Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/787 E. 2026/1013 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/787
Karar No
2026/1013
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2024/787

KARAR NO: 2026/1013

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 05/02/2024

NUMARASI: 2021/468 E. - 2024/64 K.

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/06/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla davalı alacaklı tarafından müvekkili adına ilamsız takiplerde ödeme emri gönderildiğini, bu ödeme emri müvekkilin eski boşanmış olduğu eşi olan ...adlı kişiye tebliğ edildiğini, müvekkili eski eşi ile 1.5-2 yıldan beri hiçbir şekilde bir araya gelmemekle birlikte aralarında boşanma kararı ve ceza davaları da mevcut olduğunu, müvekkilinin eski eşiyle kavgalı olması sebebiyle tebliğ yapılan adrese gitmediğimden bu tebligata vakıf olamadığını ve süresi içerisinde de itiraz edemediğini, yapılan tebligatın aralarında husumet bulunan eski eşine tebliğ edilmiş olmasından dolayı bu icra takibi, müvekkilinin abisi Murat Kanaç’a ait işyerine hacze gelindikten sonra öğrendiğini, müvekkilinin eski eşine yapılan tebligat usulsüz olduğunu, bu sebeple tebligatın iptaline karar verilmesi gerektiğini, davalı alacaklı .... Şti. tarafından, müvekkili aleyhine başlatılan takip sonucu.... İcra Dairesinin ... numaralı talimat dosyasıyla; müvekkilinin borçla hiçbir alakası olmayan abisi ...’ın faaliyet gösterdiği iş yerinde hukuka aykırı olarak haciz işlemi yapılarak müvekkilinin abisine ait mallar yine abisine yediemin sıfatı ile bırakıldığını, müvekkiline karşı böyle bir icra işlemi başlatıldığından ancak bu haciz işlemi ile vakıf olabildiğini, müvekkilinin karşı yana herhangi bir borcu olmadığını, takibin haksız ve kötü niyetle açıldığını, takibe konu yapılan kambiyo senedindeki imza ve yazıların müvekkiline ait olmadığını, ... Şubesinin ... Numaralı Ve ... Şubesinin ... Numaralı, Keşidecisi.... Şti, lehtarı müvekkili olan çek sunulduğunu, söz konusu çekteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilin alacaklı .... Şti.’ne herhangi bir borcu olmadığı gibi takibe konu çek arkasında ........ ibareli kaşe ve altındaki imza müvekkiline ait olmadığını, müvekkili böyle bir çeki hiçbir şekilde ne görmediğini ve imzalamadığını, ilgililer hakkında Cumhuriyet Savcılığına sahtecilik ve dolandırıcılık suçundan suç duyurusunda bulunulduğunu, çek fotokopisinin arka tarafı incelendiğinde sözde alacaklı gözüken .... Şti.’nin 2 tane imza ve kaşesinin bulunduğu, bu imza ve kaşe incelemelerine bakıldığında .... Şti’nin imzalarının da birbirinden farklı olduğu göze çarptığını, bu nedenlerle öncelikle tedbir taleplerinin kabulü ile dava süresince.... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takibin tedbiren ve teminatsız olarak durdurulmasını, davanın kabulü ile, ..... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasıyla başlatılan takibe dayanak çeklerdeki imzanın müvekkile ait olmadığının ve müvekkilin borçlu olmadığının tespitine, alacaklı aleyhine takibe konu alacak miktarının %20’si oranında tazminata ve %10’u oranında para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı işbu davayı ikame ederken dava değeri olarak 10.000,00 TL olarak belirlediğini, menfi tespit davasında dava değeri, davacının borçlu olmadığını iddia ettiği bedel olarak belirlediğini, dava değerinin takip çıkış miktarı olan 172.692,16 TL olarak belirlenmesi gerekirken davacı tarafından daha az harç ödemek maksadıyla takip çıkış miktarının %10'una dahi tekabül etmeyen bir miktar ile işbu davanın ikame edildiğini, davacının her ne kadar davaya konu takibin durdurulmasını talep etmişse de icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası, icra takibini durduramadığını, ancak borçlu tarafından müvekkili şirkete (alacaklıya) ödenecek bedelin gecikmeden kaynaklı zararını karşılamak üzere yatıracağı teminat ile ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi istenebileceğini, yani takip sonrasında açılmış olan menfi tespit davasında öncelikle icra takibine konu borç tüm ferileri ile birlikte icra takibinin başlatılmış olduğu esas icra müdürlüğü dosyasına ödenecek, akabinde alacağın %20 sinden az olmayacak bir teminat ile takibe konu borcun alacaklıya ödenmemesinin sağlanacağını, bu bağlamda icra takibinin durdurulmasının mümkün olmadığını, somut olayda 13/04/2021 tarihinde ... sicil numaralı ... çalışanı... tarafından, borçlunun işte olduğu gerekçesi ile eski eşine söz konusu ödeme emri tebliğ edildiğini, usulüne uygun olarak borçlunun mernis adresine çıkarılan tebligatın boşanmış olduğu eski eşi tarafından tebliğ alınmasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, ödeme emri davacı borçlunun mernis olarak bilinen Merkezî Nüfus İdare Sistemine kayıtlı adresi olan "... Mah. ... Sk. No.... İç Kapı No:. ..." adresinde tebliğ edildiği halde, davacı tarafça süresinde usulüne uygun olarak borca veya imzaya itiraz edilmediğini, söz konusu itirazın süresinde yapılmadığı için usulden reddini talep ettiklerini, tebligatın yapıldığı adres borçlunun mernis adresi olduğunu, söz konusu adreste bulunan borçlunun eski eşi...davacı borçlunun işte olduğunu beyan ettiğini ve işbu ödeme emrini tebliğ aldığını, Zeynep Bulut'un tebellüğden imtina etmemesi sebebiyle tebligat usulüne uygun olarak kendisine yapılmış olduğunu, 13/04/2021 tarihi itibariyle borçlunun takibe ilişkin 7 günlük itiraz süresisinin başladığını, süresi içerisinde takibe, takibe dayanak senetlerdeki imzaya itiraz etmeyen davacı borçlu, haksız ve kötü niyetli olarak takibin durdurulmasını talep ettiğini, davaya konu .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra takip dosyasında takibe dayanak senetlerde yer alan imza davacı borçlu ...'a ait olduğunu, davacı borçlu açıkça dosyayı sürüncemede bırakmak maksadıyla borçlu olmadığının tespiti talep ettiğini, davacı borçlu müvekkili şirkete herhangi bir borcu olmadığını, takibe konu çeklerin arkasındaki imzanın ... Mobilya İmalat ve Satış ibareli kaşe ve imzanın kendisine ait olmadığını iddia ederek müvekkili hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu, davacı borçlu yine dilekçesinde abisi ...'ın faaliyet gösterdiği iş yerinde hukuka aykırı olarak haciz işlemi yapıldığını iddia etse de; haciz mahallinde davacı borçlu ...'ın hazır bulunması, istihkak iddia eden üçüncü şahıs şirketin tek ortak ve yetkilisi ... borçlu ...'ın kardeşi olduğunu; borçlu ile 3.şahıs arasında yakın akrabalık bağı olması, haciz işlemleri için gidilmiş olan adresin davacı borçlunun eski ticaret sicil adresi olması, her iki şirketin de aynı iş kolunda (mobilya) faaliyet göstermeleri muvazaalı işlemin varlığını gösterdiğini, davacı, çek arkasında müvekkil şirkete ait iki kaşe ve imzanın olduğunu ve bu imzaların birbirinden farklı olduğunu beyan etse de söz konusu imza ve kaşe müvekkiline ait olduğunu, ciro silsilesinde sahtelik yapıldığına dair bir iddianın kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili şirketin alacaklı konumunda olduğunu ve davacının müvekkili şirkete herhangi bir borcu olmadığını, bu nedenlerle; haksız ve mesnetsiz iddialarla açılan davanın reddine, haksız ve mesnetsiz talepleri nedeniyle kötü niyetli olduğu açık olan davacı aleyhine alacağın %20 sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...davacı hakkında, kıymetli evrak niteliği taşıyan belge uyarınca kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığı, davaya ve icra takiplerine dayanak çeklerde yer alan imzanın davacı el ürünü olmadığı da dikkate alındığında; davacının davasının kabulü ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, başlatılan takiplerin davacı yönünden iptaline karar verilmiş olup, ancak bir davada kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için haklı olmakla birlikte karşı tarafın kötü niyetinin somut bir şekilde ispatı gerektiğinden davalının kötü niyeti açıkça ortaya konulmadığından davacının kötü niyet tazminatının, para cezası taleplerinin ayrı ayrı reddine" karar verilmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

-Hükme esas alınan 30.11.2023 Tarihli bilirkişi raporu eksik incelemeye dayanan hatalı ve eksik inceleme ile oluşturulduğunu, davacı borçlunun imza inkar kastı ile iş ve işlemler gerçekleştirdiğini, imza incelemesi yapılan evraklardan basitçe bakıldığında dahi anlaşılabileceği gibi davacı borçlunun imza inkar kastı ile hareket ettiğini, incelenen evrakların hiçbirinde imzalar benzerlik dahi göstermediğini, davacının normalde başka imza kullanırken, inkar etme düşüncesiyle farklı imzalar kullandığını, inkâr kastı ile atılmış imza hakkında uzman görüşü raporu hazırlanması ve çok detaylı incelemelerde bulunulması gerektiğini, davaya konu .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı icra takip dosyasında takibe dayanak senetlerde yer alan imza davacı borçlu ...'a ait olduğunu, bilirkişi tarafından karşılaştırma yapılan evrakların ... bilinçli olarak mal kaçırma kastıyla ileride inkar etme düşüncesi ile alacaklıların alacaklarına kavuşmasını engelleme amacıyla, planlı olarak farklı tipte imzalar kullandığı aşikar olduğundan yeterli olmadığını, imza incelemesinin uzman bilirkişilerden oluşturulacak kurul/ heyet ve adli tıp kurumu fizik ihtisas dairesi ve gerekirse genişletilmiş uzmanlar heyeti tarafından imza incelemesinde yapılması gerektirdiğini,

-...'ıN 2007- 2023 tarihleri arasında kullandığı imzaların farklı şekillerde oluşturulduğu bilirkişi raporunda açık olarak belirtildiğini,

-Davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davacı yan tarafından 10/06/2023 tarihinde İstanbul 20. İcra Hukuk Mahkemesi 2021/ 504 E. sayılı dosya ile aynı gerekçelerle imzaya itiraz edildiğini, usulsüz tebligat şikayetinde bulunulduğunu, ödeme emri ve takibin iptali talep edildiğini dolayısıyla davacının işbu davayı ikame etmesinden hukuki yararı bulunmadığını,

-İlamsız icra takiplerinde takibe konu senetteki imzaya itiraz; icra takibinin başlatıldığı icra hukuk mahkemesine verilecek olan dilekçe ile, 7 gün içerisinde yapılır somut olayda 13/04/2021 tarihinde ... sicil numaralı ... çalışanı... tarafından, borçlunun işte olduğu gerekçesi ile eski eşine söz konusu ödeme emri tebliğ edildiğini, borçlunun mernis adresine çıkarılan tebligatın boşanmış olduğu eski eşi tarafından tebliğ alınmasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, davacı tarafça süresinde usulüne uygun olarak borca veya imzaya itiraz edilmediğini, tebligatın yapıldığı adres borçlunun mernis adresi olup söz konusu adreste bulunan borçlunun eski eşi...davacı borçlunun işte olduğunu beyan etmiş ve işbu ödeme emrini tebliğ almış olduğunu, Zeynep Bulut'un tebellüğden imtina etmemesi sebebiyle tebligat usulüne uygun olarak kendisine yapılmış olup 13/04/2021 tarihi itibariyle borçlunun takibe ilişkin 7 günlük itiraz süresi başladığını, Davacı her ne kadar tebligatın yapıldığı eski eşi ile birlikte yaşamadığını, bazen annesinde bazen başka yerlerde kaldığını beyan etmişse de tebliğe elverişli bir adres bildirmediğini, söz konusu itiraz süresinde yapılmadığı için davanın usulden reddi gerektiğini,

-Takibe dayanak çeklerin bankaya ibrazı akabinde muhatap banka tarafından bilgilendirilen davacı borçlunun müvekkilinih alacağını talep etmesi akabinde iş ve işlemler gerçekleştirmeye başlamasının ( suç duyurusu vs.) açıkça davacı- borçlunun kötüniyetle hareket ettiğini gösterdiğini bu nedenle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; dava konusu çeklerle ilgili İstanbul 20. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2021/504 Esas sayılı dosyası ile imzaya itiraz davası açıldığını, İstanbul 20. İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/504 E. 2022/692 K. Sayılı dosyası karara çıkmış olup '' Davacının imzaya itirazının KABULÜ ile .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından yapılan takibin İİK. Md. 170 gereğince davacı yönünden durdurulmasına, '' şeklinde de karar verildiğini, 15.08.2022 tarihli bilirkişi raporu ve gerekçeli karar ve ziyadesi ile, İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/468 E. Ve 2024/64 K. sayılı ilamı da göz önüne alındığında; ...Şubesinin ... ve ... numaralı keşidecisi.... Şti. Lehtarı müvekkil olduğu iddia edilen çeklerdeki imzaların müvekkiline ait olmadığı da yapılan tespitlerle ortaya konulduğunu, davalı tarafın istinaf başvurusunun "reddine" kararı verilmesini talep etmiştir.

İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dava, davacının .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında borçlu olup olmadığının tespitine ilişkindir.

.... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davalı tarafından davacı, dava dışı Tasfiye Halinde Erg Demir Çelik Metal Mamulleri Pazarlama Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ve Dçi Metal ve İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. aleyhine toplam 172.692,16TL asıl alacak üzerinden Kambiyo Senetlerine Mahsus Haciz Yolu ile icra takibi başlatıldığı, takibe dayanak kambiyo senedi 41.120,00TL, 45.000,00TL bedelli 2 adet çek olduğu anlaşılmıştır.

Mahkemece re'sen görevlendirilen Grafoloji Uzmanları Ergin Özer, Yakup Zorkun ve Abdullah Keskin tarafından hazırlanan 01/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"...Yukarıda saptanan bulgular ve imza karşılaştırma tablosunda resimler üzerinde detaylı şekilde gösterildiği üzere inceleme konusunu oluşturan ... şubesine ait V.K.N. ... numaralı, Çek No ... sayılı, İzmir keşide yer ve 30.01.2013 keşide tarihli, keşidecisi “.... Şti.” olan, “... — Mobilya İma. ve Satış” adına düzenlenmiş 45.000 TL meblağlı çek arka yüzde yer alan 1. ciranta imzası ile ...'a ait medarı tatbik örnek imzaların göstermiş oldukları işleklik dereceleri, alışkanlıkları, tersim, istif, meyil, seyir, sürat, istikamet, tazyik gibi grafolojik ve grafometrik - özellikleri bakımından mevcut imza örneklerine kıyasen farklı yapı ve görünümde imza olması nedeniyle 45.000 TL meblağlı çek arka yüzde yer alan 1. ciranta imzasının davacı ...'ın eli ürünü olmadığı, diğer bir ifadeyle inceleme konusunu oluşturan 45.000 TL meblağlı çek arka yüzde yer alan 1. ciranta imzasının ... tarafından imzalanmadığı, inceleme konusunu oluşturan ... şubesine ait V.K.N. ... numaralı, Çek No ... sayılı, İzmir keşide yer ve 28.02.2013 keşide tarihli, keşidecisi “.... Şti.” olan, “... Mobilya İma. ve Satış” adına düzenlenmiş 41.120,60 TL meblağlı çek arka yüzde yer alan 1. ciranta imzası ile ...'a ait medarı tatbik örnek imzaların göstermiş oldukları işleklik dereceleri, alışkanlıkları, tersim, istif, meyil, seyir, sürat, istikamet, tazyik gibi grafolojik ve grafometrik - özellikleri bakımından mevcut imza örneklerine kıyasen farklı yapı ve görünümde imza olması nedeniyle 41.120,60 TL meblağlı çek arka yüzde yer alan 1. ciranta imzasının davacı ...'ın eli ürünü olmadığı, diğer bir ifadeyle inceleme konusunu oluşturan 41.120,60 TL meblağlı çek arka yüzde yer alan 1. ciranta imzasının ... tarafından imzalanmadığı, inceleme konusunu oluşturan 2 adet çek arka yüz 1. cirantada yer alan şirket kaşesi ile davacı şirkete ait kaşe örneklerinin karşılaştırılması istenilmiş ise de dosya muhteviyatında davacı şirkete ait kaşe örneği bulunmadığından bu yönde herhangi bir inceleme yapılmadığı..." yönünde kanaat bildirilmiştir.

.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının takip dayanağı olan ...Şubesinin ... ve ... numaralı keşidecisi.... Şti. Lehtarı davacının olduğu iddia edilen çeklerdeki imzalara davacı tarafça itiraz edilmiş olup, İstanbul 20. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2021/504 Esas sayılı dosyası ile imzaya itiraz davası açılmıştır.

Senetteki imzanın borçluya ait olduğunun ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. (HGK 26/04/2006 tarih, 2006/12-259 E., 2006/231 K. sayılı kararı) Bu durumda davanın niteliği itibari ile imzanın borçluya ait olduğunu kanıtlama külfeti alacaklıya aittir.

İmza incelemesinde öncelikle senedin düzenleme tarihinden öncesine ilişkin borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişi tarafından mukayeseye esas alınmalıdır. Yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay’ın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır. Nitekim bu ilkeler, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.10.2019 tarihli ve 2017/12-2692 E., 2019/1003 K. sayılı kararında da benimsenmiştir.

Dosyada mevcut bilirkişi raporunun bu kapsamda yeterli incelemeye dayalı olduğu, her ne kadar imzanın değiştiği ileri sürülmüş ise de, karşılaştırmaya esas çok sayıda belgenin incelenmiş olduğu, imza değişse bile işleklik dereceleri, alışkanlıkları, tersim, istif, meyil, seyir, sürat, istikamet hususlarının karakteristik olması nedeniyle imzanın aidiyetinin tespitinin yapılabileceği, imza incelemesine sunulu belgelerin asıl belgeler olup, çek keşide tarihine yakın da oldukları, incelemenin Büyüteç, Stereo Mikroskop aletleri ile yapıldığı, yeniden rapor alınması gerektirir aksi yönde bir delilin bulunmadığı, icra takibine dayanak dava konusu çekteki imzanın davacının eli ürünü olmadığının kesin olarak tespit edildiği anlaşılmakla, davacı lehtar yönünden menfi tespit isteminin kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

İcra hukuk mahkemelerinden verilen kararların kesin nitelik taşımaması nedeniyle davacının menfi tespit davası açmasında hukuki yararı bulunduğu, Davanın menfi tespit davası olup, dava açılmasının süreye tabi olmadığı, icra takibine süresinde itiraz edilmemesinin menfi tespit davasının açılmasına engel olmadığı, davanın çekin bankaya ibrazından sonra açılmış olmasının tek başına davalının kötüniyetli olduğu sonucunu doğurmayacağı bu nedenlerle istinaf isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Sonuç olarak, mahkemenin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine kesin olmak üzere karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../02/2024 tarih ve 2021/... E., 2024/... K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 11.796,60-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 2.950,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 8.846,60-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 11/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/787, K. 2026/1013, T. 11.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-787-e-2026-1013-k-739cfbfe6ac6