Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/179 E. 2026/636 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/179
- Karar No
- 2026/636
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/179 - 2026/636 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/179 Esas KARAR NO : 2026/636 (İnceleme aşamasında / Duruşmasız) (Başvurunun esastan reddi /HMK m.353/1-b-1)
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/09/2023 NUMARASI : 2022/394 Esas-2023/589 Karar
DAVACI : ADRES : VEKİLİ : Av.
DAVALI : VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 23/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 14/07/2026
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İSTEM; Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 04/02/2022 tarih - GİB2022000000001 numaralı 131.099,18 TL ve 27/09/2021 tarih GİB2021000000005 numaralı 39.999,64 TL bedelli faturalardan kaynaklı bakiye 34.900,00 TL alacağının tahsili için davalı şirket aleyhine Ankara 13. İcra Müdürlüğü'nün 2022/4682 sayılı dosyasından genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi yapıldığını, davalı ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı bulunan ve kısmi ödemesini dahi yaptığı alacağın bakiyesi için yapılan icra takibinde, hiçbir somut gerekçe göstermeksizin davalının takip konusu borca ve tüm ferileri ile birlikte takibin yapıldığı icra dairesinin yetkisine itiraz ettiğini, bu nedenle icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, müvekkilinin davalı şirketin... adresinde bulunan ofisinin dekorasyon tadilat işlerini yaptığını, dava ve takip konusu alacağın bu ilişkiden kaynaklandığını, işin Ankara'da yapıldığından işin yapıldığı yer icra dairesi olan Ankara İcra Dairelerinin yetkili olduğunu ileri sürerek, davalının Ankara 13. İcra Müdürlüğü'nün 2022/4682 sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine yaptığı haksız itirazının iptaline, takibin devamına ve takip konusu alacak miktarının % 20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. YANIT: Davalı vekili tarafından verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin Ankara 13. İcra Müdürlüğü'nün 2022/4682 sayılı dosyasına uyap üzerinden gönderdiği 07.03.2022 tarihli dilekçesinde belirttiği üzere iş bu davaya bakmaya yetkili icra daireleri ve mahkemelerinin İstanbul Adliyesi ( Çağlayan) olduğunu, yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili ve görevli İstanbul Adliyesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiğini, uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklanığını, davacı tarafın serbest meslek erbabı olarak iş yaptığını, icra takibinin konusunun davacının ticari işletmesi ile ilgili olmadığından ticaret mahkemelerinin görevli olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/09/2023 tarihli ve 2022/394 Esas ve 2023/589 Karar sayılı kararında özetle; Dava; taraflar arasında davalı ofisinin dekorasyonuna dair eser sözleşmesi kapsamında iş bedeli için düzenlenen faturaların tamamının ödenip ödenmediği, davacının bakiye alacağı bulunup bulunmadığı ve bu kapsamda itirazın iptali ile tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarına ilişkindir. Ankara 13. İcra Müdürlüğünün 2022/4682 sayılı takip dosyanın incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhinde ödenmeyen bakiye fatura alacağına istinaden 34.950,00 TL'nin ödenmesi amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, davalının yasal süresi içinde itiraz etmesi üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. Davalının ticari defterlerinin incelenmesi için İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış, Talimat mahkemesince Mali Müşavir bilirkişiden alınan raporda; Davacı ...’ın, davalı... Ltd. Şti.ne 27/09/2021 tarihinde 39.999,64 TL tutarında ve 04/02/2022 tarihinde 131.099,18 TL tutarında 2 adet fatura kestiğini, Davalının ticari defterleri incelenmesinde, yasal olarak süresinde tasdik edildiğini, delil vasfına haiz olduğunu, davalının 2021 yılı kayıtlarında, 27/09/2021 tarihli 39.999,64 TL tutarındaki faturanın kayıtlı olduğunu, bu faturanın 30/10/2021 tarihli Yapı Kredi Bankasının 1727607 nolu çekle ödendiğinin görüldüğünü, davacının 2021 yılında davalı şirketten bir alacağının kalmadığını, davacının davalıya kestiği 04/02/2022 tarihli 131.099,18 TL tutarındaki faturanın davalı kayıtlarında yer almadığını, davalının bu faturayı kabul etmediğini, davacının, davalıya kestiği 04/02/2022 tarihli 131.099,18 TL tutarındaki faturanın davalıya gönderildiğinin ve davalı tarafından yasal süre olan 8 gün içinde iade edip etmediğinin bilinmediğini, davalı şirket kayıtlarında fatura red - iade prosedürünün yerine getirildiğine ilişkin bir bilgi ve belge olmadığını, tarafınca yapılan incelemede davacının; davalı şirket kayıtları esas alındığında bir alacağının tespit edilemediğini, davacıya; 04/02/2022 tarihli 131.099,18 TL tutarındaki fatura kapsamında alacaklı kabul edilerek farklı yollardan ödemeler yapılmışsa, bu ödemelerin davalı şirket kayıtlarında yer almadığını bildirmiştir. Mahkememizce 27/03/2023 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; Davacı yanın incelemeye sunulan 2021 ve 2022 yılına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden; sahipleri lehine delil vasfının bulunduğunu, davacının incelenen ticari defterlerinde takip tarihi itibarıyla davacı yana 34.949,18 TL alacaklı olduğunu, Muhasebe / Finans Uzmanı ... tarafından tanzim edilen Bilirkişi Raporunda; “Tarafımızca yapılan incelemede davacının; davalı şirket kayıtları esas alındığında bir alacağının tespit edilemediği, Davacıya; 04/02/2022 tarihli 131.099,18 TL tutarındaki fatura kapsamında alacaklı kabul edilerek farklı yollardan ödemeler yapılmışsa, bu ödemelerin davalı şirket kayıtlarında yer almadığı,” yönünde tespitte bulunulduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında kayıtlarında yer alan uyuşmazlığa ilişkin, davacı yan tarafından davalı yan adına tanzim 04.02.2022 tarihli GİB2022-1 no.lu 131.099,18 TL bedelli iade faturasının davalı yan defterlerinde kayıtlı olmadığını, davacı şirket tarafından davalı yan adına tanzim edilen e-arşiv iade faturasının ve muhteviyatının davacı yana teslimine ilişkin belgenin dava dosyasında mevcut olmadığı banka ödemelerinin dava dışı ... ile dava dışı ... tarafından davacı yan hesabına yapıldığını, anılan dava dışı şahıslar tarafından yapılan toplam 96.150,00 TL tutarlı ödemenin davalı yan borcundan tenzil edildiğinin görüldüğünü, dava dışı ... ile dava dışı ...’in davalı ... Dış. Tic. Ltd. Şti.’nin çalışanı, yetkilisi olup olmadığı hususundaki değerlendirmenin Mahkemeye ait olduğunu, dava dosyasında teknik inceleme yapılabilecek herhangi bir belge bulunamadığını, taraflar arasında yazılı bir anlaşma, proje, belge vb. mevcut olmadığından, yapılan işin ne olması gerektiği vb. hakkında yerinde inceleme yapabilmek için gereken bilgilerin olmaması nedeniyle incelemenin yapılamayacağını, icra takip dosyasında talep edilen miktar 34.950,00TL olmakla birlikte; yapılan inceleme neticesinde davacının davalı yandan 34.949,18 TL alacaklı olduğu tespiti karşısında icra dosyasında 0,82 TL (SeksenİkiKuruş) fazla talepte bulunulduğunu, mahkemenin icra inkar tazminatına hükmetmesi ihtimaline binaen, davacının icra inkar tazminatı (%20) talebinin 34.949,18TL üzerinden hesaplanması gerekeceği ve buna göre davalıdan talep edilebilecek icra inkar tazminatının 6.989,84TL olacağını belirtmişlerdir. Davalı tarafın mahkememizin yetkisine yaptığı itiraz 14/10/2022 tarihli celse 2 numaralı ara kararı ile gerekçesi yazılmak suretiyle reddedilmiştir. Mahkememizin görevli olup olmadığının belirlenebilmesi için davacı tarafın vergi dairesine müzekkere yazılmış, Yedikapı Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından Mahkememize verilen 18/10/2022 tarihli cevapta; davacının bilanço esasına göre defter tuttuğu bildirilmiş ve yıllık gelir vergisi beyanları, mal alış satışları gönderilmiştir. Davacı tarafın yıllık iş hacminin yüksek oluşu ve bilanço esasına göre defter tutmuş olması gözetilerek tacir olduğu kabul edilmiş, yapılan işte ticari işletme ile ilgili olduğundan TTK.'nun 4/1. fıkra kapsamında eldeki davanın nispi ticari dava olduğu kabul edilerek mahkememizin görevli olduğu değerlendirilmiştir. Her iki tarafın ticari defterleri ayrı ayrı incelenmiş, defterlerin birbirini teyit etmediği alınan raporlar ile anlaşılmıştır. Davacı defterine göre davacının takipte talep edilen tutar kadar bakiye alacağı bulunmaktadır. Davalı defterlerine göre ise, davalının davacıya herhangi bir borcu bulunmamaktadır. Davacı defterlerinde dayanak 2 adet fatura yer almaktadır. Faturaların toplam tutarı 171.098,82 TL'dir. Davacı defterinde yer alıp davalı defterinde yer almayan 04/02/2022 tarihli 131.099,18 TL tutarlı fatura nedeniyle taraf defterleri uyuşmamaktadır. Davalı defterinde sadece 39.999,64 TL tutarlı fatura kayıtlı olup, bu faturanın çekle ödenmesi nedeniyle borç görülmemektedir. Ancak davacı defterinde davalı tarafça yapılan ödeme tutarı toplamda 79.400,00 TL görünmektedir. Davalı adına ödemeler ... ve ... tarafından yapılmıştır. Söz konusu kişilerin davalı çalışanı olduğu da davalı vekilince sunulan 10/06/2023 tarihli dilekçeden anlaşılmaktadır. Yani davalı taraf kendi adına ödeme yapan ... ve ...'nin çalışanı olduğunu kabul etmektedir. Bu durumda davalı defterinde fatura tutarı 39.999,64 TL olduğu halde davacıya yapılan ödeme 79.400,00 TL olmaktadır. Bir başka deyişle davalı taraf kendi kayıtlarına göre borçlu olduğu tutardan daha fazla ödeme gerçekleştirmiştir. Bu ise hayatın olağan akışına aykırı olup, davalı defterlerinin taraflar arasındaki ticari ilişkiyi tam olarak yansıtmadığını ortaya koymaktadır. Mahkememizce davacı defterlerine kayıtlı olan ancak davalı defterlerine kayıtlı olmayan 131.099,18 TL tutarlı faturanın davalıya gönderilip gönderilmediğinin tespiti için davalının BA formları Yenikapı Vergi Dairesinden temin edilmiş ve incelenmesinde; söz konusu faturanın davalı BA formunda yer aldığı belirlendiğinden davalı defterlerine kayda girmese bile söz konusu faturanın davalı tarafa tebliğ edildiği ve itiraza uğramadığı, bu durumda fatura tutarı kadar yapılan işin yapılmadığına dair ispatın davalı üzerinde olduğu ve davalı tarafın bu yönde herhangi bir delil bildirmediği gözetildiğinde, davacı defterinde yer alan tutar kadar davacının alacaklı olduğu ve takibe yapılan itirazın bu miktar yönünden haksız olduğu, takip konusu alacak ve dayanağı fatura eser sözleşmesi kapsamında düzenlendiğinden ve alacak tutarının belirlenmesi için yargılama yapılması gerektiğinden alacağın likit olmadığı" gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, davalının Ankara 13. İcra Müdürlüğünün 2022/4682 sayılı dosyasından başlatılan takibe yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 34.949,18 TL asıl alacak üzerinden devamına, alacağa takipten itibaren değişen oranlı avans faizi işletilmesine, davacının icra inkar tazminatı talebinin ve fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili tarafından verilen 01/02/2024 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; davacı tarafın takip dayanağı faturada belirtilen malı teslim ettiğini veya hizmeti yaptığını TTK. 64. maddesi ve VUK. 230. maddesi kapsamında ticari defter ve kayıtları ile ispatlayamadığını, yine davacı tarafın ticari defterlerinin tek başına davacı yararına delil teşkil edemeyeceğini, davacının alacağın varlığını ispat edemediğini, yerel mahkemece alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, hükme esas alınamayacağını, bilirkişi raporuna karşı yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını, eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının kaldırılarak yapılacak istinaf incelemesi neticesinde davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda; Dava, davalının ... adresinde bulunan ofisinin dekorasyon ve tadilat işlerini konu alan eser sözleşmesi kapsamında davacı yüklenici tarafından iş bedeli karşılığı olarak düzenlenen faturalardan kalan, ödenmeyen bakiye iş bedeli alacağının tahsili için davalı hakkında başlatılan icra takibine davalının yaptığı itirazın iptali ile, takibin devamına ve % 20 oranında icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda yukarıda belirtilen gerekçeler ile davanın kısmen kabulüne, alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili yukarıda belirtilen gerekçeler ile istinaf yoluna başvurmuştur. Mahkemece de dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/09/2023 tarihli, 2022/394 Esas 2023/589 Karar sayılı kararı usul ve yasa hükümlerine uygun olduğundan davalı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olduğundan davalıdan alınması gerekli 2.387,38 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 600,00 TL'nin mahsubu ile kalan 1.787,38 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından, davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 23/06/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Başkan E-imzalıdır
Üye E-imzalıdır
Üye E-imzalıdır
Katip E-imzalıdır