkar edilmediği hallerde, faturanın bir alacağın varlığına kanıt teşkil edebilmesi için, tebliğinden itibaren 8 gün içinde itiraza uğramamış olması gerekir. Bu durum sadece tebliğ edilen faturanın miktar ve bedel yönünden kapsamını kabul anlamına gelir, işin teslim edildiğini göstermez, teslim edildiğinin ayrıca kanıtlanması zorunludur. Davalı, dava konusu faturaların davalı şirket çalışanlarının imzalarının içeren bir irsaliyesinin bulunmadığını, belirtmiştir. Dosyanın tetkikinde de hazır betonun teslimine ilişkin sevk irsaliyesi veya bir teslim tutanağına rastlanmamıştır. Davalı yüklenici, sahaya dökülen hazır betonunun tamamının karşılığını davacı taşerona ödediğini beyan etmiş olup, ancak döküldüğünü kabul ettiği betonlar yönünden sevk irsaliyesi düzenlenip düzenlenmediği dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Oysa Sözleşmenin “Diğer Hükümler” bölümünün G maddesinde “Hazır beton sevk irsaliyelerine daha önceden satıcı firmaya verilen şantiye yetkililerinin ad ve soyadlarının okunaklı yazılmak ve imzalanmak suretiyle teslim edilecektir. Faturaya baz alınan beton miktarında anlaşmazlık olması durumunda satıcı firmanın irsaliye bilgileri geçerli olacaktır.” hükmüyle, sevk irsaliyeleri ile betonun teslim edileceği hükme bağlanmıştır. Ancak davacı taşeron da faturalara ilişkin sevk irsaliyelerini dosyaya sunmamıştır. Faturaların bir kısmında irsaliye no ile irsaliye tarihi yer almakta, bir kısmında ise sadece irsaliye tarihi yer almakta, bir kısım hazır beton faturalarında ise irsaliye tarih ve nosuna hiç yer verilmediği görülmektedir, bu kayıtlardan faturaların bir kısmının sevk irsaliyesine bağlandığı, fatura konusu malların sevk irsaliyesi ile teslim edildiği, anlaşılmaktadır. Yukarıdaki yasal düzenleme ile HGK' nun yukarıda yazılı kararı nazara alındığında, davalı tacirin faturaları alıp defterine kayıt ettikten sonra faturalara süresinde itiraz etmeyerek, faturada belirtilen miktar kadar mal ürün teslim edilmediği yönündeki iddianın ispat yükü bu nedenle davalıya geçmiş olup, davalının teslim edilen iş mikatrı için asıl işveren ve akreditasyon firmasındaki belgelere dayandığı ancak cevaplar ekli gönderilen bilgi ve belglerden, beton yada hafriyatta teslim edilen iş miktarı tespit edilememiş, davalı ispat yükünü yerine getirememiştir. Bu nedenle tarafların defterlerinde kayıtlı miktarda iş yaptığını davacı ispat ettiğinden bu miktar alacağı talep hakkı bulunduğu anlaşılmıştır. Yine asıl iş verence gönderilen beton dökümü ve harfiyat miktarına ilişkin belgeler taraflar arasında düzenlenen belge niteliği olmadığından tek başına işi miktarını ispata yarar olmadığı gibi bilirkişilerin belirttiği ve söz konusu işin metrajları tespiti için gerekli yeşil defter de sunulmamıştır. Ayrıca davalının işin bir kısmını yapmadığı, üçüncü kişilere yaptırdığı yönündeki iddiasının, taraflar arasında geçerli bir eser sözleşmesi ilişkisi kurulması ve bu sözleşmenin feshedilmemiş olması durumunda, işi üstlenen yüklenicinin işe hiç başlamadığı ya da işi terk ederek yarım bıraktığı iş sahibi tarafından yasal delillerle kanıtlanmadıkça, sözleşmeye uygun olarak gerçekleştirilen imalatın bu işi üstlenmiş olan yüklenici tarafından yapılmış olduğunun kabul edileceği nazara alınarak, ayrıca davalını eksik kalan işin 3.kişilere yaptırıldığına ilişkin faturalar sunulmuşsa da fatura her zaman temini mümkün belgeler olduğundan bu iddiası kanıtlanamadığından reddi gerekmiştir. Bu durumda, davacının söz konusu iş için yaptığı beton dökümü ve harfiyata ilişkin ödenmeye bakiye iş alacağının bulunduğu, bu miktarın davalının defterlerindeki kayıtlara göre 650.883,88 TL olduğu belirtilerek, Ankara 17. İcra Müdürlüğü'nün 2020/8619 esas sayılı dosyasında, davalının 650.883,88 TL asıl alacağa yaptığı itirazın iptaline, bu miktar üzerinde takibin devamına ve bu miktara takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, takibin bu şekilde devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının icra inkar tazminatı isteminin alacak likit olmadığından reddine dair karar verildiği görülmüştür. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili tarafından verilen 05/03/2024 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından eksik değerlendirme ve deliller tam toplanmadan karar verildiğini, müvekkili şirketin, ".... İnşaat İşi" ni yüklenmiş olup, anahtar teslim işi bitirip süresinden önce de idareye teslim ettiğini, dava konusu sözleşmede davacının eseri meydana getirme borcunu tam olarak ifa etmiş olması için imal ettiği betonu davalıya teslim etmesi gerektiğini, dava konusu sözleşmede, davacının hazır beton imalatı sonrası, hazır betonu teslim borcunun yerine getirilmesi anında tam olarak sözleşmeye göre davacının taahhüdünün ifa edilmiş olduğunu, davacının imal ettiği betonu davalı olan iş sahibine teslim etmesi gerekmekle, dava konusu faturalara ilişkin beton, kazı ve hafriyatın davalıya tam olarak teslim ve ifa edilmediğini, inşaat alanına dökülen betonun tespitinin hiç yapılmadığını, kazı ve hafriyatın ne kadar yapıldığı hususunda tam bir hesaplamaya gidilmeden eksik değerlendirme ile karar verildiğini, dava dosyasına davacı tarafından sunulan irsaliyelerin bulunmadığını, anlaşmazlık halinde teslim irsaliyesinin geçerli olacağı hususunun, taraflar arasında akdedilen sözleşme ile garanti altına alındığını ve tarafları bağlayıcı nitelikte olduğunu, ortada teslim ile ilgili bir anlaşmazlık var iken davacının hazır betona ilişkin teslim irsaliyelerini dosyaya sunmadan verilen kararın eksik olup hatalı olduğunu, ayrıca dosya kapsamında, dava dışı İhale makamı olan İdarenin 25.05.2022 yazısı ekindeki tutanakta, "... İnşaatı Yapım İşi" nde 5.857,121 m³ beton döküldüğünün yazıldığını, ancak davacının 9 adet faturasındaki beton miktarının 7915 m³ olduğunun belirtildiğini, özellikle dosyada mevcut bilirkişi raporunda davacının düzenlediği 9 adet faturadaki beton miktarının, idarede kayıtlı dökülen beton miktarından daha fazla olduğunun özellikle belirtildiğini, bu husus davacının teslim etmediği betona karşılık dava konusu faturaları düzenlediği hususundaki savunmalarını da destekler nitelikte olduğunu, ancak bu hususun yerel mahkeme kararında dikkate alınmadığını, dava konusu hazır beton faturalarına davalı şirket tarafından ilk anda itiraz edilememesinin ve ticari defterlerine işlenmesinin esas sebebinin inşaat sahasına dökülmesi muhtemel olan ancak henüz davalıya teslim edilmeyen hazır betona karşılık davalıya kesilen bazı faturalar olup bilahare inşaat sahasında fazladan betona ihtiyaç duyulmaması sebebiyle faturalara konu hazır hazır betonun teslim alınmaması olduğunu, yerel mahkeme tarafından kendilerince sunulan metraj hesabının delil olma niteliği olarak değerlendirilmediğini, cevap dilekçemiz deliller kısmında belirttikleri "Siirt İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği tarafından tutulan kayıtlar" hususu dikkate alındığında, dava dışı akreditasyon şirketi olan ...Şti.'nin tüm beton ve hafriyat kayıtları idarede tutulmakla bu hususun da mahkemece göz ardı edildiğini, dava dışı idare ile yapılan sözleşmede hafriyat işi ile ilgili nakliye dahil hafriyatın m³ bazında fiyat olarak belirlenmiş ise de ve bu hususun da davacı tarafından faturalarda göz ardı edildiğini, dava dışı Siirt İl Özel İdaresinden dosyaya gelen cevabi yazıda; inşaat alanında toplam 89.727.384 m³ kazı hafriyat işi yapıldığı belirtilmiş olmakla, davacının kazı hafriyat karşılığında fatura ettiği miktarın m³ toplamının ise 132.322.03 m³ olduğu hususunun bilirkişi tarafından tespit edildiğini, dolayısıyla davacının, davalıya fazladan 49.595.03 m³ kazı hafriyat faturası düzenliğinin ortada olduğunu, bu hususun da yerel mahkemece dikkate alınmayarak davalı aleyhine hukuka aykırı şekildi karar verilmiştir. Bilirkişi raporlarının itirazlarını karşılar mahiyette olmadığını, ayrıca bilirkişi raporunda davayı aydınlatmaya esas teşkil edecek değerlendirmeler yapılmadığından, bu hususta yeniden rapor alınması gerekirken aksi yönde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece de dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 12/12/2023 tarihli 2021/729 Esas 2023/776 Karar sayılı kararı usul ve yasa hükümlerine uygun olduğundan davalı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olduğundan davalıdan alınması gerekli 44.461,88 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 11.230,00 TL'nin mahsubu ile kalan 33.231,88 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından, taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın dairemizce taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 15/09/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Başkan ✍e-imzalıdır

Üye ✍e-imzalıdır

Üye ✍e-imzalıdır

Katip ✍e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/859, K. 2026/786, T. 15.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-859-e-2026-786-k-73d57b30bc3e