Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/479 E. 2026/614 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/479
Karar No
2026/614
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ (İnceleme aşamasında / Duruşmasız) (Başvurunun esastan reddi /HMK m.353/1-b-1)

DOSYA NO : 2024/479 Esas KARAR NO : 2026/614

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/11/2023 NUMARASI : 2021/173 Esas- 2023/749 Karar

DAVACI-KARŞI DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... E-TEBLİGAT DAVALI-KARŞI DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... E-TEBLİGAT Av. ... E-TEBLİGA DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak BİRLEŞEN ANKARA 14 ATM 2015/1606 ESAS SAYILI DOSYASINDA DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... E-TEBLİGAT DAVAL : ... VEKİLLERİ : Av. ... E-TEBLİGAT Av. ... E-TEBLİGAT BİRLEŞEN DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 16/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 13/07/2026

Taraflar arasında asıl, karşı ve birleşen davalarda görülen eser sözleşmesinden kaynaklanan alaca ve itirazın iptali davalarında mahkemece asıl ve karşı davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İSTEM; Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin 04/06/2012 tarihinde... Başkanlığı'nın yapmış olduğu ihalede...Yapım İşini ihale yoluyla aldığını ve sözleşme imzalandığını, davalı tarafın işi aldıktan sonra müvekkili şirket ile...İnşaatı Hafriyat ve Dolgu Yapım İşinde konusu projede ve şartnamede belirtilen her türlü hafriyatın delme, patlatma, iş makinesi ile kazılma yapılması, patlatmadan çıkan malzemenin kırılıp nakledilmesi vs. olan 06/06/2012 tarihli sözleşmeyi imzaladığını, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete yapılan işlerden saha hafriyat yarma işi için m3 birim fiyatı 5,80TL, konkasörle kırılmış ve elenmiş kırmataş işinin m3 birim fiyatı 13,00TL olarak belirtildiğini, birim fiyat+%18 KDV olarak ödeme yapıldığını, müvekkili şirketin yapmış olduğu işin davalı tarafın belirtmiş olduğu miktarların çok üzerinde olduğunu düşündüğünden Erdemli Sulh Hukuk Mahkemesi'nden tespit talebinde bulunulduğunu, tespit dosyasında alınan bilirkişi raporunda müvekkili şirket tarafından yapılan işlerden saha yarma işinin (toplam hafriyat) 707.338,28 m3, konkasörle elenmiş kırma taş işinin 86.515,71 m3 olduğunun tespit edildiğini, davalı tarafın ise müvekkili şirkete 577.984,20 m3 saha yarma ve 73.000,00 m3 konkasörle elenmiş kırmataş işinin bedelini ödediğini, tespit dosyasında belirlenen ve davalı tarafından eksik hesaplanan 129.354,08 m3 saha hafriyat yarma ve 13.515,17 m3 konkasörle kırılmış kırmataş dolgu işinin bedelinin davalı tarafça müvekkili şirkete ödenmediğini, eksik hesaplanan işlerin bedelinin toplamının 1.092.622,02TL olduğunu, davalı tarafın müvekkilinin müzayaka halinden faydalanarak yapılan işlerin fiyatları tutanaklar ile sabit olmasına rağmen hakedişlerden haksız kesintiler yaptığını, haksız kesintilerin bedelinin toplam 205.285,08 TL olduğunu ileri sürerek davanın kabulü ile müvekkili şirket tarafından yapılan ve davalı tarafça eksik hesaplanan hafriyat yarma işleri ve konkasörle kırmataş işlerinin bedeli olan 1.092.622,02 TL'nin yasal faizi ile birlikte, müvekkili şirket tarafından yapılan ve tutanak altına alınan müvekkili şirketin zor durumundan faydalanılarak yapılan haksız kesintilerin bedeli olan 205.285,08TL kesinti tutarlarının yapıldığı tarihten itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. YANIT Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; dava dilekçesinde sözleşmeye ve işin yapılmasına yönelik açıklamalara katıldıklarını, söz konusu işin "kesin hesap icmalinde" hafriyat metrajının davacının yapmış olduğu hafriyat hesabı dikkate alınarak hesaplandığı ve 581.184,95TL olarak kabul edildiğini, oysa ki müvekkilinin hesapladığı hafriyat metrajının daha düşük olduğunu, tüm hafriyat hesabının yerinde, davacının ve müvekkilinin teknik personelleri eşliğinde karşılıklı mutabakat sağlanarak yapıldığını, kesin hesap yapılırken davacının herhangi bir itirazının olmadığını, davacının Erdemli Sulh Hukuk Mahkemesi'nde yaptırmış olduğu tespitte düzenlenen bilirkişi raporuna itiraz edildiğini, davacının müzayaka halinde bulunduğunun gerçek dışı bir iddia olup kabul edilmediğini, davacı tarafın tek taraflı olarak bazı tutanaklar düzenlediğini, dosyaya sunulan tutanak ve belgelerden de anlaşılacağı üzere davacının düzenlediği tutanakların müvekkilince incelendikten sonra doğru kayıtların iki tarafın da imzası ile geçerli hale geldiği ve bedellerinin ödendiğini, müvekkilinin ödemek zorunda olmadığı bedelleri dahi ödediğini belirterek davanın reddine, karşı davada ise toplam hafriyat miktarından müvekkili ile davacı-karşı davalı arasında 20.000 m3 gibi ihtilaf doğduğunu, müvekkilinin buna rağmen davacı-karşı davalının hesapları doğrultusunda fazla ödeme yaptığını, kesin hesaba bu şekilde geçerek imza altına alındığını, yerinde ölçüm sonucu gerçek ortaya çıkacağından müvekkilinin fazla m3 üzerinden yaptığı ödemenin, hakedişlerde ve kesin hesapta çıkan malzeme miktarının hafriyattan minha edilmediğini, yaklaşık 400.000,00TL tuttuğunu, lastikli eskavatör kiralandığını ve bedelinin müvekkili tarafından ödendiğini, faturası müvekkili adına kesilen bu ödemenin tahsili gerektiğini, 01/05/2013 tarihli fatura ile müvekkilinin greyder çalışma kira bedelini ödediğini, 17/05/2013 tarihli fatura ile kiralanan silindir bedelinin müvekkili tarafından ödendiğini, yol yapımı, sahanın temizlenmesi ve bitkisel depolama işlerinin de davacı-karşı davalının yapması gereken işlerden olup bu işlerin bedelinin de müvekkili tarafından ödendiğini, sözleşme gereği bildirilmesi gerek işçilik oranlarını davacının ödemesi gerekirken bu bedelin eksik ödendiğini, müvekkilinin 25.535,69 TL'yi ödemek zorunda kaldığını bildirerek şimdilik 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş 16/12/2014 tarihli dilekçesinde davanın toplam değerinin hafriyat bedeli hariç olmak üzere 542.535,69 TL olarak bildirilip eksik harç ikmal edilmiştir. Birleşen Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1606-2016/169 EK sayılı davada, Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; davalının... Başkanlığı'nın yapmış olduğu ihalede...Yapım İşini aldığını ve bu işin yapımı ile ilgili olarak da 04/06/2012 tarihinde sözleşme imzalandığını, işi aldıktan sonra proje ve şartnamede belirtilen her türlü hafriyatın delme, patlatma, iş makinesi ile kazılma, patlatmadan çıkan malzemenin kırılıp nakledilmesi vs. işleri yapmak üzere müvekkili ile davalı arasında 06/06/2013 tarihinde sözleşme imzalandığını, müvekkilinin sözleşme konusu işleri yaparak davalı şirkete 6 adet olmak üzere toplam 5.209.214,34 TL tutarında fatura kestiğini, faturaların davalıya tebliğ edildiğini ancak herhangi bir itirazda bulunulmadığını, davalı tarafın müvekkili şirkete 5.177.629,76TL ödediğini, yapılan ödemeler sonunda davalı tarafın bakiye 31.576,58TL borcu kaldığını, bu alacağın tahsili amacıyla önce Ankara 15. İcra Müdürlüğü'nün 2013/11265 sayılı icra dosyasından takip başlatıldığını, itiraz üzerine itirazın iptali istemli Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/626 E sayılı dosyasında dava açıldığını, mahkemece alacağın muaccel olmadığı gerekçesiyle reddine karar verildiği, verilen kararın kesinleşmesi üzerine bu kez davalı aleyhine Ankara 17. İcra Müdürlüğü'nün 2015/17571 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek davanın kabulü ile davalının takibe yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili yararına icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. YANIT Davalı vekili cevap dilekçesinde; icra dosyasına konu faturalar üzerinden müvekkili şirket aleyhine Ankara 15. İcra Müdürlüğü'nün 2013/11265 sayılı dosyası üzerinden icra takibi yapıldığını, itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında müvekkili şirket lehine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, düzenlenen faturanın dava dilekçesinde ileri sürüldüğü gibi başka bir işle ilgisi olmayıp Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/975 E sayılı dosyasındaki uyuşmazlıkla ilgili olduğunu ve anılan dosya ile dava dosyasının birleştirilmesi aksi durumda davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Ankara 14 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1606 Esas sayılı dosyası her iki dosya arasındaki hukuki ve fiili bağlantı sebebiyle Ankara 5 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/975 Esas sayılı dosyası ile birleştirilerek 2014/975 Esas sayılı dosya üzerinden yargılamaya devam olunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/11/2023 tarihli ve 2021/173 Esas ve 2023/749 Karar sayılı kararında özetle; Asıl-karşı dava ve birleşen dava eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Mahkememizce verilen 12/04/2018 tarihli 2014/975 Esas 2018/245 Karar sayılı karar ile, Asıl ve karşı davanın reddine, Birleşen Ankara 14. ATM'nin 2015/1606 E. sayılı dava yönünden davanın kısmen kabulü ile davalının icra takibine yaptığı itirazın Ankara 17. İcra Müdürlüğü'nün 2015/18571E. sayılı icra takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile takibin 31.575,91TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, hüküm altına alınan miktar üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine dair verilen kararının davacı-karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi'nin 2020/320-2021/121 EK sayılı ve 16/02/2021 tarihli kararı ile kaldırılmasına karar verildiği, kaldırma kararında; "...Taraflar arasındaki sözleşmenin ekleri arasında ''Yapım İşleri Genel Şartnamesi'' de sayılmıştır. Görüldüğü gibi Yapım İşleri Genel Şartnamesi, sözleşmenin eki niteliğindedir. Anılan şartnamenin 40. Maddesine göre yüklenicinin(taşeronun), geçici hak edişlere itirazı olduğu takdirde itirazlarının neler olduğunu ve dayandığı gerekçeleri idareye vereceği ve bir örneğini de hak ediş raporuna ekleyeceği dilekçesinde açıklaması ve hak ediş raporunu ''idareye verilen... tarihli dilekçemde yazılı ihtirazi kayıtla'' cümlesini yazarak imzalaması gerekmektedir. Çünkü, anılan şartnamenin 40. maddesi hükmü ''delil sözleşmesi'' niteliğindedir. Yüklenici itirazlarını bu şekilde bildirmediği takdirde, hak edişi olduğu gibi kabul etmiş sayılır. Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 40. maddesine göre geçici kabulden sonra işin kesin metraj ve hesapları çıkarılmakta, kesin kabulden sonra da kesin hak ediş düzenlenmektedir. Usulüne uygun itiraz vaki olmadığı sürece çıkarılan kesin hesaplar ve düzenlenen kesin hak ediş yüklenici(taşeron) bakımından bağlayıcıdır. Sözleşme ve eklerinde aksine hüküm bulunmadığı sürece kesin hesabın ve kesin hak edişin iş sahibi idare( yani somut olayda yüklenici) bakımından mutlak surette bağlayıcı olduğundan söz edilemez. Yetkili birimlerince onaylanmış olsa dahi idareler (sözleşmeye göre iş sahibi durumundaki yüklenici) her aşamada haksız ödeme yapmaktan kaçınabilecekleri gibi şayet haksız bir ödeme yapmışlarsa bu ödemenin iadesini de zamanaşımı süresi içinde olmak kaydıyla her zaman geri isteyebilirler. Bu durumlarda alacağın varlığı ve miktarı mahkemelerce belirlenir. Somut olayda taraflar arasındaki işin kesin kabulünün 12/04/2013 tarihinde yapıldığı ve bu tutanağın 22/04/2013 tarihinde onaylanarak kesin hesap onay işlemlerinin tamamlandığı anlaşılmaktadır. Davalı iş sahibi şirket fazla ödeme yaptığını ileri sürerek karşı davada davacı taşerondan fazla ödemenin istirdadı isteminde bulunarak onaylı kesin hesap hak edişine karşı çıkmakla ve bu sebeple davalı iş sahibi kesin hesap raporundaki miktarlarla mutlak suretle bağlı olmadığından karşı davada mahkemece herhangi bir inceleme yapılmaksızın bu konudaki kesin hesapların davalı iş sahibi yükleniciyi de bağladığı kabul edilerek sonuca gitmesi doğru olmadığı gibi yine davacı taşeron iş sahibi davalının isteği üzerine bir kısım ilave imalatlar yaptığından söz ederek de alacak isteğinde bulunduğundan Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin ''ilave işlerin yaptırılması koşulları'' başlığını taşıyan 21. maddesine göre birim fiyat teklif alınarak ihale edilen yapım işleri sözleşmelerinde %20sine kadar oran dahilinde kalması halinde sözleşme fiyatlarıyla bu oranı aşan işlerin ise mali piyasa rayiçlerine göre yapılan işlerin bedellerinin belirlenmesi yine sözleşmede bulunmayan işlerin fiyatının belirlenmesi koşullarının da aynı şartnamenin 22.maddesinde düzenlenmiş olduğu hususları dikkate alınarak ilave işlerin ve yeni iş kalemlerinin veya iş gruplarının bedellerinin hesaplanması gerekirken asıl davada kesin hak edişlerin her iki tarafı da bağlayıcı olduğunun kabulü ile uzman bilirkişilere tasfiye kesin hesabı çıkartılmadan davanın reddine karar verilmiş olması dairemizce usul ve yasa hükümlerine aykırı görülmüştür. O halde mahkemece yapılması gereken iş yukarıda yapılan tüm açıklamalar gözetilerek 01/10/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 281/3.maddesi gereğince, gerçeğin ortaya çıkması için, öncekiler dışında, konularında uzman, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu ile birlikte gerektiğinde mahallinde talimat aracılığıyla keşif de yapılarak davacı yüklenicinin ilave imalatlar yapıldığına dair iddiasının incelenmesi, sözleşme kapsamında yapılan imalatlar nedeniyle yüklenicinin hak ettiği iş bedelinin sözleşmedeki birim fiyatlarla hesabının yapılması ve hak edişler kapsamına giren sözleşme kapsamındaki işler sebebiyle yüklenicinin (taşeronun) kesin hak edişlere usulüne uygun olarak itiraz etmediğinden hak edişlere giren işler yönünden davacı taşeronun hak edişlerle bağlı tutulması, sözleşme dışı yapılan ilave veya yeni işlerin bedellerinin ise Sözleşme Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 21 ve 22.maddeleri uyarınca sözleşme fiyatları ile, birim fiyatlı sözleşme söz konusu olduğundan %20'yi aşan imalatın ise sözleşme ve işin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı B.K'nın 410 ve devamı maddeleri gereğince iş sahibi yararına olması koşuluyla yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçleriyle bedelinin denetime elverişli ve gerekçeli olarak bilirkişilere hesaplattırılıp taşeronun hak edişinin bulunarak bulunacak bu miktardan taşerona yapılan ödemelerin mahsubuyla oluşacak sonuca göre davacı taşeronun asıl davada bakiye iş bedeli alacağı, davalı iş sahibi yüklenicinin ise karşı davada fazla ödemesinin olup olmadığı konusunda bir karar verilmesinden ibaret olmalıdır. Ancak karşı dava reddolunduğu halde karşı davacı bu karara karşı istinaf başvurusunda bulunmadığından karşı dava yönünden, dairemizce bu duruma işaret etmekle yetinilmiştir. ( Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 2013/4658 Esas- 2013/6333 Karar, 2004/3882 Esas 2005/1090 Karar) Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı ve birleşen dosyada davacı olan ...Ldt. Şti. vekilinin birleşen dosya yönünden diğer istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığı..." gerekçesine değinilmiştir. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi'nin yukarıda anılan 16/02/2021 tarihli kararı değerlendirilerek talimat yoluyla taşınmazların bulunduğu yerde keşif yapılmak suretiyle düzenlenen 03/12/2021 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; keşifte yapılan incelemeler sonucu ...numaralı parselde 392.679 m2 yüz ölçümlü orman nitelikli ana taşınmaz olduğu, dava konusu taşınmazda poligon binası olarak kullanılan betonarme binanın olduğu, çevresinde saha betonu olduğu, taşınmazın kuzeyinde yürüyüş yollarının ve parkurların olduğu, taşınmazın kuzey cephesinde kot farkının oluştuğu, taraflar arasında mutabık kalınılan ve karşılıklı imzalanan hakediş bedelleri üzerinden; saha hafriyat yarma işi için toplam 3.955.723,86 TL, konkasörle kırılmış ve elenmiş kırma taşı için toplam 1.119.820,00 TL, davalı tarafından davacıya toplam 5.075.543,86 TL ödeme yapıldığı, davacı tarafın talebi olan sözleşmeye konu olmayan ve şantiye imalat sırasında fazladan yapılan işlerin, keşif tarihi itibari ile halihazır durumu ile yapıldığı iddia edilen imalatların hesaplanabilmesinin mümkün olmadığı, dava konusu taşınmazın kırmızı ve siyah kotlarında yapılan incelemede taşınmazın çalışma yapılmadan önceki hali ile mevcut kullanımda bulunan hali arasındaki kümülatif hacim hesaplarının; kümülatif yarma hacminin 370.150,23 m3 olduğu, kümülatif dolgu hacminin 219.996,31 m3 olduğu bildirilmiştir. Dosya kapsamı ve tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen 18/08/2022 tarihli bilirkişi kurulu kök ve itiraz üzerine alınan 21/03/2023 tarihli ek raporda; davacı ve davalı şirketin 2012 ve 2013 yıllarına ait ticari defterlerinin TTK 64/3 maddesine göre onay ile ilgili yükümlülüklerin yerine getirildiği, taraf defterlerinin delil niteliği taşıdığı, davacı taşeron şirketin sözleşmeden kaynaklanan edimini yerine getirdiği ve 12/04/2013 tarihinde taraf imzalarına havi kesin hakediş raporunun düzenlendiği, kesin hakediş sonucunda davacının yapmış olduğu imalatlar karşılığı davalı şirketin de ödeme edimini yerine getirdiği, davacı şirketin kesin hakediş raporunda eksik hesaplandığı iddia ve talep ettiği 129.354,08 m3 hafriyat işinin bedelinin 885.301,13 TL ve 13.515,17 m3 kırma taş işi bedelinin 207.320,89 TL olmak üzere toplam 1.092.622,02 TL talepte bulunduğu, ayrıntıları ile tespit ve izah edildiği üzere siyah kot, kırmızı kot okuması ve yapılara ait yeterli bilgilerin bulunduğu projeler olmadan hazırlanan ve bilirkişi heyetince de sağlıklı bulunmayan davacının tek delili olan 19/12/2013 tarihli bilirkişi raporu dışında kübaj hesabı çıkartılacak başkaca bir delilin dosyada mevcut bulunmadığı ve kesin hakediş raporuna gerekçeli ihtirazı kayıt konulmadan imzalanması sebebiyle davacının bu kaleme ilişkin alacağının hesap edilmesinin mümkün olmadığı ve alacağın oluşamayacağı, davacı şirketin...İnşaatı Hafriyat ve Dolgu Yapım İşine ait sözleşme dışı yapmış olduğu işler bedelinden davalı yüklenicinin davacının üçüncü şahıslara olan borcu sebebiyle haciz veya ihbarnameleri nedeniyle 205.285,08 TL kesinti yaptığından, bu kesilen miktarın iadesi talebine ilişkin olarak; davacının üçüncü şahıslara borcu bulunduğu, bu borç sebebiyle aleyhine icra takibi yapıldığı ve icra dosyasından hakediş alacaklarına haciz tatbik edilmiş ve hacizler sebebiyle davalı yüklenici davacı adına icra dosyalarına ödemede bulunmuş ise yapmış olduğu icra ödemeleri nedeniyle ödediği miktar kadar davacının hakedişlerinden kesinti yapması gerektiğinden ve anılan hakedişlerdeki kesintilerin haksız olduğunu ispata elverişli bir belgenin dosya kapsamında bulunmadığı, karşı dava yönünden taraflar arasında imzalanan 06/06/2012 tarihli birim fiyat sözleşmesi nedeniyle; kesin hakediş raporunda yer alan metreküp üzerinden ödeme yaptıkları halde bu ödemelerin eksik değil fazla ödemeler olduğundan fazla ödenen yaklaşık 400.000,00 TL'nin, lastikli ekskavatör kiralama bedelinin, greyder çalışma kira bedelinin, silindir kiralama bedelinin, yol yapımı sahanın temizlenmesi ve bitkisel depolama işleri bedelinin, davalı tarafından eksik ödenen işçilik oranları bedeli olan 25.535,69 TL'nin davalı taşerondan tahsili talebine ilişkin olarak davacının belirtmiş olduğu alacak kalemlerinin ikisi haricinden diğer alacak kalemlerine ilişkin bir tutar belirtmeyerek tüm bu alacak kalemleri için fazlaya dair hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL talepte bulunduğu, davacının kazı/dolgu sebebiyle kesin hakediş raporunda yer alan m3'den daha az kazı/dolgu yapıldığı ve fazladan ödeme yapıldığı iddiasıyla ilgili; siyah kot, kırmızı kot uygulaması ve yapılara ait yeterli bilgilerin bulunduğu projeler olmadan hazırlanan ve heyetçe de sağlıklı bulunmayan 19/12/2013 tarihli bilirkişi raporu dışında kübaj raporu çıkartılacak başkaca delil dosyada bulunmadığı, davacının bu kaleme ilişkin bir alacağının hesap edilmesinin mümkün olmadığından bu kaleme ilişkin alacağının oluşmadığı, davacının diğer alacak kalemlerine ilişkin hesap edilmesine ve alacağının varlığına ilişkin dosya kapsamında delil tespit edilmediği, kesin hakediş raporu karşısında davacı alacağının bulunmadığı, birleşen Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1606 Esas sayılı itirazın iptali davası yönünden davacı taşeronun iş kapsamında hafriyat, delme, patlatma, iş makinesi ile kazıma ve çıkan malzemenin nakledilme işleri nedeniyle davalı yükleniciye 5.209.214,32 TL fatura tanzim ettiği, ancak bu faturanın eksik ödendiğinin, ödenmeyen 31.576,58 TL için davalı yüklenici aleyhine ilamsız icra takibi yapıldığı, taraf ticari defter ve kayıtlarına göre davacının 31.584,58 TL alacaklı olduğunun hesap edildiği bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi'nin 16/02/2021 tarihli kararı, mahallinde yapılan keşif sonrası düzenlenen bilirkişi kurulu raporu, tarafların ticari defter ve kayıtları da dahil dosya kapsamında alınan bilirkişi kurulu kök ve ek raporlarına göre; davacının taşeron, davalının yüklenici sıfatıyla...İnşaatı Hafriyat ve Dolgu Yapımı İşi kapsamındaki hafriyat, patlatma, iş makinesi ile kazıma yapılması vs. işlerin yapılmasına ilişkin 06/06/2012 tarihli sözleşme imzalandığı, davacı taşeronun sözleşme gereği taahhüdündeki işleri yerine getirdiği, düzenlediği faturalara yönelik ödemeler yapıldığı, 12/04/2013 tarihli kesin hesap hakedişin taraflarca itirazsız imzalanarak 22/04/2013 tarihinde onaylandığı, asıl davada siyah kot, kırmızı kot okuması ve yapılara ait yeterli bilgilerin bulunduğu projeler olmadan hazırlanan ve davacının tek delili olan Erdemli Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2013/21 D.iş sayılı dosyasında düzenlenen 19/12/2013 tarihli bilirkişi raporu dışında delil bulunmadığından kübaj hesabının çıkartılamadığı, davacının sözleşme dışı yapmış olduğu işler bedelinden davalı yüklenicinin davacının üçüncü şahıslara olan borcu sebebiyle kesinti yapılmasında usulsüzlük bulunmadığı gibi anılan hakedişlerdeki kesintilerin haksız olduğunu ispata elverişli bir belgenin dosyaya kazandırılmadığı, karşı dava yönünden alacağın varlığına ilişkin dosya kapsamında delil bulunmadığından asıl ve karşı davanın reddi gerektiği, birleşen Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1606 E sayılı dava dosyası yönünden davacı tarafından davalıya düzenlenen faturalar karşılığında 31.584,58 TL tutarında eksik ödeme yapıldığı, ancak takip öncesi temerrütün oluşmadığından birleşen davanın kısmen kabulü ile davalının Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2015/18571 esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile takibin 31.584,58 Tl asıl alacak yönünden devamına, fazlaya ilişkin isteğin reddine, alacak likit olmakla hüküm altına alınan alacak miktarının %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline ve usuli kazanılmış hak gözetilerek vekalet ücretine hükmedilmesine dair karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı-karşı davalı vekili tarafından verilen 03/01/2024 tarihli istinaf başvuru dilekçesinde özetle;, asıl davalarının ve 20.12.2023 tarihli tashih talebinin reddine yönelik yerel mahkemece verilen usul ve yasalara aykırı kararların ortadan kaldırılması istemiyle istinaf yoluna başvurduklarını, istinaf incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına, haklı davalarının kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2020/320 E - 2021/121 K sayılı 16.02.2021 tarihli kararı ile yerel mahkeme kararının, ilamda belirtilen gerekçeler uyarınca ortadan kaldırılmasına ilişkin kararı sonrasında yerel mahkemece yapılan yargılama sonunda, Asıl davanın Reddine, Karşı Davanın Reddine, Birleşen davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, davalı tarafın karşı davasının reddedilmesi sonucunda, davacı müvekkili şirket lehine hükmedilen vekalet ücretinin yürülükteki avukatlık asgari ücret tarifesine göre değil de, istinaf ilamı öncesindeki geçmiş döneme göre hesaplanmış olmasının Avukatlık Kanunun 168/3 maddesine aykırı olması nedeniyle HMK 304. Maddesine göre tashih taleplerine ilişkin 20.12.2023 tarihinde Ek Karar olarak verilen Red kararının da usul ve yasalara aykırı bir karar olması nedeniyle ortadan kaldırılması gerektiğini, BAM ilamı sonrasında eksik hususların giderilmesi amacıyla tekrar yargılama yapıldığını, mahallinde keşif yapılarak bilirkişi raporu alındığını, alınan raporda bilirkişilerin, teknik ve donanım olarak eksik bir rapor hazırladığını, bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, dava konusu işler ile ilgili olarak Gençlik ve Spor Bakanlığından gelen 20.01.2022 tarihli ve 133 sayfalık hakedişe ilişkin belge ile ilgili olarak taraflarınca 14.04.2022 tarihli teknik bir itiraz dilekçesi sunulduğunu, dava konusu işin yapıldığı Mersin İli Erdemli İlçesindeki Atış Poligonu işinin, anahtar teslim olarak 2012 yılında Bayındırlık birim fiyatına göre yaklaşık 49.841.500,00 TL bedel tespit edildiğini, davalı şirketin ise bu işe 33.642.000,00 TL teklif vererek aldığının anlaşıldığını, davalı tarafın, işin devlet tarafından belirlenmiş bayındırlık fiyat listesine göre hesap edilmiş olan yaklaşık maliyete %32,50 kırım, yani indirim yapmak sureti ile bu işi aldığını, Gençlik ve Spor Bakanlığından gelen 20.01.2022 tarihinde dosya içerisine konulan 133 sayfalık belgenin 36. Sayfasındaki "Yapılan İşler Başlıklı" müvekkili şirket tarafından yapılan 1-2-3-8-86. Maddelerdeki hakedişlerde, yapılan işlerin niteliğinin müvekkili şirket tarafından yapılan iş olup olmadığı, müvekkili şirket tarafından yapılmış ise, işin o dönemdeki bayındırlık birim fiyatına göre kaç m3 olduğunu ve davalı tarafça yapılan kırıma göre bir hesap yapılarak bilirkişi raporu alınması talebinde buluduklarını, dosya kapsamında alınan tüm bilirkişi raporlarında belirtmiş oldukları teknik açıklama ve itiraza değinilmeden bir rapor alınarak karar verildiğini, müvekkili şirket tarafından yapılan işin, taraflar arasındaki hakediş listesindeki işten çok fazla olduğunu, Gençlik Ve Spor Bakanlığından gelen 20.01.2022 tarihinde dosya arasına giren 133 sayfalık belge ile bu durumun sabit olduğunu, teknik itirazlar doğrultusunda Ankara ili dışında farklı bir ilden bilirkişi raporu alınmadan, eksik incelemeye dayalı olarak düzenlenmiş bilirkişi raporu esas alınarak verilen kararın usul ve yasalara aykırı bir karar olması nedeniyle ortadan kaldırılmasına, itirazları doğrultusunda rapor aldırılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, yine yerel mahkemece belirtilen vekalet ücreti hesaplanırken hata yapıldığını, belirtilen avukatlık ücretinin istinaf ilamı öncesindeki tarifeye göre yapıldığını, Avukatlık Asgari Ücret tarifesinin değiştiğini ve Avukatlık Kanunun 168/3 maddesi "avukatlık ücretinin takdirinde, hukukî yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınır." şeklindeki düzenlemesine göre de son avukatlık asgari ücret tarifesine göre vekalet ücreti ile ilgili olarak gerekçeli kararda tashih yapılmasını ve güncel tarifeye göre de 81.955,00 TL ye yükseltilme talebinde bulunduklarını belirterek asıl davalarının ve tashihi karar taleplerinin reddine ilişkin kararın ortadan kaldırılmasına, asıl davalarının kabulüne, davalı-karşı davacı tarafından reddedilen 542.535,69 TL değerindeki karşı dava nedeniyle Avukatlık Kanunun 168. Maddesinin uygulanarak yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uygulanmak sureti ile vekalet ücretine hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı-Karşı davacı vekili tarafından verilen 03/01/2024 tarihli istinaf dilekçesinde özetle; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi Başkanlığının 2020/320 E - 2021/121 K sayılı 16.02.2021 tarihli yerel mahkeme kararının ilamda belirtilen gerekçeler uyarınca kaldırılmasına ilişkin kararı sonrasında Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/173 Esas ve 2023/749 Karar sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonunda, "Asıl davanın Reddine, Karşı davanın reddine,.... Birleşen Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1606 Esas sayılı dava dosyası yönünden davanın kısmen kabulüne, Davalının Ankara 17. İcra Müdürlüğü'nün 2015/18571 E sayılı icra takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile takibin 31.584,58 TL asıl alacak yönünden devamına" şeklinde hüküm kurulduğunu, istinaf konusu kararda, karşı dava yönünden alacağın varlığına ilişkin dosya kapsamında delil bulunmadığı gerekçesi ile reddine karar verildiğini, karşı davada toplam hafriyat miktarından müvekkili ile davacı-karşı davalı arasında 20.000 m3 gibi ihtilaf doğduğunu, müvekkilin buna rağmen davacı-karşı davalının hesapları doğrultusunda fazla ödeme yaptığını, kesin hesaba bu şekilde geçerek imza altına alındığını, yerinde ölçüm sonucu gerçek durumun ortaya çıkacağını müvekkilinin fazla m3 üzerinden yaptığı ödemenin, hakedişlerde ve kesin hesapta çıkan malzeme miktarının hafriyattan minha edilmediğini, yaklaşık 400.000,00TL tuttuğunu, lastikli eskavatör kiralandığını ve bedelinin müvekkili tarafından ödendiğini, faturası müvekkili adına kesilen bu ödemenin tahsili gerektiğini, 01/05/2013 tarihli fatura ile müvekkilin greyder çalışma kira bedelini ödediğini, 17/05/2013 tarihli fatura ile kiralanan silindir bedelinin müvekkili tarafından ödendiğini, yol yapımı, sahanın temizlenmesi ve bitkisel depolama işlerinin de davacı-karşı davalının yapması gereken işlerden olup bu işlerin bedelinin de müvekkili tarafından ödendiğini, sözleşme gereği bildirilmesi gerek işçilik oranlarını davacının ödemesi gerekirken bu bedelin eksik ödendiğini, taraflar arasındaki kesin hesap icmali karşılıklı mutabakat ile imzalandığını ve davacı yanca itiraz ileri sürülmediğini, yerel mahkeme tarafından da işbu tespit yapılarak "12.04.2013 tarihli kesin hesap hakedişin taraflarca ihtirazsız imzalanarak 22.04.2013 tarihinde onaylandığı" açıkça ifade edildiğini, Hak edişler ve ödemeler her iki şirketin teknik çalışanlarının tespit ve değerlendirmeleri doğrultusunda yapıldığını, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi' nin 2020/320 E. 2021/121 K. Sayılı kaldırma kararında açıkça "... Hak edişler kapsamına giren sözleşme kapsamındaki işler sebebiyle taşeronun kesin hak edişlere usulüne uygun olarak itiraz etmediğinden hak edişlere giren işler yönünden davacı taşeronun hak edişlerle bağlı tutulması..." ifade edildiğini, tüm bu beyanları ve anılan hususun mahkeme tarafından da tespit olunmasına rağmen davacının haksız ve mesnetsiz iddialarının kabulü mümkün olmadığını, ayrıca avukatlık ücretine ilişkin karşı tarafın tavzih talebi ve beyanlarınında kabulünün mümkün olmadığını belirterek istinaf başvurularının kabulü ile mahkeme kararın kaldırılmasını, karşı davalarının kabulüne karar verilmesini ve karşı davanın kısmen kabulüne dair kararında kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda; Dava, dava ve karşı dava taraflar arasında düzenlenen 06/06/2012 tarihli eser sözleşmesi mahiyetindeki, "... İnşaatı Hafriyat ve Dolgu Yapım İşinde Projesinde ve Şartnamesinde Belirtilen her türlü hafriyatın delme, patlatma, iş makinasıyla kazınma yapılması, patlatmadan çıkan malzemenin kırılıp nakledilmesi vs." işlerini konu alan sözleşmeden kaynaklanan alacak isteğini, birleşen dava ise yine aynı sözleşme kapsamında davacı tarafından yapılan iş karşılığı düzenlenen faturalardan kaynaklı bakiye iş bedeli alacağının tahsili için davalı hakkında yapılan icra takibine itirazın iptali isteğine ilişkin olup, davacı-karşı davalı taşeron, davalı-karşı davacı ise yüklenicidir. Mahkemece verilen 12/04/2018 tarihli 2014/975 Esas-2018/245 karar sayılı ilk kararın davacı-karşı davalı vekili tarafından asıl ve birleşen davalar yönünden istinaf edilmesi üzerine dairemizin 16/02/2021 tarihli 2020/320 Esas -2021/121 Karar sayılı kararı ile, davacı-karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilerek dosya yerel mahkemeye gönderilmiş, mahkemece dairemiz kaldırma kararı gerekleri yerine getirilerek ve mahallinde yeniden keşif yapılması suretiyle alınan bilirkişi kurulu raporu sonrasında asıl ve karşı davanın reddine, birleşen davanın ise kısmen kabulüne dair karar verilmiş, bu karara karşı taraf vekillerince yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf yoluna başvurulmuştur. Mahkemece de dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, yine davalı-karşı davacı vekilinin karşı davanın reddine ilişkin olarak verilen ilk derece mahkemesinin 12/04/2018 tarihli 2014/975 Esas -2018/245 Karar sayılı ilk kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurmadığından, karşı davanın reddine dair dairemiz kaldırma kararından sonra verilen 2021/173 Esas ve 2023/749 karar sayılı kararına karşı bu sebeple istinaf yasa yoluna başvurma hakkı da bulunmadığı anlaşılmakla taraf vekillerinin mahkeme kararına ve 20/12/2023 tarihli ek kararına karşı yapmış oldukları istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/11/2023 tarihli 2021/173 Esas 2023/749 Karar sayılı kararı ile 20/12/2023 tarihli ek kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan Davacı-karşı davalının karar ve ek karara karşı, davalı-karşı davacının birleşen ve karşı dava yönünden yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353(1)-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı-karşı davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olduğundan asıl dava yönünden alınması gerekli 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL harç bedelinin mahsubu ile kalan 304,40 TL istinaf karar ve ilam harç bedelinin davacı-karşı davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı-karşı davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olduğundan ek karar yönünden alınması gerekli 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL harç bedelinin mahsubu ile kalan 304,40 TL istinaf karar ve ilam harç bedelinin davacı-karşı davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davalı-karşı davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olduğundan karşı dava yönünden alınması gerekli 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL harç bedelinin mahsubu ile kalan 304,40 TL istinaf karar ve ilam harç bedelinin davalı-karşı davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davalı-karşı davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olduğundan birleşen dava yönünden alınması gerekli 2.157,54 TL istinaf karar ve ilam harcından tarafından peşin olarak yatırılan 539,00 TL harç bedelinin mahsubu ile kalan 1.618,54 TL istinaf karar ve ilam harç bedelinin davalı-karşı davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6- Taraflarca yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçları ile istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 7-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından, taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 8-Kararın dairemizce taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 16/06/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Katip ... e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/479, K. 2026/614, T. 16.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-479-e-2026-614-k-78f52caecbaa