Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1259 E. 2026/1307 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1259
Karar No
2026/1307
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/1259 Esas

KARAR NO : 2026/1307 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

NUMARASI : 2025/757 D.İş Esas- 2025/749 Karar

TARİHİ: 30/12/2025

TALEP : İhtiyati tedbir

KARAR TARİHİ: 25/06/2026

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:

İhtiyati tedbir talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile karşı taraf ... A.Ş ile 11/08/2025 tarihli sözleşmenin imzalandığını, bu sözleşmenin hükümlerine uygun olarak 11/08/2025, 11/09/2025 ve 25/09/2025 tarihlerinde toplamda 17.000,00 TL bedelli 6 adet çekin lehtarı olan, ... A.Ş.'ne teslim edildiğini, söz konusu çeklerin muhatabının ... ... Aş ... /... Şubesi olup, ... seri numaralı 2.000.000,00 TL bedelli 30/12/2025 keşide tarihli - ... seri numaralı 3.000.000,00TL bedelli - ... seri numaralı 31/01/2026 keşide tarihli 3.000.000,00 TL bedelli - ... seri numaralı 28/02/2026 keşide tarihli 3.000.000,00TL bedelli - ... seri numaralı 31/01/2026 keşide tarihli 3.000.000,00TL bedelli - ... seri numaralı 28/02/2026 keşide tarihli 3.000.000,00TL bedelli çekler olduğunu, sözleşmeye göre müvekkiline teslim edilmesi gereken ürünlerin teslim tarihinin 01/12/2025 olarak belirlenmiş olmasına rağmen, lehtar aynı zamanda sözleşmenin diğer tarafı olan ... A.Ş tarafından müvekkiline teslim edilmediğini, bu şirket ile yapılan görüşmelerde, ekonomik durumlarının bozulduğu belirtilerek ürünleri teslim edemeyeceklerini müvekkili şirkete bildirdiklerini, sözleşmeye konu ürünlerin imalatını yapan ...... Aş'nin, lehtar olan ... A.Ş'nın kardeş şirketler olduğunu ve ...... Aş'nin iflas ettiğini, çeklerin lehtarı olan şirketinde iflas etmek üzere olduğunu, sözleşmeye konu malların müvekkiline teslim edilmediği gibi, bu şirketçe müvekkiline faturada kesilmediğini ancak lehtar olan şirketin söz konusu çekleri bankalardan almak istediği krediler için kredi teminatı olarak bankalara verdiği söz konusu çeklerin ..., ... ve ... ...'na rehin cirosu ile verildiğini, seri numarası ... olan çekin ... Bankasına, seri numaraları ..., ... , ... olan çeklerin ... Bankasına, seri numaraları ... ve ... olan çeklerin ise ...'a rehin cirosu ile verildiğini, bankaların rehin cirosu ile almaları nedeniyle yetkili hamil olmadıklarını ayrıca bankaların bedelsizlik durumunun bilmekte veya bilebilecek durumda olmaları nedeniyle TTK'nun 687.maddesi uyarınca müvekkilinin bile bile zararına iktisap eden hamil durumunda olduklarını, bankaların kredi verirken şirketin mali durumunu araştırmalarını gerektiğini diğer yandan kendisine rehin cirosu ile verilecek çekler içinde en azından keşideci ile iletişime geçerek temel ilişkiyi araştırmaları gerektiğini belirterek dilekçesinin neticei talep kısmında ; "müvekkile ait olan ... ... A.Ş. .../ ... Şubesinden basılan ... No'lu çeklerödeme yasağı konulması, bu sayede çeklerin ödenmesinin engellenmesi ve tedbiren İİK 72/2 gereği icra takibine konulmalarının engellenmesi talep edilmektedir. Eğer ki sayın mahkeme bu altı çek bakımından genel ödeme yasağı konulmasını uygun görmez ise, ... No'lu çekin karşı taraf ... ... A.Ş., ve ... A.Ş., ..., ..., ... No'lu çeklerin ... ... A.Ş. Ve ... A.Ş., ... ve ... No'lu çeklerin ise ... T.A.Ş. Ve ... A.Ş., tarafından ibraz edilmeleri halinde ödeme yasağı ve yine bu kişiler bakımından tedbiren İİK 72/2 gereği icra takibine konulmalarının engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir tesis edilmesine karar verilmesini, bu uğurda ... ... A.Ş.'ye müzekkere yazılmasını, işbu dilekçemizin verilmesi tarihinin talebe konu çeklerden birisinin ibraz tarihi olması hasebiyle ötürü talebimizin ivedilikle değerlendirilmesini" talep ettiği görülmüştür.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:

İlk Derece Mahkemesi 30/12/2025 tarih ve 2025/757 D.İş Esas- 2025/749 Karar sayılı kararı ile;"........Çek kambiyo senedi vasfında olup, kambiyo senetlerinin vasfı gereği para gibi tedavüle tabii oldukları , ayrıca 3.kişilerin haklarını önleyecek şekilde tedbir kararı verilemeyeceği dikkate alınarak, tedbir isteyen tarafın, çekler üzerine ödeme yasağı konulmasına yönelik tedbir talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Tedbir isteyen şirket vekilince dosyaya sunulan 11/08/2025 tarihli sözleşme, sözleşmedeki mal teslim tarihinin 01/12/2025 olması, tedbir isteyen vekilince sözleşme kapsamındaki malların müvekkili şirkete teslim edilmediğini iddia etmesi, söz konusu çeklerin ......Aş tarafından teslim alındığına ilişkin 01/10/2025 tarihli imzalı evrak sureti dikkate alınarak, çek bedellerinin %20'si oranında yatırılarak teminat karşılığında; a-Söz konusu çeklerin sadece, aleyhine tedbir istenenler tarafından bankaya ibraz edilmesi halinde ödeme yasağı konulmasına ayrıca b- İİK'nun 72/2.maddesi gereğince haklarında ihtiyati tedbir istenen karşı taraflarca bu çeklere dayalı olarak takip başlatılması halinde takibin durdurulması yönünde tedbir kararı vermek , ihtiyati tedbir isteyenin diğer taleplerinin ise reddine aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile,

''1-İhtiyati tedbir talebinin KISMEN KABULÜ ile; talep konusu... ... Aş .../... Şubesi'ne ait, Keşidecisi ... Limited Şirketi, lehtarı ... A.Ş olan ; ... seri numaralı 2.000.000,00TL bedelli 30.12.2025 tarihli ... seri numaralı 3.000.000,00TL bedelli 31.12.2025 tarihli ... seri numaralı 3.000.000,00TL bedelli 31.01.2026 tarihli ... seri numaralı 3.000.000,00TL bedelli 28.02.2026 tarihli ... seri numaralı 3.000.000,00TL bedelli 31.01.2026 tarihli ... seri numaralı 3.000.000,00TL bedelli 28.02.2026 tarihli çeklerin miktarı göz önünde bulundurulduğunda takdiren %20'sine tekabül eden 3.400.000,00 TL nakdi teminatın depo edilmesi veya bu tutarda kesin ve süresiz teminat mektubu ibraz edilmesi halinde ; a-Yukarıda bilgileri verilen çeklerin; ... A.Ş. , ... ... A.Ş., ... ... A.Ş., ... T.A.Ş. Tarafından (sadece bu şirketler açısından ödeme yasağı kararı verildiği dikkate alınarak) bankaya ibraz edilmesi halinde ödeme yasağı konulmasına, b-Yukarıda bilgileri verilen çeklerin dosyanın tarafları olan ... A.Ş., ... ... A.Ş., ... ... A.Ş., ... T.A.Ş. Tarafından İİK m.72 hükmü uyarınca işbu dosyada talep tarihi olan 30/12/2025 tarihi saat 11:59 ve sonrasında başlatılmış ve başlatılacak olan icra takiplerinin tedbiren durdurulmasına, 2-Talep edenin diğer ihtiyati tedbir talebinin reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı karşı taraf ... ... A.Ş. Vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Karşı taraf ... ... A.Ş. Vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının diğer davalı .... A.Ş. ile müvekkil banka arasında kredi sözleşmesi kaynaklı borç ilişkisi bulunduğunu, davaya konu çeklerin temlik cirosu ile devralındığını, müvekkil banka ile diğer davalı .... A.Ş arasında kredi sözleşmeleri imzalandığını, kredi sözleşmesi kaynaklı borç ilişkisi devam etmekteyken; davaya konu olan ... seri nolu, 2.000.000-TL bedelli 30.12.2025 tarihli ... ... A.Ş.'nin çekinin, diğer davalı .... A.Ş. tarafından temlik cirosu ile müvekkil bankaya devredildiğini,

T. ... A.Ş.'nin işbu tedbir talepli davada karşı taraf / davalı konumunda olmaması gerektiğini, işbu tedbir ile ilgili müvekkil bankanın iyi niyetli hamil konumunda olduğunu, kötü niyetin varlığını iddia eden davacının ispatla mükellef olduğunu, kambiyo senetlerinde, temlik cirosuyla senede hamil olan davalının, bankaların kötü niyeti kanıtlanmadığı sürece bedelsizlik iddiasının hamil bankalara karşı ileri sürülemeyeceğini, müvekkil bankanın iyi niyetle senedi devralan hamil konumunda olduğunu, tedbir talep eden firmanın müvekkil bankaya borçlu olmadığına ilişkin iddiası ve talebinin kabul edilemeyeceğini, kötü niyetin varlığını ispat yükünün tedbir talep eden tarafta olduğunu, davacının ispat yükümlülüğünü yerine getiremediğini,

Davacı her ne kadar davalı şirketin, çeklerin karşılığı olan malları teslim edemeyeceğinin belirli olduğunu ve bunun müvekkil banka tarafından bilinmesi gerektiğini belirtmiş ise de; taraflar arasındaki ticari ilişkinin müvekkil bankayı bağlamayacağını, ayrıca davacı keşidecinin, davalı şirketle olan ilişkisinden doğan iddialarını müvekkil bankaya karşı ileri süremeyeceğini, davacının ticari ilişkilerinde basiretli bir tacir gibi hareket etme yükümlülüğü bulunduğunu, taraflar arasındaki satış işlemine dayalı borç ilişkisinde, tedbir talep eden firmanın öngöremediği bir durumu müvekkil bankanın bilmesinin mümkün olmadığını, işbu tedbir kararının iyi niyetli müvekkil bankanın alacağını tahsil etmeyi tamamen engellenmesine yol açmakta olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa re'sen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.

Talep, Keşidecisi ... Limited Şirketi , lehtarı ... A.Ş olan ... seri no'lu çeklerin ödenmemesi ve İİK 72/2 maddesi gereği icra takibine konulmalarının engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir.

Mahkemece, talebe konu çeklerin bankaya ibraz edilmesi halinde ödeme yasağı konulması yönünde ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı, karşı taraf ... ... A.Ş. Vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

6100 sayılı HMK'nın "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341. maddesine göre, "İlk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.” Söz konusu maddenin gerekçesinde de değinildiği üzere, ihtiyati tedbir ve ihtiyati hacze ilişkin geçici hukukî koruma taleplerinin kabulü hâlinde itiraz imkânı bulunduğundan, önce bu yola (itiraz) başvurulması gerekli olup, ancak itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması mümkündür.

Nitekim HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde de ihtiyati tedbir konusu düzenlenmiş olup, aynı Kanun' un 394/1. maddesinde "karşı taraf dinlenmeden verilmiş olan ihtiyati tedbir kararlarına itiraz edilebilir" denilmek suretiyle, bu durumda öncelikle kararı veren mahkemeye itiraz yolu öngörülmüştür.

HMK'nın 394/4. maddesinde, ihtiyati tedbir kararına karşı itiraz başlığı altında, "İtiraz dilekçeyle yapılır. İtiraz eden, itiraz sebeplerini açıkça göstermek ve itirazının dayanağı olan tüm delilleri dilekçesine eklemek zorundadır. Mahkeme, ilgilileri dinlemek üzere davet eder; gelmedikleri takdirde dosya üzerinden inceleme yaparak kararını verir. İtiraz üzerine mahkeme, tedbir kararını değiştirebilir veya kaldırabilir.", 394/5.maddesinde de, "İtiraz hakkında verilen karara karşı, kanun yoluna başvurulabilir. Bu başvuru öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır." düzenlemesi mevcuttur.

Somut olayda; mahkemece verilen 30/12/2025 tarihli kararda kabul edilen kısım yönünden itiraz, red edilen talep yönünden istinaf yasa yolu açık olmak karar verildiği yazılmış, kısmen kabul kararına karşı, kararı veren mahkemeye itiraz yolu açık olup, ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir isteminin kısmen kabulüne ilişkin kararı, istinaf yoluna başvurulabilir nitelikte bir karar değildir. Mahkemece, istinaf dilekçesi itiraz olarak kabul edilip duruşma açılıp itiraz hakkında bir karar verilmeli, bu karar taraflara tebliğ edildikten sonra kanun yoluna başvurulması halinde istinaf incelemesi için dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesi gerekmektedir.

Yukarıda açıklandığı üzere, ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne ilişkin karar itiraza tabi olup karşı taraf ... ... A.Ş. Vekilinin istinaf başvurusunun itiraz olarak kabulü ile öncelikle mahkemenin itirazı değerlendirmesi ve itiraz hakkında bir karar vermesi gerekmektedir. Muteriz vekilinin istinaf dilekçesinin tedbir kararına karşı itiraz olarak değerlendirilip HMK 394/5 madde uyarınca karar verilmeden dosyanın istinaf incelemesine gönderilmesi usul ve yasaya uygun değildir.

Açıklanan nedenlerle; HMK' nın 341/1. maddesinde belirtildiği şekilde itiraz üzerine verilmiş ve istinaf edilebilir mahiyette bir karar bulunmadığından, muteriz ... ... A.Ş. vekilince yapılan istinaf başvurusunun HMK' nın 352. maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Muteriz ... ... A.Ş. 'nin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 341/1, 352. maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafça peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatıran harcın hazineye gelir kaydına,

4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avansı bulunduğu takdirde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,

6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 25/06/2026 tarihinde HMK'nın 341. ve 352. maddeleri gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1259, K. 2026/1307, T. 30.12.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1259-e-2026-1307-k-8f5046eb8cc7