Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/180 E. 2026/637 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/180
Karar No
2026/637
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/180 - 2026/637 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/180 Esas KARAR NO : 2026/637 (İnceleme aşamasında / Duruşmasız) (Başvurunun esastan reddi /HMK m.353/1-b-1)

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/11/2023 NUMARASI : 2023/73 Esas-2023/731 Karar

DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. Av.

DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av... Av. ...

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 23/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 14/07/2026

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İSTEM; Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında...projesini 25.000,00 USD+ KDV bedel ile gerçekleştirmek üzere anlaşma sağladığını, davalı ile yapılan işbu anlaşma kapsamında müvekkili tarafından önce 10/08/2022 tarih 8.500,00 USD + KDV bedelli fatura kesildiğini, taraflar arasındaki anlaşmanın, 25.000,00 USD+KDV olması nedeniyle ve 25.000,00 USD miktarlı faturada da açıkça belirtildiğinden, iş bedeli bakiyesine ilişkin olarak 16.500,00 USD + KDV için de fatura kesilerek davalıya gönderildiğini, ancak davalı tarafından bu fatura bedelinin ödenmediğini ve iade faturası kesindiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından Ankara 75. Noterliği'nin 07/11/2022 tarih ve 113546 yevmiye nolu ihtarnamesi ile itiraz edilerek iade faturasının davalıya gönderildiğini, fatura bedelinin ödenmesi için davalı hakkında Ankara 6. İcra Müdürlüğü 2022/18116 sayılı dosyasından icra takibi başlatılmış ise de davalı tarafından bu takibe de itiraz edildiğini belirterek, davanın kabulü ile, davalının takibe yaptığı itirazın iptali ve takibin devamına, davalı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. YANIT: Davalı vekili tarafından verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; davacının, müvekkili ile davacı arasında yapılan anlaşmanın bedelinin 25.000,00 USD olduğunu iddia ediyorsa bu iddiasını ispatlamakla mükellef olduğunu, bu yönde bir anlaşma olmadığını, davacı tarafından dayanılan teklif formunda müvekkilinin imzasının olmadığının açıkça görülebileceğini, müvekkili tarafından açıkça anlaşma şartlarına aykırı şekilde düzenlenen 16.500 USD miktarlı faturanın usulüne uygun olarak davacıya iade edildiğini, davacının ... İşletme .. projesindeki işleri yarım bıraktığını ve bitiremediğini, işin kalanının müvekkilinin çalışanlarının çabasıyla tamamlandığını belirterek davanın reddi ile davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 07/11/2023 tarihli ve 2023/73 Esas ve 2023/731 Karar sayılı kararında özetle; taraflar arasında ... Projesi kurulum ve danışmanlık işine dayalı bir sözleşme ilişkisinin bulunduğu sabit olup dosyaya mübrez bilirkişi raporu ile de ortaya konulduğu üzere davacı tarafından takibe konu edilen 01/10/2022 tarihli ve 16.500 USD miktarlı fatura, davalının kesin delil mahiyetindeki ticari defter ve kayıtlarına işlendiği gibi davalı tarafından BA formu ile vergi dairesine de bildirilmiş olup artık söz konusu faturaya konu hizmetin davacı tarafından verildiğinin kabulü gerekmektedir (Emsal: Yargıtay 19. HD'nin, 23/03/2017 tarih ve 2016-12244/2368 sayılı ilamı). Dolayısıyla davacı, akdi ilişkinin varlığı ile teslim olgusunu kanıtlamıştır. Her ne kadar davalı tarafından hizmetin verilmediği gibi bedelde de anlaşma olmadığı iddia edilmiş ise de davalı tarafından TTK’nın 21/2. maddesi gereğince 8 gün içerisinde itiraz edilmeyip ticari defterlerine de işlenen davaya konu faturanın içeriği ve bu arada fatura içeriğine dâhil bedel de kesinleşmiş olduğundan, davalı tarafından iddia edildiğinin aksine artık mahalli piyasa rayiçlerinin de araştırılmasına gerek bulunmamaktadır (Emsal: Yargıtay 15. HD.’nin 09/12/2009 tarih ve 4557/6285 sayılı ilamı). Davalı tarafından takibe konu faturaya karşılık davacıya 01/11/2022 tarihli iade faturasının kesildiği bildirilmiş ise de; yukarıda ifade edilen mevcut hukuki durum karşısında, sonradan düzenlenen iade faturasının hizmetin verilmediği anlamına gelmeyeceği gibi artık ispat külfeti davalı yanda olup (Emsal: Yargıtay 19. HD.'nin, 21/11/2016 tarih ve 3725/14915 sayılı ilamı) işin yapılmadığı veya eksik/ayıplı yapıldığı iddiasının da ancak yazılı ve kesin delillerle kanıtlanması mümkündür. Ne var ki davalı tarafından, HMK’nın 217. maddesi kapsamında süresinde sunulan usulüne uygun deliller çerçevesinde davaya konu faturaya konu hizmetin verilmediğine veya eksik/ayıplı yapıldığına dair iddialarının kanıtlanamadığı belirtilerek davanın kabulüne, davalının Ankara 6. İcra Müdürlüğü’nün 2022/18116 sayılı takibe itirazının iptaline, takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %0,85 oranını geçmemek üzere 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı işletilmek suretiyle devamına, bunun yanında; davalının takibe itirazının haklı olmadığı ve takibe konu alacağın muayyen ve likit nitelikte bulunduğu değerlendirmesiyle davacı lehine asıl alacağın takip tarihindeki TL karşılığı üzerinden hesaplanan %20 icra inkâr tazminatı olan 72.634,72 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. [(Emsal: Yargıtay 12. HD.'nin 06/07/2020 tarih ve 2019-14477/6312 sayılı kararı). Yargılama giderleri bakımından, nisbi vekâlet ücreti ile nisbi karar ve ilam harcının yabancı paranın dava tarihindeki kur üzerinden karar tarihindeki tarifeye göre hesaplanmıştır. (Emsal: Yargıtay 11. HD.'nin 25/02/2020 tarih ve 2019-3473/2039 sayılı kararı)] şeklindeki gerekçe ile davanın kabulüne dair karar verildiği görülmüştür. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili tarafından verilen 02/01/2024 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; e-arşiv faturalarının özellikleri gereği e-arşiv portalında karşı taraf ile paylaşılmadığını, bilirkişi heyetinin faturanın defterlere işlendiği tarihi yanlış tespit ettiğini, 20.06.2023 tarihli bilirkişi raporuna karşı esaslı ve teknik itirazlar yapmış olmalarına rağmen yerel mahkemenin ek bilirkişi raporu alınması taleplerini reddettiğini, davacının, taraflar arasında yapılan anlaşmanın bedelinin 25.000 USD olduğunu iddia ediyor ise bu iddiasını ispatla mükellef olduğunu, ancak davacının bu hususu ispata yarar hiç bir delil sunmadığını, davacının, ...Projesindeki işlerini yarım bıraktığını ve işin kalan kısmının müvekkilinin,... A.Ş. personellerinin özverisi sayesinde bitirilebildiğini, 20.06.2023 tarihli bilirkişi raporunda bu hususa ilişkin hiçbir değerlendirmede bulunulmadığını belirterek istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili tarafından verilen, davalının istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafın defter kayıtlarının açıkça ortada olduğunu, e arşiv faturasının defterlere işlendiği tarihin yanlış tespit edildiğine yönelik iddialarının gerçek dışı ve kötü niyetli olduğunu, süresi içerisinde bilirkişi raporuna itiraz edilmediğini, davalı tarafın süresi geçtikten sonra yasal süreci uzatabilme maksadıyla beyanda bulunduklarını, 01.10.2022 tarihli gıb2022000000012 numaralı faturayı davalı tarafın, yasal defterlerine 01.10.2022 tarihinde işlediği ve dava konusu faturadan 01.10.2022 tarihinde haberdar olduğu hususunun bilirkişi raporu ile açık bir şekilde ispat olunduğunu, 20.06.2023 tanzim tarihli bilirkişi raporunun da iddialarını ispatladığını, davalı tarafın haksız ve kötü niyetli olarak istinaf kanun yoluna başvurduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının onanmasını davalı tarafın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda; Dava, taraflar arasındaki...projesini 25.000,00 USD+ KDV bedelli eser sözleşmesi kapsamında iş bedeli karşılığı olarak davacı tarafından düzenlenen faturaya dayalı olarak davalı hakkında başlatılan icra takibine davalının yaptığı itirazın iptali ile, takibin devamı isteğine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda takibe konu faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu gibi, BA formu ile vergi dairesine de bildirildiği, davalı yanın süresi içerisinde faturaya itiraz ettiğini kanıtlayamadığından, fatura içeriğinin kesinleştiği ve davalının işin eksik ve ayıplı yapıldığını yasal deliller ile kanıtlayamadığı kabul edilerek, davanın ve davacının icra inkar tazminatı isteminin kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. Mahkemece de dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/11/2023 tarihli 2023/73 Esas 2023/731 Karar sayılı kararı usul ve yasa hükümlerine uygun olduğundan davalı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olduğundan davalıdan alınması gerekli 25.072,00 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 6.268,00 TL'nin mahsubu ile kalan 18.804,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından, taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın dairemizce taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 23/06/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/180, K. 2026/637, T. 23.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-180-e-2026-637-k-ceecd1b6c956