Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/833 E. 2026/1246 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/833
Karar No
2026/1246
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2026/833

KARAR NO: 2026/1246

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

NUMARASI: 2024/243 E.

DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ : 06/07/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının marka kullanımının, marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2024/247 Değişik İş numaralı, delil tespit davasında alınan 01.11.2024 tarihli bilirkişi heyet raporu ile ispatlanmış olduğundan; davalı şirketin marka hakkına tecavüz ettiğinin tespitine, müvekkili şirketin tecavüz neticesinde uğradığı zararların tazmini için davalı aleyhine, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL MADDİ ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, mahkeme tarafından davalının müvekkile karşı marka hakkına tecavüz niteliğindeki fiiller için İhtiyati tedbir kararı verilerek; Dava konusu işaretin yer aldığı tabela, broşür ve diğer tanıtım evrakı ile reklamlar ya da fatura ve diğer iş evrakı üzerinde işbu işaretlerin silinmesi veya kullanılmamasını, tecavüze konu işareti taşıyan malların/ürünlerin üretiminin, paketlenmesinin veya satılmasının engellenmesini, dava konusu işaretin yer aldığı internet sitesinden kaldırılması veya mümkün değilse internet sitesine erişimin engellenmesini, marka hakkına tecavüz niteliğindeki fiillerin önlenmesine ve durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkili şirketin husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilerek tedbir kararının kaldırılmasına, davacı marka ile gerek unvan gerekse de isim, logo, amblem, tabela, kartvizit olarak hiçbir benzerliği olmadığı halde işbu haksız ve hukuka aykırı davanın esastan reddine karar verilmesini, işbu dava nedeniyle ticari itibarı zedelenen ve müşteri kaybeden müvekkili şirket lehine re'sen maddi ve manevi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesinin 26/03/2026 tarihli 2024/243 Esas sayılı kararı ile; Mevcut durum, dosya kapsamı birlikte değerlendirmede; Her ne kadar davacı tarafından davalının taşınmaz mal ve taşınır araçlarına dava değeri kadar tedbir talebi konulması talep edilmiş ise de davanın marka hakkından kaynaklı tecavüz talebine ilişkin olduğu, davacının haklı olup olmadığının ancak yargılama neticesi belirleneceği gibi alacak miktarının da ancak haklılık durumuna göre yargılama ve bilirkişi incelemesi sonucu belirlenip henüz belli olmadığı, ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği bu sebeple koşulları oluşmayan tedbir talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

-İhtiyati haciz şartlarının tamamı oluşmuş olduğunu, kararının kaldırılması, yapılacak olan istinaf incelemesi neticesinde davalı adına kayıtlı taşınır tanışmaz malları ve üçüncü kişiler nezdindeki hak ve alacakları üzerine 4.975.735,99-TL maddi tazminat bedeli tutarındaki alacak yönünden İhtiyati Haciz tedbiri uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dava, marka hakkına tecavüzün durdurulması ve maddi ve manevi tazminat istemli dava olduğu anlaşılmıştır.

Uyuşmazlık, verilen ihtiyati haciz kararının reddi nedeniyle kaldırılması istemine ilişkindir.

Dairemizin 2026/763 E. Sayılı dosyasında, işbu istinaf başvurusuna konu uyuşmazlık hakkında karar verilmiş olduğu, işbu istinaf başvurusunun mükerrer olarak kaydedildiği anlaşılmakla, kaydın kapatılarak esasın kapatılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-İstinaf Başvurusunun mükerrer olarak kaydedildiği anlaşılmakla, kaydın kapatılmasına, Dosya için yapılacak başkaca işlem bulunmadığından dosyanın MAHKEMESİNE İADESİNE,

2-6100 sayılı HMK'nın 352/1 maddesi gereğince, dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucu oy birliği ile karar verildi. 06/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/833, K. 2026/1246, T. 06.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-833-e-2026-1246-k-30fecbdd03d9