Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/608 E. 2026/1373 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/608
- Karar No
- 2026/1373
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2026/608 Esas 2026/1373 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/608 KARAR NO : 2026/1373
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Ankara 5.Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 02/10/2025 NUMARASI : 2025/395 Esas 2025/694 Karar DAVA : Ek tasfiye (TTK 547/2) DAVA TARİHİ : 28/04/2025 KARAR TARİHİ : 09/10/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/10/2026
Taraflar arasındaki ek tasfiye istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı tasfiye memuru vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Ticaret A.Ş. bağlı olduğu grubun diğer iştirakleri ile birlikte bira üretimi sektöründe, 1969 yılında ülkemizde faaliyet göstermeye başladığını, faaliyet göstermeye başladığı tarihten günümüze kadar bira üretimi konusunda büyük bir gelişim göstererek sektördeki birçok ilke imza attığını, müvekkili şirket ile davalı arasında, ... adlı işletme ile ilgili olarak 01/09/2019 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 5/10/2019 tarihinde Açık Satış Noktası Sözleşmesi imzalandığını, tarafların, işbu Sözleşme ve Protokol uyarınca karşılıklı olarak çeşitli yükümlülükler altına girdiğini, müvekkil şirket ile davalı/borçlu arasında akdedilmiş olan sözleşme gereğince; davalı taraf, müvekkili şirket’in bayi ve/veya distribütörleri aracılığıyla pazarlama, dağıtım ve satışını gerçekleştirdiği bira ürünlerinden 50.000 litre miktarındaki ürünü satmayı ve müvekkil şirket markalı ürünlerin sürekli ve etkin bulunurluğunu sağlamayı taahhüt ettiğini, davalı tarafın işbu taahhüdüne karşılık olarak; müvekkil şirket tarafından, davalı tarafın işletmesine katkıda bulunmak ve yine davalı tarafın işyerindeki ticari faaliyetlerine olumlu yönde katkı sağlamak amacıyla, davalı tarafa 108.750,00 TL katkı ödemesi yapılması taahhüt edildiğini ve işbu katkı payı ödemesi müvekkil şirket tarafından, sözleşmeye uygun şekilde yerine getirildiğini, müvekkil şirket tarafından sözleşme kapsamındaki tüm edimler eksiksiz yerine getirilmiş olmasına rağmen; davalı taraf, sözleşme'ye aykırı şekilde, müvekkil şirket'e bilgi vermeden, hiçbir mahkeme kararı olmadan, haksız ve hukuka aykırı olarak, sözleşme'de yer alan yükümlülüklerinizi yerine getirmeye engel şekilde bira ticaretinin bırakılması suretiyle, müvekkil şirketin bayi ve/veya distribütörleri aracılığıyla pazarlama, dağıtım ve satışını gerçekleştirdiği bira ürünlerinin, pazardaki bulunurluğunu da olumsuz etkileyecek şekilde sürekli ve düzenli ürün alımının yapılmadığı ve bu suretle Müvekkil Şirket markalı ürünlerin ticaretinin bırakıldığı tespit edildiğini, bu sebeplerden ötürü dava dışı şirkete, müvekkil şirket tarafından faturalar tanzim edildiğini, belirterek davanın kabulü ile dava dışı Terkin Edilen ... Limited Şirketi 'nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; şirketin 20/01/2021 tarihli genel kurulunda tasfiyeye girme kararı aldığını ve şirket tasfiye memurluğuna ...'ın seçildiğini, bu kararın 03/02/2021 tarih ve 10259 sayılı Ticaret Sicili Gazetesinde tescil ve ilan edildiğini, tasfiyeye girdiğine dair alacaklılara çağrı yapılan üç ilan gazeteleri yayımlandığını, son üçüncü ilan olan 23/02/2021’den itibaren yaklaşık 3,5 yıl süre geçtikten sonra, 29/06/2024 tarihli şirketin tasfiyesinin sonlandığına dair aldığı genel kurul kararının tescili 09/07/2024'te yapıldığını, söz konusu şirketin terkinin 09/07/2024 tarih ve 11118 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiğini, söz konusu şirketin hukuka uygun bir şekilde kapatıldığını, ek tasfiyeye karar verilmesi halinde TTK’nin 547/2.maddesi uyarınca tasfiye memuru (TC no ile) atanmasını, Ticaret Sicili Müdürlüğü yasal (zorunlu) hasım olduğundan aleyhe vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesini savunmuştur. Davalı Tasfiye Memuru ... vekili cevap dilekçesinde özetle; iş bu dava ile ihyası istenilen "Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi" 09/07/2024 tarihinde terkin edildiğini ve terkin işleminin tescili 09/07/2024 tarih ve 11118 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiğini, gerek tasfiye kararının alındığı tarihte ve gerekse terkin tarihi itibariyle şirkete karşı davacı tarafça açılmış bir dava veya icra takibi bulunmadığını, davacı tarafın sözünü ettiği alacak-borç ilişkisi de taraflarından kabul edilmemekte olup, şirketin terkini öncesinde taahhütlerini yerine getirdiğini, tasfiye işlemlerinde bir kusuru bulunmaması ve tasfiyenin usulüne ve hukuka uygun bir şekilde yapılarak davaya sebebiyet vermemesi nedeniyle aleyhe vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarası ile kayıtlı iken tasfiye kapanışı yapılarak terkin edilen Tasfiye Halinde ... Tic. Ltd. Şti. tüzel kişiliğinin davacı ile ihyası istenen şirket arasında tanzim edilen 05/10/2015 tarihli ... sözleşme numaralı "Açık Satış Noktası Sözleşmesi"ne dayanarak açacağı dava ve icra takipleri ile sınırlı olarak davalı şirketin ihyasını istediği, davalı tasfiye memurunun sözleşmenin varlığını inkar etmediği, bununla birlikte sözleşme kapsamında taraflar arasında bir borç ilişkisinin olmadığı savunmasında bulunduğu, bu savunmanın ise sözleşmenin inkarı sonucunu doğurmadığı bu haliyle davacının dayandığı bu sözleşme gereğince alacağın varlığına ilişkin yaklaşık ispatın bulunduğu, davacının ihya ve ek tasfiye talebinde bulunmakta davacının hukuki yararının olduğu anlaşılmakla; davanın kabulü ile TTK 547 maddesi uyarınca davacı ile ihyası istenen şirket arasında tanzim edilen 05/10/2015 tarihli ... sözleşme numaralı "Açık Satış Noktası Sözleşmesi" ne dayanarak açılacak dava ve icra takipleri ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına ve ek tasfiye işlemlerinin yapılması bakımından tasfiye memuru olarak son tasfiye memuru ...'ın atanmasına, TTK 547/2 maddesi uyarınca ek tasfiye işlemleri için şirketin ihyası koşullarının oluşması, tasfiye memurunun açılan davayı bilebilecek konumda olması ve tasfiye sırasında tasfiyenin gereği gibi yapılmamasından sorumlu olması karşısında yargılama giderlerinin davalı tasfiye memuruna yükletilmesine, yasal hasım olan ticaret sicil müdürlüğü aleyhine yargılama giderine hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı tasfiye memuru ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; terkin tarihinde açılmış bir dava bulunmadığından ilk derece mahkemesince aleyhine yargılama gideri hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; TTK'nun 547 maddesi uyarınca terkin olunan şirketin ihyası ile ek tasfiye istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Ticaret sicil kaydının incelenmesinde; ihyası istenen şirketin 20/01/2021 tarihli genel kurulunda tasfiyeye girme kararı alındığı, tasfiye memurluğuna davalı ...'ın seçildiği, tasfiye kapanış tescil işleminin 29/06/2024 tarihinde yapılıp, sicil kaydının 09/07/2024 tarihinde terkin edildiği anlaşılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 643. maddesinde; limited şirketin tasfiye usulü ile tasfiyede şirket organlarının yetkileri hakkında anonim şirketlere ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiş olup, aynı kanunun 536 - 548. maddeleri arasında anonim şirketlerin tasfiye usulü düzenlenmiştir. Bilindiği üzere şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Ancak tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda hukuki bir işlemdir. Bu işlemin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün değildir. Eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahiptir. Somut davada, dava dışı ... Tic. Ltd. Şti. 24/12/2012 tarihli genel kurulunda tasfiye kararı alındığı, tasfiye memuru olarak davalı ...'ın seçildiği, bu kararın Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve ilan edildiği, şirketin tasfiyeye girdiğine dair alacaklılara gerekli ilanların yapıldığı ve 09/07/2024 tarihinde şirketin tasfiyesinin sonlandığı, davacı tarafından ihyası istenen ... Tic. Ltd. Şti. hakkında açılan alacak davası ve hükmün infazı için yapılacak icra işlemleri nedeniyle davacı tarafın şirketin ihyasını istemekte hukuki yararının bulunduğu ve şirketin ihyasının gerektiği, husumetin tasfiyeyi sağlayan memur ile ticaret sicil müdürlüğüne yöneltilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesinin ihyaya ilişkin kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda yazılı olduğu şekilde davacının davasının kabulü ile şirketin sınırlı ihyasına, tasfiye memuru davalı ... aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesine karar verilmiş, davalı tasfiye memuru tarafından mahkemece aleyhine hükmedilen yargılama ve vekalet ücretine yönelik istinafa gelindiği görülmüştür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 547.maddesinde "(1)Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemleri yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya bir kaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir" hükmü düzenlenmiştir. Şirket tüzel kişiliğinin ihyası davasında, husumet tasfiyeyi sağlayan memur ile ticaret sicil müdürlüğüne düşer (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 08/10/2019 tarih ve 2019/3602 Esas 2019/6319 Karar sayılı ilamı). Somut olayda, ilk derece mahkemesince ihyası istenen şirketin 05/10/2015 tarihli ... sözleşme numaralı "Açık Satış Noktası Sözleşmesi" ne dayanarak açılacak dava ve icra takipleri ile sınırlı olmak üzere sınırlı olarak ihyasına karar verildiği, ek tasfiye memuru olarak ...'ın atandığı, şirketin 2021 yılında tasfiyeye girdiği, şirketin terkinin 09/07/2024 tarihinde yapıldığı, dolayısıyla tasfiye işlemleri yapılırken, davacı tarafça açılmış derdest bir dava veya takip bulunmadığı, bu yönüyle tasfiyenin usulüne uygun yapıldığı dikkate alındığında, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılıp, davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi gerekirken, davalı tasfiye memuru aleyhine davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi isabetli görülmemiştir. (Emsal Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 10/07/2024 tarih, 2024/11-420 E., 2024/382 K. sayılı ilamı) Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararının, davalı tasfiye memuru aleyhine hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden kaldırılarak, davacının davasının kabulüne, tasfiyenin usulüne uygun yapıldığı, davalı tasfiye memurunun dava açılmasına sebebiyet vermediği ve davalı tarafın zorunlu hasım olduğu dikkate alınarak, davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; A)1-Davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, 2-Ankara 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/10/2025 tarih ve 2025/395 Esas 2025/694 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1).b-2 maddesi uyarınca vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden KALDIRILMASINA, B)1-Davanın KABULÜ ile, ... Müdürlüğü'nün ... sicil numarası ile kayıtlı iken tasfiye kapanışı yapılarak terkin edilen Tasfiye Halinde ... Tic. Ltd. Şti. tüzel kişiliğinin davacı ile ihyası istenen şirket arasında tanzim edilen 05/10/2015 tarihli ... sözleşme numaralı "Açık Satış Noktası Sözleşmesi" ne dayanarak açılacak dava ve icra takipleri ile sınırlı olarak ihyası ile ticaret siciline tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Ek tasfiye işlemlerinin yapılması bakımından son tasfiye memuru ...'ın (T.C. Kimlik No ...) tasfiye memuru olarak atanmasına ve tesciline, tasfiye memuruna ücret tayinine takdiren yer olmadığına, 3-İş bu kararın Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına, 4-Karar kesinleştiğinde bir örneğinin tescil ve ilan için ...Müdürlüğü'ne gönderilmesine, 5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 6-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL peşin harç, 615,40 TL başvurma harcı, 645,00 TL tebligat gideri, 2,5 TL KEP gideri ve 25,00 TL dosya gömleği masrafı olmak üzere toplam 1.903,30 TL yargılama giderinin davacı tarafın üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı ...Müdürlüğü yasal hasım konumunda bulunduğundan aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 8-Davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmesine yer olmadığına, 9-HMK'nun 333. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, C)1-Davalı tasfiye memuru tarafından istinaf karar harcı olarak alınan 732,00 TL ile 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının talep halinde davalı tasfiye memuruna iadesine,
2-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda işin çekişmesiz yargı işi olması nedeniyle HMK'nun 362/1-ç maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 09/10/2026
Başkan - Üye - Üye - 501 Zabıt Katibi -