Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1391 E. 2026/1273 K. – uyuşmazlık; davacı

Konu: uyuşmazlık; davacı tarafından açılan şuf'a

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1391
Karar No
2026/1273
Karar Tarihi
Konu
uyuşmazlık; davacı tarafından açılan şuf'a

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2024/1391 Esas 2026/1273 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/1391 KARAR NO : 2026/1273

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/05/2024 NUMARASI : 2023/218 Esas 2024/309 Karar DAVA : Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/12/2021 KARAR TARİHİ : 29/09/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/09/2026

Taraflar arasındaki alacak istemli davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik verilen hükme karşı, davalı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/114 Esas sayılı dosyasında görülen şuf'a davasında, 09/12/2015 tarihinde şufa bedeline ilişkin 186.063,85-TL'nin depo edildiğini, yine dosyada Yargıtay bozma kararı sonrası 2018/296 Esas sırasına kaydolan davada 28/09/2018 tarihinde şufa bedeline ilişkin 222.142,40-TL depo edildiğini, mahkeme tarafından, ... Şubesine yazılan müzekkerede ön alım (şuf'a) davasının yargılamasında verilen ara karar gereği 186.063,85-TL depo bedelinin banka şubesi nezdinde en kısa vadede en yüksek getiriye sahip vadeli bir mevduat hesabına yatırılmasının istendiğini, yine 222.142,40-TL depo bedelinin banka şubesi nezdinde 1 aylık vadeli bir mevduat hesabına yatırılması ve sonraki dönemler için de birer aylık dönemler halinde vadenin uzatılmasının istendiğini, yargılama sonucu mahkemece, davanın reddine karar verilerek tarafından yatırılan 186.063,85-TL ve 222.142,40-TL depo bedellerinin nemalarıyla birlikte geri ödenmesi için yazı yazıldığını, bu yazı ile davalı banka tarafından 186.063,85-TL'ye 60.746,26-TL faiz ve 222.142,40-TL'ye 41.617,21-TL faiz işletilerek tarafına ödeme yapıldığını, anacak faiz hesabının eksik olup kendisine eksik ödeme yapıldığından bahisle davalı bankaya dilekçe ile müracaat ettiği halde bu talebinin kabul edilmediğini belirterek tarafından şuf'a davası için yatırılan/depo edilen meblağlara ilişkin davalı banka tarafından, tabela faizi ile uygulanması gereken mevduata uygulanan en yüksek faiz arasındaki bakiye faiz alacağının, faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı bankaya usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğine rağmen davaya karşı cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; dava konusu nema alacağının ve uygulanması gereken faiz miktarının tespiti için alınan bilirkişi kök ve ek raporlarının ayrıntılı ve denetime elverişli bulunduğu gerekçesiyle; "davanın kabulüne, 300.492,13 TL.'nin, (davacı tarafından ödeme tarihi olan) 27/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine" dair karar verilmiş, karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı istinaf dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak yahut kısmi dava yolu ile açılmasının mümkün olmadığını, hesabın dosya namına açılmış olup davacıların banka ile doğrudan akdi bir ilişkilerinin olmadığını, Ankara 25.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/114 Esas sayılı dosyasından görülen şufa davası için 09/12/2015 tarihinde mahkemenin talimatı üzerine 186.063,85-TL depo edilerek en kısa vade birer aylık olarak vadeli hesap açıldığını, yine Ankara 25.Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasında Yargıtay bozma ilamı sonrası 2018/296 E. Sayılı dosya numarası ile 28/09/2018 tarihinde şufa bedeline ilişkin olarak 222.142,40-TL depo edilerek yatırıldığını, davacının dava dilekçesinde kendisine daha fazla faiz ödenmesi yönündeki talebinin yerinde olmadığını, davacı tarafça mevduata fiilen uygulanacak en yüksek faizin talep edilmiş olmasının fahiş bir talep olduğunu ileri sürmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; davacının açtığı şufa davasında mahkemenin verdiği depo kararı gereği davalı bankaya yatırdığı paranın, mahkeme kararına uygun şekilde yüksek faiz oranıyla değerlendirilmemesinden bahisle zarara uğratıldığı iddiasıyla açılan alacak istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı tarafından açılan şuf'a davasında mahkemece verilen ara karar uyarınca davalı bankada depo edilen 09/12/2015 tarihli 186.063,85-TL ve 28/09/2018 tarihli 222.142,40-TL tutarlı bedeller yönünden davalı banka tarafından uygulanan tabela faizi ile ara karar gereği uygulanması gereken mevduata uygulanan en yüksek faiz arasındaki bakiye faiz alacağının talep edilip edilemeceği, davalı bankaca, davacı yana, mahkeme ara kararına aykırı olarak eksik faiz ödenip ödenmediği, bakiye faiz alacağı olup olmadığı hususlarına ilişkindir. Görevsizlik kararı veren Ankara 12. Tüketici Mahkemesi'nin 2021/525 Esas sayılı dosyasında aldırılan bilirkişi kök raporunda özetle; " 1-09.12.2015 tarihinde 186.063,85-TL' lik şufa bedeline ilişkin olarak incelemede; Davacının, 186.063,85-TL'yi davalı bankadaki ... IBAN n.lu vadeli hesaba 09/12/2015 tarihinde şufa bedeli olarak 31 gün vadeli olarak yatırdığı, bu vadeli hesabın her 31 günlük sürenin sonunda temdit edilerek 18/10/2021 tarihine kadar vadeli hesap tahakkuku yapıldığı, 18/10/2021 günü itibariyle başlangıçta yatırılan 186.063,85-TL'nin 246.810,11-TL'ye ulaştığı ve anılan tutarın da 27/10/2021 tarihinde 31 günlük vade bozularak 246.810,11-TL olarak davacı tarafından nakden çekildiğinin görüldüğü, 2- 28.09.2018 tarihinde şufa bedeline ilişkin olarak 222.142,40-TL' lik şufa bedeline ilişkin olarak incelemede; Davacının, 222.142,40-TL'nin davalı bankadaki ... IBAN n.lu vadeli hesaba 28.09.2018 tarihinde şufa bedeli olarak 32 gün vadeli olarak yatırdığı, bu vadeli hesabın her 32 günlük sürenin sonunda temdit edilerek 25/10/2021 tarihine kadar vadeli hesap tahakkuku yapıldığı, 25/10/2021 günü itibariyle başlangıçta yatırılan 222.142,40-TL'nin 263.759,61-TL'ye ulaştığı ve anılan tutarın da 27/10/2021 tarihinde 32 günlük vade bozularak 263.759,61-TL olarak davacı tarafından nakden çekildiğinin görüldüğü, Merkez Bankası tarafından verilen cevapta; mevduat hesaplarına fiilen uygulanan azami faiz oranlarının UYAP'a entegre edildiği belirtilmesine karşın Merkez Bankasınca da tarafıma tevdi edilen dosyada anılan faiz oranlarının bulunmadığı görüldüğünden, T.C. Merkez Bankası'nın resmi internet sitesinden kamu bankalarınca TL hesaplarına 31 gün vade için 1 aya kadar, 32 gün vade için 3 aya kadar vadeye uygulanan faiz oranları baz alınarak hesaplamaların yapıldığı, 09/12/2015 tarihli 186.063,85-TL için T.C. Merkez Bankası'nın kamu bankalarınca uygulanan azami mevduat faiz oranları esas alınarak yapılan hesaplama 443.081,92-TL olup yapılan hesaplamadan, davalı banka tarafından vadeli faiz tahakkuklarıyla ulaşılan 246.810,11-TL mahsup edildiğinde; 443.081,92 - 246.810,11 = 196.271,81-TL fark çıktığı, 28/09/2018 tarihli 222.142,40-TL için T.C. Merkez Bankası'nın kamu bankalarınca uygulanan azami mevduat faiz oranları esas alınarak yapılan hesaplama 367.979,93-TL olup yapılan hesaplamadan, davalı banka tarafından vadeli faiz tahakkuklarıyla ulaşılan 263.759,61-TL mahsup edildiğinde; 367.979,93 - 263.759,61 = 104.220,32 TL fark çıktığı, sonuç olarak toplam 300.492,13-TL'nin davalı Banka'dan tahsilinin talep edilebileceği" hususları tespit edilmiştir. Tarafların itirazlarını karşılayan 28/09/2023 tarihli 1. ek raporda özetle; " Merkez Bankasınca Uyap' a entegre edilen anılan faiz oranlarının dosyada bulunmadığı, T.C. Merkez Bankası'nın resmi internet sitesinden kamu bankalarınca TL hesaplarına 31 gün vade için 1 aya kadar, 32 gün vade için 3 aya kadar vadeye uygulanan faiz oranları baz alınarak kök rapordaki hesaplamaların yapıldığı, Mahkemece; Merkez Bankasınca Uyap' a entegre edilen kamu bankası olarak hizmet veren ..., ... ve ... Bankasının, ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde T.C. Merkez Bankasına “Mevduat İlan Edilen Yıllık Faiz Oranları Bildirim Formu” ile bildirilen ve şubelerinde ilan edilen 1 aylık mevduata uygulanacak “Tabela Faizi (cari faiz) oranlarının dava dosyasına kazandırılması halinde ve iş bu dosyaya kazandırılan 3 kamu bankasının oranları referans alınarak oranlardan en yüksek olanından az olmamak üzere nemalandırılması hususunda yeniden hesaplama yapılabileceği" hususlarının belirtildiği görülmüştür. Mahkemece alınan 14/11/2023 tarihli ara kararda; bilirkişi kök ve ek raporunda belirtilen hususlarda, "... A.Ş., ... A.Ş. ve ...'nun, ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde T.C. Merkez Bankasına 'Mevduat İlan Edilen Yıllık Faiz Oranları Bildirim Formu' ile bildirilen ve şubelerinde ilan edilen 1 aylık mevduata uygulanacak 'Tabela Faizi (cari faiz)' oranlarının" dikkate alınması suretiyle yeniden hesaplama yapılmasının istenilmesi üzerine düzenilenen 21/12/2023 tarihli 2. ek raporda özetle; " hukuki değerlendirmesi ile terditli olarak yapılan hesaplamalardan hangisine itibar edileceği mahkemeye ait olmak üzere; Hesaplama-1= tabela faiz oranları dikkate alınarak; davalı bankanın tabela faiz oranları baz alınarak her iki vadeli hesap yönünden hesaplama yapıldığında; davalı bankanın, davacı hesabına uyguladığı faizin bazı aylarda tabela faiz oranının üstünde uygulamasından kaynaklı( Örn.; Davalı bankanın 29.10.2018- 06.02.2020 tarihleri arasındaki tabela faiz oranı % 5.5 iken davacı hesabının bu tarih aralığında % 7 faiz oranı ile vadeli devam ettiği )09/12/2015 tarihli 186.063,85-TL' ye ilişkin olarak 7.286,65-TL, 28/09/2018 tarihli 222.142,40-TL' ye ilişkin olarak 8.262,67-TL olmak üzere toplam 15.549,32-TL fazla faiz verildiği, Hesaplama-2= davalı bankanın Merkez Bankasına bildirdiği fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranları dikkate alınarak; davalı bankanın, Merkez Bankasına bildirdiği fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranları baz alınarak her iki vadeli hesap yönünden hesaplama yapıldığında davacının; 09/12/2015 tarihli 186.063,85-TL 'ye ilişkin olarak 189.665,44-TL ve 28/09/2018 tarihli 222.142,40-TL'ye ilişkin olarak 117.367,74-TL olmak üzere toplam 307.033,18-TL faiz kaybı olduğunun tespit edildiği, Hesaplama-3= kök raporda yapılan T.C. Merkez Bankası'nın resmi internet sitesinden T.C. Merkez Bankası'nın kamu bankalarınca( ..., ... Bankası ve ... Bankası ) TL hesaplarına 31 gün vade için 1 aya kadar, 32 gün vade için 3 aya kadar vadeye uygulanan azami mevduat faiz oranları baz alınarak yapılan hesaplamada da görüleceği üzere davacının, 09/12/2015 tarihli 186.063,85-TL'ye ilişkin olarak 196.271,81-TL ve 28/09/2018 tarihli 222.142,40-TL'ye ilişkin olarak 104.220,32-TL olmak üzere toplam 300.492,13-TL faiz kaybı olduğunun tespit edildiği sonuç ve kanaatine varıldığı" hususları bildirilmiştir. Mahkemece, bilirkişi 2. ek raporunda yer alan Hesaplama-3 benimsenerek davacı yanın ıslah dilekçesi kapsamı da gözetilerek toplam 300.492,13-TL'nin dava bankadan, yasal faiziyle birlikte tahsiline yönelik yazılı olduğu üzere 3 ayrı bankanın ortalaması esas alınarak karar verildiği, karara karşı yalnızca davalı banka tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca somut dosyada toplanan delillere, bilirkişi kök ve ek raporları kapsamına göre; davalı bankanın, mahkeme kararında belirtilen 31-32 'şer günlük vadeli mevduatlardan en yüksek faiz getirisi olanına vadeli mevduat hesabı açıp vadesi geldiğinde yenilemek suretiyle ve faizi asıl alacağa eklemek suretiyle nemalandırması gerektiği halde bu işlemi yapmayarak daha düşük faizli hesap açarak mahkeme kararına aykırı uygulama yaptığı anlaşılmakta olup mahkeme kararına uygun işlem yapılmamasından dolayı davacının eksik ödenen faiz alacağını davalıdan talep etme hakkının bulunduğunun kabulünün gerekmesi, 21/12/2023 tarihli 2. ek raporda yer verilen terditli hesaplamalardan Hesaplama-2' de yer verilen yöntemin somut dosya içeriğine ve denetime uygun olduğunun anlaşılması, her ne kadar ek raporda yer verilen terditli hesaplama yöntemlerinden biri olan( Hesaplama-3) 3 ayrı bankanın faiz ortalaması esas alınarak bulunan tutarın mahkemece benimsenerek hükme esas alınması Dairemizce yerinde görülmemiş ise de bu hususa yönelik istinaf itirazı bulunmadığının anlaşılması, öyle olunca mahkemesince, 21/12/2023 tarihli 2. ek rapordaki miktar olan 300.492,13-TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılması ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli olan 20.526,62-TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/09/2026

Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1391, K. 2026/1273, T. 29.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1391-e-2026-1273-k-a1244cad2a71