Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1520 E. 2026/1579 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1520
- Karar No
- 2026/1579
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1520
KARAR NO : 2026/1579
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 06/06/2024
NUMARASI : 2022/4 E. - 2024/160 K.
DAVANIN KONUSU: Tescilsiz Tasarım Hakkına Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Önlenmesi, Maddi, Manevi, İtibar Tazminatı
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/10/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının tekstil sanayinde yıllardan beri tasarım ve satış faaliyetinde bulunmakta olduğunu, Türkiye'de ilk kez kendisi tarafından üretilerek kamuya sunulmuş olan birinci elbise tasarımının, ilk kez müvekkiline ait @... adlı instagram satış sayfasında 12.04.2021 tarihinde kamuya sunulmuş olduğunu, keza ikinci elbise tasarımının yine @... adlı instagram satış sayfasında 25.03.2021 tarihinde kamuya sunulmuş olduğunu, tasarımların müvekkili tarafından üretilerek kamuya arz edildiği günden itibaren tasarımların piyasada aranılan, bilinen ve müvekkili ile özdeşleşen bir ürün haline geldiğini, tasarımlarının taklitlerinin ... (...)' a ait @... adlı instagram hesabında satışının gerçekleştirildiğini, ... (...)' a ait ... adlı ... sayfasında (https://...) satışının gerçekleştirildiğini, taklit ürünlerin başta davalının iş yerlerinde, diğer mağazalarında üretim ve satışının durdurulmasına, görüldüğü yerde toplatılmasına ve satışının yapıldığı internet sitelerine erişimin engellenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini tasarıma tecavüz ve haksız rekabetin tespit ve önlenmesine, taleplerini artırmak üzere şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın 100-TL itibar tazminatının, 20.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsile ile hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın Türkiye' de ilk kez kendisi tarafından üretilerek kamuya sunduğunu iddia ettiği ceket detaylı elbise tasarımının müvekkili tarafından taklitlerinin üretim ve satışını gerçekleştirdiği sebebine dayanarak bu davayı açtığını, davanın tamamen haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacı tarafın beyanlarından da açıkça anlaşılacağı üzere dava konusu ürünlerin tasarımının tescilli olmadığını, dolayısıyla da dava konusu tasarımların kanun kapsamında bulunan tescilin koruyucu özelliklerinden yararlanmasının mümkün olmadığını, her ne kadar davacı tarafından dava konusu tasarımların belirtmiş olduğu tarihlerde ilk defa kendisi tarafından ... adlı instagram satış sayfasından kamuoyuna sunulduğu, bu ürünlerin o tarihlerden beri kendisi ile özdeşleştiğini ve bu sebeple de, dava konusu tasarımların 6769 sayılı Sinai Mülkiyet Kanunu kapsamında korunduğunu iddia etmişse de, ... instagram satış sayfası incelendiğinde, sayfada aktif olarak paylaşım yapılmadığını hatta firmanın instagram sayfasında sadece 1 takipçisinin bulunduğunun görüleceğini, firmanın tanınmışlık seviyesinden çok uzak bir durumda olduğunun açık bir şekilde ortada olduğunu, piyasadaki bir çok mağaza ve instagram uygulaması üzerinden satış yapan 70-80 bin takipçisi bulunan başkaca bir çok yerli ve yabancı tekstil markalarının sayfaları incelendiğinde aynı tasarımsal özellikte bulunan emsal bir çok kıyafetin satışta olduğunun görüleceğini, dava konusu tasarım ürünlerine müvekkili tarafından tecavüz edildiğinin gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin yetkilisi olduğu ... giyim firmasının ise çok uzun zamandan beri İstanbul' un merkezinde faaliyet gösteren ve tanınmışlık seviyesine ulaşmış bir firma olduğunu, satılan ürünlerin tamamen üretici firmadan tedarik edilerek satışa sunulduğunu, müvekkilinin tespit konusu tasarımlardan haberinin bulunmadığını, dava konusu ürünlerin boydan düğme detaylı klasik bayan elbisesi modellerinden olduğunu, piyasada her giyim mağazasında aynı veya benzer ürünleri bulabilmenin mümkün olduğunu, ürünlerdeki tasarım detayları incelendiğinde, hiç bir ayırdedici özelliğin bulunmadığını, mukayeseli olarak inceleme yapılan delil tespit dosyası kapsamında her iki ürün arasındaki belirgin detay farklarının da açık bir şekilde ortaya konduğunu, ancak bilirkişinin dosyada tüketici nezdinde ürünlerin birbirleri ile iltibas yaratacak kadar benzediği yönündeki tespitine itiraz ettiklerini, yargılama aşamasında alınacak rapor ile bu durumun tespit edilmesi gerektiğini, davacının huzurdaki iddialarının kötü niyetli ve haksız çıkar sağlamaya yönelik olduğunu, talep edilen maddi manevi tazminat ve itibar kaybının hiç bir hukuki dayanağının bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesi 2022/4 esas, 2024/160 karar sayılı, 06/06/2024 tarihli kararı ile; "1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/297 D. İŞ sayılı delil tespit dosyası celp edilmiş, mahkememizce deliller toplandıktan sonra alınan kök ve ek rapor içerikleri HMK 266 madde kapsamında mahkememizce hükme dayanak olarak alınmış, davacının dayanak olarak gösterdiği ... mesajlaşma programı üzerinde sahibi tarafından silindiği iddia edilen mesajların, görsellerin bilirkişilerce teknik olarak geri getirilebilme imkânının bulunmadığı, ayrıca hangi mesajlarının silindiğinin de tespit edilmesinin teknik olarak mümkün olmadığı belirlenmiş , 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/297 D. İs dosyasında alınan Bilirkişi Raporu 8.sayfasında da “İnternet Üzerinden Yapılan Tespitler ve İncelemeler” başlığı altında, “Aleyhine tespit istenene ait instagram adresi ve ... adreslerinde yaptığım tespit ve incelemelerde gerek yerinde tespit edilen tasarım açısından gerekse diğer tasarım açısından herhangi bir ürüne rastlanmamış olduğu yönünde tespite yer verildiği, keza ilgili ürünlerin benzer tasarımlarının bu sitelerde tespit edilememiş olduğu ifadelerinin yer aldığı, her ne kadar kök raporda davacı tarafından dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan, davalıya ait ... hesabında paylaşıldığını beyan ettiği görseller gözetilerek ek rapor alınmasını talep ettiği anlaşılmış ise de ek raporda da isabet ile işaret edildiği üzere görseller üzerinde herhangi bir tarih ve hangi hesaptan paylaşıldığına dair bir ibare olmadığı keza kök rapor sayfa 16 ve sayfa 18 de görülebileceği üzere bu görsellerin yinede tasarım karşılaştırmalarında kullanıldığı, sonuç olarak, kök raporda belirtildiği üzere; davacının 1. tescilsiz tasarımın ve davalının ürettiği/ sattığı iddia edilen tasarımın detaylı karşılaştırması yapılarak iltibas yaratacak bir benzerlik olmadığı davacının 2. tescilsiz tasarımının da davalının ürettiği/ sattığı iddia edilen tasarımın detaylı karşılaştırması yapıldığında iltibas yaratacak derecede benzerlik olduğu görülmesine rağmen dava dosyasına davalı yanca sunulan deliller sonucu yapılan inceleme ve bilimsel karşılaştırma sonucunda söz konusu olan 2. Tescilsiz tasarımın davacının tescilsiz modeline göre daha önceki tarihlerde kamuya sunulduğu hususu net olarak tespit edildiğinden sübut bulmayan davanın REDDİNE" verilmiştir.
İSTİNAF DİLEKÇESİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline ait birinci ve ikinci tescilsiz tasarımların davalı tarafından taklit edilerek satıldığını, bu eylemlerin tasarım hakkına tecavüz oluşturduğunu, yerel mahkemece dava konusu olmayan yenilik ve ayırt edicilik unsurlarının incelendiği 10.02.2023 tarihli bilirkişi raporu ile 15.01.2024 tarihli bilirkişi ek raporunun dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalı tarafından açılmış bir hükümsüzlük davası bulunmadığını, bu nedenle yenilik ve ayırt edicilik incelemesi yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, tasarım hakkı ihlaline ilişkin tazminat davasında bu incelemenin yapılamayacağını, mahkemenin taraflarca getirilme ilkesini düzenleyen HMK'nın 25. maddesine aykırı hareket ettiğini, davalının hükümsüzlük talebi olmamasına rağmen taleple bağlılık ilkesinin ihlal edildiğini, müvekkilin uğradığı zararın SMK'nın 150. ve 151. maddeleri uyarınca tazmin edilmesi gerektiğini, davalının ... adına kayıtlı iş yerinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde taklit ürünlerin tespit edildiğini, 24.11.2021 tarihli bilirkişi raporunda da iltibasın açıkça belirtildiğini, davalının üretici olmadığını iddia etmesine rağmen fatura sunmadığını ve üreticiyi gizlediğini, bilirkişilerin kesin delil niteliği taşımayan internet görselleri üzerinden inceleme yapmasının hatalı olduğunu, birinci tescilsiz tasarımın 12.04.2021 tarihinde kamuya sunulduğunu ve koruma kapsamında olduğunu, bilirkişi heyetinin tasarımlar arasındaki ortak özellikleri göz ardı ederek hatalı değerlendirme yaptığını, ikinci tescilsiz tasarımın 25.03.2021 tarihinde kamuya sunulduğunu ve bilirkişi raporunda iltibasın tespit edilmesine rağmen mahkemenin bunu dikkate almadığını, ayrıca dava dilekçesinde belirtilen TTK'daki haksız rekabet hükümlerinin mahkemece değerlendirilmediğini, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın istinaf başvurusunun haksız ve kötüniyetli olduğunu, haksız fiile dayalı tazminat taleplerinde kusur, zarar ve illiyet bağının bulunması gerektiğini, tasarım hakkına tecavüz iddiasının incelenebilmesi için öncelikle tasarımın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında koruma şartlarını taşıyıp taşımadığının belirlenmesinin zorunlu olduğunu, tasarımın yenilik ve ayırt edici nitelik unsurlarını barındırması gerektiğini, somut olayda tescilsiz tasarım söz konusu olduğundan bu şartların varlığının mahkemece resen incelenmesinin hukuki bir gereklilik olduğunu, davacının koruma koşullarının ancak hükümsüzlük davasında incelenebileceği yönündeki iddiasının hakimin davayı aydınlatma ödevi ile bağdaşmadığını, davacının HMK m. 200 uyarınca senetle ispat kuralına dayanmasının haksız fiil niteliğindeki tazminat davası için hukuken mümkün olmadığını, bilirkişi incelemesi neticesinde davacının sunduğu 1. tasarım ile davalı ürünleri arasında iltibas yaratacak bir benzerlik bulunmadığının tespit edildiğini, 2. tasarımın ise davacıdan önce kamuya sunulmuş olması nedeniyle koruma kapsamı dışında kaldığını, tasarımın SMK kapsamında korunamadığı durumlarda TTK haksız rekabet hükümlerinden yararlanabilmesi için gerekli olan özgünlük ve karıştırılma ihtimali gibi unsurların davacı tarafından ispat edilemediğini, bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava; ilk kez davacı tarafından kamuya sunulduğu iddia edilen 2 adet tescilsiz elbise tasarımından kaynaklanan haklara tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi, manevi ve itibar tazminatı istemlerine ilişkindir.
İlk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 55/4, 56/4-5, 59/2 ve 69/2 maddeleri kapsamında tescilsiz tasarımlara ilk defa Türkiye’de kamuya sunulmuş olması, mutlak anlamda yeni ve ayırt edici olması koşulu ile yalnızca üç yıl süre ile koruma tesis edilmiş olup SMK'nın "Yenilik ve ayırt edicilik" başlıklı 56/4. maddesinde tasarımın aynısı; tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarımın yeni kabul edileceği, tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edileceği, SMK'nın 59/2 maddesinde ise; tescilsiz tasarımın, sahibine birinci fıkrada belirtilen fiilleri engelleme hakkını sadece korunan tasarımın aynısının veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kopyalanarak alınması halinde vereceği, korunan tasarımın kendi tasarımından önce kamuya sunulduğunu makul yollarla bilmesi mümkün olmayan bir tasarımcı tarafından bağımsız olarak yapılan tasarımın koruma kapsamındaki tasarımdan kopyalanmış olduğunun kabul edilemeyeceği düzenlenmiştir.
Yukarıda belirtilen kanuni düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında; hükme esas alınmaya elverişli bulunan bilirkişi raporları kapsamında davacının 1. tescilsiz tasarımın ve davalının ürettiği/ sattığı iddia edilen tasarımın detaylı karşılaştırması yapılarak iltibas yaratacak bir benzerlik olmadığı, davacının 2. tescilsiz tasarımının ise davalının ürettiği/ sattığı iddia edilen tasarımın detaylı karşılaştırması yapıldığında iltibas yaratacak derecede benzerlik olduğu görülmesine rağmen dava dosyasına davalı yanca sunulan deliller sonucu yapılan inceleme ve bilimsel karşılaştırma sonucunda söz konusu 2. tescilsiz tasarımın davacının tescilsiz modeline göre daha önceki tarihlerde kamuya sunulduğu hususu tespit edilmiştir. Aksi yönde somut delil bulunmadığından davacının SMK'nın tescilsiz tasarım hükümlerine dayalı olarak koruma talep etme koşullarının oluşmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca TTK'nın haksız rekabet hükümlerine dayalı koruma talep edilmiş ise de davaya konu 2. tescilsiz tasarıma konu elbisenin ilk defa farklı işletmeler tarafından kamuya sunulmuş olduğu, tescilsiz tasarımın davacı ile özdeşleşecek bir ürün haline gelmediği, işletmesel kökene işaret eden bir ayırt edici işaret haline dönüşmediği dikkate alınarak, haksız rekabete ilişkin koşulların da oluşmadığı anlaşılmış olup neticeten davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 06/06/2024 tarih ve 2022/4 E., 2024/160 K. sayılı kararına karşı, davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 09/10/2026