Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1420 E. 2026/1557 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1420
Karar No
2026/1557
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2024/1420

KARAR NO : 2026/1557

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 26/06/2024

NUMARASI : 2023/59 E. - 2024/175 K.

DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/10/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin 11/05/2015 tarihli ... tescil numaralı ... Filtresi ve 26/10/2018 tarihli ... tescil numaralı ... tasarımlarının, dünya çapında ün yapmış...., Ltd'ne ait ... markası ile yaklaşık 20 yıldır üretilmekte olan söz konusu tescil edilen tasarımlara ait aparat ve filtreleri Türkiye ve Ortadoğu pazarına sattığını, firmaya ait https://....com.tw/company_about sitesine giriş yapıldığında söz konusu tasarımların yıllardır zaten kullanıldığını, başka sitelerde de tescil edilen tasarımların yıllardır satışta olduğunu, tasarımın yeni olmadığını, yıllardır var olduğunu, açıklanan nedenlerle davalıya ait ... ve ... tasarım tescillerinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davalı müvekkili şirketin "... Mah. ... Cad. No:... .../İstanbul" olduğunu, İstanbul Adliyesi yetki alanı içerisinde olduğunu, mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, davanın yetkisiz mahkemede açılmış olması nedeniyle öncelikle yetkinin kesin olduğu değerlendirmesiyle HMK m.115/2 gereği davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesini, aksi takdirde yetki itirazları uyarınca yetkisiz mahkemede açılmış olan davanın usulden reddine karar verilmesini, davacının dava açmakta hukuki yararının olmadığını, müvekkilinin tescilli tasarımı ile davacının davaya dayanak gösterdiği tasarımının benzer olmadığını, davacı tarafın, müvekkilinin 2015 yılından beri tescilli olan tasarımı hakkında işbu dava tarihine kadar herhangi bir hukuki girişimde bulunmayarak sessiz kaldığını, açıklanan gerekçelerle davanın öncelikle yetki ilk itirazı gereği yetkisizlik nedeniyle reddi ile mahkemenin yetkisizliğine karar verilmesini, davacının hukuki menfaati bulunmaması nedeniyle davanın usulden reddine, davanın esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Dosya kapsamına alınan 19.04.2024 tarihli bilirkişi raporu ile hükümsüzlüğü istenen her iki tasarım da ayrıntısı ile ele alınmış, Davacı tarafından sunulan bahsi geçen internet sitelerine ait dava konusu sayfaların ne zamandan bu yana yayınlanıp yayınlanmadığını tespit etmek için web arşiv üzerinden detaylıca araştırılmalar yapılmış, yapılan tespitler bilişim inceleme kısmında detayları sunulmuş ve aynı zaman da re'sen de araştırmalar yapılmak suretiyle usul ve yasaya uygun incelemeler yapılmış, alınan rapor mahkemece denetlenebilir, hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir.

Davacı tarafın rapora itiraz dilekçesinde internet sitesi linklerine ilişkin arşiv araştırması yapıldığı fakat sunduğu görsellerin incelenmediği itirazının dinlenebilirliği yoktur. Zira gerek davacı tarafça sunulan delillerde gerekse bilirkişi raporunda bilirkişilerce re'sen yapılan arşiv araştırmasında dayanılan delil ve kayıtların davalının tescil tarihinden daha önceye ait olmaması ve daha önceye dayandığına ilişkin ispata elverişli bir delil sunulmaması aynı zamanda daha önce sunulduğuna dair uzman bilirkişilerce yapılan araştırmada bu hususun tespit edilememesi nedeniyle benzerlik incelemesi yapılmasının gereksiz olduğu tabidir. Tescil tarihinden daha sonra yayınlanmış görsellerin davalının tescilli tasarımlarına karşı yenilik unsuru bulunmadığı iddiasına dayanak olması mümkün değildir. Yukarıda anılı sebepler ışığında sübut bulmayan davanın reddine" karar verilmiştir.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

-Müvekkili şirketin yıllardır ... filtreleri ve filtre aparatları üretimi yapmakta olduğunu, Müvekkilinin ... markası altında satışa sunduğu ... cihazlarında kullandığı bu filtrelerin 2010 yılından önce ...-...'dan alınmakta iken artık müvekkili tarafından da satılmakta olduğunu, uzun yıllardır müvekkili tarafından ihraç edilerek pazarlanan ürünlerde kullandığı filtrelere ait tasarımın daha öncesinde tescil edilmiş olması nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, Davalının, yeni ve ayırt edici hiçbir biçimsel işlevsel özellik taşımayan tasarımının yeni ve özgün olmadığını, harcıalem olması nedeniyle davalı adına tescilli ... ve ... sayılı endüstriyel tasarım tescilinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesi gerektiğini,

-Tasarımın hükümsüzlük kararı ile, taklit bir tasarımının yanında asıl tasarımın herkese karşı korunması ve kamu menfaatinin sağlanması amaçlanmakta olduğunu, davalı şirket adına tescilli bulunan ve koruma şartlarına haiz olmayan ve yenilik unsuru barındırmayan ... ve ... sayılı endüstriyel tasarım tescilleri ile koruma sağlanmasının ve bunun 3.kişilere karşı da ileri sürülebilecek olmasının kamu menfaatine aykırı olacağını, davalının sebepsiz zenginleşmesine neden olacağını, Müvekkilinin yıllardır ihraç ederek pazarladığı ürünlerde kullandığı filtrelere ait tasarımının tescil edilmiş olması nedeniyle davalı tarafından ciddi bir zarara uğratılmakta olduğunu, söz konusu tasarıma ait ürünlerin 2010 yılından önce Türkiye'de zaten satılan ürünler olduğunu, İnternet arama motorları görselleri ile dahi işbu durumun ispatının mümkün olduğunu,

-6769 Sayılı SMK’nin koruma şartları olan yenilik ve ayırt edicilikle ilgili 56. maddesinde tasarımlar, yeni ve ayırt edici niteliğe sahipse 6769 Sayılı Kanunla sağlanan haklar kapsamında tescil edilerek korunduğunu, daha önce dünyanın herhangi bir yerinde bilinen, kamuya sunulan bir tasarımın artık Türkiye’de yeni kabul edilemeyeceğini, bir tasarımın tescil tarihinden önce başkaca firmalar tarafından piyasaya sürülmüş ise yenilik unsurunu taşımadığının kabulü gerekmekte olduğunu, bir tasarım genel izlenimde herhangi bir farklılık göstermemekle birlikte, zaten daha önce kamuya sunulmuş ise ayırt edicilik niteliği taşımadığı kabulü gerekmekte olduğunu, ilk derece mahkemesinde bilgilenmiş kullanıcı ölçütünün göz önünde bulundurulmadığını, tasarımın korunmaya değer olup olmadığının incelenmemiş soyut ve eksik incelemeler barındıran bilirkişi raporu ile hüküm kurulmuş olduğunu,

-Davalının tasarımının incelenmeksizin tescil edildiğinden müvekkilinin hakları zarar görmekte olduğunu, işbu tasarımın tescil edilebilirlik koşullarına haiz olmadığını, genel izlenimi değiştirmeyen küçük farklılıkların yenilik kabul edilmesinin mümkün olmadığını, Marka başvurusu tarihinden daha eski tarihli olmak kaydı ile tescilli bir endüstriyel tasarım hakkının başkası adına tescil ettirilmek istenmesi halinde, hak sahibinin marka başvurusuna itiraz hakkı mevcut olduğunu, Kaldı ki, uygulamada tam tersinin gündeme geldiğini, tescilli bir markanın başkaları adına endüstriyel tasarım olarak tescili yoluna gidilmekte olduğunu, sonrasında tasarım tescilinin incelemesiz olarak gerçekleşmesi sebebiyle de marka sahiplerinin haklarının zarar gördüğünü, uyuşmazlık konusu tasarımların her ne kadar TPE tarafından tescil edilmişse de bu tescilin başvuru sahibinin tasarımın gerçek hak sahibi olduğuna dair bir kesinlik oluşturmadığını, diğer sınai haklarda olduğu gibi tescil edilen bir tasarımın, mevzuatta öngörülen koruma şartlarını taşıdığı kesin olmadığını, tescil sahibinin gerçek hak sahibi olmayabileceğini, bu hallerde tescilin hükümsüzlüğünün mahkemeden istenerek, tescilden doğan hakkın geçmişe dönük olarak ortadan kaldırılabileceğini,

-26/06/2024 tarihli gerekçeli karar ile bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan eksik ve yetersiz raporun hükme esas alınmış olduğunu, bu hususun hukuka aykırı olduğunu, gerekçeli kararda: "Bilirkişilerce Davalı tarafa ait hükümsüzlüğü talep edilen ... ve ... numaralı tasarım tescilinin başvuru tarihlerinden önce kamuya sunulduğu ve/veya tescil tarihinde ayırt edicilik niteliğini haiz olmadığını gösteren denetlenebilir görsel bir bilgi ve belgeye ulaşılamadığı, bu sebeple koruma şartı olan yenilik ve ayırt edicilik nitelik özelliklerine sahip olduğu kanaatini bildirmişlerdir." değerlendirmesinin eksik ve hukuka aykırı bir değerlendirme olduğunu, İlk derece mahkemesinde alınan bilirkişi raporunda sadece tarafınca sunulan sitelerin linklerinden arşiv sonuçlarına bakılarak sitelere ait olarak ; "“www...com.tw” internet web sitesine bağlı dava konusu belirtilen “https://....com.” sayfanın ne zamandan bu yana yayınlanıp yayınlanmadığını tespit etmek için web arşiv üzerinden detaylıca kontrol edildiğinde davaya konu sayfanın ilk olarak “07 Ağustos 2020” tarihli arşiv kayıtlarına ulaşıldığı tespit edilmiş, “www...com” internet web sitesine bağlı dava konusu belirtilen “https://www...com/” sayfanın ne zamandan bu yana yayınlanıp yayınlanmadığını tespit etmek için web arşiv üzerinden detaylıca kontrol edildiğinde davaya konu sayfanın ilk olarak “16 Haziran 2022” tarihli arşiv kayıtlarının ulaşıldığı tespit edilmiş, “www...com” internet web sitesine bağlı dava konusu belirtilen“https://www...com/...” sayfanın ne zamandan bu yana yayınlanıp yayınlanmadığını tespit etmek için web arşiv üzerinden detaylıca kontrol edildiğinde davaya konu sayfanın arşiv kayıtlarına ulaşılmamış"şeklinde bir değerlendirme yapılmıştır.

" https://www...com/..." sayfasının mevcut olduğu ama arşiv kayıtlarının bulunmadığı değerlendirilmesi yapılmış olduğunu, bu hususun arşiv kayıtlarının gerçeği yansıtmadığını ortaya koymakta olduğunu, sadece arşiv araştırmasının yapılmış olduğunu, internet arama motorları görselleri ile işbu durumun ispatının mümkün olduğunu, ancak bu görsellerin incelenmediğini,

-Davaya konu tescil edilen tasarımların tescilden çok daha önce yıllardır satışta olduğunu, internet arama motorlarında ve dava dilekçesinde bildirmiş olduğu web sitelerinde açıkça görüldüğünü, ancak bu hususta delil sunmadığına ilişkin verilen hükmün kabulünün tarafınca mümkün olmadığını, her iki ürünün karşılaştırılmasının ve emsallerin de incelenmesi halinde davalının tescil ettiği ürünü ile Pujikang tarafından üretilen ve yıllardır satılan ürünün aynı olduğunun tespit edileceğini,

-Müvekkili firmanın ... markası altında satışa sunduğu ... cihazlarında kullandığı bu filtrelerin 2010 yılından önce ...-...'dan alınmakta iken artık müvekkili tarafından da satılmakta olduğunu, Davaya konu olan tasarımların halihazırda 2010 yılından beri Türkiye'de satışı yapılmakta olduğunu, İlk derece mahkemesinden alınan bilirkişi raporunda yer alan bir diğer eksikliğin müvekkiline ait ... markası adı altında satışa sunulan ürünler hakkında hiçbir inceleme yapılmamasının olduğunu, sadece arşiv kayıtlarına istinaden davalının tasarımlarının yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olduğunun değerlendirildiğini, Fakat kamuya daha önce arz edilmiş bir tasarımın yenilik ve ayırt edicilik fonksiyonunu kaybedeceği SMK ile hükme bağlanmış olduğunu, Özgün olmayan, tasarımların tescillenmesinin veya haksız rekabet gereği emek ilkesi çerçevesinde korunmasının kanunen kabul edilemeyeceğini, Söz konusu tasarımlar hakkında internette arama yapıldığında yıllardır kullanılan filtre görsellerinin aynı ve yine yıllardır satışta olduğu görüleceğini, 2010 yılından beri Türkiye'de satışı yapıldığı halde tasarımın yeni kabul edilmesinin kabul edilemez olduğunu, ancak ve ancak dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir olduğunu, ... ve ... sayılı tasarımlar halihazırda tescili daha öncesinde yapıldığını, 2010 yılından itibaren Türkiye'de satışı yapıldığını, açıklanan sebepler doğrultusunda yeni ve ayırt edici hiçbir unsuru biçimsel ve işlevsel özellik taşımayan tasarımların yeni ve özgün olmadığını, müvekkili tasarımlarından birebir kopya edildiğini, davalı adına tescilli ... ve ... sayılı endüstriyel tasarım tescillerinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmek üzere kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Davanın; Davalıya ait ... ve ... tescil numaralı tasarımların hükümsüzlük talebi olduğu anlaşılmıştır.

Bilirkişiler ... 19.04.2024 tarihli bilirkişi raporlarında; Davacı tarafından sunulan bahsi geçen intemet sitelerine ait dava konusu sayfaların ne zamandan bu yana yayınlanıp yayınlanmadığını tespit etmek için web arşiv üzerinden detaylıca araştırılmalar yapılmış olup, yapılan tespitler bilişim inceleme kısmında detayları sunulduğu dosyaya sunulmuş olan bilgi, belge ve delillerin incelenmesi ve re'sen yapılan araştırmalarda davalı tarafa ait, hükümsüzlüğü talep edilen ... numaralı tasarım tescilinin başvuru tarihi olan 11.05.2015 tarihinden önce kamuya sunulduğunu ve/veya tescil tarihinde ayırt edicilik niteliğini haiz olmadığını gösteren denetlenebilir görsel bir bilgi ve belgeye ulaşılamadığı, bu sebeple mezkur tasarımın koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olduğu, dosyaya sunulmuş olan bilgi, belge ve delillerin incelenmesi ve re'sen yapılan araştırmalarda Davalı tarafa ait hükümsüzlüğü talep edilen ... numaralı tasarım tescilinin başvuru tarihi olan 26.10.2018 tarihinden önce kamuya sunulduğunu ve/veya tescil tarihinde ayırt edicilik niteliğini haiz olmadığını gösteren denetlenebilir görsel bir bilgi ve belgeye ulaşılamadığı, bu sebeple koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olduğu kanaatini bildirmişlerdir.

SMK 56/1 maddesine göre, tasarım yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla bu Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunur Bu şartları taşımayan bir tasarımın hükümsüzlüğü talep edilebilir. Hükümsüzlük halleri yasanın 77.maddesi ile düzenlenmiştir. Bir tasarımın yenilik incelemesi yapılırken; tasarımın birebir aynısının daha önce yurtta ve dünyada kamuya sunulmamış olması şartı gerekirken, ayırt edicilik incelemesi yapılırken; seçenek özgürlüğü kapsamında, ürünün nihai kullanım sırasındaki görünümü itibariyle bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim dikkate alınarak değerlendirme yapılmalıdır.Ayırt edici nitelik araştırması yapılırken farklılıklara bakılmakla birlikte ağırlığın , kıyaslanan tasarımların ortak özelliklerine verilmesi gerekir.

Dava konusu davalı adına tescilli ... ve ... tescil numaralı tasarımların ... filtreleri ve filtre aparatları tasarımı olduğu, bilirkişi raporu ile, Davacı tarafından dilekçe içeriklerinde sunulmuş olan davaya konu internet sitelerine bağlı linklerin/sayfaların güncel durumları ve arşiv kayırları hakkında dünyanın en kapsamlı Arşiv tutan siteleri üzerinden araştırma yapıldığı, ancak sayfa linklerinde denetlenebilir görsel bir bilgi ve belgeye ulaşılamadığı, re'sen de araştırma yapıldığının belirtildiği, rapor alınan husus teknik bilgi gerektiren, hakimlik mesleğinin gerektirdiği bilgi ile çözülemeyecek nitelikte olduğundan, sunulu delillerin yetersizliği gözetilerek raporun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı, bu itibarla davalı tasarımının yenilik ve ayırt edicilik niteliğini haiz olduğu sonucuna ulaşılmasında aykırılık bulunmadığı davanın reddine yönelik kararın dosya kapsamı hukuka uygun olduğu, istinaf talebinin reddi gerektiği anlaşılmıştır.

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 26/06/2024 tarih ve 2023/59 E., 2024/175 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın Davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 09/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1420, K. 2026/1557, T. 09.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1420-e-2026-1557-k-41135847f890