Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/529 E. 2026/1600 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/529
- Karar No
- 2026/1600
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/529 KARAR NO : 2026/1600
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/12/2023 NUMARASI : 2021/519 E. 2023/1067 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 13.10.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 13.10.2026
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 26.12.2023 tarih 2021/519 E. 2023/1067 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, müvekkili şirkete ait fabrika binası ve idari bina inşaatının rizikolara karşı davalı şirket tarafından 21.06.2019-21.06.2021 tarihleri arasında İnşaat All Risk Poliçesi ile sigortalandığını, 12.01.2021 tarihinde en az 9 kişi tarafından örgütlü bir şekilde fabrika binasının içerisinde muhafaza altında bulunan gizlenmiş elektrik dağıtım odasından ve yine fabrika binasında bulunan çelik kilitli örgülü alandan değerli elektrik kablolarının çalındığını, Turgutlu CBS 2021/1665 sayılı dosyasında soruşturma başlatıldığını, olayın davalı sigorta şirketine 15.01.2021 tarihinde ihbar edildiğini, hasar dosyası açılarak ekspertiz raporu düzenlendiğini, 512.510,39 TL hasar tespit edildiğini, ancak eksik sigorta bulunduğu gerekçesiyle tazminata esas değerin 289.203,36 TL olarak belirlendiğini, bu rapora itiraz ettiklerini, ancak yeniden inceleme yapılmadığını iddia ederek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 250.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 09.10.2023 tarihli dilekçesiyle; dava değerini 354.701,05 TL'ye yükseltmiştir. CEVAP : Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, sigortalının poliçede belirtilen yükümlülüklerini yerine getirmediğini, meydana gelen zararın poliçe kapsamında olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, olay yeri inceleme uzmanı, elektrik mühendisi, mali müşavir ve sigortacı bilirkişiden oluşan heyetten alınan 23.11.2022 tarihli raporda hileli bir hırsızlık olayı olmadığı ve inşaat şantiyesinin korunması amacı ile 24 saat bekçi/güvenlik görevlisi bulundurulduğu, davacının sunduğu elektrik malzeme fatura bedellerinin 2020 piyasa rayiçlerine uygun olduğu; toplam elektrik kablo hasar bedelinin KDV dahil 604.543,86 TL olduğu, çalındığı belirtilen mallarla ilgi faturaların, davacı şirketin taşeron firma ile yaptığı sözleşme gereği davacı şirket adına düzenlenmediği, taşeron firma adına düzenlendiği, taşeron firmanın malzeme dahil montaj ve işçilik hizmeti verdiği ve bunun karşılığında bu faturaların düzenlendiği, dolayısıyla çalındığı belirtilen malların davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı; poliçe süresinde iki kez vade uzatma zeyli yapıldığı, 2 numaralı zeyilname ile inşaat süresinin 31.03.2021'e kadar, bakım devresinin de 31.03.2021'den 31.03.2022'ye kadar uzatıldığı ve teminat limitinin 15.000.000,00 TL'ye indiği, buna göre uyuşmazlık konusu hırsızlık olayının poliçenin/zeyilnamenin inşaat all risks devresi teminatı süresi içinde 13.01.2021 tarihinde meydana geldiği; davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı tarafından sözleşmenin 11. sayfasında "Özel Şartlar" başlığı altında 4. maddede yer alan "Şantiye sahası tel çitle çevrili olmalı ve 24 saat bekçi ve/veya özel güvenlik bulundurulmalı" şartlarını sağlamadığı gerekçesiyle tazminatın ödenmediği, davacının davasında haklı olduğuna karar verilmesi halinde TTK 1462. maddesinde yer alan hükümler gereğince, davacının zararı olan 604.543,86 TL'den eksik sigorta hükümleri ile poliçe genel ve özel şartlarındaki 10.000 USD tenzili muafiyet şartı nedeniyle yapılan indirim sonucu 354.701,05 TL olarak hesaplandığı; 10.06.2023 tarihli ek raporda, sözleşmede yer alan “Şantiye sahası tel çitle çevrili olmalı ve 24 saat bekçi ve/veya özel güvenlik bulundurulmalı” şartlarının, sigortalı tarafından sağlanmış olduğu, buna rağmen hırsızlık olayının gerçekleştiği yönünde tespitlere dayanılarak davanın kabulüne, 354.701,05 TL tazminatın 02.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, dava konusu hasarın meydana geliş şekli itibariyle teminat kapsamına dahil olmadığını, davacının tazminat talebinde bulunması üzerine müvekkili şirket nezdinde alınan bağımsız ekspertiz raporunda, şantiye sahası/bina etrafının kısmen tel çit ile çevrili olduğu, bazı kısımlarda ise tel çit bulunmadığı, hırsızlık olayının da açık tel çit bulunmayan bu alandan girilerek gerçekleştirilmiş olabileceği, çalındığı beyan edilen kabloların ise bina içerisinde etrafı telle çevrili üzeri açık, tel kapısı üzerinde herhangi bir kilit bulunmayan bir alanda muhafaza edilmekte olduğu yönünde tespitte bulunulduğunu, “Şantiye sahasının tel çitle çevrili olmalı” şartının sağlanmadığını, bekçilerin olay günü devriyeye çıkmamış olmaları nedeniyle hırsızların 4 saate yakın bir süre fabrika içerisinde rahatlıkla hareket ederek kablolar üzerinde işlem yapıp kabloları aldıklarını, bekçilerin görevlerini tam olarak yerine getirmediklerini, olaydan yıllar sonra mahkeme nezdinde tanzim edilen bir raporun söz konusu hırsızlık hadisesini aydınlatacak düzeyde olmasının beklenemeyeceğini, raporun bir hükme dayanak kabul edilmesinin hatalı olduğunu, eksper raporunda olay yerinde 3 tane bekçinin bulunduğu ancak olay gününde havanın yağışlı olması nedeniyle inşaat alanı etrafında devriyeye çıkmadıkları, dolayısıyla devriye kontrol noktalarına dokunmadıklarını, sigortalı firma yetkililerinden devriye kontrol sistemi kayıtlarının talep edildiğini ancak ibraz edilmediğinin de raporda belirtildiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, davacı sigortalıya ait işyerinde meydana gelen hırsızlık olayı nedeniyle inşaat all risk poliçesi kapsamında maddi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. İlk derece mahkemesince hükme esas alınan asıl ve ek bilirkişi raporunda, değerlendirme tarihi itibariyle davacıya ait fabrika binası ve idari bölüm inşaatının tamamlanarak üretim faaliyetlerine başlamış olduğu, bina çevresinin 100 cm ile 440 cm arasında değişen yüksekliklerde duvar ve duvar üzerinde 120 cm yüksekliğinde tel örgü ile çevrili olduğu, üretim bölümü olarak faaliyet gösteren olay tarihinde çevresi tel çitle çevrili ve kabloların çalınmış olduğu belirtilen yerdeki tel çitlerin kaldırılmış olduğu, Turgutlu Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/1665 Soruşturma dosyasından gönderilen CD-R içerisinde 3 adet güvenlik kamerası görüntüsü olduğu, cam 2 ve cam 6 isimli güvenlik kameralarının görüntü kaydetmemesi için görüntü açısında olmayan bir şahıs tarafından yönlerinin değiştirildiği, cam 3 isimli güvenlik kamerasının saat 02:04:00 ile 02:17:01 zaman dilimi arası, iç mekan çekim yapan, sessiz kayıt güvenlik kamerası görüntüsü olduğu, kamera görüntü açısında fabrika iç kısmı olduğu ve uzak planda fabrika içerisinde şüpheli şahısların dolaştıkları ve kablo rulolarını taşıdıklarının görüldüğü, olay günü 19:00 ile 07:00 arasında görevli bekçi/güvenlik görevlilerinin ihmal ve dikkatsizlikleri sonucu büyük bölümü tamamlanmış olan Turgutlu OSB-Fabrika Binası ve İdari Bölüm İnşaatının elektrik panolarının bulunduğu ve depo olarak kullanılan bina iç kısmından geceleyin nitelikli hırsızlık olayının meydana geldiği, hırsızlık olayının karakteristik özellikleri bakımından hileli bir hırsızlık olayı olmadığı; inşaat şantiyesi çevresinin duvar ve telörgülerle muhafaza altına alınmış olduğu, inşaat şantiyesinin korunması amacı ile 24 saat bekçi/güvenlik görevlisi bulundurulduğu, ancak devriye kontrol sistemi kayıtlarının ibraz edilmediği yönünde görüş bildirilmiştir. İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, sigorta poliçesindeki şartların davacı tarafça sağlandığının anlaşılmasına, zararın teminat dışında kaldığının davacı tarafça kanıtlanamamış olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde değildir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 24.229,62-TL'den peşin alınan 6.057,40-TL'nin mahsubu ile bakiye 18.172,22-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 13/10/2026