Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1125 E. 2026/1266 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1125
- Karar No
- 2026/1266
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2024/1125 Esas 2026/1266 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1125 KARAR NO : 2026/1266
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 31/01/2024 NUMARASI : 2022/319 Esas 2024/70 Karar DAVA : Tazminat (Kasko Rücu) DAVA TARİHİ : 21/06/2022 KARAR TARİHİ : 29/09/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/09/2026
Taraflar arasındaki asıl davada itirazın iptali, birleşen davada alacak istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçelerle davanın asıl dava ve birleşen dava yönünden kısmen kabulüne yönelik verilen hükme karşı, taraflarca süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. ASIL DAVADA DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; ...Ltd. Şirketi adına kayıtlı ... plakalı aracın davacı sigorta şirketi nezdinde 17/10/2020– 17/10/2021 tarihleri arasında 41748998 sayılı “... Sigorta Poliçesi” ile sigortalı olduğunu, 01/06/2021 tarihinde davacı sigorta şirketine sigortalı aracın davalı tarafından işletilen Gebze-İzmir Otoyolu 175. Km’de iken İstanbul istikametinden İzmir istikametine doğru seyir halinde iken olay yerinde havanın yağışlı olmasından dolayı yolda biriken su birikintisine aracını kaptırması ile direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ve aracının sol arka köşe kısımları ile yolun sağındaki demir bariyerlere çarpması neticesinde tek taraflı trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağını düzenleyen resmi görevliler tarafından meydana gelen kazanın 2918 sayılı KTK.nun 19. maddesi kural ihlali sonucu meydana geldiğinin açıkça belirtilmiş olunduğunu, dolayısıyla davalı şirketin davacı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı araç hasar tutarından sorumlu olduğunu, davacı sigorta şirketi tarafından yaptırılan ekspertiz sonucu davacıya kaskolu araç zararının 1.936.371,20-TL olduğunun belirlendiğini ve araca pert işleminin uygulandığını, 1.100.000,00-TL araç rayiç tutarından 242.000,00 TL sovtaj değeri düşüldükten sonra hasar bedelinin 858.000,00 TL olacağının eksper raporunda düzenlenmesi ve varılan mutabakat sonrası araç sahibine 27/10/2021 tarihinde 858.000,00-TL ödeme yapıldığını ve böylece sigortalısı araç malikinin halefi olduğunu, ihtarnamenin sonuçsuz kalması üzerine Ankara 27. İcra Müdürlüğü'nün 2022/2078 sayılı takip dosyasında icra takibine başlattıklarını, ancak davalının haksız yere takibe itiraz ettiğini beyanla davalının icra takibine vâki haksız itirazının iptali ile % 20'den aşağı olmamak üzere icra-inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ASIL DAVADA CEVAP Davalı ... A.Ş. cevap dilekçesinde özetle; Ankara 27. İcra Müdürlüğü 2022/2078 Esas sayılı dosya kapsamında 28/01/2022 tarihli ilamsız takibe ilişkin ödeme emrine borç bulunmadığından itiraz edilmiş olduğunu, şirket ile ... A.Ş. Arasında 24/06/2013 tarihinde imzalanan İşletme ve Bakım Sözleşmesi kapsamında davalının dava konusu trafik kazasının gerçekleştiği otoyolun işletilmesi, hafif onarım ve bakımı işlerinin ifasını üstlenmiş olması nedeniyle davanın, davalının yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davanın ... A.Ş.’ye yöneltilmesinin gerektiğini, yine 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52. maddesinin b bendi uyarınca “araç sürücülerinin hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak” yükümlü olduklarını, dava konusu trafik kazasına karışan ... plakalı aracın sürücüsü tarafından yağışlı hava durumu koşullarına özen gösterilmemesi nedeniyle yaşanan kazaya ilişkin şirketin herhangi bir kusurundan bahsedilemeyeceğini beyanla davanın öncelikle husumetten aksi takdirde esas yönünden reddini, takibinde haksız ve kötü niyetli olan davalı alacaklı aleyhine takibe konu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. BİRLEŞEN DAVADA DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; asıl davada yer alan maddi ve hukuki olguları tekrarla iş bu davanın Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/319 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, dava sonucunda alacaklarının semeresiz kalmaması açısından tensip kararı ile dava konusu alacakları kadar birlikte davalı şirket adına kayıtlı olan menkul ve gayrimenkul mallar ile bankalar ve üçüncü şahıslar nezdindeki alacakların ihtiyaten haczi ile dava konusu 643.500,00-TL alacağın ödeme tarihi olan 27/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. BİRLEŞEN DAVADA CEVAP Davalı ... A.Ş. cevap dilekçesinde özetle; dava konusu trafik kazasının meydana geldiği ... davalı ... A.Ş. tarafından 3996 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde yapıldığını ve ... Müdürlüğü ile yapılan Uygulama Sözleşmesi çerçevesinde işletilmekte olduğunu, ... A.Ş.'nin (“... A.Ş.”) ise ... A.Ş. ile 24 Haziran 2013 tarihinde imzaladığı bir işletme ve bakım sözleşmesi kapsamında Otoyol’un işletilmesi, hafif onarım ve bakımı işlerinin ifasını üstlendiğini, otoyolda sürücülerin uyması gerekli trafik kurallarının KTK ile ilgili mevzuat kapsamında belirlenmiş olduğu, sürücülerin de otoyol'da seyir esnasında tedbirli davranmakla ve değişken hava ve yol şartlarını dikkate alacak şekilde üzerine düşen özeni göstermekle yükümlü kılınmış olduğu, ilgili mevzuat kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmeden trafiği tehlikeye düşürecek şekilde otoyol’da seyreden araç sürücülerinin gerçekleştirdiği kazalarda söz konusu sürücülerin sorumluluğunun varlığının esas olduğunu, kaza tespit tutanağını tanzim eden görevli memurun, kazanın gerçekleştiği Otoyol kesiminde var olduğu iddia edilen yapısal kusurları tespit etmeye imkan verecek eğitim, bilgi ve tecrübeden yoksun olduğunu, davaya konu kazanın otoyolun yapımından kaynaklandığı iddia edildiğinden bu davada husumetin otoyolu yapan ve işleten ... A.Ş.'ye yöneltilmesi gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; 2. bilirkişi heyetinden alınan raporda yer alan ve dava dışı sigortalı araç sürücüsünün %75, davalıların ise; otoyolun bakım ve işletilmesi niteliğindeki hizmet kusuru niteliğindeki ihmali davranışları nedeni ile % 25 oranında kusurlu olduğu tespiti kazanın oluşumu ve kaza tespit tutanağındaki maddi olgular ile uyumlu bulunarak, asıl ve birleşen davalıların kusur oranı olan % 25 oranına karşılık olmak üzere (%25*858.000,00-TL) = 214.500,00-TL rücu alacağının davalılardan talep edilebileceği, öte yandan, asıl davada itirazın iptali istemine konu 214.500,00-TL rücu alacağının temerrüdün gerçekleştiği ödeme tarihi olan 27/10/2021 tarihinden takip tarihi olan 27/01/2022 tarihine kadar işlemiş avans faizi hesaplanmamış ise de resen yapılan hesaplamaya göre (643.500,00x96x15,75/360) asıl alacağa takip tarihine kadar işlemiş faizin 8.897,34-TL olabileceği gerekçeleriyle;"asıl dava yönünden;(Tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) davanın kısmen kabulü ile; davalının Ankara 27. İcra Müdürlüğü'nün 2022/2078 Esas sayılı takip dosyasına vâki haksız itirazının kısmen iptaline, takibin 214.500,00-TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihine kadar işlemiş 8.897,34-TL işlemiş faizi ile birlikte toplam 223.397,34-TL alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip talebindeki koşullarda işleyecek avans faizi ile birlikte takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı ve davalının yasal koşulları oluşmayan icra-inkâr tazminatı ile kötüniyet tazminatı taleplerinin ayrı ayrı reddine, birleşen dava yönünden; (Tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) davanın kısmen kabulü ile; dava konusu 214.500,00-TL alacağın ödemenin gerçekleştiği 27/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" dair karar verilmiş, karara karşı asıl ve birleşen davada davacı ile davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Asıl ve birleşen davada davacı istinaf dilekçesinde özetle; davalı vekili lehine gerekçeli kararda hükmedilen nispi vekalet ücretinin hatalı olduğunu, kararının eksik araştırmaya dayalı olup delillerinin toplanmadığını, beyan ve itirazlarının dikkate alınmadığını, bilirkişi raporunda kusur değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, tanıklar dinlenmeden dosyanın bilirkişiye verildiğini, keşif yapılmadığını, olay yerinin görülmediğini, otoyolun tamamında yol yağışlı ve zemin ıslakken o noktada kaza olduğu hususunun mahkemece açıklığa kavuşturulmadığını, davalı borçlu tarafın kötüniyetli olduğunu, borçlunun %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerekirken talebin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. Asıl davada davalı ... A.Ş. istinaf dilekçesinde özetle; esasa ilişkin itirazlarının değerlendirilmeden ve dosya kapsamında yer alan deliller incelenmeden hüküm kurulduğunu, davanın otoyol'u yapan ve işleten şirket yerine kendilerine açılmasının hukuken kabul edilir olmadığını, bu yüzden davalı şirket yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davanın ... A.Ş'ye yöneltilmesi gerektiğini, yağışlı hava durumu koşullarına özen gösterilmemesi nedeniyle yaşanan kazaya ilişkin olarak kendilerinin kusurunun varlığından bahsedilmesinin mümkün olamayacağını ileri sürmüştür. Birleşen davada davalı ... A.Ş. istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna itirazlarının ve dosyadaki deliller değerlendirilmeden verilen kararın kusur yönünden usule ve hukuka aykırı olduğunu, ... plakalı araç sürücüsü tarafından yağışlı hava durumu koşullarına özen gösterilmemesi nedeniyle yaşanan kazaya ilişkin kusurlarının olmadığını, davacının her halükarda hızını görüş, yol ve hava durumuna göre ayarlama yükümlülüğünün devam ettiğini, bu bakımdan eğer hava yağışlı ise davacı tarafından aracın hızı buna göre ayarlaması gerektiğini kusuru bulunmadığını ileri sürmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Asıl dava; dava dışı sigortalıya ödenen sigorta hasar tazminatının TTK 1472 maddesi gereğince rücuen tahsiline yönelik başlatılan icra takibine vâki itirazın iptali ile icra inkâr tazminatı istemine, Birleşen dava; bahse konu rücu alacağının tahsilde tekerrüre yol açmamak üzere birleşen davalıdan tahsili istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Asıl davaya konu Ankara 27. İcra Müdürlüğü'nün 2022/2078 Esas sayılı takip dosyasında; davacı sigorta şirketi tarafından yapılan sigorta hasar tazminatı ödemesine istinaden asıl davalı ... A.Ş. aleyhine, 643.500,00-TL asıl alacak ve 26.692,03-TL olmak üzere toplam 670.192,03-TL alacağın tahsiline yönelik başlatılan ilamsız takibe, davalı borçlunun yasal süresinde itirazı üzerine takibin durdurulması üzerine yasal 1 yıllık hak düşürücü süresinde işbu davanın açıldığı görülmüştür. Mahkemece taraf delilleri toplanarak alınan 10/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" dava dışı sigortalı araç sürücüsü ...'ün yönetimindeki araç ile otoyolda seyir halinde iken aracının hızını hava, yol ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurması, havanın yağmurlu, yolun ıslak olduğunu düşünerek aracının hızını azaltması gerekirken aracını hızlı bir şekilde sevk ve idare ederek yağan yağmurun şiddetine bağlı olarak yol zemini ile lastik arasında su filmi oluşturarak aracın yol üzerinde savrulması nedeniyle kazanın meydana geldiği, davacı yana sigortalı araç sürücüsünün olayda tam kusurlu olduğu, asıl ve birleşen davalı şirketlerin ise; Trafik Kazası Tespit Tutanağındaki olay yeri krokisinde, yolun yüzeyinde herhangi çukur yada tümsek gibi trafik güvenliğini tehlikeye düşürecek bir kusur belirtilmediğinden meydana gelen olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığı, ... plakalı araç sürücüsü ...’ün olayda %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davaya konu araçta meydana gelen hasar sonucu davacı tarafından talep edilen tazminat bedelinden, olaya sebebiyet verenlerin kusurları oranında sorumlu olacağı, davacının olaya sebebiyet verenlere kusurları nispetinde rücu hakkı koşullarının oluştuğu" hususları bildirilmiştir. Tarafların itirazları üzerine alınan 05/12/2023 tarihli 2. bilirkişi heyeti raporunda özetle;" dava konusu trafik kazası oluşumunun, yol üzerinde su birikintisi olmayıp salt sürücüsünün ıslak zeminde süratli seyretmesinden kaynaklandığının kabulü halinde; ... plakalı araç sürücüsü ...’ün meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK.nun 52/b. maddesi kural ihlalini işlemiş olmakla %100 oranında kusurlu olduğu, yolun bakımından ve işletmesinden sorumlu davalı “... A.Ş.”nin meydana gelen kazanın oluşumunda kusursuz olduğu, davacıya ait ... plakalı aracın pert-total durumunda ve hasar tutarının da 858.000,00 TL olacağı, davacıya ait araç hasarının oluşmasında davalı “... A.Ş.”nin kusuru olmamakla davacının, davalı taraftan hasar bedelini rücu talebinde bulunamayacağı, trafik kazası oluşumunun, yol üzerindeki su birikintisi kaynaklı meydana geldiğinin kabulü halinde; davacı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...’ün meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK.nun 52/b. maddesi kural ihlalini işlemiş olmakla %75 oranında kusurlu olacağı, davalı “... A.Ş.”nin meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK.nun 7/a. maddesi kural ihlali ile %25 oranında kusurlu olacağı, bu durumda davacıya ait ... plakalı aracın Pert-Total durumunda ve hasar tutarının da 858.000,00 TL olacağı, davacının davalı taraftan rücu olarak talep edebileceği bedelin davalının kusur oranında olmakla (%25*858.000,00 TL)= 214.500,00 TL olacağı, davacı tarafça, davalı tarafa takip öncesi ihtarname tebliğ edildiğine dair belge mevcut olmadığından davacı tarafın takip öncesi faiz alacağının bulunmadığı" hususları bildirilmiştir. Mahkemece, işbu alternatifli düzenlenen rapor benimsenerek trafik kazası oluşumunda, yol üzerindeki su birikintisinin etkisi bulunduğunun kabulü ile yazılı olduğu üzere karar verildiği anlaşılmaktadır. Dairemizce de 2. bilirkişi heyet raporunun gerekçeli, denetime ve hükme elverişli düzenlendiği değerlendirilmekle; asıl ve birleşen davada tarafların, kusura ve zarara yönelik yerinde görülmeyen tüm istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. Asıl ve birleşen davacı sigortanın, gerek takibe dayalı itirazın iptali davasında gerekse alacak istemli birleşen davasında, davalı gösterilen yanlardan sigortalısının kusurunu % 25 tayin etmek suretiyle rücuen tazminat talebinde bulunması dikkate alındığında sigortalının kusursuz kabulü mümkün görülmediği gibi resmi tutanak olan kaza tespit tutanağının aksinin ispatlanamadığı, yolda su birikintisi bulunduğunun kaza krokisi kapsamında görüldüğü gibi sigortalı araç sürücüsünün de yağışlı havada aşırı hızlı seyrettiği anlaşılmakta olup tarafların kusura itirazları yerinde bulunmamıştır. Yine dosyada mevcut kaza tespit tutanağında da açıkça kazanın sigortalı araç sürücüsünün otoyolda seyir halinde iken kaza mahalline geldiğinde yağmur yağışı nedeni ile yolda biriken su birikintisine aracını kaptırması ve aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeni ile kazanın gerçekleştiği tespitine, maddi bir olgu olarak yer verilerek sözkonusu anlatım ve tespitlerle uyumlu olay yeri krokisi içerisinde su birikintisinin de gösterildiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca otoyolun yapım, bakım ve işletilmesinden sorumlu davalıların kazanın oluşumunda herhangi bir kusurlarının olmadığı sonucuna varılmasının bilimsellikten uzak olup kazanın oluşumu ile de uyumlu bulunmadığına ilişkin mahkeme kabulü isabetli bulunmuştur. Sigortalı ... plakalı aracın, trafik kazasının gerçekleştiği 01/06/2021 tarihini de kapsar şekilde 17/10/2020-17/10/2021 tarihleri arasındaki döneme ilişkin asıl ve birleşen davacı sigorta şirketine Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, sigortalının dava dışı ... Tic. Ltd. Şirketi olduğu, trafik kazası sonrasında düzenlenen ekspertiz raporu ile sigortalı aracın pert-total kabul edilerek aracın, 1.100.000,00-TL olarak tespit edilen rayiç değerinden 242.000,00-TL sovtaj bedeli düşülmesi sonucunda sigorta hasar bedeli olan 858.000,00-TL'nin ibraname alınarak 27/10/2021 tarihinde sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödendiği dosya kapsamından anlaşılmıştır. Somut dosya kapsamında davacı yan, sigortalısı ... plakalı aracın, olay günü asıl ve birleşen davalılarca bakım ve işletilmesi gerçekleştirilen Gebze-İzmir Otoyolu 175. Km’de İstanbul istikametinden İzmir istikametine doğru seyir halinde iken olay yerinde havanın yağışlı olmasından kaynaklı yolda biriken su birikintisine aracını kaptırması ile direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ve aracının sol arka köşe kısımları ile yolun sağındaki demir bariyerlere çarpması neticesinde tek taraflı trafik kazası meydana geldiği, kaza tespit tutanağını düzenleyen resmi görevliler tarafından, kazanın 2918 sayılı KTK.nun 19. maddesi kural ihlali neticesinde meydana geldiğinin belirtildiği, mahkemece, 2. bilirkişi heyeti tarafından sunulan rapor kapsamında yer alan alternatif değerlendirmelerden; sigortalı araç sürücüsünün % 75 oranında, kazanın meydana geldiği otoyolun bakım ve işletilmesinden sorumlu olan asıl ve birleşen davalıların ise % 25 oranında kusurlu olduklarına ilişkin kusur tespitinin benimsenmesi suretiyle denetime ve elverişli rapor kapsamında hesaplanan gerçek zarardan davalı yanların kusuru nispetinde hesaplanan (%25*858.000,00 TL=) 214.500,00 TL alacağın, hükme esas alınması suretiyle ve asıl davada; ödeme tarihinden( 27/10/2021) takip tarihine kadar işleyecek avans faizi de (8.897,34-TL) hesaplanmak suretiyle itirazın kısmen iptaliyle takibin 214.500,00 TL asıl alacak, 8.897,34-TL işlemiş avans faizi üzerinden takibin devamına, takip tarihinden geçerli olmak üzere avans faizi yürütülmesine, fazlaya ilişkin istemin ve alacak likit olmamakla yasal koşulları bulunmayan icra inkar tazminatı isteminin reddine ilişkin verilen kararında ve birleşen davada; tahsilde tekerrüre yol açmamak üzere davanın kısmen kabulüyle, 214.500,00 TL alacağın ödeme tarihi olan 27/10/2021 tarihinden işleyecek avans faiziyle davalı yandan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine yönelik verilen kararında Dairemizce bir isabetsizlik bulunmamıştır. Ne var ki mahkemece asıl ve birleşen davalarda reddine karar verilen tutarlar yönünden davalı yanlar lehine ayrı ayrı takdir edilen( 68.551,26-TL) karşı yan vekalet ücretinin, asıl ve birleşen davalarda davacı yan lehine takdir edilen( 35.509,60-TL) nispi vekalet ücretinden fazla olamayacağı hususu dikkatten kaçırılarak davalı yanlar lehine tahsilde tekerrüre yol açmamak üzere daha fazla olamayacağından 35.509,60-TL karşı yan vekalet ücreti takdir edilmemesi isabetsiz bulunmuş, bu hususa yönelik asıl ve birleşen davada davacı yan istinaf isteminin kabulü gerekmiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin asıl ve birleşen davada davanın kısmen kabul, kısmen reddi kararlarında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden asıl ve birleşen davada davalıların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, asıl ve birleşen davada davacının istinaf başvurusunun vekalet ücreti yönünden kısmen kabulüne, sair istinaf taleplerinin ise reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; A)1-Asıl ve birleşen davada davalıların istinaf başvurularının HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Asıl davada davalı ... A.Ş.'den alınması gerekli olan 15.260,27-TL istinaf karar harcından peşin alınan 3.815,06-TL harcın mahsubu ile bakiye 11.445,21-TL harcın davalı ... A.Ş.'den alınarak Hazine'ye irat kaydına, 3-Birleşen davada davalı ... A.Ş.'den alınması gerekli olan 15.260,27-TL istinaf karar harcından peşin alınan 7.630,12-TL harcın mahsubu ile bakiye 7.630,15-TL harcın davalı ... A.Ş'den alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-Asıl ve birleşen davada davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, B)1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun vekalet ücreti yönünden KABULÜNE, sair istemlerinin reddine, 2-Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/01/2024 tarih 2022/319 Esas 2024/70 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, C)a-asıl dava yönünden : 1-(Tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) Davanın KISMEN KABULÜ İLE; davalının Ankara 27. İcra Müdürlüğü'nün 2022/2078 E. Sayılı takip dosyasına vâki haksız itirazının KISMEN İPTALİNE, takibin; 214.500,00-TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihine kadar işlemiş 8.897,34-TL işlemiş faizi ile birlikte toplam 223.397,34-TL alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip talebindeki koşullarda işleyecek avans faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Davacı ve davalının yasal koşulları bulunmayan icra-inkâr tazminatı ile kötüniyet tazminatı taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE, 3-Alınması gerekli karar ve ilam harcı 15.260,27-TL 'den davacı tarafından peşin yatırılan 8.094,25-TL harcın mahsubu ile bakiye 7.166,02-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından peşin yatırılan 8.094,25-TL ile 80,70-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 8.174,95-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince hesaplanan 35.509,60-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Reddedilen miktar yönünden kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan ve daha fazla olamayacağından 35.509,60-TL vekalet ücreti takdiri ile davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Bu dava kapsamında davacı tarafından yatırılan gider avansından karşılanan toplam 16.352,50-TL yargılama giderinin HMK 326/2 m.gereğince red ve kabul oranı (0,33) dikkate alınarak 5.396,32-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-HMK 333.m. gereğince artan gider avansının karar kesinleştiğinde İADESİNE, 9-6325 sayılı yasanın 11 ve 13 m.delaletiyle 18/a maddeleri gereğince maktu 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, b-birleşen dava yönünden: 1-(Asıl dava ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) Davanın KISMEN KABULÜ İLE; 214.500,00-TL alacağın, ödemenin gerçekleştiği 27/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-(Asıl dava ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) Alınması gerekli karar ve ilam harcı nispi 15.260,27-TL olup davacı tarafından peşin yatırılan 10.989,38-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.270,89-TL harcın davalıdan alınarak Maliye Hazine'ye gelir kaydına, 3-(Asıl dava ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) Davacı tarafından peşin yatırılan 10.989,38-TL ile 80,70-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 11.070.08-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-(Asıl dava ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince hesaplanan 35.509,60-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-(Asıl dava ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) Reddedilen miktar yönünden kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan ve daha fazla olamayacağından 35.509,60-TL vekalet ücreti takdiri ile davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Bu dava kapsamında yapılan gider bulunmadığından bu hususta KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 7-HMK 333.m. gereğince artan gider avansının karar kesinleştiğinde İADESİNE, 8-6325 sayılı yasanın 11 ve 13 m.delaletiyle 18/a maddeleri gereğince maktu 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, D)1-Asıl ve birleşen davada davacı tarafından yatırılan 427,60-TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 2-Asıl ve birleşen davada davacı tarafından yatırılan 1.169,40-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının asıl ve birleşen davalılardan müteselsilen alınarak davacıya iadesine, 3-Asıl ve birleşen davada davacı tarafından istinaf aşamasında posta gideri olarak yapılan 270,00 TL'nin asıl ve birleşen davalılardan müteselsilen alınarak asıl ve birleşen davacıya verilmesine, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-İİK'nun 36. maddesindeki koşullar oluşmadığından Asıl ve birleşen davada davalı yanlarca yatırılan teminatların bu aşamada kararın niteliği dikkate alınarak iadesine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/09/2026
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -