Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/169 E. 2026/1428 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/169
Karar No
2026/1428
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/169 Esas

KARAR NO : 2026/1428 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI : 2021/642 Esas - 2023/715 Karar

TARİHİ: 31/10/2023

DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)

KARAR TARİHİ: 09/07/2026

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... A.Ş. ile davalı-borçlu ... Ltd.Şti arasında 23.02.2016 tarihli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi ve 09.02.2017 tarihli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi imzalanmış olduğunu, Davalılardan ... sözleşmeleri yine aynı tarihte müteselsil kefil sıfatı ile imzalamış olduğunu, İşbu Genel Kredi ve Teminat Sözleşmelerinin bir örneği davalıya verilmiş, olup, anılan sözleşme dayanağında hesaplar açılarak, krediler kullandırıldığını, davacı ... A.Ş. ile davalı-borçlu ... Ltd.Şti arasında 23.02.2016 tarihli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi ve 09.02.2017 tarihli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi imzalandığını, davalılardan ... sözleşmeleri yine aynı tarihte müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle davalılara ihtarname gönderildiğini, müvekkili bankanın iyi niyetli tüm ihtarlarına ve ödeme kolaylığı için davalı- borçlulara sağlamış olduğu tüm imkanlara rağmen, davalı- borçluların müvekkil bankaya olan borçlarını ifa etmemesi üzerine, davalılar aleyhine İstanbul 26. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalılar aleyhine başlatılan İstanbul 26. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası 850.668,61-TL üzerinden başlatılmış olsa da, davalıların, müvekkil bankaya 26.08.2021 tarihinde 530.809,84-TL, 31.08.2021 tarihinde ise 8.294,88-TL olmak üzere toplamda 539.104,72 TL ödeme yaptığını, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, İstanbul 26. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasındaki haksız ve hukuka aykırı itirazın iptaline, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere oranında icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Bankanın ikame etmiş olduğu iş bu İtirazın İptali talepli davada ihtiyati haciz talebinin haksız, hukuksuz, mesnetsiz ve kanunun aradığı şartlara uygun olmadığını, müvekkili şirketin halen ticari faaliyetlerine devam ettiğini, herhangi bir şekilde müvekkilerine ulaşılmaz durumda ya da alacağın tahsilini engeller durumda olmadığını, müvekkillerinin ticari faaliyetine devam ettiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte bu durumun alacaklarını ödeyeceğinin teminatı olduğunu, yetki itirazında bulunduklarını, esasa ilişkin olarak, borcun müvekkili ... adına kayıtlı kayıtlı İstanbul İli, ... İlçesi, ... mahallesi ... Ada, .. parsel Blok No:... kat mülkiyetli gayrimenkulün satılması ve tahsil edilen paranın direkt davacı alacaklı banka hesabına yatırılması sureti ile ve geri kalanın da hesaplarındaki bakiyeden çekilmek sureti ile ödendiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:

İlk Derece Mahkemesi 31/10/2023 tarih ve 2021/642 Esas - 2023/715 Karar sayılı kararında;

".......Tüm dosya kapsamı ve tarafların sundukları ödeme belgeleri incelendiğinde, ilgili kredi sözleşmeler sebebiyle davacının 832.639,27TL alacaklı olduğu ancak davacının 850.668,61 TL alacak için takip başlattığı anlaşılmış, 18.029,34TL yönünden fazla takip başlatıldığı anlaşıldığından bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

Davacının davalılardan 832.639,27TL alacaklı olduğu mahkememizce sabit görülmüş, davalıların yaptığı ödemeler davacı yanca mahsup edilerek 311.563,89TL lik kısmın için işbu davanın ikame edildiği anlaşılmış, davacıların dava tarihinden sonra icra dosyasına 109.450,00TL ödeme yaptıkları görülmüştür.

İcra dosyasına dava açıldıktan sonra ödenen 109.450,00TL'lik kısım yönünden davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından bu miktar yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Ancak davalı yan borca haksız itirazı ile davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden bu kısımla ilgili yargılama giderleri davalı yana yüklenmiştir.

Davacının davalılardan 184.084,55TL bakiye alacağı bulunduğu değerlendirilerek bu kısım yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Davacı yanın icra inkar tazminatı talepleri bakımından, alacağın likit olmadığı, belirlenmesinin yargılamayı gerektirdiği gözetilerek talebin reddine karar verilmiştir." gerekçesi ile,

''1-Davanın KISMEN KABULÜNE;

-İstanbul 26.İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında yürütülmekte olan takibe yapılan itirazın 184.084,55TL yönünden İPTALİNE, takibin 184.084,55TL üzerinden DEVAMINA,

-Fazlaya ilişkin istemin 109.450,00TL'lik kısmı bakımından davanın konusuz kalması sebebiyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

-Fazlaya ilişkin istemin 18.029,34TL'lik kısmı bakımından davanın REDDİNE,

2-Davacı yanın icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan tespitlere itibar edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, bilirkişi tarafından icra takibine konu edilen kredilerin asıl alacak tutarları hesaplanırken hataya düşülerek eksik hesaplama yapıldığını, buna ilişkin itirazlarının mahkemece değerlendirilmediğini,

Bilirkişinin asıl alacak miktarını tespit ederken yalnızca kredi bedelini dikkate aldığını ve akdi faiz tutarının ise sadece bir kısmını hesaplamasına dahil ettiğini, asıl alacak miktarına hem kredi bedeli hem de akdi faiz tutarının dahil olduğunu, işlemiş faiz alacağının ise yalnızca temerrüt faizinden oluştuğunu, davacı müvekkilin icra takibinde talep etmiş olduğu asıl alacak tutarının yasa ve usule uygun olduğunu, takip başlatıldıktan sonra gerçekleştirilen ödemelerin 6098 sayılı TBK'nın 100. maddesi uyarınca kısmi ödemelerin öncelikle faiz ve giderlerden mahsubu talep edildiğini, dolayısıyla mahkemece tesis edilecek hükümde işbu hususa dikkat çekilmesi gerekirken bu hususa hiç dikkat edilmediğini ve adeta yapılan ödemelerin asıl alacaktan mahsubuna karar verildiğini,

İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacağın likit olması ve alacaklının bu yönde bir talepte bulunmasının yeterli olduğunu, huzurdaki davada da icra inkar tazminatı talebinde bulunulduğunu, alacağın da likit olduğunu, ancak yerel mahkemece alacağın likit olmadığından bahisle icra inkar tazminatı taleplerinin reddine karar verildiğini, alacağın belirlenmesinin yargılamayı gerektirdiğininin belirtildiğini, ancak başvuruya konu ilk derece yargılamasında zaten asıl alacak tutarının tespit edilmiş olduğunu ve yeniden bir yargılama yapılmasına gerek olmadığını, yerel mahkemece Anayasa'nın 141. maddesi uyarınca icra inkar tazminatı taleplerinin neden reddedildiğine ilişkin somut ve kabul edilebilir bir gerekçeye de yer verilmediğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa re'sen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.

Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Somut olayda, davacı ...A.Ş . E5-... Şubesi ile davalı ....Ltd.Şti. arasında 23/02/2016 tarihli 250.000,00 TL.limitli ve 09/02/2017 tarihli 1.000.000,00 TL. limitli ... nakdi Kredi Sözleşmesi imzalanmış olup, davalı ... bu iki adet ... nakdi Kredi Sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, taraflar arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmelerine istinaden,davacı banka ... A.Ş tarafından,davalı firma ...Ltd.Şti.'ne ;1-) 8/05/2020 tarihinde 411 743,06 TL anapara tutarlı yıllık % 13,92 akdi faiz oranı,aylık 16.507,67 TL taksit tutarlı 36 ay vade ile TTK Yapılandırma -Ticari Kredisi kullandırıldığı, 2-) 06/05/2020 tarihinde 206.180,39 TL anapara tutarlı yıllık %13,92 akdi faiz oranı,aylık 8.259,45 TL taksit tutarlı 36 ay vade ile TTK Yapılandırma - Ticari Kredisi kullandırıldığı, 3-) ....numaralı 99.996,00TL anapara tutarlı yıllık %19,20 akdi faiz oranı, aylık 3.727,37 TL taksit tutarlı 36 ay vade ile Ticari Kredi kullandırıldığı, kredi ödemelerinin yapılmaması üzerine davacı banka tarafından davalı muhataplara Gebze 6. Noterliğinden gönderdiği 08/06/2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile toplam 829.565,19-TL. borcun işleyecek faiz,fon,gider vergileri ve noter masrafları ile birlikte 24 saat içinde ödenmesinin ihtaren bildirildiği, kat ihtarının davalılara 11/06/2021 tarihinde tebliğ edildiği, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından davalı/borçlular hakkında 02/07/2021 tarihinde İstanbul 26.İcra Müdürlüğü'nün ....Esas sayılı dosyası ile toplam: 850.668,61 TL. Alacağın tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlular tarafından takibe itiraz edilmesi üzerine 08/11/2021 tarihinde 311.563,89 TL. üzerinden itirazın iptali davası açılmıştır.

Mahkemece, 2 ayrı bankacı bilirkişiden rapor alınmak suretiyle 2. Bilirkişi raporundaki tespitlere göre istinafa konu karar verilmiştir.

Davacı taraf, takip tarihinden sonra dava tarihinden önce yapılan ödemelerin TBK. 100 maddesi nazara alınmadan mahsup edildiğini ve yapılan mahsubun hatalı olduğunu ileri sürmüş isede, davacı bankanın takip talebinde davalılardan toplam: 850.668,61 TL. Talep ettiği, davacı vekili dava dilekçesinde davalı tarafın takip tarihinden sonra ve dava tarihinden önce 26/08/2021 tarihinde 530.809,84-TL, 31.08.2021 tarihinde ise 8.294,88-TL olmak üzere toplamda 539.104,72-TL ödeme yaptığı, bu sebepten mütevellit huzurda bulunan davanın harca esas değerinin ( 850.668,61 TL. - 539.104,72 TL.=) 311.563,89-TL olduğu belirtilip bu miktar üzerinden itirazın iptali davası açıldığı belirtilmiş, davacı taraf icra takibinden sonra dava tarihinden önce yapılan ödemelerin TBK. 100 maddesine göre mahsup edilmeden takip talebinde talep edilen toplam alacak üzerinden mahsup edilerek bakiye alacak üzerinden dava açıldığı, davalı lehine kazanılmış hak oluşturduğundan davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Mahkemece hükme esas alınan bankacı bilirkişi raporunda, takip tarihi itibariyle davacı bankanın davalılardan toplam 832.639,27 TL alacaklı olduğu tespit edilmiş, takip tarihinden sonra dava tarihinden önce davalı tarafça yapılan toplam 539.104,72 TL. ödeme mahsup edildiğinde davacı tarafın dava tarihi itibariyle davalılardan (832.639,27 - 539.104,72 TL =) 293.534,55 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespitlere göre davacı vekilinin akdi faiz hesabının ve temerrüt faizinin hatalı hesaplandığına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

Davalı tarafın dava tarihinden sonra 29/12/2021 tarihinde davacı tarafa yaptığı 109.450,00 TL. kısmi ödeme yönünden davanın konusuz kalmadığı, dava tarihinden sonra yapılan bu kısmi ödeme icra dairesi tarafından infaz aşamasında icra müdürlüğünce nazara alınması gerektiği yönünde hüküm kurulması gerekirken bu miktar yönünden konusuz kaldığı şeklinde karar verilmesi yerinde görülmemiştir.

İcra takibine konu alacak genel kredi sözleşmesinden kaynaklı olup yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre de alacak likit, belirlenebilir nitelikte olduğundan mahkemece dava tarihi itibariyle davacının alacaklı olduğu 293.534,55 TL. üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken yukarıdaki gerekçeyle icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmesi yerinde olmayıp davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür.

Sonuç olarak; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılarak, dairemizce yukarıdaki açıklamalar ışığında, dava tarihinden sonra yapılan kısmi ödemenin infaz aşamasında gözetilmesi gerektiği ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi yönünde yeniden karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

A-Davacının istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile;

İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31/10/2023 tarih ve 2021/642 Esas - 2023/715 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle;

1-Davanın KISMEN KABULÜNE;

Davalıların İstanbul 26.İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında yürütülmekte olan takibe yaptıkları itirazın 293.534,55 TL yönünden İPTALİNE, takibin 293.534,55 TL üzerinden DEVAMINA,

-Fazlaya ilişkin 18.029,34 TL'lik kısım bakımından davanın REDDİNE,

- Davalı tarafça dava tarihinden sonra 29/12/2021 tarihinde davacı tarafa yapılan 109.450,00 TL'lik ödemenin icra müdürlüğünce infaz aşamasında nazara alınmasına,

2-Davaya konu alacak likit olduğundan ve şartları oluştuğundan hükmedilen 293.534,55 TL alacağın %20 oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN:

3-Alınması gereken 20.051,34 TL harçtan peşin alınan 1.067,40TL harcının mahsubu ile bakiye 18.983,94TL harcın davalılardan alınarak hazineye irat kaydına,

4-Davacı tarafından dava açılırken yatırıldığı anlaşılan 1.067,40TL peşin harç, 59,30TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.126,70TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

5-Davacı tarafından yapılan 2.800,00TL bilirkişi ücreti, 108,00TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 2.908,00TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre hesaplanan 2.733,52TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

6-6100 sayılı HMK.nun 326/2 maddesi gereğince bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

7-Yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre 46.030,18 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

8-Yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre 17.900,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine

9-Arabuluculuk ücreti olan 1.360,00 TL nin davanın kabul- red oranına göre, 832,00 TL'nin davalılardan, 488,00 TL'sinin ise davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,

İSTİNAF YÖNÜNDEN:

10-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

11-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL istinaf karar harcının talep halinde yatırana iadesine,

12-Davacı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 150,00 TL dosyanın istinafa gidiş - dönüş masrafının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

13-Artan gider avanslarının talep halinde yatıran tarafa iadesine,

14-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 09/07/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/169, K. 2026/1428, T. 31.10.2023, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-169-e-2026-1428-k-a172ed2f5196