Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/141 E. 2026/2145 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/141
- Karar No
- 2026/2145
- Karar Tarihi
T.C. DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/141 Esas KARAR NO : 2026/2145
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : DİYARBAKIR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/10/2026
İlk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmakla; dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunmayan müvekkile ait ... plaka sayılı aracın müteveffa ...'nın sevk ve idaresinde iken tek taraflı meydana gelen trafik kazası sonucu ...'nın vefat ettiğini, müteveffa ...'nın kaza esnasında uyuşturucu madde etkisi altında olduğunu ve aynı zamanda sürücü ehliyeti bulunmadığını, Kazaya ilişkin Ergani Cumhuriyet Başsavcılığının ... nolu dosyası üzerinden yürütülen soruşturmada müteveffanın %100 kusurlu olduğu ve kanında ve idrarında esrar bulunduğunun tespit edildiğini, ayrıca araçta ... gr esrar bulunduğunu, müteveffa ...'nın mirasçıları/hak sahipleri tarafından destekten yoksun kalma tazminatı istemiyle Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan başvuru üzerine verilen ... tarihli karara istinaden başlatılan icra takibi sonucu davalı Güvence Hesabı tarafından ... ile ...'ya ... TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin rücuen tahsili amacıyla davalı tarafından müteveffanın mirasçıları ... ve ... ile araç maliki olan müvekkili aleyhine Ergani İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, müteveffa sürücü ...'nın müvekkiline ait aracı müvekkilinin haberi olmaksızın müvekkiline ait işyerinin önünden alıp götürdüğünü, müteveffanın ölümü nedeniyle ailesinin acılı olması ve aile ile tanışıklık olmasından kaynaklı müvekkili tarafından savcılığa suç duyurusunda bulunulmadığını, kazanın müteveffanın uyuşturucu madde etkisinde iken ve sürücü ehliyeti olmaksızın kendi %100 tam ve ağır kusuru ile meydana geldiğini ve müteveffanın kaza sonucu vefat ettiğinden 2918 sayılı KTK.'nun 86. maddesi gereğince müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun kalmadığını ileri sürerek Ergani İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasından dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile davalı aleyhine dava değerinin %20'si oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müteveffa ...’nın sürücüsü ve davalının maliki bulunduğu ... plaka sayılı aracın ... tarihinde Ergani İlçesinde meydana gelen kaza sonucu araç sürücüsü ...'nın vefat ettiğini, davaya konu kaza ile ilgili olarak Ergani Cumhuriyet Başsavcılığının ... nolu dosyası üzerinden yürütülen soruşturma sonucu kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, söz konusu kaza ile ilgili olarak müteveffanın yasal mirasçılarının, ... plaka sayılı aracın kaza tarihinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunmadığından dolayı müvekkil aleyhine, Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuruda bulunduklarını, Sigorta Tahkim Komisyonunun ....E.... ve K-... kararı gereği başvurunun reddine karar verildiğini, karara itiraz üzerine Sigorta Tahkim Komisyonunun ... tarihli İtiraz Hakem Heyeti kararı gereği, Tahkim Komisyonu kararının kaldırılmasına ve tazminat ödenmesine karar verildiğini, itiraz hakem heyeti kararınının müvekkili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 2019/4384E. ve 2020/3066K. Sayılı ilamı gereği İtiraz Hakem Heyeti kararının onanmasına kesin olarak karar verildiğini, kesinleşen itiraz hakem heyeti kararına istinaden müvekkili aleyhine Şanlıurfa 1. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibi sonucu müvekkil tarafından takip dosyasına ... tarihinde ...TL ödeme yapılarak takip dosyasının infaz edildiğini, 07.12.2019 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Dijital Hizmet Vergisi İle Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 16. Maddesi kapsamında; “9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu uyarınca karşı tarafa yükletilen vekalet ücretini (icra ve iflas müdürlüklerine yatırılanlar dâhil) ödeyenler tarafından gelir vergisi tevkifatı yapılır.” hükmü uyarınca, karşı taraf avukatına ödenmesi gereken mahkeme/icra vekalet ücreti ile ilgili olarak vergi tevkifatı yapılarak icra dosyasına ödeme yapıldığını, işbu mahkeme/icra vekalet ücretine tekabül eden ... TL'nın gelir vergisi kesintisi yapılarak ilgili vergi dairesine ödendiğini, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunun 14. maddesi ve Güvence Hesabı Yönetmeliğinin 16. maddesi uyarınca, Güvence Hesabına yasada belirtilen nedenlerle yaptığı ödemeler için zarara neden olan aracın kusurlu sürücüsüne, işletenine ve diğer sorumlulara rücu etme hakkı tanındığını, müvekkilinin zararının karşılanması için davaya konu kazada kusurlu olan aracın maliki olan davacıya karşı Ergani İcra Dairesininin ... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Davanın REDDİNE karar verilmiştir. D) İSTİNAF SEBEPLERİ : Hükme karşı davacı vekili tarafından, süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Zarar gören sürücünün, uyuşturucu madde etkisindeyken hırsızladığı araçla %100 tam kendi kusuru ile kazaya sebep olduğunu, yerel Mahkemece bu konusuda kusur raporu dahi alınmadan hüküm tesis edildiğini, davalı Güvence Hesabının dava dışı üçüncü kişilere yaptığı ödeme dolayısıyla oluşan zararından davacının sorumlu olmadığını, uyuşturucu madde etkisinde olacak şekilde hırsızladığı araçla kazaya karışan ve ölen müteveffanın tam kusuru nedeniyle davacının sorumlu tutulamayacağını, davacının aracını müteveffa sürücüye kendi rızası ile teslim etmediğini, müteveffanın otoparktaki aracı çalıp gittiğini, müvekkilinin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.86 hükmü gereği sorumluluğu bulunmadığını, nitekim Yargıtay vermiş olduğu birçok kararında zarar gören araç sürücüsünün tam/ağır kusurlu olduğu durumlarda araç işleteninin sorumluluktan kurtulacağını vurguladığını, davacının borçlu olmadığının tespiti ile dava değerinin yüzde yirmisi oranında kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesi yönünden İDM kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. E) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacıya ait sigortasız aracın dava dışı müteveffa sürücünün sevk ve idaresinde iken meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucu, Güvence Hesabı tarafından müteveffanın hak sahiplerine ödenen maddi tazminatın rücusu amacıyla, sigortasız aracın işleteni olan davacı aleyhine başlatılan icra takibinden dolayı menfi tespit istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi, Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, istinaf kanun yoluna başvuran tarafın sıfatı gözetilerek, kamu düzenine aykırılık teşkil eden ve bu nedenle resen gözetilmesi gereken hususlar değerlendirilerek yapılmıştır. Görev hususu, kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınmak zorundadır. Davaya ticaret mahkemesinde bakılıp karar verilmiştir. Oysa, uyuşmazlığın çözümünde asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Dava, istinaf incelemesine konu olan yerel mahkemenin görevi kapsamında olmadığından görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, esastan karar verilmesi hatalıdır. Bu itibarla, davacının istinaf başvurusunun, kamu düzenine ilişkin hal nedeniyle kabulü ile (dermeyan edilen istinaf sebepleri bu aşamada incelenmeksizin), 6100 sayılı Kanunun 353/1-a.3. maddesi uyarınca İlk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına dair, aşağıdaki şekilde hüküm verilmiştir. Dairemizin emsal içtihadı: 2025/3185 E. 2026/1205 K. 22/05/2026 tarihli karar: "Her ne kadar davacı güvence hesabı ise de davalılar tacir olmayıp uyuşmazlık da haksız fiilden kaynaklandığından, davanın asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Bu nedenle, yerel mahkeme kararı hatalıdır. Benzer konuda Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Daireleri arasındaki uyuşmazlık Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/17896 E. 2021/4942 K sayılı ilamı ile çözüme kavuşturulmuştur. Bahse konu Yargıtay ilamında; "... Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-a maddesi gereği her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlar ticari davalardır. TTK 5/1 maddesi gereği ticari davalara bakmakla görevli mahkeme Asliye ticaret mahkemeleridir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden itibaren yasanın 5/3 maddesi gereği asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki işbölümü olmaktan çıkmış görev ilişkisi haline gelmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi gereği göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir. Uyuşmazlığın giderilmesine konu somut olaylarda, davacı Güvence Hesabı zorunlu trafik sigortası bulunmayan araçların neden olduğu trafik kazalarında zarar gören üçüncü kişilere ödediği tazminatı Yönetmeliğin 16. maddesinde sayılan hallerde zarardan sorumlu olan gerçek kişi sürücü ya da işleten davalıya rücu etmektedir. TTK nun 4/1 maddesinde belirtilen her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili nispi dava söz konusu değildir. Davalılar gerçek kişi olup uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir ... " Görev hususu, kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında dikkate alınmak zorundadır. Sonuç olarak ilk derece mahkemesinin görevsizlik kararı usule uygun değildir. Eldeki davada, görevli mahkeme, Asliye Hukuk Mahkemesidir..." H ÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun, kamu düzenine ilişkin hal nedeniyle (dermeyan edilen istinaf sebepleri bu aşamada incelenmeksizin), KABULÜ ile; 6100 sayılı Kanun'un 353/1-a.3. maddesi uyarınca İlk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, kaldırma kararında belirtilen gerekçeler ışığında işlem yapılmak üzere, mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf eden tarafça peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilâm harcının, talep halinde, İlk derece mahkemesi tarafından ilgilisine iadesine, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından, vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek hükümde dikkate alınmasına,