Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/290 E. 2026/1242 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/290
- Karar No
- 2026/1242
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2024/290 Esas 2026/1242 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/290 KARAR NO : 2026/1242
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Ankara 6.Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 23/11/2023 NUMARASI : 2022/546 Esas 2023/772 Karar DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 03/08/2022 KARAR TARİHİ : 25/09/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/09/2026
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ....’nin riskine konu icra ve dava dosyalarının Beyoğlu 23. Noterliğinin 05/04/2022 tarih ve ... yemviye numaralı temlik sözleşmesi ile müvekkili ... A.Ş.’ye devir ve temlik edildiğini, temlik eden Bankanın davalı borçlu aleyhine Ankara 10.İcra Müdürlüğü'nün 2022/6405 esasına kayıtlı dosyası ile Genel Haciz Yoluyla ilamsız icra takibi başlattığını, ancak ödeme emrini tebellüğ eden borçlunun itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, temlik eden banka ile müşterisi ... Şirketi arasında 16/05/2018 tarihinde 900.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, bu genel kredi sözleşmesinin davalı ... tarafından müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını, iş bu kredilerden doğan sorumluluğun yerine getirilmemesi sebebiyle temlik eden Bankaca noter aracılığı ile gönderdiği ihtarname ile hesabın 05/09/2018 itibariyle kat edildiğini, gönderilen ihtarnameye rağmen davalı borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi herhangi bir itirazda da bulunulmadığını, ihtara cevaben herhangi bir itirazda bulunulmaması neticesinde söz konusu ihtarın İİK. 68/b maddesi gereği aynı Kanunun 68. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen belgelerden “noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren belge” niteliğinin kazanıp, hesap özetinde belirtilen borç miktarının kesinleştiğini, ihtarnamenin tebliğine rağmen, herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine temlik eden Banka tarafından davalı borçlu aleyhine Ankara 10. İcra Müdürlüğünün 2022/6405 esasına kayıtlı dosyası ile Genel Haciz Yoluyla ilamsız icra takibine geçildiğini, başlatılan icra takibi hakkında düzenlenen ödeme emrinin davalı borçluya tebliği üzerine davalı borçlu tarafından ödeme emrine itiraz edildiğini, borçlunun itirazı üzerine yasal süresi içerisinde arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu ve anlaşamama tutanığının tanzim edildiğini belirterek, davalının yapmış olduğu itirazların iptaline ve durdurulan takibin devamına, davalı hakkında % 20 oranından az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilmesine rağmen, cevap dilekçesi sunmamış, davalı vekili, 11/10/2023 tarihli yazılı beyanında davanın reddini ve davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; denetlenebilir mahiyette olan ve hükme esas alınan 05/07/2023 tarihli bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaya göre, dava kısmen kabul edilerek, davalının Ankara 10. İcra Müdürlüğünün 2018/10832 Esas sayılı dosyasında yapılan takibe yönelik itirazlarının kısmen iptali ile takibin dava tarihi itibari ile 89.564,54 TL asıl alacak, 231.606,99 TL işlemiş faiz ve 11.580,35 TL BSMV olmak üzere toplam 332.751,88 TL üzerinden devamına, dava tarihi itibari ile asıl alacağın 20.758,85 TL'lik kısmına %30,24, 68.805,69 TL'lik kısmına %85,30 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, alacağın likit olması sebebi ile hükmolunan 332.751,88 TL'nin %20'si üzerinden hesaplanan 66.550,37 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesi, davacının fazlaya ilişkin talebi ile davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının reddedilen kısmının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu genel kredi sözleşmeleri ticari nitelikte olup ticari işlerde faiz oranın taraflarca serbestçe belirleneceğinden , bilirkişi raporundaki ticari kredi kartı ve kredili mevduat hesabı için uygulanması gereken temerrüt faiz oranı hatalı olarak %30,24 olarak tespit edildiğini, uygulanması gereken faiz oranının %48,48 olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Dava konusu Ankara 10. İcra Müdürlüğünün 2018/10832 sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı borçlu aleyhine 89.564,54 TL asıl alacak, 231.606,99 TL işlemiş faiz ve 11.580,35 TL BSMV olmak üzere toplam 332.751,88 TL ile icra takibi başlatıldığı, davalının süresi içerisinde ödeme emrine itirazı üzerine takibin durduğu, işbu itirazın iptali davasının İİK'nun 67. maddesi uyarınca, itiraz dilekçesinin alacaklı/vekiline tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı dosya içeriğiyle sabittir. Dava dışı temlik eden ... ile dava dışı asıl borçlu ... ....Ltd Şti arasında 16/05/2018 tarihli 900.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi akdedilmiş, davalı ... aynı limit ile kefil sıfatıyla iş bu sözleşemeyi imzalamıştır. Yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda; takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 522.499,58 TL asıl alacak, 13.697,78 TL işlemiş faiz, 684,90 TL faizin %5 gider vergisi ve 356,55 TL masraf olmak üzere toplam 537.238,81
TL tespit edildiği , ancak Kredi kartı ekstrelerinin incelenmesi sonucunda, takip tarihinden sonra dava tarihinden önce olacak şekilde 02/10/2018 tarihinde 2.200,00 TL, 02/01/2019 tarihinde 2.115,00 TL, 29/01/2019 tarihinde 22.683,80 TL tahsilat yapıldığı, Ticari kredili mevduat hesabının incelenmesi sonucunda, takip tarihinden sonra, daha tarihinden önce olmak üzere 02/10/2019 tarihinde 2.195,67 TL ilave kredi kullanılıp, 02/01/2019 tarihinde ise 26.231,24 TL tahsilat yapıldığı, İşlek kredi ekstrelerinin incelenmesi sonucunda takip tarihinden sonra dava tarihinden önce olmak üzere toplam 478.978 72 TL tutarında tahsilat yapıldığı dikkate alınarak , dava tarihi itibariyle davacının davalıdan 89.564,54 TL asıl alacak, 231.606,99 TL işlemiş faiz, 11.580,35 TL faizin %5 gider vergisi olmak üzere toplam 332.751,88 TL alacaklı olup, kredi kartı ve ticari mevduat hesabında kaynaklı asıl alacak tutarlarına takip tarihinden itibaren % 30.24, İşlek kredi hesabından kaynaklı asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren %85.30 oranlarından işlemiş faiz talep edilebileceği tespit edilmiştir. Davacı yan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi alacağı bulunduğunu, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle yukarıda açıklandığı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında temlik eden banka ile dava dışı asıl borçlu arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalının iş bu sözleşmede kefil sıfatıyla imzasının yer aldığı , kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı tarafından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan icra takip dayanağı genel kredi sözleşmeleri nedeniyle talep edebileceği alacak bulunup bulunmadığı, var ise miktarı, uygulanması gereken temerrüt faiz oranı hususlarından kaynaklanmaktadır. Davacı vekilinin istinaf itirazı temerrüt faiz oranına yöneliktir. Ticari Kredili Mevduat Hesabı ve Ticari Kredi Kartı Alacakları İçin: 02/08/2013 tarih ve 28726 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6495 sayılı Torba Kanun ile 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun “Kurumsal Kredi Kartları” başlıklı 43 üncü maddesinde yapılan değişiklik ile, kurumsal kredi (şirket) kartları faiz oranları TCMB'nin belirlediği kredi kartı işlemlerinde uygulanacak azami akdi ve azami gecikme faizi oranı sınırlamalarına tabi hale getirilmiştir. Ticari Kredili Mevduat Hesabı faiz oranları ise TCMB tarafından 25/05/2013 tarih ve 28657 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan “Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kar ve Zarara Katılma Oranları ile Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında Tebliğ (Sayı:2006/1)'de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sayı:2013/8)” ile TCMB'nin yayımladığı Kredi Kartı İşlemlerinde Uygulanacak Azami Faiz Oranları Hakkında Tebliğ'e tabi hale getirilmiş, bu suretle kredili mevduat hesaplarında uygulanacak azami akdi ve gecikme faizi oranlarının kredi kartı işlemlerinde uygulanacak azami faiz oranlarını geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda da bahsi geçen yasal düzenlemeler esas alınarak , gerek ticari kredili mevduat hesabı gerekse ticari kredi kartı hesapları için uygulanacak azami akdi ve gecikme faizi oranlarının Merkez Bankası tarafından her 3 ayda bir belirlenip kamuoyuna ilan edilen oranlara göre tespit edilmiş olup, Kat tarihi 06/09/2018 olup bu tarih itibariyle Merkez Bankası tarafından kredi kartları için uygulanmak üzere belirenmiş azami akdi faiz oranı % 24.24 ve azami gecikme faizi oranı % 30.24 olduğu dikkate alınarak , ticari kredi kartı ve kredili mevduat hesabı için uygulanması gereken temerrüt faizi oranı %30.24 olarak tespit tespit edilmiştir. Bilirkişi raporu ayrıntılı, hüküm kurmaya ve denetlemeye elverişli niteliktedir. Hal böyle olunca, mahkemece yargılama aşamasında alınan denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda yasal düzenleme dikkate alınarak hesaplanan %30.24 temerrüt faiz oranı esas alınmak suretiyle ödemeler düşülerek davacının dava tarihi itibarıyla davalıdan alacaklı olduğu tespit edilen miktar üzerinden hüküm kurulduğu gözetildiğinde eleştirilmekle yetinilmiştir. İstinafa gelenin sıfatı da dikkate alınarak davacının istinaf başvurusu red edilmiştir. Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 25/09/2026
Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -