Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1790 E. 2026/1209 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1790
- Karar No
- 2026/1209
- Karar Tarihi
T.C. TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/1790 KARAR NO : 2026/1209
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ............... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : NUMARASI : ....../.... Esas sayılı derdest dosyada verilen davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddi kararı DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Elektrik Aboneliği Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/07/2026
KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ :
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında elektrik aboneliği sözleşmesi imzalandığını, davalının .................. tarihinde akdedilen perakende satış sözleşmesi kapsamında iş yerinde elektrik kullandığını, 2025/07 dönemine ait 78.055,00-TL tutarlı, 2025/08 dönemine ait 78.845,00-TL tutarlı ve 2025/09 dönemine ait 55.609,00-TL tutarlı fatura bedellerinin ödenmediğini, ödenmeyen faturalar nedeniyle Tekirdağ İcra Müdürlüğü 2026/11437 E. sayılı dosyası ile 239.289,97-TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının 14/05/2026 tarihinde takibe itiraz ettiğini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu ileri sürmekle davanın kabulüne ve davalının menkul, gayrimenkul ve üçüncü kişilerdeki alacaklarına borca yeter miktarda ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde 239.289,97 TL tutarın tamamını asıl alacak olarak göstermesinin hatalı olduğunu, gerçek tabloya göre 212.509,00 TL asıl alacak, 22.317,48 TL işlemiş faiz ve 4.463,49 TL KDV bulunduğunu, faiz ve KDV fer'ilerinin asıl alacak gibi gösterilerek bunlardan icra inkâr tazminatı istenemeyeceğini, davalının ödeme emrine süresinde itiraz ettiğini ve itirazının kötü niyetli olmadığını, mahkemenin dahi ihtiyati haciz talebini reddederek alacağın yargılama gerektirdiğini tespit ettiğini, davacının sunduğu faturadaki tarih ile takipteki belge tarihinin birbiriyle tutşmadığını, gerçek tüketimin Trakya Elektrik Dağıtım A.Ş.. – TREDAŞ kayıtları ile bağımsız olarak doğrulanması gerektiğini, uygulanan tarife ve birim fiyatın EPDK mevzuatına uygunluğunun denetlenmesini, 6183 sayılı Kanun m.51 uyarınca talep edilen gecikme zammının sözleşmesel dayanağının ispat edilmesi gerektiğini, davacının 22.317,48 TL işlemiş faiz hesabı ile faiz üzerinden talep edilen 4.463,49 TL KDV'nin denetime elverişli olmadığını, alacak likit olmadığından icra inkâr tazminatı talebinin reddedilmesi gerektiğini, esnaf sicili kaydının TTK anlamında tacir sıfatını tek başına ispatlamayacağını, elektrik kesintisi kayıtlarının sorulması lüzumlu olduğunu belirterek, dosyanın elektrik-elektronik mühendisi ile mali müşavir/hesap uzmanından oluşacak bilirkişi heyetine tevdi edilmesini, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince 23.07.2026 tarihinde "... 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 257/1. maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır. (Bakınız: Yüksek Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 12/12/2019 tarih 2019/2300 Esas 2019/5531 Karar) Dosyaya talep dilekçesi ekinde ibraz edilen belgelerin incelenmesinde, her ne kadar davacı vekilince bir takım e- arşiv fatura sunularak ihtiyati haciz talep edilmiş ise de sunulan evrakların tek taraflı olduğu, talebe konu faturalardaki bedeller konusunda alacaklı oldukları düşünülse dahi bu aşamada çekişme konusu olduğu, eldeki somut olayda, iddianın ileri sürülüş biçimi ve tüm dosya kapsamı hep birlikte irdelendiğinde; davacı şirketin, davalıdan alacağı olduğu hususu dahi yapılacak olan yargılama sonucunda netlik kazanacağından, bu aşamada davacı şirketin, davalıdan olan alacağın muaccel olduğuna kanaat getirilmediği, talep edenin alacağını yaklaşık olarak ispat edemediği ve davalı aleyhine ihtiyati haciz kararı verilebilecek koşulların gerçekleşmediği ..." gerekçesiyle "1-İhtiyati haciz talebinin REDDİNE..." karar verildiği anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin yaklaşık ispat kuralını yanlış yorumlayarak ve yargılamayı gerektirme ile tek taraflı evrak gibi kanunda olmayan ölçütler uygulayarak eksik incelemeyle hüküm kurduğunu, oysa dosyaya sunulan 12/08/2020 tarihli Perakende Satış Sözleşmesi, abonelik kayıtları ve toplamda 212.509,00 TL olan 2025/07 dönemine ait 78.055,00 TL, 2025/08 dönemine ait 78.845,00 TL ile 2025/09 dönemine ait 55.609,00 TL tutarındaki üç ayrı e-arşiv faturasının alacağın varlığını yaklaşık olarak ispatlamaya fazlasıyla yeterli olduğunu, alacağın rehinle temin edilmediğini ve 11.08.2025, 11.09.2025 ile 13.10.2025 son ödeme tarihlerinin geçmiş olması nedeniyle muaccel hale geldiğini, hatta Tekirdağ İcra Dairesi 2026/11437 E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını ve itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunu, alacağın çekişmeli olmasının ihtiyati haciz istenmesine engel teşkil etmediğini ileri sürmekle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, dosyanın yeniden yargılama için ilgili mahkemeye gönderilmesini veya müvekkili şirketin ihtiyati haciz talebinin teminat karşılığında kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/696 Esas sayılı dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. İstinaf incelemesine konu karar başlığında; "Türk Milleti Adına" ibaresinin; karar yazım tarihinin; tarafların T.C. Kimlik/MERSİS/Vergi numaralarının yazılmaması; davacının ve davacı vekilinin adreslerinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir. Dava, elektrik perakende satış sözleşmesinden kaynaklanan tüketim bedelinin tahsiline yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, istinaf incelemesine konu karar ise davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkindir. İhtiyati haciz şartları İİK 'nun 257. Maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1– Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2– Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." düzenlemesi yer almıştır. Talep eden, karşı tarafta bulunan endeks karşılığı elektrik faturasına dayalı alacağı nedeniyle ihtiyati hacze karar verilmesini talep etmiştir. Dosya içinde talep edenin talep dayanağı alacakla ilgili taraflar arasında abonelik ilişkisi sabittir. Bu halde olayda İİK'nun 257. maddesindeki şartların oluştuğu kabul edilmek suretiyle ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir. Açıklanan gerekçeyle davacı talep eden tarafın istinaf isteminin kabulü ile mahkemece verilen kararın kaldırılması ile ihtiyati haciz isteminin kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca; davacı vekilinin İSTİNAF KANUN YOLU BAŞVURUSUNUN KABULÜNE; yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmamakla kararın kaldırılmasına ve düzeltilmesine, yeniden esas hakkında karar verilmesine; bu kapsamda, Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesinin 23.07.2026 tarih ve 2026/696 Esas sayılı davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair kararının HMK'nın 353/1-b-2. maddesi mucibince KALDIRILMASINA, YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA, Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin KABULÜ ile; davalı ...'ın menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslarda bulunan hak ve alacakları üzerine, takdiren alacağın %15'i oranında (35.893,49 TL) tutarında nakdi teminat veya süresiz banka teminat mektubu karşılığında, İİK'nın 257. ve müteakip hükümleri uyarınca borcuna yetecek miktarda (239.289,97 TL) İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA, İİK'nın 259. maddesi gereğince teminat ilk derece mahkemesi veznesine yatırıldığında yahut banka teminat mektubu sunulduğunda, kararın infazı için bir suretinin ilk derece mahkemesi tarafından davacı vekiline verilmesine, İİK'nın 261. maddesi uyarınca kararın verildiği tarihten itibaren on gün içinde infaz edilmemesi halinde ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkmış sayılmasına, İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN HARÇ VE YARGILAMA MASRAFLARI; Davacı tarafından yatırılan 2.002,00 TL istinaf başvurma harcının Hazine'ye irat kaydına, Davacı tarafından yatırılan 732,00 TL istinaf karar harcının istek üzerine ilk derece mahkemesi tarafından kendisine iadesine, İstinaf yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmesine, İstinaf incelemesi duruşmasız olarak yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca karar ilamının ilk derece mahkemesi tarafından tebliğine, Artan istinaf avansının HMK m. 333'e uygun şekilde ilk derece mahkemesi tarafından iadesine, İlişkin; dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 28/10/2026
... Başkan ... ¸ ... Üye ... ¸ ... Üye ... ¸ ... Katip ... ¸ Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.