Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1464 E. 2026/1215 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1464
Karar No
2026/1215
Karar Tarihi

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2024/1464 Esas 2026/1215 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/1464 KARAR NO : 2026/1215

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/09/2024 NUMARASI : 2023/343 Esas 2024/889 Karar DAVA : Alacak (İİK'nun 308/b) DAVA TARİHİ : 30/06/2020 KARAR TARİHİ : 25/09/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/10/2026

Taraflar arasındaki alacak (İİK'nun 308/b çekişmeli alacak) istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı hakkında geçici ve kesin mühlet kararları verildiği, müvekkilinin bu kararlar gereğince oluşturulan konkordato komiserler kuruluna alacağına dayanak belgelerle birlikte alacak bildirimde bulunulduğunu, mahkemece yapılan yargılama sonunda konkordatonun tasdikine ilişkin kararda müvekkilinin alacağını 472.925,01 TL olarak bildirildiğinin belirtildiğini, müvekkilinin rehinle temin edilmiş alacağı bulunduğundan konkordatonun tasdiki kararı verilmiş olsa da asıl alacağa faiz işlemeye devam ettiğini, müvekkilinin alacağının konkordato tasdik kararında bildirilen rakam ile uyuşmadığını belirterek konkordato tasdik kararında yer alan müvekkili alacağı dikkate alınarak müvekkilinin bilirkişi marifetiyle tespit edilecek alacak miktarı arasında oluşan fark alacağından şimdilik 10.000,00 TL'nin yıllık işleyecek %57 oranında temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında talebini toplam 392.589,62 TL olarak ıslah etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacıya 472.925,01 TL borcu bulunduğunu, bu tutarın 48 ay eşit taksitle ödeneceğinin mahkeme konkordato tasdik kararında belirtildiğini, müvekkilinin konkordato projesinde kabul edilenden daha fazla bir borcu bulunmadığını, faiz, masraf, vekalet ücreti taleplerinin konkordato hükümlerine göre müvekkilinden talep edilemeyeceğini, ipotek ile borcun zaten güvence altında olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; alınan bilirkişi raporu ile konkordato davasında kabul edilen alacağın bankanın davalıdan talep edebileceği alacak miktarından fazla olduğunun tespit edildiği, kesin mühlet ve tasdik tarihi itibarıyla yapılan ödemeler düştükten sonra davacının alacağının kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; toplam 588.149,11 TL alacak bildiriminde bulunulduğunu, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 27.03.2020 tarih ve 2020/196 K.sayılı ilamı ile müvekkilinin davalı şirketten olan alacağını 472.925,01 TL olarak belirlediğini, 06.10.2017 tarihli kredi çerçeve sözleşmesinin müteselsil kefil müşterek borçlusu dava dışı ... tarafından müvekkili banka lehine verilmiş ... parselde kain 1.normal kat A /Blok 9 nolu bağımsız bölüm için düzenlenen ipoteğinresmi senedi sunulmak suretiyle müvekkilinin alacağının rehinle temin edilmiş bir alacak olduğundan İİK'nun 294. maddesi gereğince kural olarak müvekkili banka alacağına geçici mühlet, kesin mühlet ya da konkordatonun tasdiki kararları süreçlerinde de faiz işlemeye devam ettiğini, dolayısıyla yapılacak hesaplamada müvekkili banka alacağına faiz işletilmesi gerektiğini, mahkeme tarafından bu hususun göz ardı edilerek açıkça kanun hükmü ihlal edilmek suretiyle bilirkişi raporunda müvekkilinin alacağına faiz işletilmeden konkordatonun tasdiki kararında tespit edilenden de daha düşük olduğu yönündeki hesap doğrultusunda hukuka aykırı bir karar verdiğini, açılan dava ile davalı şirket hakkında verilen konkordatonun tasdiki kararı tarihi itibariyle alacağının tespiti talep edildiği halde mahkeme tarafından yapılan yargılama sırasında taraflarınca kredi sözleşmesine rehin verilmiş olan ipoteğin satışından elde edilen bedelin de alacak hesabına katılmak suretiyle müvekkili bankanın alacağından mahsup edilmesinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; alacağın eksik kaydedilmesi ile tasdik edilen konkordato nedeniyle eksik kaydedilen alacağın (İİK'nun 308/b) tahsili istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Mahkemece yapılan yargılama sonunda 2020/309 Esas 2021/713 Karar sayılı karar ile konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 2021/1992 Esas 2023/246 Karar sayılı karar ile bilirkişi raporunun yetersiz olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf itirazlarının kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, Dairemiz kararı üzerine dosya mahkemenin 2023/343 Esas sırasına kaydı yapılarak yeniden yapılan yargılama sonunda işbu istinaf incelemesine konu karar verilmiştir. Davacı yan taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi kapsamında davalıdan alacaklı olduğunu, davalının konkordato tasdik kararında alacağının eksik olarak yer aldığını iddia etmiş, davalı yan ise konkordato tasdik kararında yer alan borç dışında davacıya başka bir borcun bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında kredi çerçeve sözleşmesi imzalandığı, kredinin ödenmediği iddiasıyla davacının kredi hesabını kat ettiği, davalının konkordato tasdik kararında 472.986,01 TL alacağının yer aldığı, davacı lehine tesis edilen ipoteğin dava tarihinden sonra satıldığı, davacının ipotek satış bedelini tahsil ettiği hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davacının konkordato tasdik karar tarihi itibarıyla kredi çerçeve sözleşmesi kapsamında konkordato tasdik kararında yer alan alacak dışında davalıdan başka bir alacağı bulunup bulunmadığı, çekişmeli alacak var ise miktarı, dava tarihinden sonra ipoteğin satışı ile davacı tarafından yapılan tahsilat ile konkordato tasdik karar tarihinden sonra davacının tahsil ettiği taksit bedellerinin çekişmeli alacaktan mahsup edilip edilemeyeceği, davacının çekişmeli alacağı var ise bu alacağına faiz işletilip işletilemeyeceği, faiz işletilebilecek ise hangi oran üzerinden faiz işletilmesi gerektiği hususlarından kaynaklanmaktadır. Davacı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, açılan dava, çekişmeli alacaklar hakkında dava başlıklı İİK'nun 308/b maddesi kapsamında alacağı itiraza uğramış olan davacı alacaklı tarafından açılan dava niteliğindedir. Davacı yan, dava ve ıslah dilekçesinde konkordato tasdik karar tarihi itibarıyla kararda yer alan alacak dışında başka alacağı bulunduğunu ileri sürerek işbu alacak davasını açmıştır. Dairemizce hükme esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasından sonra yapılan yargılama sırasında mahkemece dosyada rapor düzenleyen bankacı bilirkişiden 10/07/2023 tarihli ek rapor alınmıştır. Anılan ek raporda banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme için davacı banka şubesine gitmiş ise de, davacıdan kaynaklanan sebeplerle belge ve kayıtların temininin mümkün olmadığı, davacının sunduğu müşteri temerrüt bilgileri rapor ekran çıktısının esas alındığı, bu kayıt dışında herhangi bir belge ve kayıt sunulmadığı, dava dışı üçüncü kişi ... taşınmazında 300.000,00 TL'lik ipotek tesis edildiği, ipoteğin davacı banka lehine olup, davalının doğmuş doğacak borçlarının teminatını teşkil ettiği, kesin mühlet tarihi itibarıyla (bu tarihe kadar faiz işletilerek yapılan hesaplama sonucu) 490.559,71 TL asıl alacak, 59.030,69 TL temerrüt faizi, 775,24 TL masraf, 34.281,73 TL vekalet ücreti olmak üzere davacının davalıdan toplam 584.647,37 TL alacaklı olduğu, konkordato tasdik tarihi itibarıyla, alacağın ipotekle teminat altına alındığından faiz işlemeye devam ettiği belirtilerek 490.559,71 TL asıl alacak, 330.555,49 TL temerrüt faizi, 9.659,08 TL masraf, 42.464,67 TL vekalet ücreti olmak üzere davacının davalıdan toplam 873.238,95 TL alacaklı olduğu, konkordato kabul edilen 472.986,01 TL mahsup edildiğinde kesin mühlet tarihi itibarıyla bakiye 111.661,36 TL, konkordato tasdik tarihi itibarıyla bakiye 400.252,94 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Ek rapora itiraz üzerine yeni bir bankacı bilirkişiden banka kayıtları üzerinde yerinde yapılan inceleme ile alınan ikinci raporda, davalının 10/01/2019 tarihinde temerrüte düştüğü, kesin mühlet tarihine kadar faiz işletilirse kesin mühlet tarihi itibarıyla 488.620,75 TL anapara, 57.887,78 TL işlemiş akdi faiz ve işlemiş temerrüt faizi olmak üzere davacının davalıdan toplam 546.508,53 TL alacaklı olduğu, konkordato tasdik karar tarihi itibarıyla ise, 437.569,89 TL anapara, 1.408,98 TL işlemiş akdi faiz, 52.654,24 TL temerrüt faizi, 9.659,08 TL masraf üzere davacının davalıdan toplam 501.292,19 TL alacaklı olduğu, geçici mühlet tarihinden sonra faiz işletilmez ise geçici mühlet tarihi itibarıyla 479.409,93 TL asıl alacak, 7.924,24 TL işlemiş faiz olmak üzere davacının davalıdan toplam 487.334,17 TL alacaklı olduğu, kesin mühlet tarihinde de aynı alacağın bulunduğu, konkordatoda kabul edilen 472.925,01 TL mahsup edildiğinde bakiye 14.409,07 TL alacak bulunduğu, konkordato tasdik karar tarihi itibarıyla ise, 436.384,55 TL asıl alacak, 9.659,08 TL masraf olmak üzere davacının davalıdan toplam 446.043,63 TL alacaklı olduğu, konkordatoda kabul edilen 472.925,01 TL mahsup edildiğinde bakiye 26.880,47 TL'nin (+) kaldığı, üçüncü kişi ipoteğinin takip sonucu 26/04/2021 tarihinde satılması ile 117.056,73 TL tahsilat yapıldığı, bu tarihin konkordato tasdik ve dava tarihinden sonra olduğu yönünde kanaat bildirilmiştir. Davalı vekili 22/01/2024 havale tarihli yazılı beyan dilekçesi ile, kefillerden Ankara 8. Genel İcra Müdürlüğünün 2019/4857 sayılı dosyasında, 147.075,84 TL tahsilat yapıldığı, ipotek satışı nedeniyle 147.075,84 TL tahsilat yapıldığını bildirmiştir. İtiraz üzerine ikinci bilirkişiden alınan ek raporda, icra dosyasında tahsil edilen bedelin konkordato kapsamında çekişmeli alacakla ilgisi bulunmadığı, icra inkar tazminatı, yargılama gideri, harç ve vekalet ücreti olarak ödendiği, ipotek satışının da kesin mühlet ve konkordato tasdik karar tarihinden sonra olduğu, kök rapordaki görüşü tekrar ettiği, konkordatoda kabul edilen miktar mahsup edildiğinde kesin mühlet tarihine kadar faiz işletilirse kesin mühlet tarihi itibarıyla bakiye 73.583,43 TL, konkordato tasdik karar tarihi itibarıyla bakiye 28.367,18 TL alacak bulunduğu, geçici mühlet tarihinden sonra faiz işletilmediği takdirde kesin mühlet tarihi itibarıyla bakiye 14.409,07 TL, konkordato tasdik karar tarihi itibarıyla bakiye - 26.880,47 TL olup, kabul edilen alacağın hesaplanan alacaktan fazla olduğu tespit edilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda kesin mühlet tarihine kadar faiz işletileceği kabul edilip, ikinci bilirkişiden alınan ek rapordaki tüm hesaplamalar yazıldıktan sonra hüküm kurmaya ve denetime elverişli olan raporda da belirtildiği gibi, kesin mühlet tarihi ve tasdik tarihi itibarıyla yapılan ödemeler düştükten sonra davacının alacağının kalmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. Oysa karar gerekçesinde ve özetlenen ek raporda, bir ödemeden bahsedilmemiştir. Alınan raporda, davalının ödeme olarak ileri sürdüğü kefillerin Ankara 8. Genel İcra Müdürlüğünün 2019/4857 sayılı takip dosyasına kefillerin ödediği miktarın çekişmeli alacakla ilgisinin bulunmadığı, itirazın iptali davasında hükmedilen icra inkar tazminatı, yargılama gideri, harç ve vekalet ücretine dair fer'ilere ilişkin olduğu tespit edildiği gibi, ipoteğin satış tarihi de kesin mühlet ve konkordato tasdik karar tarihinden sonra olduğu gibi, dava tarihinden de sonra 26/04/2021 tarihli olup, dava tarihinden sonra yapılan tahsilat 117.056,73 TL'dir. Yapılan açıklamadan anlaşılacağı üzere dava tarihinden önce yapılan bir ödeme nedeniyle borcun sona ermesi söz konusu değildir. Bu durumda, hükme esas alınan ek raporda herhangi bir ödeme nedeniyle borcun sona erdiğinden söz edilmediği, ek raporda ödeme olarak ileri sürülen icra dosyasına kefiller tarafından yapılan ödemenin çekişmeli alacakla ilgisi olmadığı, ipoteğin satışı suretiyle davacı banka tarafından tahsil edilen miktarın tahsilat tarihinin dava tarihinden sonra olduğu, hükme esas alınan ek raporda kesin mühlete kadar faiz işletilmesi ile geçici mühletten sonra faiz işletilmemesi halinde farklı alacak miktarlarının tespit edildiği, mahkemece bu miktarlardan hangisinin esas alındığının anlaşılamadığı gibi hangi ödemelerin kesin mühlet ve tasdik tarihi itibarıyla hangi alacaktan düşülmesi suretiyle davacının alacağının kalmadığının anlaşılamadığı, mahkemece davacının davalıdan bakiye alacağının bulunmadığının kabulüne ilişkin gerekçenin bulunmadığı gözetilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında isabet görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KISMEN KABULÜNE, 2-Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/09/2024 tarih ve 2023/343 Esas 2024/889 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 7-Ankara Batı İcra Dairesi'nin 2024/44582 sayılı takip dosyasına davacı ... Bankası A.Ş. tarafından sunulan 16/10/2024 tarihli 79.230,73 TL bedelli teminat mektubunun İİK'nun 36. maddesi uyarınca davacı borçluya iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 ve 362/(1)-g.maddeleri uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 25/09/2026

Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1464, K. 2026/1215, T. 25.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1464-e-2026-1215-k-b4afe56851fb