Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/49 E. 2026/50 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/49
- Karar No
- 2026/50
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
71.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO : 2026/49
KARAR NO : 2026/50
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: (KAPATILAN)BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/11/2023
NUMARASI: 2022/463 Esas - 2023/1158 Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat
KARAR TARİHİ: 01/10/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda, dosya incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA : Davacılar vekili; müvekkillerinden ...'ın kızı, diğer müvekkilleri ...'in ablası olan ...'ın içinde yolcu olarak bulunduğu ...'a ait ve onun sevk ve idaresinde ki ...plakalı araç ile davalılardan ... Nakliyat firmasına ait olup davalılardan ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın 10.01.2022 tarihinde karıştığı trafik kaza sonrası yaşamını yitirdiğini, bu üzücü kazada aynı araçta toplamda beş kişinin vefat ettiğini, davalılardan tır şoförünün ağır kusurlu olduğunu, Çanakkale 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2022/104 E sayılı dava dosyasında sürücü ...'un ise alkollü olması ve de hızlı olması nedeniyle gerekli dikkat ve özeni göstermediği için 2.derecede kusurlu olduğunun kabul edildiğini, ... iş bu kazada ...plakalı otomobilde arka koltukta yolcu konumunda olup kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını, müteveffanın üniversite öğrencisi olduğunu, hesaplamanın asgari ücretinin üstünde olan bir bedel ile yapılması gerektiğini, davalı ...'nın ... poliçesi ile maddi tazminattan, davalılardan ... AŞ'nin ise ... ile maddi ve manevi tazminattan sorumluluğunun bulunduğunu, müvekkillerinin yaşanılan bu talihsiz olay sonrası telafisi imkansız bir şekilde müteveffanın desteğinden yoksun kaldıklarını, manevi zarar gördüklerini, defin masraflarının da yine müvekkilleri tarafından karşılandığını belirterek maddi tazminatın belirsiz alacak olarak kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılar olan ..., ... ve ... Nakliyat firmasından kusurları oranında müştereken ve müteselsilen, davalı ... açısından ise kusuru doğrultusunda tahsiline, müvekkillerinin yaşadığı üzüntü ve elemin bir miktar azaltılabilmesi adına baba ... için 150.000-TL, anne ... için 150.000-TL , kardeşler içinde 50.000 er TL den 100.000-TL olmak üzere toplamda 400.000-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek TCMB tarafından mevduata uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalı ... dışında ki diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
BEDEL ARTIRIM: Davacı vekili; bedel artırım dilekçesi ile ... için talep ettiği maddi tazminat tutarını391.840,60-TL, davacı ... için talep ettiği maddi tazminat tutarını 647.044,60-TL artırarak toplamda 1.138.885,20-TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP : Davalı ... ve... ...Ltd Şti vekili; davacıların murisinin de içinde bulunduğu diğer aracın sürücüsü ...'un kaza anında 286 promil alkollü olduğu halde 230 km/saat hızla araba kullandığını, kazaya kastıyla davaetiye çıkardığını, keza yine murisin de içinde bulunduğu bu araçtan boş viski şişelerinin çıktığını, muris dahil Birkan’ın kullandığı araçta bulunan 5 kişinin, Çanakkale merkezinde birlikte alkol alıp bilerek isteyerek Çanakkale’den Biga’ya gitmek üzere yola çıktıklarını, korkunç bir hızla makaslar atarak seyrettikleri için, davacıların murisinin de bu kusura ortak olduğunu, ölümün gerçekleştiği anda bakım gücü olmayan desteğin desteğinden yararlanan için destek sayılamayacağını, davacıların murisinin öğrenci olması karşısında davacılar ile arasında desteklik olgusunun var olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, davacıların murisinin okulunu tamamlaması halinde davacılara maddi destek olabileceğini gösterir, varsayımlar dışında somut bir olgu da bulunmadığını, talebin fahiş olduğunu, müvekkili ...'nun asgari ücretle işçi olarak şoförlük yaptığını, ev hanımı olan eşiyle birlikte halen hepsi öğrenci olan 5 çocuğuna baktığını, bu rakamları ödemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Şirketi vekili; davacıların belirsiz alacak davası açmakta hukuki yarar bulunmadığını, müvekkili şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından başvurunun dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, ölenin annesi, babası, eşi ve çocukları ile arasında bir destek ilişkisinin olduğu karine olarak kabul edilmekte olduğundan destekten yoksun kalma tazminatını ancak müteveffanın anne-babasının talep edebileceğini, müteveffa henüz üniversite öğrencisi olup kardeşlerine maddi destek sunduğundan bahsedilemeyeceği gibi davacıların müteveffanın kendilerine destek olduğunu da belgelerle ispatlayamadıklarını, tazminat hesabının ülke veri ve standartları ile uyum gösteren ... yaşam tablosu ve %1.8 faize göre yapılması gerektiğini, müteveffanın kaza anında emniyet kemeri takmadığını, müteveffanın içerisinde bulunduğu araç sürücüsü ...'un alkollü olduğunu, müteveffanın alkollü araç sürücüsünün aracına binmemesi gerektiği halde araçta yolculuk yapmasının da müteveffanın kendi güvenliğini dikkate almadığını gösterdiğini, bu nedenlerle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, fahiş manevi tazminat talebinin reddi gerektiğini, somut olayda avans faizinin de koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... AŞ vekili; davaya bakmaya İstanbul Anadolu Ticaret Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu, davacı tarafın zorunlu olan başvuru şartını yerine getirmediğini bu sebeple davanın usulden reddi gerektiğini, meydana gelen kaza sebebiyle müvekkili şirket tarafından ödeme yapılacak iken işbu ödemeyi beklemeden kötü niyetli olarak huzurdaki davanın açıldığını, kaza anında müvekkili şirkete sigortalı ...plakalı araç sürücüsünün müteveffanın ölümünün meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını, destekten yoksun kalma tazminatı hesaplamasının güncel 2918 sayılı KTK da yer alan kural ve ilkelere göre yapılması gerektiğini, davaya konu olayla ilgili ... tarafından herhangi bir ödemenin yapılıp yapılmadığının sorulması gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla faiz başlangıcının ancak dava tarihi olarak kabul edilmesi ve faiz türünün de yasal faiz olması gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçede yazılı limitle sınırlı olduğunu, müteveffanın araç içerisinde seyahat halindeyken emniyet kemerini takmaması sebebiyle maluliyetin ağırlaşmasında kusurlu olması nedeni ile de hesap yapılırken asgari % 20 oranında indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece; Somut olayda ... plakalı araç ile ...plakalı araçlar arasında 10/01/2022 tarihinde maddi hasarlı ve ölümlü trafik kazasının meydana geldiği, davalı ... Şirketi'nin dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın ... kapsamında sigortacısı olduğu, yine davalı ... Şirketi'nin ... plakalı aracın kasko poliçesi kapsamında sigortacısı olduğu, davalı ... AŞ'nin ise dava konusu kazaya karışan ...plakalı aracın ... Kapsamında sigortacısı olduğu, diğer davalılar ... Ltd Şti'nin ise ... plakalı aracın maliki ve kaza sırasında sürücüsü oldukları, davacıların murisi ...'ın ise iş bu kaza sırasında ...plakalı araçta yolcu olarak bulunduğu, ölümlü-yaralamalı trafik kazası neticesinde davacıların murisi ...'ın vefat ettiği, davacılar ... ve ...'ın kazada vefat eden murisin anne ve babası olması nedeniyle destek tazminatı talep hakkının olduğu, Çanakkale 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2022/104 sayılı dosyasında alınan 14/03/2022 tarihli ATK raporunda olayın gerçekleşme şeklinin belirlendiği, müteveffanın dava konusu kaza yönünden kusurunun bulunmadığı, yapılan sosyal ve ekonomik durum araştırmasına göre murisin vefatından önce herhangi bir ... kaydı veya ücret bordrosunun bulunmadığı, murisin öğrenci kaydı, mevcut bölümün niteliği ve diğer hususlar nazara alındığında gelirinin asgari ücret seviyesinde olduğu, davacı ...'ın talep edebileceği destekten yoksun kalma maddi zararının 697.044,60-TL olduğu, davacı ...'ın talep edebileceği destekten yoksun kalma maddi zararının 441.840,60-TL olduğu, temerrütün 12.04.2022 tarihinde gerçekleştiği, mevcut kaza tutanakları, ceza dosyası ve diğer tüm bilgi ve belgeler ile sabit olduğu üzere davaya konu 10/01/2022 tarihli kazada davalı ...'nun idaresindeki çekici ve buna bağlı yarı römork ile akaryakıt istasyonundan sağa dönüş manevrasıyla devlet kara yoluna katılmak istediğinde taşıt yolu üzerindeki trafiğe dair gerekli/yeterli kontrolleri yapması, yakalaşan araçların hız-mesafe durumlarını değerlendirmesi ve yola katılımını banketin de mevcut olduğu bu mahalde sağa dar kavisle gerçekleştirmesi gerektiği hususlarına riayet etmediği, geniş kavisle manevrası ile yolun sol şeridini işgal ettiği ve bu sırada da sol gerisinden süratli gelen otomobilin seyir istikametini kapamış olmakla kazaya sebebiyet verdiği, müteveffanın yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsü ...'un ise idaresindeki otomobil ile seyir halindeyken hızını olay yeri azami hız limitlerine göre ayarlamayıp aşırı süratiyle olay yerine doğru yaklaştığı, sağ ilerisindeki akaryakıt istasyonundan manevrayla yola katılan ve seyir istikametini kapatan araca karşı zamanında etkin fren tedbirine de başvurmayarak bu araca önlemsizce çarptığı olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile kazaya sebebiyet verdiği, ceza dosyasındaki kayıtlar ile müteveffanın yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsü ...'un olay günü 04.27'de alınan numunesinde 230mg/dl etanol tespitinin yapıldığı, buna göre dosyada mevcut tutanak ve belgelere göre mütevaffanın yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün kaza sırasında alkol ölçümlerine göre yasal sınırın üzerinde alkollü olduğu nazara alınarak davacı mirasçılar yönünden belirlenen destekten yoksun kalma tazminatı üzerinden %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, davalı sigorta şirketlerinin ... Genel Şartları, Kasko Genel Şartları (İMM) hükümleri gereğince araç malikinin ve işletenin kusuru nedeniyle dava konusu tazminat miktarılarından sorumlu olduğu, davacıların manevi tazminata hak kazandıkları gerekçesiyle davacı tarafın maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, davacı ... yönünden 557.635,68-TL, davacı ... yönünden 353,472,48-TL olmak üzere toplam 911.108,16-TL maddi tazminatın davalılar ... ve .... .. Ltd Şti'den kaza tarihi olan 10/01/2022, davalılar ... Şirketi ve ... A.Ş. bakımından temerrüt tarihi olan 12/04/2022 tarihinden tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılar ... ve ...'a verilmesine (Davalı ... AŞ'nin poliçe teminat limiti olan 500.000-TL ile sınırlı olmak kaydı ile), davacı tarafın manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, davacı ... yönünden 125.000-TL, davacı ... yönünden 125.000-TL, davacı ...yönünden 40.000-TL, davacı ... yönünden 40.000-TL olmak üzere toplam 330.000-TL manevi tazminatın davalılar ... ve .... Ltd Şti.'den kaza tarihi olan 10/01/2022, davalı ... Şirketi bakımından temerrüt tarihi olan 12/04/2022 tarihinden tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., .... Ltd Şti. ve ... Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine (Davalı ... Şirketi yönünden poliçe manevi tazminat teminat limiti olan 2.500.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydı ile), fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacılar vekili; mahkemece yüzde 20 müterafik kusur indirimine gidilmesinin usul ve yasaya aykırı olup somut olay ile örtüşmediğini, müteveffanın araçta yolcu konumunda olup kazaya sebebiyet veren araç şoförü ...'u daha öncesinde tanımadığını, ortak arkadaşları olup yine kazada vefat eden kız arkadaşının gelip onları Çanakkale Merkezden alıp okul yurduna bırakmasını rica etmesi üzerine olay anında gördüğünü ve araca bindiğini, kazaya sebebiyet veren kişinin yüksek oranda alkollü olduğunu bilmediğini, her şahsın alkol eşiği aynı olmayacağından müvekkilinin araç sürücüsünün alkollü olup olmadığını bilemeyeceğini, günümüz sosyo ekonomik koşullarında zenginleşmeye dahi sebebiyet vermeyecek olan manevi tazminat talebinin kısmen kabulünün izah edilebilir bir yanı olmadığını, maddi tazminata ilişkin hesaplamanın asgari ücret üzerinden yapılmasının da istinaf nedeni olup dava dosyasında bu yönde sundukları beyan ve itiraz dilekçelerini aynen tekrar ettiklerini, müteveffa son derece başarılı ve parlak bir üniversite öğrencisi olup mezuniyeti sonrası asgari ücretle çalışmasının beklenmesi hayatın olağan akışına aykırı olacağını, yerel mahkemenin bir başka göz aradı ettiği ve istinaf konusu ettikleri hususun işlemiş ve işleyecek olan faiz türünün yanlışlığı olup bir an için dosyada ki davalı ... açısından yasal faiz işleneceği düşünülse bile diğer davalılar açısından işletilmesi gereken faiz türünün reeskont avans faizi olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Karara karşı davalılar ..., .... ...Ltd Şti. vekili de istinaf başvurusunda bulunmuş ise de istinaf kanun yoluna başvurudan feragat ettiklerine dair 29.12.2023 tarihli dilekçe sunmuştur. Mahkemenin 15/11/2023 tarihli ek kararı ile adı geçen davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
GEREKÇE : Dava, ölümlü trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davacılar vekili istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi HMK'nın 355 maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzeni yönü ile sınırlı olarak yapılmıştır.
Dosya kapsamından, 10/01/2022 tarihinde davalı ... AŞ'ye ... poliçesi ile sigortalı bulunan sürücü ... sevk ve idaresindeki ...plakalı araç ile sürücüsü ..., maliki .... ...Ltd Şti. olan ... plakalı aracın çarpışması neticesinde meydana gelen trafik kazasında ...plaka sayılı araçta yolcu olarak bulunan davacıların desteği ...'ın'in vefat ettiği, olay nedeniyle müteveffanın desteğinden mahrum kalan davacı anne babanın destekten yoksun kalma tazminatı talep ettiği, ayrıca tüm davacılar için de manevi tazminat talep edildiği anlaşılmaktadır.
Müterafik kusur aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (Eren, Fikret, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Y. 2015. S. 582)
Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.
Somut olayda, davacıların desteği ...'ın da içinde bulunduğu araç sürücüsü ...'un ceza dosyasındaki kayıtlardan olay günü 04.27'de alınan numunesinde 230mg/dl etanol tespitinin yapıldığı, olay yeri tespit tutanağı içeriğine göre araç içinde bulunan şahısların Jandarma ve itfaiye ekipleri tarafından aracın kesilmesi suretiyle tek tek çıkarıldığı, bu çıkarılma esnasında araç içerisinde viski şişeleri ve bira şişesi görüldüğü, araçta bulunanlarında alkollü olduklarının belirlenmiş olduğu dikkate alındığında desteğin sürücünün alkollü olduğunu bilerek araca bindiği anlaşıldığından belirlenen tazminat miktarından %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenle davacılar vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'daki manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır. TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/2.maddesinde "Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır.Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir.
22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmetmesi gerekmektedir(Yargıtay HGK'nun 23/06/2004 tarih, 13/291-370 E.-K. sayılı kararı).
TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/2.maddesi ve 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, yukarıda açıklanan ilkelerle birlikte dikkate alındığında mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarlarının, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun, yeterli ve makul olduğu kanaatine varıldığından davacılar vekilinin manevi tazminata ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Davacılar vekili mahkemece hükmedilen faiz türüne yönelik olarak istinaf talebinde bulunmuş ise de dava dilekçesinde faiz talebini " TCMB tarafindan uygulanan en yüksek mevduat faizi " şeklinde açıklamıştır.Davacılar vekili talep artırım dilekçesinde ise avans faizi talep etmiştir. Dava HMK 107 maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılmış olup talep artırım dilekçesi ile talep sonucu değiştirilemeyeceğinden bunun ancak ıslahla mümkün olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf talebi yerinde görülmemiştir.
Buna karşılık mahkemece hükme esas alınan aktüerya raporunda, müteveffanın öğrenci belgesinin ve kaza tarihinde elde ettiği geliri gösteren belgelerin bulunmadığı gerekçesiyle maddi tazminat hesabının asgari ücret üzerinden yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacılar vekili iş bu rapora itiraz ederek kaza sırasında desteğin Üniversite Kamu Yönetimi öğrencisi olduğunun kimlik kartı suretinden anlaşıldığını, asgari ücret esas alınarak hesaplama yapılmasını kabul etmediklerini bildirmiştir. Bu durumda İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken desteğin üniversite öğrencisi olduğu bildirildiğine göre, okuduğu ilgili üniversiteden öğrenim bilgilerinin istenmesi, yaşasaydı mezun olacağı muhtemel tarih ve mezun olması halinde eğitim aldığı alana göre yapabileceği işin ne olduğunun sorulması; gelen bilgilere göre, desteğin mezun olduğunda yapacağı mesleğine göre elde edebileceği gelirin saptanması için emsal gelir araştırması yapılması, ilgili meslek odaları ve meslek kuruluşlarından mezuniyetinden itibaren ne kadar sürede iş bulabileceği, emsal gelirinin ne kadar olacağı gibi hususların sorulması; bu tespitlerden sonra desteğin belirlenen geliri üzerinden maddi tazminat hesaplaması yaptırılması ek rapor ya da başka bir aktüreya bilirkişisinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesidir (Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 16/07/2018 tarih, 2015/13074 E. ve 2018/7185 K., 01.06.2017 tarih, 2014/23469 E. ve 2017/6278 K. sayılı karaları).
Açıklanan nedenlerle; maddi tazminat hesabına esas alınan destek geliri yönünden davacılar vekilinin istinaf başvurusu haklı görüldüğünden, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca kaldırılarak, dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,
Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
Taraflar tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.01/10/2026