Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/49 E. 2026/1421 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/49
Karar No
2026/1421
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/49 Esas

KARAR NO : 2026/1421 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)

ESAS NO : 2022/201 Esas - 2023/443 Karar

TARİHİ: 31/10/2023

DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ : 09/07/2026

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil sigorta şirketi nezdinde ... kati, ... numaralı abonman, sigorta poliçesi ile sigortalı .... Ltd. Şti. tarafından Ürdün'de yerleşik ...adlı firmaya kurulum ve devreye alma dahil olmak üzere ... (sıcak karışım asfalt üretmek için tasarlanmış ekipman) satıldığı, söz konusu emtianın Türkiye'den Ürdün'de bulunan alıcısına deniz yolu ile sevkinin davalı tarafından gerçekleştirildiğini, Geminin ... Limanı/Ürdün'e varışında konteynerlerin gemiden tahliyesi esnasında ..., ... ve ... numaralı ...Konteynerde (tavanı ve yan panelleri bulunmayan konteyner) bulunan tanklarda, hasar tespit edildiğini, ... Gümrük Müdürlüğüne hasar bildiriminde bulunularak düzenlenen tutanak ile söz konusu hasarın kayıt altına alındığını, yapılan tespit sonucunda, konteynerler içerisinde bulunan 3 adet 50 ton kapasiteli bitum tankının (asfalt ısıtma tankı) zarar gördüğünün tespit edildiğini, Yükte meydana gelen bu hasarın giderilmesi için parça maliyeti (parça bedeli ve parçaların Türkiye'den Ürdün'e nakliye masrafı) ve onarım yapan personelin maliyeti olmak üzere toplam 155.863,17 TL masraf yapıldığını, söz konusu zarar miktarının müvekkil tarafından 11.05.2021 tarihinde sigortalıya ödendiğini, Sigortalıya ödenen tazminatın rücuen tazmini için davalı aleyhine İstanbul Anadolu 24. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını, davalının takibe, borca ve ferilerine itiraz ettiğini, Davalının, yüklemenin başladığı andan yükün teslimine kadar olan zaman dilimi içerisinde yükte meydana gelen hasar ve ziyandan sorumlu olduğunu, yükün yükletilmesi, istifi, elden geçirilmesi, taşınması, korunması, gözetimi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlü olduğunu, taşıyıcıya sağlam olarak teslim edilen ürünün taşıma sırasında hasarlandığını ve alıcısına hasarlı olarak teslim edildiğini, davalının icra takibine yaptığı tüm itirazların iptali ile takibin, takip talebindeki şartlarla devamını, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa tahmilini, talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin, davacının sigortalısına ait yükün, ... numaralı ara konişmento (house B/L), ... Numaralı ana konişmento (master B/L) (Ek-1: Konişmentolar ve arka yüzleri) tahtında ... isimli gemi ile İzmit/Kocaeli limanından .../Ürdün limanına kadar toplam 16 adet konteyner içerisinde "asfalt plenti, bitum tankı" muhteviyatı yükün taşınması işini üstlendiğini, müvekkil şirket, davacının sigortalısına navlun faturası keşide etmekle, huzurdaki uyuşmazlıkta taşıma işleri organizatörü (freight forwarder) olarak "taşıyan" sıfatını haiz olduğunu, fiili taşımanın ... isimli firma tarafından gerçekleştirildiğini, Huzurdaki uyuşmazlıkta fiili taşımayı yapanın ... isimli gemi olduğunu, ana konişmentonun, acente sıfatıyla ... A.Ş. tarafından tanzim edildiğini, yargılama sonucunda müvekkil aleyhine verilecek bir karar, müteselsil sorumluluk kapsamında fiili taşıyanı da mesuliyet altına sokacağından davanın ... A.Ş.' ne ihbarına karar verilmesinin talep edildiğini, Gerek ... numaralı ara konişmento da yer alan... klozu (... - ...Yükü), gerekse ... numaralı ana konişmento da yer alan "....tarafından yüklendi, istif edildi ve sayıldı" klozu uyarınca, yükün konteyner üzerine yüklenmesi, istifi ve taşımaya uygun şekilde ambalajlanmasının sorumluluğunun satıcı tarafta (davacının sigortalısı) olduğunu, sigorta poliçesinde dahi ambalajın (...-...konteynerde yük üzerine branda serilmesi işlemi) taşımaya uygun şekilde yapılmamasının teminat dışı bırakılacağının kararlaştırıldığını, nitekim TTK 1182/1-g hükmü uyarınca da ambalaj yetersizliği, taşıyanın sorumluluğunu ortadan kaldıran sebeplerden olduğunu, Dosyada mübrez ekspertiz raporunda, yükün hangi sebepten ötürü hasarlandığına dair somut bir bilgi bulunmadığını, sadece tahliye esnasında hasarlı olduğunun tespit edildiğine dair görüş bulunduğunu, gemi seyrüseferdeyken, üzerindeki diğer konteynerler ile çarpışma ve/veya aldığı darbe sonucu veya konteynerlerin gemiye yüklenmesi esnasında hasarın oluşmuş olduğuna dair somut bir tespit bulunmadığını, Dosyada mübrez mal faturasının 2. Sayfasında satıcı ile alıcının ... teslim şekli (... 2010) kapsamında anlaşmaya vardıklarını, bu teslim şekline göre satıcının tüm masrafları üstlenerek malları yükleneceği limana kadar getirdiğini, gümrük işlemlerini yaptırarak, navlun ücretini de ödeyerek yüklemeyi gerçekleştirdiğini, bu andan itibaren navlun dışındaki yükle ilgili tüm masraf ve risklerin alıcıya ait olduğunu, Ekspertiz raporunda görüleceği üzere masraf kalemlerinin büyük bir kısmını, davacının sigortalısının Ürdün' e montaj için giden teknik ekip vasıflı personelinin konaklama, yemek ve işçilik maliyetleri oluşturduğunu, ancak dikkat edilecek olursa zaten satıcı firma, yükün montajının da kendileri tarafından yapılacağının alıcıya taahhüt ettiğini, satıcının personeli her hal ve karda zaten Ürdün' e gideceğini, aynı mesaiyi orada harcayacağını, yani hasarın meydana gelmesi nedeniyle satıcı tarafından Ürdün' e tamir için personel gönderilmediğini, personelin zaten montaj için gideceğini, gitmişken, iddia edilen hasarı da onardıklarını, dolayısıyla kesinlikle kabul etmemekle birlikte bir an için iddia edilen hasardan müvekkil şirketin sorumlu olacağı kanaatine varılsa dahi, bahse konu personel kalemi olarak ekspertiz raporunda belirlenen 49.410,00 TL tutarındaki hasar kaleminin müvekkil şirkete rücu edilmesine imkan bulunmadığını, nitekim bu iddiamızı, ekspertiz raporunda geçen: "Anahtar teslimi ...kurulumu için Türkiye' den teknik ekip gideceği ve hasarlı parçaların tamirinin de, montaj esnasında bu ekip tarafından gerçekleştirileceği öğrenilmiştir" şeklindeki tespit kapsamında somutlaştırıldığını, Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle evvelemirde davanın, ... gemisi donatanına izafeten acentesi sıfatıyla ... A.Ş.' ne ihbarını, davanın yetki sözleşmesi nedeniyle, yetki yönünden reddini, davanın hak düşürücü süre yönünden reddini, esastan reddini ve kötü niyetli icra takibi nedeniyle asıl alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini, talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:

İlk Derece Mahkemesi 31/10/2023 tarih ve ve 2022/201 Esas - 2023/443 Karar sayılı kararında;

".......Dava halefiyete istinaden açılmış olup, davacının dava dışı sigortalıya ait emtiayı taşıma sırasında oluşabilecek risklere karşı ... nolu nakliyat emtia sigorta poliçesi altında sigortaladığı, hasarın sigorta teminatı süresi içerisinde gerçekleştiği, taraflar arasındaki satış sözleşmesi incelendiğinde satışın CİF teslim şartı ile yapıldığı, davadışı sigortalının satıcı olduğu, ... tipi satımda mallar gemiye yüklendiği andan itibaren hasar alıcıya intikal etmekte olup , satıcının malı teslim borcu malların gemiye yüklendiği anda ifa etmiş sayılır fakat satıcı mal bedelini tam tahsil etmediği ya da hasar tutarında alıcıyla mahsuplaşmaya gittiği durumda satıcının sigortalanabilir menfaatinin bulunabileceği, somut olayda sigortalının ticari defterlerinin incelenmesi ile 580.000 USD olan mal bedelini 549.600 USD olarak tahsil edildiği tespit edildiğinden davadışı sigortalının sigortalanabilir menfaatinin bulunduğu kabul edilmiş, davacının 11.05.2021 tarihinde 155.863,17 TL sigortalıya ödemede bulunduğu anlaşıldığından davacının TTK 1472 gereğince sigortalının haklarına halef olduğu ve iş bu davada aktif husumet ehliyetinin bulunduğu anlaşılmıştır.

........Davalının, ... tarafından düzenlenen ... nolu konişmentoda İngiliz Hukukunun uygulanacağı ve uyuşmazlıkların Londra yüksek mahkemesinde çözümleneceği belirtildiğinden milletlerarası/ tahkim itirazında bulunduğu, ... tarafından düzenlenen ana konişmento da tahkim kaydının yer almadığı, milletlerarası yetki kaydının yer aldığı, yetki itirazında da konişmentoyu düzenleyen tarafın bulunabileceği, kaldı ki sigortalının bu konişmentoya taraf olmadığı görülmekle davalının bu yöndeki itirazının reddine karar verilmiştir.

Ankara'da mukim sigortalı ...İnş. tarafından 99 kap / 1 setten oluşan ... Tipi ..., Ürdün'de yerleşik alıcı firma ... and ... satıldığı ,davalı ... ... Ltd. Şti., tarafından temin edilen 8x40' ... konteynere ve 8x40' ... (...) konteynere istiflenmek suretiyle Kocaeli / ... Limanı'na gönderilmiş ve burada "..." adlı gemiye yüklenmek suretiyle Ürdün'e sevk edildiği, geminin ... Limanı/Ürdün'e varışında, konteynerlerin gemiden tahliyesi esnasında ..., ... ve ... numaralı 3x40' ...konteynerdeki ürünlerden 50 ton kapasiteli 3 adet Bitüm Tanki (asfalt ısıtmada kullanılan silindirik tank) gövde ve köşe kısmının almış olduğu darbe sonucu kısmi hasarlandığı, anahtar teslimi ...kurulumu için Türkiye'den teknik ekibin yedek parçalarla birlikte giderek hasarlı 3 bitüm tankının (asfalt ısıtma tankı) tamiratını tamamlayıp montajını yaptığı, hasarın böylelikle giderildiği,

....... Ekspertiz raporuna göre hasarın 3 personel ile 9 gün çalışarak hasarların onarıldığı ve zarar miktarının 155.863,17 TL olduğu belirtilmesine karşın dosyaya sunulu bilirkişi raporunda ise her tank için paslanmaz kaplamanın değiştirilmesi için 2 adam diğer onarımlar için 1 adamın yeterli olacağı ve 3 tank için 3 günde çalışılarak işin tamamlanabileceği tespit edilmiş , mahkememizce bilirkişi raporuna itibar edilerek , malzeme tutarı için 106.453,17 TL, 3 adamın 3 günlük işçilik tutarının 9.900 TL , konaklama tutarının 1620 TL, yemek tutarının da 4950 TL toplamda 122.923,17 TL olduğu, sigortalı tarafından asfalt tesisinin .../Ürdün'de çalışır durumda teslimi taahhüt edildiğinden hiçbir hasar olmasaydı dahi sigortalının teknik elemanları .../Ürdün'e gidip ve tesisin montaj ve devreye alma işlemini yapacak olması sebebiyle eksper raporundaki personelin Türkiye - .../Ürdün gidiş dönüş bedeli ve covit test bedeli hasar tutarına eklenmeyerek toplamda 122.923,17 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. " gerekçesi ile,

''1-Davacının davasının kısmen kabulü ile İstanbul Anadolu 24. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 122.923,17 TL üzerinden devamına, kabul edilen alacağa takip tarihinden (20.05.2021) itibaren yasal faiz uygulanmasına,

-Fazlaya dair istemin reddine,

-Koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, '' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında yetki sözleşmesi kararlaştırıldığını, ana konişmentonun 26. maddesi hükmü uyarınca İngiliz Hukuku'nun uygulanacağı ve Londra Yüksek Adalet Mahkemesi huzurunda çözüme kavuşturulacağının kararlaştırıldığını, davacının da, sigortalısının halefi olarak hareket ettiğini beyan etmekle, konişmentoların kendisi yönünden de bağlayıcı olduğunu kabul ettiğini, davanın dayanağının ibraz edilen konişmento olduğunu, bu nedenle yetki sözleşmesi itirazları dikkate alınarak davanın usul yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini,

...klozuna göre müvekkil şirketin sorumluluğunun varış limanında sona erdiğini, yükün gemiden limana tahliye masraflarının navluna dahil olmadığını, gerek ... numaralı ara konişmentoda yer alan .. klozu, gerekse ... numaralı ana konişmentoda yer alan ...- Gönderen tarafından yüklendi, istif edildi ve sayıldı" klozu uyarınca, yükün konteyner üzerine yüklenmesi, istifi ve taşımaya uygun şekilde ambalajlanması sorumluluğunun satıcı tarafta olduğunu, sigorta poliçesinde dahi ambalajın taşımaya uygun şekilde yapılmamasının teminat dışı bırakılacağının kararlaştırıldığını, nitekim TTK 1182/1-g hükmü uyarınca da ambalaj yetersizliğinin taşıyanın sorumluluğunu ortadan kaldıran sebeplerden olduğunu,

Dosyada mübrez ekspertiz raporunda, yükün hangi sebepten ötürü hasarlandığına dair somut bir bilgi bulunmadığını, sadece tahliye esnasında hasarlı olduğunun tespit edildiğine dair görüş bulunduğunu, ancak bu tespitin kabulünün mümkün olmadığını, gemi seyrüseferdeyken, üzerindeki diğer konteynerler ile çarpışma ve / veya aldığı darbe sonucu veya konteynerlerin gemiye yüklenmesi esnasında hasarın oluşmuş olduğuna dair somut bir tespit de bulunmadığını, bu durumun aksini, davacı sigorta şirketinin ispat etmesi gerektiği kanaatiyle, somut bir hasar tespiti bulunmamasına rağmen, hasar sorumluluğunun müvekkil şirkette olduğu iddiasına dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu,

Alıcı ile satıcı arasında ... (... - Mal Bedeli, Sigorta ve Navlun) teslim şekli kararlaştırıldığını, bu teslim şekline göre satıcının tüm masrafları üstlenerek malları yükleneceği limana kadar getireceğini, gümrük işlemlerini yaptıracağını ve navlun ücretini ödeyerek yüklemeyi gerçekleştireceğini, yük gemiye yüklendiği andan itibaren navlun dışındaki yükle ilgili tüm masraf ve risklerin alıcıya ait olduğunu, bu teslim şekline göre satıcının sigorta yaptırma yükümlülüğünün ... teslim şekline uygun şekilde rizikonun gerçekleşeceği zamandaki yükümlülüğe göre 3. kişi lehine (alıcı) sigorta ettirilmiş halde olması gerektiğini, satıcının kuracağı yük sigortasının denizcilik rizikolarının gerçekleşmesi sebebiyle zarara uğrayan kimsenin, ancak huzurdaki uyuşmazlıkta davacı ile satıcı arasında akdedilen sigorta sözleşmesinde bu şekilde bir düzenleme bulunmadığını, çünkü sigortalama işleminin alıcı lehine değil, davacının sigortalısı olan "satıcı" firma lehine düzenlendiğini,

Huzurdaki uyuşmazlıkta alıcı ile satıcı arasında ... teslim şekli kararlaştırılmış olmasına, mallar gemiye yüklendiği andan itibaren yükle ilgili tüm hasar ve risk sorumluluğu alıcı tarafa ait olmasına ve iddia edilen rizikonun, alıcı tarafın sorumluluk sahasında gerçekleşmiş olmasına rağmen satıcı tarafından sorumluluk alındığını ve bu nedenle davacı tarafından sigortalısına ödeme yapıldığını, ancak davacının ödemekle yükümlü olmadığı bir tutarı, sigortalısına ödeyerek müvekkil şirkete sorumluluk yüklemek istediğini, bu durumun kabulünün mümkün olmadığını, davacının ödemesinin açık bir biçimde lütuf ödemesi (ex gratia) olarak kabul edilmesi gerektiğini,

Yerel mahkeme tarafından dava dışı sigortalı firmanın ticari defterlerinde yapılan denetimle mal bedelini tam olarak tahsil edemediğinden bahisle sigortalanabilir menfaatinin devam ettiği ve aktif dava ehliyetinin bulunduğu yönünde değerlendirme yapılmış ise de bu tespitin hatalı olduğunu, alıcı ile satıcı arasındaki ödeme şartlarının 270.000,00 USD'nin akreditif harici, bakiye 310.000,00 USD ise akreditif dahilinde ödeneceği şeklinde olduğunu, davacının sigorta poliçesinin 23.03.2020 tarihinde başladığını, yani bu tarihten itibaren Teknofalt'ın ve / veya yük alıcısının sigortalanabilir menfaatlerinin poliçe kapsamında teminat altına alındığını, ... Poliçesi Genel Şartları'nın 8. maddesi uyarınca sigorta himayesinin seferin başlaması ile etki doğuracağını ve sigortacının sorumluluğunun bu tarihten itibaren başlayacağını, somut uyuşmazlıkta konişmento tarihinin 26.03.2020 olduğunu, sigortacı davacının da bu tarihten itibaren sorumluluğunun başlayacağını, dolayısıyla davacının sorumluluğunun başladığı 26.03.2020 tarihinden itibaren yük alıcısının mal bedeline ilişkin eksik bir ödeme yapıp yapmadığının tespit edilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda da bu yönde bir tespit bulunmadığından, mal bedelinin tamamının alınamadığından bahisle aktif dava ehliyetinin bulunduğu yönündeki değerlendirmenin hatalı olduğunu, bir an için davacının temlik sözleşmesine dayalı olarak talepte bulunabileceği ve aktif dava ehliyetinin bulunduğunu düşünsek dahi, hukuken bunun mümkün olamayacağını, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacının temelde sigorta poliçesine dayandığını, raporda belirtilen temlik sözleşmesinin temelinin sigorta poliçesi olduğunu, yani davacı ile dava dışı satıcının sigorta poliçesinde yer alan şartlar kapsamında temlik ilişkisine taraf olduklarını, başkaca bir alacak veya hakkın temlik sözleşmesinin konusu olmadığını, temlik sözleşmesinin geçerli olarak hüküm ifade edebilmesi için de dayandığı hukuki ilişkinin hukuken geçerli olması gerektiğini, bilirkişi raporunun 11. sayfasında; somut uyuşmazlığa konu hasara dayanak ticari ilişkide alıcı ve satıcı arasındaki teslim şeklinin ... olarak belirlendiği, bu teslim şekline göre yükün gemiye teslim edildiği andan itibaren yük üzerindeki bütün hasar ve risk sorumluluğunun alıcıya geçtiği, dolayısıyla yük gemiye yüklendikten sonra sigortalanabilir menfaatin alıcıya ait olduğu ve satıcının bu anda menfaati son bulduğundan uyuşmazlığa konu sigorta poliçesinin TTK 1408 hükmü uyarınca geçersiz olduğunun ifade edildiğini, bütün bu nedenlerden ötürü satıcı ile davacı arasındaki sigorta sözleşmesi hukuken geçersiz olduğundan, yine aynı taraflar arasında akdedilen temlik sözleşmesinin de hukuken geçerli olduğundan bahsedilemeyeceğini, temliğe konu hukuki ilişki temelden sakat olduğundan davacının geçersiz sigorta poliçesinden veya temlik ilişkisinden yola çıkarak müvekkil şirketten talepte bulunmasının hukuken mümkün olmadığını, bu nedenle aksi yöndeki kabul kararının hatalı olduğunu,

TTK 1185. Madde hükmü uyarınca, yük üzerinde meydana gelen herhangi bir hasar olması durumunda, eğer ziya veya hasar açıkça belli ise yükün gönderilene teslimi esnasında, eğer haricen belli değilse teslimden itibaren üç gün içerisinde bildirilmesi gerektiğini, yükte meydana gelen hasarın çıplak gözle dahi tespit edilebilecek durumda olduğunu, bu nedenle en geç teslim esnasında hasar bildiriminin taşıyana ulaşması gerektiğini, eğer eşyanın incelenmesi tarafların katılımıyla mahkeme veya yetkili makam ya da bu husus için resmen atanmış uzmanlar tarafından yapılmışsa bildirime gerek olmayacağını, yerel mahkeme tarafından dosyadaki hasar tutanağında fiili taşıyan ... temsilcisinin imzasının olduğundan bahisle ihbarda bulunma yükümlülüğü olmadığı ifade edilmiş ise de, bahse konu tutanağın yükün tesliminden yaklaşık iki ay sonra (08.06.2020 tarihinde) düzenlendiğinin dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, aradan geçen iki aylık zaman zarfında yükle ilgili nasıl bir işlem yapıldığı, hasarın bu zaman zarfı içerisinde oluşup oluşmadığı değerlendirilmeden taleplerinin reddine karar verildiğini, süresinde düzenlenmeyen hasar tutanağına istinaden müvekkil şirketin sorumluluğuna gidilmesinin hatalı olduğunu, Fiili taşıyan ... tarafından demuraj bedelinden indirim yapıldığından hasar bedelinin müvekkil şirketten talep edilemeyeceğini, bilirkişi raporunda HMK 190 hükmü uyarınca ispat yükünün müvekkil şirkete düştüğü ve bahse konu iddiayı ispatlayabilecek herhangi bir delil bulunmadığı belirtilmiş ise de dava dışı alıcı ile fiili taşıyanın acenteleri arasındaki yazışmalarda ve fiili taşıyan ... tarafından keşide edilen faturalarda görüleceği üzere demuraj alacağı 18.850,00 USD iken meydana gelen hasar nedeniyle bu tutardan ciddi bir indirime gidildiğini, hasara mahsuben bu indirimin yapıldığını, Bir an için hasarın deniz taşıması esnasında meydana gelmiş olduğunun kabulü halinde dahi fiili taşıyan tarafından hasar karşılığında demuraj alacağından ciddi oranda indirim yapılması nedeniyle davacı tarafından aynı hasara dayalı olarak müvekkil şirketten mükerrer şekilde talepte bulunulamayacağını, yük alıcısı ile fiili taşıyanın hasar nedeniyle bu şekilde mahsuplaşma yoluna gittiğini, yükün alıcısının oluşan demurajı ödemediğini, bunun karşılığında hasar masraflarını da montaj için Ürdün' e giden satıcıya yüklediğini ve devamında bu masrafların da davacı tarafından müvekkil şirkete rücu edilmek istendiğini, ancak bu durumda mükerrer ödeme oluşacağından davacı firmanın yaptığı ödemenin de müvekkil şirketi bağlamaması gerektiğini, bu nedenle ... A.Ş.'ne müzekkere yazılarak, bahse konu taşıma kapsamında hasar karşılığında demuraj alacağı miktarının ne olduğunun, bu alacaktan feragat edilip edilmediğinin veya indirim yapılıp yapılmadığının şayet yapıldı ise miktarının sorulmasına karar verilmesi gerektiğini, bu hususa ilişkin taleplerinin yerel mahkemece dikkate alınmadığını, eksik inceleme neticesinde karar verildiğini, Personel giderlerinin müvekkil şirkete yükletilemeyeceğini, satıcı firmanın yükün montajının da kendileri tarafından yapılacağını alıcıya taahhüt etmiş olduğunu, satıcının personelinin her hal ve karda zaten Ürdün'e gideceğini ve aynı mesaiyi orada harcayacağını, yani hasarın meydana gelmesi nedeniyle satıcı tarafından Ürdün' e tamir için personel gönderilmediğini, bu personelin zaten montaj için gideceğini, gitmişken iddia edilen hasarı da onardıklarını, montaj için planlanan gün kadar Ürdün'de kalındığını, tamir nedeniyle fazladan kalma durumu olmadığını, dolayısıyla bir an için iddia edilen hasardan müvekkil şirketin sorumlu olacağı kanaatine varılsa dahi, bahse konu personel kalemi olarak bilirkişi raporunda belirlenen 16.470,00 TL tutarındaki hasar kaleminin müvekkil şirkete rücu edilmesi imkanı bulunmadığını, ayrıca montaj için giden personele günlük verilen yevmiye ve yemek masrafı için yeterli araştırmanın yapılmadığını, personelin bordrolarına dair herhangi bir delil ibraz edilmediğini, doğrudan ekspertiz raporunda yer alan tutarların dikkate alındığını, bu nedenle dosya kapsamında bu yönüyle de eksik inceleme bulunmakta olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa re'sen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.

Dava; konteyner içerisinde gemi ile taşınan emtia da taşıma sırasında meydana geldiği ileri sürülen hasar nedeniyle sigorta şirketi tarafından( ... Sigorta Poliçesi) sigortalıya ödenen hasar bedelinin akdi taşıyıcı davalıdan rücuen tahsili istemi ile başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Somut olayda, Ankara'da yerleşik dava dışı sigortalı .... Ltd. Şti. Tarafından Ürdün'de yerleşik alıcı firma ... ...adlı şirkete 99 kap / 1 setten oluşan ... tankı toplam 580.000,00 USD bedelle ve ... ... ..., Ürdün teslim şekli ile satıldığı, .... Ltd. Şti. tarafından Ürdün'e sevk edilen 1 set/99 kap / 172.030 kg. ağırlığında “ ... “ emtiasının taşıma sırasında oluşabilecek rizikolara karşı davacı ... A.Ş. Tarafından ... no.lu “... Sigorta Poliçesi” ile nakliyat rizikolarına karşı sigortalandığı ve bu sözleşmenin Institute ... (A) esasına dayandığı, poliçede sigorta ettiren ve sigortalı olarak .... Ltd. Şti. görüldüğü, davalı .... Ltd. Şti. tarafından sigortalı ... adına düzenlenmiş 02.04.2020 tarih ... nolu fatura uyarınca, “Navlun Bedeli” olarak 72.320,00 USD tutarında fatura kesilmiş olduğu, bu bağlamda bahse konu taşıma işinin davalı ... tarafından üstlenilmiş olduğu anlaşılmıştır.

Davalı şirketin, davacının sigortalısına ait yükün, ... numaralı ara konişmento , ... Numaralı ana konişmento tahtında ... isimli gemi ile Yarımca/Kocaeli limanından .../Ürdün limanına kadar toplam 16 adet konteyner içerisinde "asfalt plenti, bitum tankı" muhteviyatı yükün taşınması işini akdi taşıyan olarak üstlendiği, fiili taşıma ise ... isimli firma tarafından gerçekleştirilmiştir. Geminin ... Limanı/Ürdün'e varışında, konteynerlerin gemiden tahliyesi esnasında ..., ... ve ... numaralı 3x40' ...konteynerde ( tavanı ve yan panelleri bulunmayan konteyner)hasar görülmesi üzerine ... Gümrük Müdürlüğü'ne hasar bildiriminde bulunulmuş ve tanzim edilen komisyon tutanağı ile hasar kayıt altına alınmış, ... Terminalinde (ACT) yapılan tespitler sonrasında düzenlenen 08.06.2020 tarihli ... “Konteyner Hasar Tutanağı'nda; ... no.lu ... konteynırın üzerinde bulunan silindirik tankın arka tarafında ağır göçük (heavily bent) bulunduğuna dair kayıt düşüldüğü ve işbu tutanağın gemi kaptanı ve Terminal yetkilisi tarafından birlikte imzalanıp kaşelendiği, Yapılan tespit sonucunda, konteynerler içerisinde bulunan 3 adet 50 ton kapasiteli bitum tankının ( asfalt ısıtma tankı) zarar gördüğü tespit edilmiş, davacı sigorta şirketi tarafından yaptırılan expertiz incelemesi sonucu yükte meydana gelen bu hasarın giderilmesi için parça maliyeti ( parça bedeli ve parçaların Türkiye'den Ürdün'e nakliye masrafı) ve onarım yapan personelin maliyeti olmak üzere toplam zararın 155.863,17 TL. Olduğu tespit edilmiş, söz konusu zarar miktarı davacı sigorta şirketi tarafından 11.05.2021 tarihinde sigortalıya ödendiği ve temlik alındığı, söz konuzu zararın akdi ve kanuni halefiyete dayalı olarak akdi taşıyıcı davalıdan tahsili talebiyle davaya konu icra takibinin başlatıldığı, itiraz üzerine eldeki itirazın iptali davası açılmıştır.

Mahkemece, davacının sigortalısının ticari defter ve kayıtları inceletilmek suretiyle mali müşavir bilirkişiden rapor alındığı, ayrıca makine mühendisi, taşıma uzmanı ve sigorta hukukçusu bilirkişilerden oluşan heyetten rapor alınmış ve bilirkişi raporundaki tespitlere göre istinafa konu karar verilmiştir.

HMK'nın 146.maddesine göre hakim delillerden davanın yeterince aydınlandığı kanaatine varırsa tahkikatı bitirebilir. İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi heyet raporu denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olup karar vermeye yeterli olduğu, mahkemece gerekçesi yazılmak suretiyle hüküm kurulduğu da gözetildiğinde, davalı vekilinin, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiğine yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.

HMK 282 maddesindeki "Hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir," yasal düzenlemeleri de gözetildiğinde; Davalı vekili tarafından davacının aktif husumeti, milletlerarası yetki itirazı, hasar miktarı ve mahkemenin kabulüne yönelik ileri sürülen istinaf sebepleri yargılama aşamasında verilen beyan dilekçeleri ile de ileri sürülmüş, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi heyet raporunda ve mahkemece verilen hüküm gerekçesinde bu iddialar ve itirazlar değerlendirilmiştir.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince gerekçesi yazılmak suretiyle hüküm kurulduğu da gözetildiğinde mahkemenin kabul ve gerekçesine göre davalı vekilinin mahkemenin kabulüne yönelik aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 8.396,88 TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 2.100,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.296,88 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davalı üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 09/07/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/49, K. 2026/1421, T. 31.10.2023, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-49-e-2026-1421-k-e95917d343f7