Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/181 E. 2026/640 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/181
- Karar No
- 2026/640
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/181 - 2026/640 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/181 Esas KARAR NO : 2026/640 (İnceleme aşamasında / Duruşmasız) (Kararın Kaldırılarak Gönderilmesi HMK 353/1- a-6)
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/10/2023 NUMARASI : 2022/282 Esas-2023/686 Karar
DAVACI : VEKİLİ : Av.
DAVALI : VEKİLİ : Av.
İHBAR OLUNAN :
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 23/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 14/07/2026
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali ( Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İSTEM; Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 28/10/2021 tarihinde, "'de olan... işletmelerinin ofis binalarının Alüminyum Doğrama PVC Doğrama, PVC iç kapılar, Aksesuar ve Cam montajları" işi için 210.000,00 TL karşılığında sözleşme imzalandığını, iş bedelinin davalıya ödendiğini, ancak sözleşmede iş teslim süresinin çeklerin teslimi ile birlikte 60 gün olarak kabul edilmesine ve buna göre işin 27/12/2021 tarihinde tesliminin gerekmesine rağmen işin tamamlanarak teslim edilmediğini, fazla ödenen iş bedelinin tahsili amacıyla Ankara 76. Noterliği'nin 15/02/2022 tarih ve 00784 yevmiye no.lu ihtarnamesi ile Ankara 76. Noterliği'nin 21/02/2022 tarih ve 00978 yevmiye no.lu ihtarnamesinin davalıya gönderildiğini, ancak davalının Ankara 16. Noterliği'nin 24/02/2022 tarih ve 4587 yevmiye nolu ihtarnamesi ile ödeme talebini reddettiğini, bu nedenle davalı hakkında Ankara 26. İcra Müdürlüğü'nün 2022/4445 sayılı icra takip dosyası üzerinden takip başlatılmış ise de, takibin de haksız itiraz üzerine durdurulduğunu belirterek, davanın kabulü ile davalının icra takibine yaptığı itirazının iptaline, takibin devamına, davalının asıl alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından 28/10/2021 tarihli teklif mektubunun dava dışı ...'ya gönderildiğini, adı geçenin müvekkili şirkete aracılık ve pazarlamacılık yapan bir kimse olduğunu, çeklerin teslim edildiğine dair tutanağın da bu kimse tarafından imzalandığını, müvekkilinin teklif mektubundan haberdar olur olmaz işe koyulduğunu, ancak işin yapımı sırasında davacı tarafından işin başka firmaya devredildiğini, 21/02/2022 tarihine kadar işin 175.165,84 TL'lik kısmının yapıldığını, iş tamamlanacak iken davacı tarafından bildirim yapılmadan 21/02/2022 tarihinde işin başkasına verildiğini, 140.000,00 TL'nin iadesi talebine dair ihtarnamenin de işin başkasına devrinden sonra tebliğ edildiğini, davacı tarafından yaptırılmış bir tespit olmadığını, 140.000,00 TL miktarlı kısmın yarım bırakıldığına dair bir delil olmadığını, müvekkilinin işin yapılması için 224.428,64 TL imalat masrafı yaptığını, davacı talebinin kabul edilebilir olmadığını, ödeme emrinde faiz başlangıç tarihinin belirtilmediğini, taraflar arasında geçerli bir kesin vadenin de olmadığını, faiz talebinin yersiz olduğunu, buna rağmen 35.000,00 TL karşılığında uzlaşmak istediklerini belirterek, müvekkili şirketin uğradığı zarara ilişkin her türlü dava ve talep hakkı saklı kalmak üzere 35.000,00 TL dışında kalan kısım açısından açılan haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, davacının %20 icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi"nin 24/10/2023 tarihli ve 2022/282 Esas ve 2023/686 Karar sayılı kararında özetle;Taraflarca dayanılan tüm deliller toplanmış, taraflar arasındaki sözleşme ve ekleri, ihtarnameler, davaya dayanak Ankara 26. İcra Müdürlüğü'nün 2022/4445 sayılı takip dosyası sureti celp edilmiş, mahallinde keşif yapılarak inşaat mühendisi bilirkişi aracılığıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Ankara 26. İcra Müdürlüğü'nün 2022/4445 sayılı icra takip dosyasının incelenmesinden; davacının davalı aleyhine 140.000,000 TL asıl alacak, 4.249,86 TL işlemiş faiz, 371,43 TL ihtarname masrafı olmak üzere 144.621,29 TL üzerinden başlatılan ilamsız icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğu anlaşılmıştır. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedelinin iadesi istemine ilişkin olup davacı iş sahibi, davalı yüklenicidir. Davacı özetle; davalı ile... İşletmeleri ofis binalarının alüminyum doğrama, PVC doğrama, PVC iç kapılar, aksesuar ve cam montajları için davalı ile 210.000,00 TL bedelli eser sözleşmesi imzalandığını, iş bedelinin ödendiğini, davalının 27/12/2021 tarihinde teslim etmesi gereken işin 140.000,00 TL miktarlı kısmını teslim etmediğini iddia ederek fazla ödenen iş bedelinin iadesini istemiş, davalı ise işin büyük bir kısmı yapılmış iken davacı tarafından 21/02/2022 tarihinde işin başka bir şirkete devredildiğini, müvekkilinin işi yapmasının engellendiğini belirterek, 35.000,00 TL kısım dışında davanın reddini istemiştir. Dosya kapsamı ile tarafların iddia ve savunmaları nazara alındığında, taraflar arasında davaya konu işin yapımı konusunda eser sözleşmesinin kurulduğu konusunda niza bulunmadığı, bu kapsamda iş bedelinin belirtilen birim fiyatlara göre 210.000,00 TL olarak, işin teslim süresinin ise, 28/10/2021 tarihinde teslim edildiği anlaşılan çeklerin teslim süresinden itibaren 60 gün olarak kararlaştırıldığı görülmüş, bilahare davalı tarafından çekler iade edilerek iş bedeli olarak kararlaştırılan 210.000,00 TL'nin davacı tarafından davalıya ödendiği konusunda da taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı ve sözleşmenin, işin yapımı devam ederken eylemli olarak feshedildiği anlaşılmıştır. Eser sözleşmesinin feshinde, kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın yüklenicinin fesih tarihine kadar tamamladığı işlerin bedelini talep etme hakkını haiz olduğu kuşkusuzdur. Taraflar arasındaki sözleşmeye konu işin tamamlandığı sabit ise de, tarafların beyanları ve sözleşmenin ayakta olmadığı da nazara alındığında, işin yüklenici tarafından tamamlandığının kabul edilmesi gerektiğine dair karinenin eldeki davaya konu uyuşmazlık bakımından geçerli olduğunun kabulüne olanak bulunmayıp eldeki davaya konu uyuşmazlığın çözümü bakımından, işin fiilen ne kadarının davalı yüklenici tarafından tamamlandığının tespiti zorunludur. Davacı tarafından fesih tarihinde işin seviyesine dair yaptırılmış bir tespit bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkememizce, tarafların temsilcilerinin katılımıyla isticvap mahiyetinde karşılıklı beyanları alınarak hangi işlerin davalı tarafından yapıldığı, hangi işlerin yarım kaldığı hususlarının açıklanıp gösterilmesi sağlanmak suretiyle mahallinde keşif yapılarak bir sonuca gidilmesi gerekmiş, bu nedenle İzmir Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat müzekkeresi yazılmıştır. İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/46 sayılı Talimat dosyası üzerinden yapılan 28/04/2023 tarihli keşif sırasında dinlenen davacı şirket yetkilisi ...'nün özetle; "Ben davacı şirketin yetkilisiyim mahkeme heyetine talimat uyarınca davalı taraf ile yapılan eser sözleşmesi kapsamında kararlaştınlan hangi işlerin davalı tarafından yapıldığı, hangi işlerin yarım bırakıldığı konusunda beyanda bulunacağım. Ayrıca yapılan işleri ve yapılmayan işleri göstereceğim. Mahkeme heyetine göstermiş olduğum...Binasında mahkeme heyetine göstermiş olduğum 4 adet kapıyı davalı yaptı. Ancak bu yapılan 4 adet kapının da alüminyum kapı kolları, menteşeleri eksik vaziyette geldi. Ben ayrıca kapılardaki bu eksiklikleri de başka firmadan temin ederek tamamladım. Buradaki diğer 8 adet iç kapıyı ise davalı yapmadı ve bu 8 adet iç kapıyı ben başka bir firmaya sipariş verip kendim temin edip getirip buraya taktırdım. Yine KD Portalı Binası dediğimiz çift kattı bu binadaki tüm pvd, alüminyum doğrama ve iç kapıları da tamamıyla ben başka bir firma olan ... isimli bir firmaya yaptırdım, buradaki işlerin hiçbirini davalı taraf yapmadı. Ben bu işi zamanında teslim edemediğim için işi ihale ile aldığımı...AŞ tarafından tarafıma 450.000 TL ceza kesildi. Ben bu cezayı da ödemek zorunda kaldım ayrıca başka firma olan ...firmasına yaptırdığım işler sebebiyle 276.000 TL ödeme yapmak zorunda kaldım. Mahkeme heyetine bu şekilde yapılan işleri tek tek gösterdim ve anlattım dedi." şeklinde beyanda bulunduğu; davalı şirket adına beyanda bulunan davalı vekilinin özetle; "...her ne kadar mahkemenize gelen talimatta davalının yetkili temsilcisinin katılımının sağlanması istenmiş ise de, davalı şirket yetkilisi şehir dışında olduğu için keşfe katılamamıştır. Yapılan sözleşme ve imalat hakkında bilgi sahibiyim, davacı şirket yetkliisinin beyanların da belirttiği GB3 Binasındaki iç kapı imalatlarını müvekkilim şirket yaptığı halde davacı tarafa teslim edememiştir. Bunun sebebinin aralarındaki iletişim kopukluğu olduğunu düşünüyorum. KD Binası olarak belirtilen bu yerdeki davalının yapması gereken işlerden iç kapı imalatı hariç bu teklif mektubunda yer alan ısı yalıtım ile alüminyum dağrama , ısı camı ve aksesuarlar müvekkilimiz tarafından yapılıp — teslim edilmiştir. Ancak müvekkilimiz teslim sırasında tutanak veya irsaliye belgesi düzenlenmemiştir. Müvekikkilimizin bu teslimi yaptığımın ispatı olarak ...Madenine ait fabrika sahasına ait giriş çıkışlarını gösterir kayıtlardan ispatlanabilir. Ayrıca davacının işlerin yarım bırakıldığına ilişkin bir tespiti de yoktur. Bu nedenle davacı şirket yetklisinin iddialarını kabul etmiyoruz. Davalı şirketin çalışanlarının bu işletmeye giriş yapabilmeleri için resmi olarak davacı şirket bünyesinde sigortalı gösterilmesi gerektiği için sigortalar davacı üzerinden gösterilmiştir. Yani müvekkilimiz tarafından teslimatlar ve getirilen malzemelerin montajları yapılmıştır." şeklinde beyanda bulunduğu, buna karşılık davacı şirket yetkilisinin özetle; "Davacı şirket yetkilisi söz aldı : davalı vekilinin beyanlarını abul etmiyorum, davalı şirkete ait hiçbir resmi personelin ... sahası olatı bu yere giriş -çıkış kaydı bulunmamaktadır ayrıca bu malzemelerin teslimine dair irsaliye olması gerekir işin teslimine dair teslim tutanağı veya irsaliye bulunmamaktadır" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Mahallinde yapılan keşif sonrasında İnşaat Mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 15/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Davaya konu olan Dava dışı Firma tarafından, ... Köyündeki altın üretimi yapılan tesislerine, yine...şletmelerinde, Davalı tarafından eksik bırakılan ve eksiğinin de Davacı tarafından tamamlandığı iddia edilen iki ayrı binadaki her bir imalatların, tarafların nezdinde gösterilmek ve kimin tarafından yapıldığına ilişkin imalat bazındaki teyit ile yapılan inceleme, sunulu sözleşme, tarafların yazışmaları, ihtar, icra takip dosyası ve düzenlenmiş fatura doğrultusunda değerlendirildiği ... Tüm imalatların yapılıp, ilgili İdareye teslim edildiği ve kullanıldığı görülmüş olup, bu sayılı imalatlardan; davalının sözleşme dahilinde imal ve yerine montajını yaptığı doğramalara ait hak ediş bedeli (KDV dahil):69.749,00TL yapmakta olduğu, davacının kabulü ise: 70.000,00 TL miktarlı işin yapıldığını kabul ettiğinin görüldüğü, bu durumda, keşif mahallindeki iki ayrı binada yapılacak işlerden, sadece bir adet binadaki doğramaların bir kısmını yaptığı, diğer büyük iki katlı binada ise hiçbir imalatı yapmadığı anlaşılmakla; iş bu dava kapsamında, davacının, davalıya ödediği t oplam 210.000,00TL’den, davalı hak edişi olan 70.000,00TL çıkarıldığında, aldığı ve bakiye olan:210.000-70.000: 140.000,00TL’nin, hak edilmediği..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler, mahallinde yapılan keşif ile alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davalı yüklenicinin, tamamlamış olduğu işler karşılığında 70.000,00 TL iş bedeline hak kazandığı, bu miktardan davacı iş sahibi tarafından kanıtlanan 210.000,00 TL ödemenin mahsubu sonrasında davacının, icra takibinde talep edilen asıl alacak miktarı ile de uyumlu olan, 140.000,00 TL kadar fazladan ödenen iş bedelinin iadesini talep etme hakkını haiz olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davacının icra takibindeki 4.249,86 TL miktarlı işlemiş faiz alacağı talebi bakımından ise; 6098 sayılı TBK'nın 117. maddesi gereğince sözleşmeden doğan davalarda bir alacağa temerrüt faizi yürütülebilmesi için alacağın kararlaştırılan kesin vadede ödenmemiş ya da alacaklının usulüne uygun ihtarı ile borçlunun temerrüde düşürülmesi zorunludur. Somut olayda kararlaştırılan kesin vade olmadığı, ancak davacı tarafından davalıya miktar ve 2 gün içerisinde ödeme talebi içerir iki ayrı temerrüt ihtarının gönderildiği anlaşılmaktadır. Bu bağlamda; Ankara 76. Noterliği'nin 15/02/2022 tarih ve 00784 yevmiye no.lu ihtarnamesini takiben gönderilen ve davalıya 23/02/2022 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılan Ankara 76. Noterliği'nin 21/02/2022 tarih ve 00978 yevmiye no.lu ihtarnamesi ile önceye ilişkin faiz hakkı saklı tutulmaksızın davalıya 2 günlük süre verilerek yeniden ödeme talep edildiği nazara alınarak davalının Ankara 76. Noterliği'nin 21/02/2022 tarih ve 00978 yevmiye nolu ihtarnamesine cevaben sunduğu ödeme talebinin reddine dair Ankara 16. Noterliği'nin 24/02/2022 tarih ve 4587 yevmiye no.lu ihtarnamesi ile temerrüde düşürüldüğü kabul edilmiş (Emsal: Yargıtay 15. HD.'nin 25/05/2015 tarih ve 2014-7125/2786 sayılı ilamı), mahkememizce resen faiz hesaplaması yapılarak, 24/02/2022 temerrüt, 03/03/2022 takip tarihi arasında geçerli %15,75 avans faizi karşılığı 490,00 TL işlemiş faizin de talep edilebileceği değerlendirilmiştir. Davalı tarafından icra takibinde talep edilen 371,43 TL ihtarname masrafının yargılama giderleri arasında değerlendirilmesi gerekmekte ise de, davacının bu miktar alacağın varlığını ispatlar mahiyette süresinde ve usulüne uygun bir delil sunulmamış olup bu talebin de reddi gerekmiştir. Davacının icra inkar, davalının kötü niyet tazminatı istemlerine gelince; itirazın iptâli davasında İcra İflas Kanunu'nun 67/II maddesi hükmünce borçlunun icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için alacağın likit ve borçlunun itirazının da haksız olması, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi için ise takibin haksız ve kötü niyetli olması gerekir. Somut olayda asıl alacağın varlığı ile miktarı yapılacak yargılama ve alınacak bilirkişi raporu ile saptandığından alacağın likit olmadığı; bu halde, koşulları oluşmayan icra inkâr tazminatı isteminin reddi gerektiği (Emsal: Yargıtay 15. HD., 13/07/2020 tarih ve 2019-2020/2252 sayılı ilamı), tüm dosya kapsamına göre davacının takipte kötü niyetli olduğu anlaşılmadığı gibi davalı tarafından kötüniyetin varlığı da ispat olunamadığından davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, neticeten aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Her kadar kısa kararın 2 nolu bendinde zuhulen, davacının talebi ile bağlantılı olarak, "Koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı isteminin reddine," denilmiş ise de burada bahsedilenin icra inkar tazminatı olup bu ifadenin yazım yanlışından kaynaklandığı ve HMK md. 304. maddesi gereğince mahkememizce resen tashihinin mümkün olduğu anlaşılmış, bu bağlamda hükmün 2 nolu bendi, "Koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı isteminin reddine," dair karar verildiği görülmüştür. "gerekçeleri ile davanın kısmen kabulüne, davalının Ankara 24. İcra Müdürlüğünün 2022/4445 sayılı icra takibinin 140.000,00 TL asıl alacak, 490,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 140.490,00 TL'lik kısmına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin bu asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmek üzere devamına ve fazlaya dair istemin reddine, davacının icra inkar tazminatı, davalının kötüniyet tazminatı istemlerinin reddine dair karar verildiği görülmüştür. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili tarafından verilen 09/01/2024 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararında özetle; "Davanın kısmen kabulü ile, Ankara 24. İcra Müdürlüğünün 2022/4445 sayılı takibe itirazının 140.000,00 TL asıl alacak, 490,00 TL işlemiş faiz olmak üzere 140.490,00 TL üzerinden iptaline, takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmek üzere devamına, fazlaya dair istemin reddine..." karar verildiğini, haksız ve hukuka aykırı olan kararı istinaf ettiklerini, taraflar arasında yazılı ya da sözlü akdedilmiş bir eser sözleşmesi olmadığını, davacı... tarafından; ... İşletmeleri ofis binalarının alüminyum doğrama, PVC doğrama, PVC iç kapılar, aksesuar ve cam montajlarının yapım işine ilişkin fiyat tablosunu gösterir 28.10.2021 tarihli teklif mektubunun dava dışı ...'ya gönderildiğini, ...'nın müvekkili şirketin yetkilisi olmadığını, müvekkili şirketle organik bağı olmadığını, yalnızca müvekkili şirkete aracılık ve pazarlamacılık yapan kimse olduğunu, ...'nın davacı şirketin teklif mektubunu imzalamadan aldığını, müvekkili şirketin yetkilisi olmayan ...'nın davacı tarafından teklif mektubunda belirtilen çekleri yetkisi olmadığı halde teslim aldığını, 28.10.2021 tarihli çeklerin teslim edildiğine ilişkin tutanağı yine yetkisi olmadığı halde imzaladığını, müvekkilinin işin yapımı devam ediyorken; davacı tarafından müvekkili şirkete bildirim yapılmaksızın işin yapımını başka bir şirkete devrettiğini, 21.02.2022 tarihinde ise davacı tarafından işin çok büyük bir kısmının müvekkili tarafından yapıldığı ve müvekkili tarafından imalatın yapımına devam edildiği halde müvekkiline herhangi bir bildirim yapılmaksızın işin yapımının başka bir şirkete devredildiğini, bu tarih itibariyle de müvekkili şirket yetkililerinin şantiyeye girilmesine izin verilmediğini, kalan imalatın müvekkili tarafından yapılmasına davacı tarafından engel olunduğunu, işin başka şirkete 21.02.2022 tarihinde devredildiği hususunun davacı tarafından delil dilekçesi ekinde sunulan faturalardan anlaşıldığını, davacının sözleşmeden haksız şekilde dönmesi sebebiyle müvekkili şirketin uğramış olduğu zarara ilişkin her türlü dava ve talep haklarının saklı olduğunu, yerel mahkemece mahallinde keşif yapılarak taraf şirket yetkililerin isticvabına karar verildiğini ancak keşif mahallinde yalnızca davacı şirket yetkilisinin dinlenildiğini, müvekkili şirket yetkilisinin dinlenilmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplanan bedelin dayanaksız ve fahiş olduğunu, davacının soyut beyanları ile hatalı şekilde tanzim edilen bilirkişi raporu doğrultusunda tesis edilen kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurularının kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davacı vekili tarafından verilen 24.01.2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, müvekkili davacı şirketin, birlikte iş yaptığı...Şti. ile daha önceden tanıdığı davalı şirkete 28.10.2021tarihinde ...de olan... işletmelerinin ofis binalarının Aluminyum Doğrama, PVC Doğrama, PVC iç kapılar, Aksesuar ve Cam montajları için 210.000,00 TL karşılığında sözleşme imzalandığını, ve dosyada belgeleri bulunduğu şekilde ödeme gerçekletiğini, konuyla ilgili müvekkilinin görüşmesine, ihtar çekmesine ve işin tamamlanmasını istemesine rağmen ödemiş oldukları 210.000,00 TL karşılığında işin 70.000,00 TL olan kısmının teslim edildiğini, 140.000,00 TL olan kısmın teslim edilmediğini, 28.10.2021 tarihli fiyat tablosu ve iki tarafın imzaladığı sözleşmede çeklerin teslimiyle 60 (altmış) gün içinde işin teslim edilmesi yazmasına ve müvekkilinin ödemeyi yapmasına rağmen sözleşmeye davalı şirketin aykırı davrandığını, davalı şirketin müvekkili şirketi mağdur ettiğini, müvekkilinin, sözleşme de yazılı şekilde 28.10.2021 tarihinde çekleri teslim ettiğini, davalı çekleri teslim alıp tahsilat yapmasına rağmen üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmediğini, Ankara 26. İcra Müdürlüğü'nün 2022/4445 E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine ilişkin ödeme emrini borçlu şirketin 08.03.2022 tarihinde tebliğ aldığını, davalının sözleşmeye aykırı davrandığını ve müvekkilini zarara sokup mağdur ettiğini, bu durumun yerel mahkeme kararıyla da açıkca hükme bağlandığını belirterek, davalının istinaf başvurusunun reddi ile ilk derece mahkemesi kararının onanmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda; Dava, taraflar arasındaki 28/10/2021 tarihli, konusu "...'de olan... işletmelerinin ofis binalarının Alüminyum Doğrama PVC Doğrama, PVC iç kapılar, Aksesuar ve Cam montajları" işi olan 210.000,00 TL bedelli eser sözleşmesine kapsamında iş bedelinin davalıya peşin olarak ödenmesine rağmen, davalının süresinde işi teslim etmediği, eksik teslim ettiği iddiası ile, davalıya fazla ödenen iş bedelinin istirdatı için davalı hakkında başlatılan icra takibine davalının yaptığı itirazın iptali ile, takibin devamı ve % 20 oranında inkar tazminatının davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir. Mahkemece yukarıda belirtilen gerekçeler ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. 1-Mahkemece mahallinde taraf yetkili temsilcilerinin isticvap edilerek, keşif mahallinde yapılan işleri göstermeleri suretiyle taraflar arasındaki sözleşme kapsamında yapılan işin tespiti amacıyla talimat yazılarak, bilirkişi kurulundan rapor alınmış ve bu rapora istinaden dava sonuçlandırılmış ise de, tarafların tanık bildirdikleri ancak bu tanıklar dinlenmeden ve tanık beyanları doğrultusunda yapılan işlerin tespiti cihetine gidilmeden sadece davacı şirket temsilcisinin göstermesi suretiyle belirlenen işler üzerinden yapılan tespite göre düzenlenen bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle davanın sonuçlandırılmış olması doğru olmadığı gibi, davalı vekili bilirkişi raporuna karşı gerekçelerini de belirtmek suretiyle itiraz ettiği halde, davalı yanın bilirkişi raporuna karşı yapmış olduğu teknik itirazları karşılayacak şekilde bilirkişi kurulundan gerekirse ek rapor alınması suretiyle bu itirazlar karşılanmadan mevcut ve itiraza uğrayan eksik bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle karar verilmiş olması da kabul şekli itibariyle doğru olmamıştır. 2-Bu sebeple mahkemece yapılması gereken iş, tarafların göstermiş olduğu tanıkların da dinlenmesi suretiyle eylemli olarak feshedildiği anlaşılan sözleşme kapsamında davalı yüklenici tarafından yapılan işlerin belirlenerek ve sözleşmenin götürü bedelli olması nedeniyle işin fiziki oranının belirlenerek, buna göre davalı yüklenicinin hak ettiği iş bedelinin saptanması ile, davacı iş sahibinin yaptığı ödemelere göre fazla ödemesinin olup olmadığının belirlenmesi konusunda bilirkişi kurulundan hükme ve denetime elverişli rapor alınmasından, bu rapora itiraz halinde itirazları karşılayacak şekilde ek rapor alınmasından sonra davanın sonuçlandırılması olmalıdır. Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun, esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde sonuçlandırılması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun, esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin KABULÜNE, 2-Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/10/2023 tarihli ve 2022/282 Esas 2023/686 Karar sayılı kararının, 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde yeniden inceleme ve araştırma yapılarak esasa ilişkin yeniden bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Kararın mahiyeti gereği istinaf karar harcı alınmasına yer olmadığına, davalı tarafından yatırılan 2.399,22 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 5-Davalı tarafça yatırılan 732,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa İADESİNE, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 23/06/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ... e-imzalıdır
Üye e-imzalıdır
Üye e-imzalıdır
Katip e-imzalıdır