Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/583 E. 2026/1463 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/583
Karar No
2026/1463
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/583 - 2026/1463 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/583 KARAR NO : 2026/1463

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20.03.2025 NUMARASI : 2024/389 Esas 2025/166 Karar

DAVACI : VEKİLİ : Av.

DAVALI : VEKİLİ : Av.

DAVANIN KONUSU : Tazminat ( Trafik Kazası) KARAR TARİHİ : 24.09.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 24.09.2026

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 31.05.2023 tarihinde davacının maliki olduğu ve eşi ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı, ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın karıştığı kaza neticesinde davacının aracının hasarlandığını, delil tespiti istemli olarak Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/214 D.iş dosyası ile kamera kayıtlarının temin edildiğini, kaza sonrası aracın onarımının ... isimli özel serviste yaptırıldığını, hasara ilişkin 07.05.2024 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine arabuluculuk başvurusu yapılmış ise de anlaşılamadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL tutarındaki değer kaybının davalıdan tahsiline karar verilmesini dava etmiş, 10.03.2025 tarihli talep arttırım dilekçesi ile değer kaybı tazminat talebini 48.000,00-TL olacak şekilde artırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının sigortalısı ... sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın kusurlu olduğunu gösterir trafik kaza tespit tutanağı olmadığını, davacının aracında meydana gelen hasarın değer kaybı olarak değerlendirilemeyeceğini, davacının davasının belirsiz alacak olarak ikame edilmesinde hukuki yarar bulunmadığını, kabul anlamın gelmemek ile birlikte davalı şirketin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limitleri dahilinde tazminattan sorumlu olduğunu, araçta oluşan değer kaybı hakkında hesaplama yapılacak ise kaza tarihinin esas alınması gerektiğini, davacının aracının kaza tarihinden önceki tramer kayıtlarının istenilmesi gerektiğini, davalının sorumluluğun azami poliçe teminatı ile sınırlı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı sigorta şirketi tarafından, davacının aracına çarparak hasarlanmasına sebebiyet veren ... plakalı araç için 29.04.2023 - 29.04.2024 tarihleri arasınında geçerli olmak üzere kaza tarihi itibarıyla araç başına 120.000,00-TL maddi teminat sağlayan Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi düzenlendiği, dosyada mevcut kazayı gösterir CD incelemesine göre ... plaka sayılı araç sürücüsünün kavşakta yeşil ışıkta hareket halinde iken ... plaka sayılı araç tarafından çarpıldığı, davalı ...AŞ'ye ZMMS sigortası ile sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'ın % 100 oranında kusurlu, davacı ...'ın maliki olduğu ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ın ise kusursuz olduğu, dava konusu ... plakalı aracın kazada gördüğü hasarlardan dolayı 48.000,00-TL değer kaybı meydana geleceği, davacı taraf araç sürücüsü meydana gelen olayda kusursuz bulunduğundan, davacı taraf aracında meydana gelen 48.000,00-TL değer kaybını davalı ...AŞ'den talep edebileceği, davalının davacıya bu nedenle bir ödemede bulunmadığı, davacı dava öncesi davalıya başvursa da başvurunun KTK md. 99'da belirtilen istenen belgeler eklenecek şekilde yapılmadığından ve sigortalı aracın kullanım amacı ve cinsi gözetilerek kabul edilecek tutara dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği belirtilerek, açılan davanın kabulü ile, 48.000,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birilikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olmakla birlikte, hükme esas alınan faiz başlangıç tarihi ve faiz türü bakımından hataya düşüldüğünü, tazminat talebine konu değer kaybı zararının davacının 31.05.2023 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası nedeniyle doğduğunu, zararın bu tarihte gerçekleştiğini, davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamında olmasına rağmen bu zararı karşılamaktan imtina ettiğini, haksız fiilden doğan borçlarda temerrütün fiilin meydana geldiği tarihte başlayacağını, haksız fiil nedeniyle doğan tazminat alacaklarında, borçlunun ayrıca bir ihtara gerek olmaksızın fiil tarihinden itibaren temerrüde düşeceğini, dava dilekçesinde açıkça 31.05.2023 olan kaza tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulmuş olmasına rağmen mahkemece faiz başlangıcı olarak dava tarihinin esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, davaya konu zararın karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında değerlendirilmekte olup bu sigorta sözleşmesinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında ticari nitelikte bir işlem sayıldığını, dolayısıyla, uygulanması gereken faiz türünün de avans faizi olması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenlerin sıfatına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacının aracında oluşan değer kaybı tazminatının zorunlu mali mesuliyet sigorta ( ZMMS ) poliçesi kapsamında tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davacının davasının kabulüne karar verilmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu düzenlenmiştir. 2918 sayılı KTK'nın 99/1 inci maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Sigortaya başvurulmadan dava açılması veya icra takibi başlatılması halinde ise bu tarihlerde temerrüt gerçekleşir. Bu durumda ilke olarak; davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmış ise bundan 8 iş günü sonrasında, başvuru yapılmamış ise dava tarihi itibarıyla, belirlenen tazminat alacağının tamamı için anılan tarihlere uygun faiz uygulanması gerekir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın Tazminat Ödemelerinde İstenilecek Belgelerle ilgili Ek-6 da araç hasarlarında trafik kazası tespit tutanağı resmi tasdikli sureti veya taraflar arasında tutulmuş kaza tespit tutanağı, varsa ifade tutanakları veya görgü tespit tutanakları, mağdur araca ait ruhsat, varsa hasarlı araca ve kaza yerine ait fotoğraf ve görüntüler, baka hesap bilgileri değer kaybı yönünden ayrıca değer kaybı talep beyanı yapıldı ise eksper raporu talep edileceği belirtilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 3 üncü maddesinde, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." ifadesi yer almaktadır. Bahsedilen yasal düzenleme uyarınca ancak zarara neden olan aracın ticari araç olması halinde tazminata davalının sıfatına göre belirlenen temerrüt tarihinden avans faiz yürütülmesi gerekir. Davalı sigorta şirketine sigortalı aracın ruhsat kaydında kullanım amacının “hususi” olması nedeniyle hükmedilen tazminata yasal faiz uygulanmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Somut olayda; başvuruya ilişkin davalının vekilinin 08.07.2024 tarihli dilekçe içeriği ve eklerinden, davacı tarafından davalı ZMMS şirketi ...AŞ'ye 07.05.2024 tarihinde ekinde zararın tespitine olanacak sağlayacak şekilde belgeler ile usulüne uygun şekilde başvuru yapıldığı anlaşılmış olup davacı tarafından dava dilekçesinde olay tarihinden itibaren faiz yürütülmesi talep edilmiş olmasına göre anılan yasal düzenleme çerçevesinde davalı ZMMS şirketi ...AŞ'nin 18.05.2024 tarihinde temerrüte düşeceği ve bu tarihten itibaren yasal faiz yürütülmesi gerekirken yazılı gerekçe ile dava tarihinden faiz uygulanmasında isabet bulunmamaktadır. Bu itibarla, belirtilen hususlar yönünden istinaf başvurusu yerindedir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuran davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından ilk derece mahkemesi kaldırılarak kesinleşen yönler korunarak temerrüt tarihi olan 18.05.2024 tarihinden faiz uygulanarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, I-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, Buna göre; 1-Davanın kabulü ile, 48.000,00-TL'nin temerrüt tarihi olan 18.05.2024 itibaren işletilecek yasal faizi ile birilikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Kabul edilen 48.000,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 3.278,88 TL karar ve ilam harcından 427,60 TL peşin harç, 799,00 TL ıslah harcı toplamı olan 1.226,60 TL harcın düşümü ile eksik kalan 2.052,28 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 427,60 TL peşin harç, 60,80 TL vekalet harcı, 799,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.715,00 TL harç ile davacının karşıladığı 84,00 TL tebligat gideri, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.084,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, II - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN 1-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine, 2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 320,00- TL yargılama gideri ile 1.683,10-TL istinaf başvuru harcının davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, 3-Başvuran taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK.nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 4-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 24.09.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/583, K. 2026/1463, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-583-e-2026-1463-k-fd7b7be7333d