Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/954 E. 2026/1260 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/954
- Karar No
- 2026/1260
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2024/954 Esas 2026/1260 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/954 KARAR NO : 2026/1260
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/04/2024 NUMARASI : 2023/204 Esas 2024/260 Karar DAVA : İtirazın İptali (GKS'den Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 18/07/2019 KARAR TARİHİ : 29/09/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/09/2026
Taraflar arasındaki itirazın iptali (GKS'den kaynaklı) istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın, davalı kefil ... yönünden konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, asıl borçlu yönünden kısmen kabulüne yönelik verilen hükme karşı, davacı tarafından, süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; banka ile davalı asıl borçlu ... arasında 22/03/2017 tarihinde imzalanan 500.000,00-TL limitli genel kredi sözleşmesini diğer davalı ...'in 120.000,00 -TL limitle müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, genel kredi sözleşmesi ile kullanılan kredinin geri ödemesinin yapılmadığını, davalı borçlu ve kefile hesap kat ihtarnamesi gönderildiğini, borcun ödememesi üzerine; Ankara 23. İcra Müdürlüğü'nün 2019/4722 Esas sırasında davalılar aleyhine genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan 581.500,02-TL'lik alacak için icra takibi başlatıldığını, davalıların icra takibine itirazları sonucu takibin durduğunu, davalı ...'den tahsilat yapılırken kefalet miktarı olan 120.000,00-TL'nin dikkate alınması gerektiği hususunda 20/04/2019 tarihinde icra dosyasına beyanda bulunulduğunu belirterek Ankara 23. İcra Müdürlüğü’nün 2019/4722 sayılı dosyasında davalı ...'ın takibe itirazının iptaline, davalı ...'in kefalet miktarı olan 120.000,00 TL alacak üzerinden itirazının iptaline, takibin devamına, inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı ... 09/07/2020 tarihli beyan dilekçesinde özetle; kefil ...’in imzalamış olduğu 120.000,00 TL genel kredi sözleşmesine istinaden 03/04/2017 tarihinde KGF Destekli 109.000,00 TL kredi kullandırıldığını, ipotek karşılığı kullandırılan kredinin kefile yansıtılmaya çalışıldığını, KGF dosyası incelenirse kefilin 120.000,00 TL borca KGF Destekli 03/04/2017 taksitli kredinin düzenliği ödendiğini, bu kredinin banka genel kredi şartlarında belirtildiği üzere ödendikçe kapanan ve ek limit olarak kullandırılan ve açılan limit boşluğunun kullanılmayacağının belirtildiğini, kredi kurumsal numarasının ... olduğunu, kefil ...’in açılan icra takip dosyasından çıkartılarak lehine karar verilmesini istemiştir. 30/01/2020 tarihli duruşmada davalı ...; davalı ...'ın garanti fonu kapsamında kullandığı krediye kefil olduğunu, bu kredinin borcu düzenli olarak ödendiğini, davacının takip tarihi itibariyle muaccel alacağı olmadığını savunmuş, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; asıl borçlu ...' a taraflar arasında imzalanan 10/06/2016 tarihli genel kredi sözleşmesine dayanılarak 03/04/2017 tarihli 109.00.000 TL bedelli KGF Kefaletli Taksitli Ticari Kredi dahil olmak üzere 13 adet kredi kullandırıldığı, asıl borçlu tarafından kullandırılan kredilerin teminatı olarak davacı banka lehine kendisine ait taşınmaz üzerinde 500.000.00 TL limitle 1. derecede ipotek tesis edildiği, ipoteğin asıl borçlunun borçlarının teminatı olduğu, davalı davalı kefil ...’in sadece 03/04/2017 tarihinde kullandırılan 109.000.00 TL bedelli KGF Kefaletli Taksitli Ticari Kredi yönünden asıl borçluya kefil olduğu ve takip tarihinden sonra 07/02/2023 tarihinde yapılan 51.660,00 TL'lik ödeme ile kefalet borcunun sona erdiği ve bu şekilde kefil yönünden davanın konusuz kaldığı, asıl borçlu davalının ise takip tarihi itibarıyla bankaya 515.649,92-TL asıl alacak, 45.427,99-TL işlemiş faiz ve 1.016,62-TL BSMV olmak üzere toplam 562.094,53-TL borçlu olduğu gerekçeleriyle; "davalı ... Yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, davalı tarafından Ankara 23. İcra Müdürlüğü'nün 2019/ 715 sayılı takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile 515.649,92-TL asıl alacak, 45.427,99-TL işlemiş faiz ve 1.016,62-TL BSMV olmak üzere toplam 562.094,53-TL üzerinden (Ankara 23. İcra Müdürlüğünün 2019/4722 sayılı takip dosyası dikkate alınarak tahsilde tekerrür olmamak üzere) takibin devamına fazlaya ilişkin talebin reddine, 515.649,92-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %21,84 temerrüt faizi ile bunun % 5 i oranında BSMV işletilmesine, kabul edilen toplam 562.094,53TL üzerinden İİK 'nun 67/2. ve 4 . Maddesi hükmü gereğince % 20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalı ... 'dan dan alınarak davacıya verilmesine, davalı ... aleyhine icra inkar tazminatı hükmedilmesine yer olmadığına, davalı ...'in kötüniyet tazminatına ilişkin talebinin şartları oluşmadığından reddine" dair karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından, davalı kefil ... yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı istinaf dilekçesinde özetle; mahkemesince, kefil ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de yargılama giderleri ve vekalet ücretinin aleyhine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, kefilin sorumlu olduğu kefalet miktarına istinadan bakiye borcunu, mahkemenin 03/12/2020 tarih, 2019/377 Esas 2022/847 Karar sayılı ilk kararı sonrası, bankaca yapılan indirimlerle haricen anlaşarak ödediğini, bilirkişi raporunda da 07/02/2023 tarihinde 51.660,00-TL tahsilat yapıldığının raporlandığını, akabinde bankaca kefil ...'in sorumluluğunun karşılandığı beyan edilerek hacizlerin kaldırılmasının sağlandığını, takip ve davadan sonra borçlu kefil tarafından ödeme yapıldığından davanın, kefil ... yönünden konusuz kaldığını, ilk karara ilişkin istinaf incelemesi ile karar verilmeden önce ...'in, 07/02/2023 tarihli dilekçesi ile istinaf talebinden feragat ettiğini, borçlu ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulmadığından usuli kazanılmış hakları olduğunu, bankanın sözleşmeden de anlaşılacağı üzere taksitlerin ödenmemesi veya geç ödenmesi durumunda sözleşmeyi feshederek kredinin geri ödenmesini isteme hakkı olduğunu, borçlular tarafından ihtarname ile takip tarihi arasında geçen sürede de herhangi bir ödeme yapılmadığını, borçlular aleyhine takibe girişmelerinde yasa ve sözleşmeye engel bir durum bulunmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesince ... hakkında verilen karar verilmesine yer olmadığına dair kararın, banka aleyhine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Mahkemenin, 03/12/2020 tarihli 2019/377 Esas 2020/847 Karar sayılı ilamı ile; "Davalı ... hakkındaki davanın kabulüne, davalı ... hakkındaki davanın Kısmen Kabulüne, Ankara 23.İcra Müdürlüğünün 2019/4722 sayılı takip dosyasında davalı ... 120.000,00TL asıl alacak tutarına itirazının iptaline, davalı ...'ın 444.900,00 TL asıl alacak, 45.168,00 TL işlemiş faiz, 1.016,62-TL BSMV olmak üzere toplam 491.085,15-TL alacak tutarına yapmış olduğu itirazın iptali ile bu miktarlar üzerinden ( Ankara 23.İcra Müdürlüğünün 2019/4722 sayılı takip dosyasında tahsilde tekerrür olmamak üzere) asıl alacak tutarına yıllık %21,84 oranında faiz yürütülmesi suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, kabul edilen 491.085,15-TL alacak tutarı üzerinden %20 oranında hesaplanan 98.217,03 TL icra inkar tazminatının 24.000,00 TL'sinden davalı ... sorumlu olmak kaydıyla davalılardan alınarak davacıya verilmesine" yönelik verilen kararının, davacı bankaca asıl borçlu yönünden ve davalı kefil ... tarafından istinaf edildiği ve davalı ...'in istinaf istemi sonrası 07/02/2023 tarihli dilekçesi ile istinaf başvurusundan vazgeçtiğini beyan ettiği anlaşılmakla; Dairemizin, istinaf incelemesi sonucu 22/02/2023 tarih 2021/491 E., 2023/208 K. sayılı kararı ile; "... mahkemesince, bankacı bilirkişiye bankada yerinde inceleme yetkisi verilerek ve bankacı bilirkişi tarafından banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılmak suretiyle öncelikle ... numaralı taksitli kredinin takibe konu edilip edilmediği, davalı kefil ...'in kefaleti kapsamında alacaklı davacı bankaya herhangi bir ödeme yapıp yapmadığı, ödeme yapmışsa yapılan ödemelerin miktarlarının tespiti, dosya kapsamına göre alacaklı davacı banka tarafından aynı alacak için Ankara 23. İcra Müdürlüğünün 2019/4722 Esas sayılı takip dosyasıyla ilamsız takip, aynı müdürlüğün 2019/4721 Esas sayılı takip dosyasıyla da ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığı, dosya ve takip dosyası kapsamında ipoteğin kimler lehine verildiğinin anlaşılamadığı, bankacı bilirkişi tarafından ipotekli takip yapılmış olmakla verilen ipoteğin kimlerin borcunun teminatı olarak verildiği tespit edilerek İİK'nun 45.maddesi kapsamında değerlendirme yapılmak suretiyle takip tarihi itibariyle asıl borçlu ve kefilin davacı bankaya herhangi bir borcu bulunup bulunmadığı tespit edilmediği ... " gerekçeleriyle mahkeme kararının eksik inceleme dayalı hükme ve denetime elverişli bilirkişi raporu alınmadığına işaret edilmesi suretiyle kaldırıldığı ve dosyanın mahkemesine geri gönderildiği anlaşılmaktadır. Ankara 23.İcra Müdürlüğü'nün 2019/4722 sayılı takip dosyasında; davacı banka tarafından, davalılar aleyhine 525.648,25-TL asıl alacak, 54.835,15-TL işlemiş faiz ve komisyon masrafı, 1.016,62-TL BSMV olmak üzere toplam 581.500,02 TL'nin tahsilde tekerrür olmak kaydıyla tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçluların borcun tamamına, faize ve ferilerine itiraz etmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, yine Ankara 23.İcra Müdürlüğü'nün 2019/4721 takip sayılı dosyasında; davacı banka tarafından, 525.648,25-TL asıl alacak, 54.835,15-TL işlemiş faiz ve komisyon masrafı, 1.016,62-TL BSMV olmak üzere toplam 581.500,02-TL'nin tahsilde tekerrür olmak kaydıyla davalılardan tahsili için “İpoteğin Paraya Çevrilmesi” yolu ile icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır. Davacı banka ile davalı asıl borçlu ... arasında 10/06/2016 tarihinde 500.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, daha sonra kredi limitinin 1.000.000,00 TL çıkarıldığı, davalı ...’in 22/03/2017 tarihinde 120.000,00 TL tutar için kefil olduğu, kefalet türünün el yazısı ile “müteselsil” olarak belirtildiği, kefalet tarihinin ve kefalet tutarının da el yazısı ile yazıldığı, yine aynı tarih olan 22/03/2017 tarihinde 120.000,00 TL limit için eş rızası alındığı, kefaletin TBK hükümlerine uygun olduğu görülmüştür. Davalılardan asıl borçlu ...'a ait ... parselde bulunan 7 nolu bağımsız bölüm üzerinde 06/10/2016 tarihli ve ... yevmiye nolu işlemle 500.000.00 TL limitle 1. derecede ipotek tesis edildiği ve Ankara 23. İcra Dairesi 2019/4721 takip sayılı dosyasında bu ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığı görülmüştür. Asıl borçlu ...'la 10/06/2016 tarihinde imzalanan genel kredi sözleşmesine dayanılarak 03/04/2017 tarihinde ... nolu 109.00000 TL bedelli KGF Kefaletli Taksitli Ticari Kredi, 26/04/2018 tarihinde ... nolu 44.000.00 TL bedelli BCH kredisi, 30/04/2018 tarihinde ... nolu 40.000.00 TL bedelli BCH kredisi, 18/05/2018 tarihinde ...nolu 30.000.00 TL bedelli BCH kredisi, 22/05/2018 tarihinde ... nolu 59.000,00 TL bedelli BCH kredisi, 24/05/2018 tarihinde ... nolu 67.000.00 TL bedelli BCH kredisi, 28/05/2018 tarihinde ... nolu 47.000,00 TL bedelli BCH kredisi, 29/08/2018 tarihinde ... nolu 52.300,00 TL bedelli BCH kredisi, 06/06/2018 tarihinde ... nolu 31.000,00 TL bedelli BCH kredisi, 08/06/2018 tarihinde ... nolu 39.000,00 TL bedelli BCH kredisi, 12/06/2018 tarihinde ... nolu 52.000.00 TL bedelli BCH kredisi, 13/07/2018 tarihinde ... nolu 9.000,00 TL bedelli BCH kredisi ve 31/07/2018 tarihinde ... nolu 9.500,00 TL bedelli BCH kredisi kullandırılmış olup bu kredilerin tamamının takip onusu yapıldığı, davalı kefil ...’in sadece 03/04/2017 tarihinde kullandırılan 109.000,00 TL bedelli KGF Kefaletli Taksitli Ticari Kredi yönünden asıl borçluya kefil olduğu anlaşılmıştır. Ankara 3. Noterliği'nin 28/02/2019 tarihli ihtarnamesinde; muhatapların ... ve ... olup 28/02/2019 tarihi itibariyle 2 ayrı taksitli krediden ötürü toplam 581.500,02-TL'nin tebliğden itibaren 3 gün içinde ödenmesinin ihtar edilerek ihtarnamenin davalılara 02/03/2019 tarihinden sonra tebliğ edildiği görülmüştür. Dairemiz kaldırma kararından sonra mahkemece alınan bilirkişi raporunda özetle; "sözleşmenin ve kefaletin geçerli olduğu, davalı kefil ...’in sadece 03/04/2017 tarihinde kullandırılan 109.000,00 TL bedelli KGF Kefaletli Taksitli Ticari Kredi yönünden asıl borçluya kefil olduğu, davacı bankaca dava değerinin 581.500,00 TL olarak belirtilmesine karşın, dava tarihi itibariyle davalı kefil ...'in toplam borcunun 69.423,19-TL olduğu, davacı bankaca istinaf harcının 21/01/2021 tarihinde yatırıldığı, istinaf kararının ise 22/02/2023 tarihinde verildiği, davalı kefil ...'in borcunun, 07/02/2023 tarihinde yapılan 51.660,00 TL'lik ödeme ile sona erdiği, ipoteğin davalı asıl borçlu ...'ın borçlarının teminatını oluşturduğu ve davalı ...'ın takip tarihi itibarıyla 515.649,92-TL asıl alacak, 45.427,99-TL işlemiş faiz ve 1.016,62-TL BSMV olmak üzere toplam 562.094,53-TL borcunun bulunduğu ve banka tarafından icra takibinde talep edilen yıllık % 21.84 temerrüt faizi oranının uygun olduğu" görüş ve kanaatinin bildirildiği anlaşılmaktadır. Davalı kefil ...'in, davaya konu takibe ilişkin borcunu, Dairemizce verilen ilk karar öncesinde 07/02/2023 tarihinde davacı bankayla yapılan sulhe dayalı 51.660,00 TL olarak belirlenip davacı yana ödendiği, yapılan ödemeye ilişkin belgelerin mahkemece dosyaya getirtildiği, davacı vekilinin 18/04/2024 tarihli celsedeki beyanında; davalı ... 'in kefil olduğu borç yönünden banka ile anlaştığını ve ödeme yaptığını, kefilin borcunun kalmadığını, kefil yönünden davanın konusuz kaldığını, davalı ... yönünden usulü kazanılmış haklar dikkate alınarak davanın kabulüne, ... yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini ve yargılama gideri ile vekalet ücreti taleplerinin bulunduğunu bildirdiği görülmüştür. Mahkemece; kaldırma sonrası yapılan yargılama sonucunda alınan bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı olduğu üzere, davalı kefil ... yönünden konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı asıl borçlu ... yönünden davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin karar verilerek davalı kefil lehine vekalet ücreti takdir edildiği, kefilin kat ve takip tarihi itibariyle kefil olduğu kredi taksitlerinin ödendiği ve ödenmemiş kredi taksiti bulunmadığı halde davacı bankaca bu kredinin de kat edilerek takibe konu edildiği, bu durumda takip tarihi itibariyle kefilin itirazında haklı ve davacı yanın haksız olduğunun kabulü gerektiğine işaret edildiği anlaşılmaktadır. Davacı banka tarafından, kefil yönünden verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurularak takip ve davadan sonra kefilin, mahkemece verilen ilk karara yönelik istinaf isteminden vazgeçilerek takip ve dava konusu borcun ödendiği, bu durumda davalı kefilin, yargılama giderleri ile vekalet ücretin de asıl borçlu ile birlikte sorumlu tutulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davacı bankanın istinaf sebebine dayalı yapılan incelemede; Asıl borçlu ...' a taraflar arasında imzalanan 10/06/2016 tarihli genel kredi sözleşmesine dayanılarak 03/04/2017 tarihli 109.000,00 TL bedelli KGF Kefaletli Taksitli Ticari Kredi dahil olmak üzere 13 adet kredi kullandırıldığı, hükme ve denetime elverişli bulunan bilirkişi raporu kapsamına göre asıl borçlu tarafından, kullandırılan kredilerin teminatı olarak davacı banka lehine kendisine ait taşınmaz üzerinde 500.000,00 TL limitle 1. derecede ipotek tesis edildiği, ipoteğin asıl borçlunun borçlarının teminatı olduğu, davalı kefil ...’in sadece 03/04/2017 tarihinde kullandırılan olduğu, takip ve dava tarihinden sonra kefil ile banka arasındaki anlaşma uyarınca kefil tarafından, 07/02/2023 tarihinde yapılan 51.660,00 TL'lik ödeme ile kefalet borcunun sona erdiği, bu şekilde kefil yönünden davanın konusuz kaldığı, davalı kefil ... yönünden davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, kefil ... tarafından kat tarihi ve takip tarihi itibarıyla kefil olduğu kredinin taksitlerinin ödendiği, ödenmemiş taksitin bulunmadığı, buna rağmen davacı banka tarafından bu kredide kat edilerek icra takibi yapıldığı anlaşıldığından davalı ... aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti taktirine yer olmadığına ilişkin mahkeme kabulünde Dairemizce de bir isabetsizlik bulunmadığından davacı bankanın tüm istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. Ayrıca davalı kefilin, mahkemece verilen ve Dairemizce eksik incelemeye dayalı kaldırılan ilk kararı sonrası taraflar arasındaki sulhe dayalı olarak ödeme yaparak istinaf isteminden vazgeçmiş olması gözetildiğinde; davalı kefil yönünden mahkemece verilen istinaf incelemesine konu bu 2. kararda yeniden hüküm kurulmuş olması da isabetli bulunmuştur. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın esası hakkında davalı ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına, bu davalı aleyhine yargılama giderleri ile vekalet ücreti takdir edilmemesine yönelik kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 29/09/2026
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -