Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/281 E. 2026/794 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/281
Karar No
2026/794
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/281 - 2026/794 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/281 Esas KARAR NO : 2026/794 (İnceleme aşamasında / Duruşmasız) (Kararın Kaldırılarak Gönderilmesi HMK 353/1-a-6)

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/06/2023 NUMARASI : 2022/569 Esas-2023/423 Karar

DAVACI :

DAVALI : DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit ( Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 15/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 28/09/2026 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) menfi tespit davasında mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İSTEM; Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; ... A.Ş.'ye ait, 29/08/2022 tarihli, 60.000,00 TL bedelli ve 29/09/2022 tarihli, 60.0000,00 TL bedelli çeklerin davalıya taraflar arasındaki 11/05/2022 tarihli "Asansör İmal ve Tesis Teklifi ve Sözleşmesi" kapsamında yapılacak iş karşılığı verildiğini ancak söz konusu işin davalı tarafından yapılmaması nedeniyle çeklerin bedelsiz kaldığını, bir adet çekin ödenerek talebin istirdata dönüştüğünü, bu sebeplerle davanın kabulü ile müvekkilinin söz konusu çekler nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespiti ile ödenen çek bedelinin davalıdan istirdadına karar verilmesini talep etmiştir. YANIT: Davalıya usulüne uygun şekilde davetiye tebliğ edildiği halde duruşmalara katılan olmadığı gibi davaya yanıtta verilmediği görülmüştür.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/06/2023 Tarihli Ve 2022/569 Esas Ve 2023/423 Karar Sayılı Kararında Özetle;Davadaki talep, taraflar arasında imzalanan sözleşme sebebiyle verildiği iddia edilen ancak sözleşmenin ifa edilmemesi sebebiyle bedelsiz kaldıkları için iade edilmesi gerekir iken iade edilmeyip kullanıldığı ileri sürülen çekler nedeni ile davalıya borçlu olmadıklarının tespiti istemine ilişkindir. Davanın dayanağı olan çeklerin bedelsiz olduğu ileri sürülmekte olup, çek ile ilgili düzenleme TTK da yer aldığı için uyuşmazlık için ticaret mahkemelerinin görevli oldukları kabul edilmiştir. Davacının iddiasına göre ; davacı ile davalı arasında ticari ilişki mevcut olup, bu ticari ilişki nedeni ile davalı tarafa iki adet çek verilmiştir. Davacı taraflar arasındaki sözleşmenin ifa edilmeden feshi sebebiyle iadesi gereken çeklerin iade edilmeyip tahsil edilmeye çalışıldığını belirtmiş olup bu çekler nedeni ile davalıya borçlu olmadığını ileri sürmektedir. İddiaların ileri sürülüş şekli itibarı ile, davacı ile davalı arasında 011/05/2022 tarihli "Asansör İmal ve Tesis Teklifi ve Sözleşmesi" kapsamıda ticari ilişki bulunduğunu, ancak sözlemenin ifa edilmeyerek feshi sebebiyle davaya konu iki adet çekin bedelsiz kaldığını ve bu çeklerin taraflar arasındaki sözleşme kapsamında verildiğinin kanıtlaması gerekmektedir. Davacı taraf her ne kadar bu iki çeki sözleşme ilişkisi kapsamında verdiklerini iddia etmiş ise de, bu iddiayı kanıtlayan hiç bir yazılı belge sunamamıştır. Davacının yemin delili olmakla birlikte davacının iddiasının kabulü halinde davalının bu eyleminin bedelsiz kalan senedi kullanmak suçunu oluşturacağı için davacıya yemin teklif hakları hatırlatılmamıştır. Toplanan delillere göre; Taraflar arasında 11/05/2022 tarihli "Asansör İmal ve Tesis Teklifi ve Sözleşmesi" imzalandığı, ancak incelenen sözleşme içeriğinde dava konusu çeklerin bu sözleşme bedelinin teminatı olarak verildiğine dair herhangi bir ibare geçmediği, taraf kayıtlarının 17/05/2023 tarihli bilirkişi raporu ile incelendiği ve çeklerin bu sözleşme kapsamında verildiğine dair her iki taraf kabulünde bir belgeye ulaşılamadığı, davaya konu iki adet çekin davalıya teminat yada avans çeki olarak verildiğinin kanıtlanamadığı, 6098 sayılı BK'ya göre, alım satım ilişkisi kural olarak peşin gerçekleşmektedir. Bedelin ödendiği anda ürünün de teslim alındığı kabul edilmektedir. Ayrıca nakit, çek ya da senet verilmek suretiyle ödeme yapılması veya havale ile para gönderilmesi halinde bu ödemelerin daha önce oluşan borcun sona erdirilmesi amacıyla yapıldığı kural olarak kabul edilmektedir. Bunun aksinin ispat edilmesi mümkündür. Somut olayda olduğu gibi davacının davalı ile aralarında ticari ilişki bulunduğunu, davaya konu edilen çekin ticari ilişki kapsamında davalıya sözleşmenin ifası amacıyla önceden verildiğini, davalının üstlendiği yükümlülüğü yerine getirmediğini kanıtlaması gerekmektedir. Dosyada toplanan delillere göre çeklerin taraflar arasındaki sözleşme kapsamında teslim edildiğni, usulüne uygun deliller ile kanıtlanamadığı, bu nedenle açılan menfi tespit davasının reddine dair karar verildiği görülmüştür. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili tarafından verilen 05/01/2024 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme gerekçeli kararında taraflar arasında imzalanan sözleşme içeriğinde dava konusu çeklerin bu sözleşme bedelinin teminatı olarak verildiğine dair herhangi bir ibare geçmediğinin belirtildiğini, ancak taraflar arasında imzalanan "asansör imal ve tesis teklifi ve sözleşmesi" dikkatle incelendiğinde sözleşmede ödeme şekli olarak 50.000,00 TL nakit, 90 gün ve 120 gün vadeli 60.000+60.000,00 TL tutarında 2 adet çek alınacağı, kalan 10.00,00 TL'nin ise ruhsata bırakılacağının belirtildiğini, dolayısıyla taraflar arasında sözleşme neticesinde dava konusu olan çeklerin sözleşme bedelinin teminatı olarak verildiğinin açık olduğunu, bu hususun açıkça sözleşmeye de yazıldığını, aksini iddia ve ispat yükünün davalıda olduğunu, yargılama sürecinde alınan bilirkişi raporundaki aleyhe hususlara itirazlarının ve taleplerinin gözardı edildiğini, zira bankalar tarafından ödenen çeklerin kime ödendiğine dair mahkemece bankalara müzekkere yazılması ve tespit yapılması talepleri ile dosyanın yeniden bilirkişiye gönderilmesi talebinin gözardı edildiğini, müvekkili şirketin sözleşmede yazan ve tarafına düşen bütün şartları yerine getirtiğini, oysa ki davalı yanın sözleşmede belirtilen bir aylık süre içinde asansörün imalat ve montaj görevini ifa etmediğini, sebepsiz yere hem yapmadığı işin parasını aldığını hem de müvekkili şirketi ve daire sahiplerini mağdur ettiğini, müvekkilinin aradan geçen süre boyunca karşı yan şirket sorumlularını defaatle aradığını, mesaj atığını ancak karşı yandan olumlu veya olumsuz hiç bir cevap alamadığını, davalı şirketin süresinde işi gereği gibi teslim etmemesi, hatta hiç teslim etmemesi sebebiyle müvekkili şirketin telafisi imkansız zararlara ve itibar zedelenmesine sebebiyet verdiğini, yargılama esnasında sundukları 2 adet senet ödemesinin haksız ve hukuka aykırı bir şekilde davalı şirkete ödenmesi neticesinde davalı şirketin sebepsiz zenginleştiğini, bu sebeplerle istinaf başvurularının kabulüne ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına yeniden yargılama yapılarak davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda; Dava, taraflar arasında düzenlendiği iddia olunan "Asansör imal ve tesis teklifi ve sözleşmesi" kapsamında iş bedeli karşılığı olarak davalıya verilen 2 adet 60.000,00 TL bedelli çeklerden dolayı, işin davalı tarafından ifa edilmemesi sebebiyle davalıya borçlu olunmadığının tespiti ile ödenen çek bedellerinin davalıdan istirdadı istemine ilişkindir. Mahkemece yapılar yargılama sonucunda, yukarıda belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf yoluna başvurmuştur. 1-Dosyaya bir örneği sunulan ve her iki tarafın imzasını içeren, "asansör imal ve tesis teklifi ve sözleşmesi" başlıklı sözleşmenin, "bedel" başlıklı 8. Maddesinde işin bedelinin 180.000,00 TL olduğu ve ödeme şekli olarak 50.000,00 TL nakit, 90 gün ve 120 gün vadeli 60.000,00+60.000,00 TL tutarında 2 adet çek verileceği, kalan 10.000,00 TL nin ise ruhsata bırakılacağı kararlaştırılmıştır. Davacı tarafından dosyaya sunulan çek örnekleri ile de anlaşıldığı üzere 11/05/2022 tarihli bu sözleşmeden sonraki tarihi içerek şekilde 29/08/2022 tarihli 60.000,00 TL bedelli 29/09/2022 tarihli 60.000,00 TL bedelli 2 adet çekin davacı şirket tarafından davalı emrine düzenlenerek verildiği anlaşılmaktadır. Bu sebeple gerek sözleşme içeriğinden gerekse dosyaya sunulu olan çek örneklerinden davacının dava konu ettiği 2 adet çeki iş bedeli karşılığı olarak davalıya verdiğini ispatlamış olduğunun kabulü gerekmektedir. Yine mahkemece çeklerin keşide edildiği muhatap bankaya yazılan müzekkere cevabında da davaya konu edilen bu iki adet çekin takas sisteminde ... Bankası tarafından ve... tarafından ödenmiş olduğunun bildirildiği anlaşılmaktadır. Dava, "çek istirdadı" istemine ilişkin olup, çeklerden birinin yargılamadan önce, diğerinin ise yargılama devam ederken bedellerinin muhatap bankaca ve ... Bankası şubesince ödenmiş olması sebebiyle dava dilekçesindeki istirdat talebinin yanı sıra, menfi tespit talebinin de, "çek bedelinin istirdadı" na dönüşmüş olduğu anlaşılmaktadır. Çek bedelinin ödenmiş olması halinde açılan menfi tespit davası İİK'nın 72/6 madde hükmü uyarınca istirdada dönüşecek olup, çek bedelinin ödenmiş olması nedeniyle istirdat isteminin konusuz kaldığının da kabul edilmesi olanaklı olmayıp dava, ancak davacıya yapılan ödeme nedeniyle konusuz kalacaktır. Davalıya yapılan ödeme davacının talebini konusuz bırakmaz. Dosyaya sunulan bu deliller ışığında ve yukarıda açıklanan nedenlerle davacı yanın, davaya konu edilen 2 adet 60.000,00 TL bedelli çekleri davalıya iş bedeli karşılığı verdiği ve bu çek bedellerinin de ödendiği anlaşılmakla ve çekin keşidecisinin, çekin hamillerine ve cirantalarına karşı menfi tespit ve istirdat istemi ile dava açabileceğinden, mahkemece çek bedellerinin ödendiği banka şubelerine yeniden müzekkere yazılarak çek bedellerinin kime ve ne şekilde ödendiğinin tespiti ile çek bedellerinin davalı yana ödendiğinin kabulü gerektiğinin anlaşılması halinde davacı iddiasını ispatlamış olacağından, bu defa taraflar arasındaki sözleşme kapsamında edimini yerine getirip getirmediği konusundaki ispat yükünün davalıya geçeceği gözetilerek buna göre delillerin takdir ve değerlendirilmesinin yapılarak davanın sonuçlandırılması gerekirken mahkemece aksinin kabulü ile davacının iddiasının ispatlayamadığı kabul edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmadığından davacının istinaf başvurusu dairemizce haklı görülmüş, bu sebeple kabulüne karar verilmesine karar vermek gerekmiştir. (Yargıtay 11 H.D nin 2014/11486 Esas-2014/17752 Karar sayılı ilamı) Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun, esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde sonuçlandırılması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun, esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin KABULÜNE, 2-Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/06/2023 tarihli ve 2022/569 Esas 2023/423 Karar sayılı kararının, 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde yeniden inceleme ve araştırma yapılarak esasa ilişkin yeniden bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Kararın mahiyeti gereği istinaf karar harcı alınmasına yer olmadığına, davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 5-Davacı tarafça yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa İADESİNE, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 15/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/281, K. 2026/794, T. 15.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-281-e-2026-794-k-5cf3fd0b548d