Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1483 E. 2026/1509 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1483
- Karar No
- 2026/1509
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1483
KARAR NO : 2026/1509
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 04/07/2024
NUMARASI : 2022/831 E. - 2024/399 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/10/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri hakkındaki icra takibinde alacağın sebebi bono gösterilmiş ise de, her iki müvekkilinin davalı sözde alacaklı firma ile takibe konu bono nedeniyle hiçbir borcu bulunmadığını, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takibe konu bonodaki borca, faize ve borcun sair tüm ferilerine itiraz ettiklerini, müvekkilinin davalı/ firmaya yönelik takibe konu bono ile ilgili borcunun olmadığını, davacıların borçlu oldukları hususunun davalı tarafından yazılı delille ispat edilmesi gerektiğini, takip dayanağı bonoda düzenleme tarihi 18/07/2022 vade tarihi 01/11/2022 bedeli de 1.470.000,00-TL olarak belirlendiğini, bedelinin de müvekkillerine nakten verildiğinin belirtildiğini, takip konusu bu senet metninin davalı alacaklı tarafından 18/07/2022 tarihinde her iki müvekkiline 1.470.000,00-TL nakit olarak verdiğini ve bu paranında 01/11/2022 tarihinde geri ödeneceğini, bu hususun bu senedin bedelsiz olduğunu gösterdiğini, bu bononun düzenleme tarihi olan 18/07/2022 tarihinde her iki davacı müvekkilinin de davalı şirkette ... lı olarak çalıştıklarını, asgari ücretten biraz fazla ücret aldıklarını, bir şirketin kendi bünyesinde ... lı olarak çalışan birisine 1.470.000,00-TL (Birmilyon dörtyüzyetmişbin türklirası) gibi çok yüksek bir parayı nakten verdiği yönündeki iddiasının olağan yaşam akışına uygun düşmediğini, dava konusu bononun alınmasından önce davacı müvekkilleri tarafından dava dışı üçüncü şahıslar ...ve...'ye ürün sattıklarını ve karşılığında da keşidecisi .... LTD.ŞTİ. olan ,29/04/2022 keşide tarihli 372.000,00-TL bedelli, keşidecisi .... LTD.ŞTİ. olan ,15/05/2022 keşide tarihli 310.000,00-TL bedelli, keşidecisi .... LTD.ŞTİ. olan 30/05/2022 keşide tarihli 107.000,00-TL bedelli, keşidecisi .... LTD.ŞTİ. olan 15/06/2022 keşide tarihli 295.000,00-TL bedelli, keşidecisi .... LTD.ŞTİ. Olan, 30/07/2022 keşide tarihli 350.000,00-TL bedelli çekler alınmışsa da ve bu çeklerin karşılıksız çıktığını, davalı şirket ödeme yapmayan çek borçlularına karşı gerek savcılığa şikayet gerekse de icra takipleri başlatmışsa da yüksek miktarlara ulaşan bazı alacaklarının tahsil kabiliyetinin bulunmama ihtimaline karşılık uğrayacağı zararların tazmini için davacı müvekkillerinden dava konusu bonoyu aldığını, gerçekte müvekkillerinin davalı şirketten nakit para olarak borç almaları söz konusu olmadığını, müvekkillerinin elinden alınan bu senedin karşılıksız olduğunu, müvekkili/davacılar ile davalı şirket arasında davaya ve icra takibine konu bono nedeniyle ticari bir alış-veriş veya ticari ilişkisinin olmadığını, İstanbul 34.İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasında davacı müvekkillerinin borçlarının bulunmadığının anlaşıldığını, dava konusu bononun davalı şirketin uğradığını iddia ettiği alacaklarının tahsil edilememesi ihtimaline binaen alındığını, bu sebeple bu bononun gerçek manada bir borç senedi olmadığını, davacı müvekkillerinin çek ile yapılan satışları kendi inisiyatifleriyle yapıp çekleri bu şekilde kendileri tek başına kabul etmediklerini, davalı şirket dava dışı... ..., Ahmet ... ve ... ... adına yapılan satışlar sonucunda davacılar tarafından alınan çeklerin karşılıksız çıkması sebebiyle uğradığı zararın teminatı olarak davacılardan bu senedi aldığını oysaki davacı müvekkilinin bu çeklerin bu şekilde kabul edilmesinde herhangi şekilde ihmalleri ve kötü niyetleri bulunmadığını, tüm kontrollerin davalı şirket yetkilerince yapıldığını ve onların onay vermesi üzerine bu çeklerin kabul edildiğini, davacı müvekkilleri tarafından bu şekilde bir borçlarının bulunmaması sebebiyle kendilerinden baskıyla ve davalı şirketin batık olan alacaklarının teminatı olarak alınan senet sebebiyle Bakırköy C.Başsavcılığına şikayette bulunduklarını ve 2022/106536 soruşturma sayılı dosyayla şüpheliler hakkında soruşturma başlatıldığını, açıklanan nedenlerle özellikle adli yardım taleplerinin kabul edilerek davacı müvekkillerinin adli yardım hükümlerinden yararlandırılarak harç ve masrafların davada haksız çıkan taraftan alınmasına karar verilerek harçsız olarak davanın görülmesine karar verilmesine, dava sonuçlanıncaya kadar tedbiren İstanbul 34. İcra Müdürlüğü ... esas sayılı icra takibinin, dosyanın içeriği ve dosyadaki mevcut delil durumuna göre, teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı ile durdurulmasına, istanbul 34. İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosya numarası ile takibe konu senet üzerinde tahrifat bulunması ve bono vasfını yitirmesi nedeniyle takibin iptaline ve müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitine, kötü niyetli alacaklının takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Davacı ... ... 2021 yılı nisan ayında müvekkili şirkette pazarlamacı olarak işe alındığını, daha sonra 4 ay sonra ... ...'nın yönlendirmesi ile kardeşi diğer davacı ... şoför olarak 2021 yılı aralık ayında işe alındığını, davacı ...'nın bacanağı olan ...ekli vergi levhası gereğince 01.03.2021 tarihinde ... çay ...adlı adi şirketi çay alım satımı işi için kurduğunu, söz konusu adi şirketin ekli faturası incelendiğinde fatura hesabının... ...'ye ait olması gerekirken baba ... Yelkenciye ait ... Bankası hesabı olduğu bu şekilde piyasayı dolandırmak için kötü niyetli fatura tanzim ettikleri görüldüğünü, müvekkili şirket kahve işi ile uğraştığından pazarlamacı ... ... ile kardeşi şöför ... kötü niyetli olarak şirket içindeki bilgileri söz konusu ... kardeşler ile bunların babaları olan ve kendisini geride saklayan ... ...'ye bilgi vererek yavaş yavaş şirketten öncelikle küçük bedelleri zamanında ödeyerek, güven ilişkisi kurarak 1.500.000,00 TL'lik kahveyi alarak bu kişilere teslim ettiğini, karşılığında ...tarafından alınan ve karşılığı bulunmayan, sırf piyasayı dolandırmak amacıyla ekli karşılıksız 5 adet çeki cirolayıp müvekkili şirkete teslim ettiklerini, şirket yetkilisi ve muhasebecisi tarafından davacı pazarlamacı ... ... ile diğer davacı şoför ...'ya bu kadar malı neden teslim edildiği sorulduğunda, her defasında söz konusu borcun teminatının kendilerinde olduğunu, ayrıca borca karşılık ... kardeşlerin tapu vereceklerini söylediklerini, bu minvalde ...tarafından ilk verilen çek olan 310.000TL'lik 15.05.2022 keşide tarihli çek karşılıksız çıkınca 18.05.2022 tarihinde müvekkili şirket ile ...arasında ekli protokol imzalandığını, söz konusu protokolde çeklere karşılık 2 adet taşınmaz vereceklerini ve borcun tamamı ödendiğinde taşınmazların... ...'ye geri iade edileceği kararlaştırıldığını, aynı gün ...her ne kadar ilk başta taşınmazın kendi adına ait olduğunu ifade etmişse de daha sonra taşınmazın babaları adına kayıtlı olduğunu söylediğini, ve kendi cep telefonundan babaları ... ...'nin e devlet şifresinden Wep tapuya girerek taşınmazların kayıtlı olduğu Çayırova tapu sicil müdürlüğünden 9883 başvuru sıra numarası ile satış için gün aldıklarını, daha sonra babası satış için tapuya gelmeyince bu seferde... ..., babası ile annesinin Sinop'ta olduğunu, kendisine babasının Sinop 1. Noterliğinden vermiş olduğu 30.06.2021 tarihli ... yevmiye nolu vekaletnameyi verdiğini ve bu vekaletname uyarınca borcuna karşılık teminat olarak ipotek verebileceğini söylediğini, bunun üzerine tapudan şirket yetkilisi ve şirket avukatı tarafımca yapılan araştırmada ipotek verilecek taşınmazın aile konutu olması nedeniyle tapuda işlem yapılabilmesi için eş muvafakati arandığından ...ile şirket çalışanları olan ... ve ... 18.05.2021 tarihinden 31.05.2021 tarihine kadar 13 gün boyunca müvekkili şirketi oyaladıklarını, şirket sahibi ... tarafından baba ... ...'nin bu işlerden muhakkak süre ile haberi olduğunu çünkü daha önceden çocuklarına vekaletname verdiğini söyleyerek ...ve kardeşleri ile görüşmek istediğini, ...ve kardeşleri fabrikaya geldiğinde ...hala senet verelim şeklinde konuştuğunu, bu hususun şirket yetkilisi tarafından kabul görmediğini, bu sefer de şirket yetkilisinin talimatı doğrultusunda... ...'nin bacanağı ve aynı zamanda diğer davacı olan ... ile şirket sahibi ...'nun şoförü olan ... birlikte ... kardeşlerin annesi ... ... ile babaları ... ...'nin nerede oturduğunu bilen davacı ... ile birlikte arabayla ...'e gittiklerini, ... ile ... ...'nin oturduğu eve geldiklerinde anne ve baba oğullarının ilk başta 50.000 TL borcu olduğunu söylemelerine karşın müvekkil şirketin muhasebecisinden istenilen fatura örnekleri ile... ...'nin şirketimize verdiği 5 adet çekleri telefondan ... ...'ye gösterildiğini, baba ... ... ''Benim oğlullarım işlerini bilir ve borçlarını öder. ''Davacı ...'ya yönelik olarak ise'' ...senin bacanağın olur, istersen ayaklarını kırabilirsin'' diyerek müvekkili şirkete herhangi bir ödeme yapmayacağını açıkça beyan ettiklerini, müvekkili şirket tarafından çekleri keşide eden ve cirolayan ilgililer hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na 2022/204889 soruşturma nolu nitelikli dolandırıcılıktan dolayı suç duyurusunda bulunulduğunu, söz konusu savcılığa şikayet dilekçesinden sonra davacılar, dava konusu senedin kendilerinden zorla alındığına yönelik Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunduklarını, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yapmış olduğu soruşturma neticesinde 2022/64749 soruşturma numarası ile 2023/409 karar numarasıyla kovuşturmaya yer olmadığına karar verdiğini, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini, davacılar aleyhine %20 icra-inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesince; Tüm bu açıklamalar ile davacıların uyuşmazlığa konu bonoyu tehdit ve zorla imzalatıldığına ilişkin iddiasını ispatlamadıkları sonucuna varılmıştır.
Davacılar vekili senedin veriliş nedeninin talil edildiğini ve bononun bedelsiz olduğunu ileri sürmüştür. Davalı beyan ve açıklamalarında bonoda bulunan "nakden" kaydını talil eden her hangi bir ifadeye rastlanmamıştır. Bu nedenle ispat yükü davacılar üzerinde olup kambiyo senetlerindeki mücerretlik ilkesi gereği bedelsizlik iddiasının davacı tarafından senede karşı senetle ispat kuralınca bedelsizliğe ilişkin her hangi bir belge sunulmadığından bu iddia da ispatlanamamıştır.
Tüm bu nedenlerle davanın ve davacıların kötü niyetli oldukları somut deliller ile kesin olarak ortaya konulamadığından,"
1-Davanın reddine,
2-Davalı vekilinin kötü niyet tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir.
İSTİNAF:
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen davanın reddi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacıların davalı şirkette düşük ücretle çalışan ...'lı personeller olduğunu, icra takibine konu 1.470.000,00 TL bedelli bonoda "nakten" kaydı bulunmasına rağmen davalı şirketin kendi çalışanına bu miktarda yüksek bir parayı nakit olarak vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve senedin bedelsiz bulunduğunu, dava konusu bononun davacılardan tehdit ve baskı ile zorla alındığını, müvekkillerinin satış temsilcisi olarak müşterilerden aldıkları çeklerin karşılıksız çıkması üzerine bu borcun kendilerine yükletilmeye çalışıldığını, çeklerin kontrol ve onayının davalı şirketin ana muhasebesi tarafından yapıldığını ve müvekkillerinin bu hususta bir takdir yetkisinin bulunmadığını, dosyada dinlenen tanık beyanlarının da senedin baskı altında imzalatıldığını ve karşılıksız çek borçlarına istinaden alındığını doğruladığını, davalı tanıklarının beyanları arasında çelişkiler yer aldığını, davalının senedin düzenlenme nedenine ilişkin iddialarıyla senedi talil ettiğini ve bu durumun ispat yükünü davalı tarafa geçirdiğini, tacir olan davalının iddia ettiği alacağını ve zararı ticari defter ile kayıtlarıyla ispatlayamadığını, bu gerekçelerle mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmişlerdir.
İSTİNAFA CEVAP:
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın hukuka ve hakkaniyete uygun olduğunu, davacılar sırf adaletin işleyişini yavaşlatmak maksadıyla haksız ve hukuka aykırı gerekçelerle istinaf kanun yoluna başvurduğundan, davacıların istinaf isteminin usulden ve esastan reddini talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davanın konusu icra takibine konu bononun baskı altında alındığı ve bedelsiz olduğu iddiasına dayalı İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır.
İstanbul 34. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine konu bonoda, düzenleyenin ... ..., kefilin ..., lehtarın ... Kurukahvecilik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, düzenleme tarihinin 18.07.2022, vade tarihinin 01.11.2022, 1.470.000,00 TL bedelli, nakden ibaresinin yer aldığı görülmüştür.
Davacılar vekili dava dilekçesinde müvekkillerinin davalı şirkette sigortalı işçi olarak çalıştıklarını icra takibine konu bonoda nakden ibaresinin yer aldığını, davalı şirketin kendilerine nakit para vermediğini, dava konusu bononun alınmasından önce dava dışı üçüncü şahıslar... ..., ... ... ve...'ye satılan ürünlerin karşılığında alınan çeklerin karşılıksız çıkması nedeni ile, davalı şirketin uğradığını iddia ettiği alacaklarının tahsil edilememesi ihtimaline bononun alındığını, bu bononun gerçek manada bir borç senedi olmadığını, müvekkillerinin bu çeklerin bu şekilde kabul edilmesinde herhangi şekilde ihmalleri ve kötü niyetleri bulunmadığını, tüm kontrollerin davalı şirket yetkilerince yapıldığını ve onların onay vermesi üzerine bu çeklerin kabul edildiğini, davalı şirketin batık olan alacaklarının teminatı olarak alınan senet sebebiyle Bakırköy C.Başsavcılığına şikayette bulunduklarını ve 2022/106536 soruşturma sayılı dosyayla şüpheliler hakkında soruşturma başlatıldığını, senedin baskı ile alındığını, gerçek bir borç ilişkisi bulunmadığını belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacıların kardeş olup şirkette sigortalı olarak çalıştıklarını, davacı ...'nın bacanağı olan... ... 'nin 01.03.2021 tarihinde ... çay ...adlı adi şirketi çay alım satımı işi için kurduğunu, davacıların 1.500.000,00 TL'lik kahveyi alarak bu kişilere teslim ettiğini, karşılığında alınan 5 adet çekin karşılıksız çıktığını, müvekkili şirket tarafından çekleri keşide eden ve cirolayan ilgililer hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na 2022/204889 soruşturma nolu nitelikli dolandırıcılıktan dolayı suç duyurusunda bulunulduğunu, söz konusu savcılığa şikayet dilekçesinden sonra davacılar, dava konusu senedin kendilerinden zorla alındığına yönelik Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunduklarını, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yapmış olduğu soruşturma neticesinde 2022/64749 soruşturma numarası ile 2023/409 karar numarasıyla kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece tanıklar dinlenmiştir.
Davacı tanığı... ...; "Davacılardan ... benim bacanağım olur, ... ... ...'nın kardeşidir, bir seneyi geçkin bir zaman önce beni Çayırova'daki adresimden alıp Maltepe' de bir marangoza götürdüler ve benim aracılığım ile kardeşlerim de silah zoru ile aldılar bizi marangoza götüren ... ve birkaç arkadaşı ile bize silah zoru ile toplam hatırladığım kadarı ile 5 senet imzalattılar, davacılar bahsettiğim marangozda yoktu, daha sonra beni ve eşim ve babamla da tehdit ettiler, bilgi ve görgüm bundan ibarettir" beyanında bulunmuştur.
Davalı tanığı ... "Ben senedi davacılardan almadım senet muhasebede çalışan Hale hanıma verilmiştir, verilen senetlerin birinde sorun çıkına ikinci bir senet alındı, bahsettiğim ikinci senet dava konusu bu senettir, senet daha önceden imzalanmıştır muhasebede ise tarihlerini doldurdular senet üzerindeki tarihlerden değişiklikler yapıldığında ben oradaydım, tanığa önceki tanığın beyanları soruldu, ben tanığa davacılara ... ve ... imzaladı sizin canınızın kıymeti yokmu diye bir beyanda bulunmadım, tanığa sizin yüzünüzden ... ... ve ... ekmeğinden oldu dedim, senedin tesliminde herhangi bir baskı ve tehdide tanık olmadım, bilgi ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı Hale Kuruçay "Senetler verilmeden önce ... davalı ... firmasında şoför olarak çalış4ıyordu ... ... ise pazarlamacı olarak çalışıyordu, ... ... işten ayrılacağı gün senedi imzalayıp muhasebeye getirip bana teslim etti giderken de ben bu işi beceremedim hakkınızı helal edin dedi ... da senede kefil olduğunu belirterek ciro attı, bu senet ...nin borcuna karşılık verilmiş bir senettir, ben senedin alınma sürecinde hiçbir şekilde tahdit ve baskıya tanık olmadım bilgi ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı... "Davacı ... benim abim ile bacanaktır. Diğer davacı ... ...'yı iş yerinden ve akrabalıktan dolayı tanırım. ...ve ben...'nin ... firmasına borcumuz vardı. Bu borç nedeni ile bir bodrum kat marangozunda ... ve yanında bulunan tanımadığım 3 kişi silah ile tehdit ve baskı ile bana ve...'e senet imzalattılar. Daha sonrasında ... telefon ile görüşmemizde bana firmada satış işine bakan ...'nın akrabamız olması nedeni ile onunda bu borcu ödeyeceğini, ondan da alacağını, paşa paşa 1.470.000,00 TL bedelli senet verdiler. Siz de ödeyeceksiniz, onlar da ödeyecek dedi. Biz çay işi yapıyorduk. Kahve işi de yapmaya karar verdik. Davalıya vermiş olduğumuz müşteri çeki karşılıksız çıkınca bir kısım ödeme yaptık. Yapmış olduğumuz 550.000,00 TL'lik ödemeyi kabul etmediler. Ödeme yapmadınız dediler. Ondan sonra sorunlar yaşanmaya başladı. Davacılar senedi imzalarken ben imzalama anında yanlarında bulunmuyordum. Bilgi ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı ... "Ben ... ve ... ...'yı yanlarında çalışıyorum. Daha öncesinde ... firmasında onlar ile beraber çalışıyordum. Davalı firmada iken ofise çay götürüp bıraktım bu esnada ofiste ... ve tanımadığım bir kaç kişi ile davacılar bulunmaktaydı. Çayı bıraktıktan sonra beni üretim alanına çıkardılar. Üretim alanında iken bağırış ve çağırışlar duyuyordum. Senet imzalamadan buradan çıkamazsın diye bir cümle duydum. Bu cümleyi kimin kullandığını bilmiyorum. Böyle bir cümle duyduğuma eminim. Bunun dışında bağırışmalardan konuşulanları anlayamadım. Davacılar 1 saat kadar ofiste kaldılar. Çıktıklarında moralleri bozuktu. ... işi bıraktılar. ... bağırış ve çağırış olduğu vakit iş yerinde yoktu. ... patronumuzun şoförüdür. Ben davalı firmada tek başıma çalışıyordum. Sürekli yanıma birini alın dememe rağmen almadıkları için işi bırakmak zorunda kaldım. Ben iş yerinde kahve çuvallarını taşıyordum. Ağır çuvallardı. Davalı firma ile herhangi bir davam yoktur. Kendim istifa ettim. Bilgi ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı ... "Ben ... ve ... ...'yı çalıştığımız ... firmasından dolayı tanırım. Ben firma sahibi ...'nun şoförlüğünü yapıyorum. Ben zorla senet imzalatılmasına tanık olmadım. Senetler imzalatıldığında bende bulunuyordum. Senetler muhasebe odasında imzalatıldı. O esnada odada muhasebeci ..., ..., ... ve ... ve ben bulunuyordum. Başka kimse yoktu içeride. İçeride iken ... senetlerin imzalatılmasından önce çay getirdi. Çayları bıraktıktan sonra orada kalmadı diye hatırlıyorum. ...'ın çalıştığı yer bir üst katta yer almaktadır. Senetler imzalatılırken herhangi bir tehdit olmadı. Davacılar o gün işten ayrıldılar hatta kalan eşyalarını da ben araba ile atılan konuma bıraktım. Senetleri ... Firmasının borcuna kefil olduklarını belirterek imzaladılar. Bilgi ve görgüm bundan ibarettir" şeklindedir.
Bakırköy C. Başsavcılığı'nın 2022/10636 soruşturma sayılı dosyasında yetkisizlik kararı verilerek dosyanın Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildiği,
Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2022/64749 Soruşturma sayılı dosyasında, müştekilerin davacılar, şüphelilerin ..., ... olduğu, suçun nitelikli yağma suçu olduğu, ve KYO dair verilen karara itiraz edilmesi neticesinde,
Küçükçekmece 3. Sulh Ceza Hakimliği 2023/1017 D.İş Sayılı kararı ile Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı 03/01/2023 tarih 2022/64749 soruşturma 2023/409 karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına yapılan itirazın reddine, kesin olarak karar verildiği görülmüştür.
Ankara C. Başsavcılığı'nın 2022/149025 soruşturma, 2022/97814 karar sayılı dosyasında müştekinin davalı şirket olduğu şüphelilerinin ... Ltd., olduğu suçun tacir ve şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı olduğu,, KYO na karar verildiği itiraz üzerine,
Ankara 6. Sulh Ceza Hakimliği'ne ait 08/09/2022 gün, 2022/10206 D.İş dosyasından, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 07/07/2022 tarih ve 2022/149025-2022/97814 soruşturma-karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara müşteki vekili tarafından itiraz edilmesi neticesinde, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 07/07/2022 tarih ve 2022/149025-2022/97814 soruşturma-karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın KALDIRILMASINA, karar verilmiştir.
Menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru-El Kitabı, s.370 ilâ 372)..." (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2019/(19)11-122 Esas 2022/400 Karar sayılı ilamı).
Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacıları tarafından dava konusu senedin baskı altında alındığını bedelsiz olduğunu ileri sürdükleri, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2022/64749 Soruşturma,2023/409 Karar sayılı dosyasında, müştekilerin davacılar şüphelilerin ..., ... olduğu, suçun nitelikli yağma suçu olduğu, ve Kovuşturma Yapılmasına Yer Olmadığına dair verilen karara itiraz edilmesi neticesinde, Küçükçekmece 3. Sulh Ceza Hakimliği'nin 2023/1017 D.İş Sayılı kararı ile itirazın reddine, kesin olarak karar verildiği, davacılar tarafından senedin baskı altında alındığı, bedelsiz olduğu iddiasının ispat edilemediği, davanın sübut bulmadığı anlaşılmakla mahkemece davanın reddine dair verilen kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/07/2024 tarih ve 2022/831 E., 2024/399 K. sayılı kararına karşı davacılar vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacılardan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3- Davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 01/10/2026