Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/986 E. 2026/1431 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/986
Karar No
2026/1431
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 24. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/986 KARAR NO : 2026/1431

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 31/10/2024 NUMARASI : 2024/367 E.- 2024/798 K. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN : Davacı vekili KARAR TARİHİ :15/10/2026 KARAR YAZMA TARİHİ :26/10/2026

Mahkemece verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının, davalı ... ... ile dava dışı ..., ..., ... ve ... tarafından yat satışı vaadiyle kandırıldığını, adı geçen kişilerin fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek müvekkilinden toplam 400.000,00 TL aldıklarını, dava dışı ...'ın davacıya yat satın alması halinde yolcu taşımacılığı yaparak veya yatı satarak kâr elde edebileceğini söylediğini, bu amaçla çeşitli yat fotoğrafları, videoları ve belgeler göndererek davacıyı ikna ettiğini, satın alınacak yatın bedelinin 800.000,00 TL olduğunun belirtilmesi üzerine müvekkilinin 26/09/2022 tarihinde davalının banka hesabına tekne alım bedeli açıklamasıyla 250.000,00 TL yatırdığını, ancak taahhüt edilen yatın teslim edilmediğini, davacının bipolar bozukluk, psikoz ve paranoid şizofreni tanıları nedeniyle psikolojik rahatsızlıklarının bulunduğunu, kullandığı ilaçların algılama yeteneğini zayıflattığını, davalı ve dava dışı kişilerin bu durumdan yararlanarak davacının iradesini sakatladıklarını, ayrıca 150.000,00 TL bedelle bir filikanın 65 gün içerisinde yata dönüştürüleceği yönündeki beyanların hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı ile dava dışı ... arasında 15/10/2022 tarihli Gemi Ortaklık Sözleşmesi ve İş Sözleşmesi düzenlendiğini, davalının bu sözleşmelerin tarafı olmadığını, davalı ve diğer kişiler hakkında yapılan şikayet üzerine Ezine Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/190 sayılı soruşturmasının başlatıldığını, davacının ödediği bedel karşılığında herhangi bir edim elde edemediğini ve davalının sebepsiz zenginleştiğini, bedelin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini, ayrıca dava dışı ... aleyhine Eskişehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/479 Esas sayılı dosyasında dava açıldığını belirterek, eldeki davanın anılan dosya ile birleştirilmesine, Eskişehir 8. İcra Müdürlüğünün 2022/9027 Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde, öncelikle görev ve yetki itirazında bulunduklarını, davacının dava dışı ... ile tekne satın alınması, işletilmesi ve kârın paylaşılması konusunda anlaştığını, davalının ise yalnızca kendisine ait filikanın satışını gerçekleştirdiğini, davacı tarafından gönderilen 250.000,00 TL'nin filika satış bedeli olduğunu, filikanın teslim edilmesiyle davalının edimini yerine getirdiğini, davacı ile dava dışı ... arasında düzenlenen sözleşmelerin tarafı olmadığını ve davacının ileri sürdüğü psikolojik rahatsızlıklardan haberdar bulunmadığını belirterek, davanın öncelikle usulden, aksi hâlde esastan reddine ve davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacının davasının dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, hükme karşı süresinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf talebinde, davacının yat alımı vaadiyle kandırılarak davalının banka hesabına 250.000,00 TL yatırmasının sağlandığını, ancak yatın teslim edilmediğini ve ödenen bedelin iade edilmediğini, uyuşmazlığın ticari ilişkiden değil, haksız fiil ve sebepsiz zenginleşme hükümlerinden kaynaklandığını, tarafların tacir olmadığını ve davanın mutlak veya nispi ticari dava niteliği taşımadığını, bu nedenle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, aynı olayla bağlantılı başka bir dosyada Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 27/11/2025 tarihli kararıyla Eskişehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunun belirlendiğini, mahkemece görev hususunnu hatalı değerlendirilerek dava şartı arabuluculuk yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE :Dava, yat alımı amacıyla ödendiği ileri sürülen bedelin iadesi için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamından; davanın, Eskişehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açıldığı, Mahkemenin 20/12/2023 Tarih 2023/481 E. 2023/771 K. sayılı kararı ile davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verildiği görülmüştür. Eskişehir 8. İcra Dairesinin 2022/9027 E. Sayılı dosyasında; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhinde 253.639,99 TL asıl alacak ve işlemiş faiz üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından borca itiraz edildiği ve takibin durdurulduğu görülmüştür. Eldeki dosyada; davacı tarafın, aynı olayla ilgili olarak dava dışı ...'a da ödeme yaptığını belirterek, onun aleyhinde açılan Eskişehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/479 Esas sayılı dosyasıyla iş bu dosyanın birleştirilmesini talep ettiği görülmüştür. Uyap kayıtlarından Eskişehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/479 Esas sayılı dosyasında, davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verildiği, Asliye Ticaret Mahkemesinin de karşı görevsizlik kararı vermesi üzerine olumsuz görev uyuşmazlığı çıktığı, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 2025/2807 E. 2025/2203 K. Sayılı kararı ile Eskişehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verildiği anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın 4.maddesine göre bir davanın ticari dava olabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan yasa maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan sayılması gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 12. maddesinde "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir" hükmünü içermektedir. TTK'nun 19.maddesinde "Bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Ancak, gerçek kişi olan bir tacir, işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirdiği veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmadığı takdirde borç adi sayılır. Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır" hükmü bulunmaktadır. 6335 sayılı Kanun'un 2.maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip, karara bağlamalıdır. Somut olayda; davacı taraf, davalının banka hesabına tekne alım bedeli açıklamasıyla para gönderdiğini ancak kendisine herhangi bir teslimat yapılmadığını iddia etmiştir. Mahkemece, Deniz Ticaretine ilişkin hükümlerin TTK'nın 5. kitabında düzenlenmiş olduğu, Deniz Ticaretinden kaynaklanan tüm uyuşmazlıkların tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın ticari iş ve ticari dava sayılması gerektiği belirtilerek Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu belirtilmiş ise de; dosyaya sunulan "Gemi Ortaklık Sözleşmesinde" davalının taraf olmadığı, davacının sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında davalı taraftan alacak talebinde bulunduğu, eldeki davanın mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı, uyuşmazlığın çözümünün asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde olduğu anlaşılmaktadır. Belirtilen nedenlerle, mahkemece; davaya bakmakla Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, davanın arabuluculuk şartının yerine getirilmemesi nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine dair hüküm kurulması doğru görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf talebinin (esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin) kabulü ile mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.3.maddesi gereğince KALDIRILMASINA karar vermek gerekmiştir. İnceleme, 6100 sayılı HMK.'nın 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-)Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 31/10/2024 tarih, 2024/367 E.- 2024/798 K. sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 2-)Dosyanın yukarıda açıklandığı şekilde karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-)Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 4-)Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin harcının istek halinde başvurana iadesine, 5-)Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 15/10/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Katip ... e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/986, K. 2026/1431, T. 15.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-986-e-2026-1431-k-613fe6e2cd3c