Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/782 E. 2026/982 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/782
- Karar No
- 2026/982
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/782 Esas
KARAR NO: 2026/982
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 29/02/2024
NUMARASI: 2022/89 E. - 2024/127 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/06/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
Tarafların İddia ve Savunmaları:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket tarafından müvekkili aleyhine açılan .... İcra Müdürlüğü’nün ...esas sayılı dosyası üzerinden düzenlenen ödeme emrinin usulsüz şekilde tebliğ edildiğini olup, müvekkili şirketin davalı alacaklıya herhangi bir borcunun bulunmadığının tespit edilmesi gerektiğini, müvekkilinin bahse konu icra dosyasına dayanak olan seneti daha önce hiç görmediğini ve dolayısı senetteki imzanın kendisine ait olmadığını, müvekkilinin davalıya veyahut ödeme emrinde yer alan diğer borçlulara herhangi bir borcu bulunmadığını belirterek müvekkilinin .... İcra Müdürlüğü’nün ...esas sayılı dosyası kapsamında takip alacaklısı davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine, davalı tarafın %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu icra takibinde tebligat yapılan adresin davacının mernis adresi olduğunu, davaya konu takibe dayanak senedi usul ve yasaya uygun olarak tanzim edildiğini belirterek davanın reddine, davacı tarafın icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı ile; "Davanın KABULÜ ile; davacının .... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasındaki takibe dayanak 24/02/2022 tanzim tarihli, 25/02/2022 vade tarihli 600.000,00 TL bedelli senetten kaynaklı olarak borçlu olmadığının TESPİTİNE,
2-600.000,00 TL'nin % 20'si oranında hesaplanan 120.000,00 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:
Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Yetkili ve iyi niyetli bir ... şirketi olan müvekkilinin, senedin asıl borçlusu olmayıp senedi müşterisi olan ... ... firmasından usulüne uygun şekilde devraldığını, müşterisinin imzasını kontrol etme yükümlülüğü olsa da senetteki kefillerin imzasını araştırma imkanının bulunmadığını, senedin vadesinde ödenmemesi üzerine yasal haklarını kullanarak icra takibi ve ihtiyati haciz yoluna başvurmasında hiçbir hukuka aykırılık olmadığını, HMK 200 uyarınca borcun ödenmediğinin senetle ispatlanması gerektiğini ancak davacı tarafın ödemeye dair hiçbir dekont sunamadığını, imza itirazlarının ise dayanaksız olduğunu, bilirkişi raporunun asıl belgeler yerine suretler üzerinden eksik incelemeyle hazırlandığını ve Adli Tıp Kurumu incelemesi taleplerinin haksızca reddedildiğini, İİK 72/5 maddesi gereğince kötü niyet tazminatına hükmedilmesi için takibin en başında kötü niyetli olunması gerektiğini, müvekkilinin takip tarihinde tamamen haklı ve iyi niyetli olduğunu, senetteki kefillerin akraba olup sahte imza kullanmış olmaları durumunda bile asıl dolandırılanın müvekkili olduğunu belirterek, haksız ve davacının tek taraflı yanlış beyanlarına dayanarak tesis edilen ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç:
Dava, bonoda imza inkarına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı vekili , takibe dayanak senet üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, davalıya borcunun bulunmadığını ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve davalının kötü niyetli olması nedeniyle %20’den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, takibe dayanak senedin usulüne uygun şekilde düzenlendiğini, davacının borçlu olduğunu ileri sürerek davanın reddini ve davacının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
.... İcra Müdürlüğü’nün ...esas sayılı dosyasında, davalı ... ... ... A.Ş. tarafından davacı ... ile diğer senet borçluları aleyhine 07.12.2021 tarihinde toplam 253.973,77 TL alacağın tahsili talepli kambiyo senedine özgü icra takibi başlatıldığı, takibe dayanak 24.02.2020 tanzim, 25.02.2020 vade tarihli 600.000 TL bedelli bonoda, borçlunun ... ... ... ....ŞTİ.”, lehtarın “... ... A.Ş., 1. Avalistin ..., 2. Avalistin davacı ... , olduğu görülmektedir.
11.10.2023 tarihli bilirkişi raporunda; dava konusu senette davacı adına atılan aval imzası ile davacıya ait mukayese imzalar arasında tersim biçimi, işleklik, alışkanlık, istif, doğrultu, hız ve baskı unsurları bakımından farklılıklar bulunduğu, bu nedenle senetteki imzanın davacı ...’ün eli ürünü olmadığı bildirilmiştir.
Mahkemece, davacıya isnat edilen imzanın kendisine ait olmadığı bilirkişi raporu ile sabit görüldüğünden ve davalının senedin lehtarı olması gözetilerek davanın kabulüne, davacının .... İcra Müdürlüğü’nün ...esas sayılı dosyasına konu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine ve 600.000 TL üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 120.000 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davalı vekili istinafa başvurmuştur.
Dosya kapsamına göre; davacı tarafın takibe dayanak senet üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığı yönünde itirazda bulunduğu, imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti senet elinde olup takibe geçen alacaklıya aittir. Bu kapsamda yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 11.10.2023 tarihli raporda, senet üzerindeki davacıya atfen atılan aval imzasının davacıya ait olmadığı tespit edilmiş, olup raporun yeterli gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, rapora itirazın somut nedene dayalı olmadığı, ATK'nın imza incelemesi yönünden son ve üst mercii olmadığı bu bakımdan raporun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. İmzaya ilişkin sahtecilik iddiası kambiyo hukukunda mutlak def’i niteliğinde olup, iyiniyetli hamile karşı dahi ileri sürülebileceğinden davacının takibe dayanak bonodan dolayı borçlu olmadığının tespiti yönünden ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.
Bununla birlikte, davacı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi yönünden ise, 2004 sayılı İİK’nun 72/5. maddesi uyarınca kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibi başlatırken haksız ve kötü niyetli olduğunun somut delillerle ispat edilmesi gerekmektedir. Somut olayda takibin haksız olduğu sabit ise de, kötüniyet bakımından davalı ... şirketi vekili senedin ... müşterisinden alındığını, kefillerin imzasının araştırılması yükümlülüğü bulunmadığı belirtilmiş olup, senedin davalı huzurunda düzenlendiği ve davalının senedi iktisap ederken sahte imzayı bildiği veya bilebilecek durumda olduğuna dair dosya kapsamında somut ve kesin bir delil bulunmadığı, bu nedenle şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile 6100 Sayılı HMK’nın 353/1-b-2. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında, Davanın KISMEN KABULÜ ile; 1- Davacının .... İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyasına konu takibe dayanak bonodan dolayı BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 2- Davacının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,
2- İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ./02/2024 tarih, 2022/.... E., 2024/.. K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,
3- Davanın KISMEN KABULÜ ile;
3/a-Davacının .... İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyasına konu takibe dayanak bonodan dolayı BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
3/b-Davacının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 40.986,00 TL karar harcından peşin alınan 80,70 TL harç ile 10.165,80 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 30.739,5 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 peşin harç, 10.165,80 TL tamamlama harcı, 11,50 TL vekalet harcı 9.000,00 TL bilirkişi ücreti, 166,50 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 19.505,20 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan masraf bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına,
4/ç-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26. Maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 96.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 180,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.349,40 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,
5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 04/06/2026