İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/188 E. 2026/817 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/188
- Karar No
- 2026/817
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/188 Esas KARAR NO : 2026/817
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 22/05/2025 KARAR TARİHİ : 13/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil tarafından davalı/borçlu aleyhine yukarıda anılan icra dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Davalı/borçlu, borca ve ferilerine itiraz etmiş ve mezkûr takibi durdurmuştur.Bununla birlikte; davalı/borçlunun takibe yapmış olduğu itirazının tamamen haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli olması sebebiyle vaki itirazın iptali, takibin devamı ile alacağın likit olması nedeniyle davalı/borçlunun asıl borcun %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesi gerekmektedir. Şöyle ki; İcra takibine konu alacak davalının kaçak elektrik kullandığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen fatura bedeline ilişkindir. Somut olaya geçmeden önce müvekkil şirkete ve kayıp kaçak elektrik kullanıma ilişkin kısaca bilgi vermek yerinde olacaktır. Müvekkil ... A.Ş. 1970 yılından bu yana ... elektrik enerjisi sağlayan, 2013 yılında özelleşme kapsamına alınarak ülkemizin 21 elektrik dağıtım bölgesinden biri olan ... elektrik dağıtım hizmetini "Dağıtım Şirketi" lisansı ile yaklaşık beş milyon aboneye yılda yaklaşık 27 milyar kWh elektrik dağıtarak sürdüren, tüm iş ve işlemleri EPDK ve ilgili kuruluşlarca sürekli denetlenen, yaptığı tüm iş ve işlemlerde mevzuata sıkı sıkıya bağlı olan, her geçen gün artan elektrik ihtiyacını kaliteli, verimli ve kesintisiz bir şekilde karşılayabilmek için şebeke iyileştirme ve tesis kurma alanlarında yatırımlarını aralıksız sürdüren, kar amacından ziyade kamu hizmeti niteliği ağır basan ve yaptığı tüm iş ve işlemlerde basiretli bir tacir olma yükümlülüğüne uygun hareket eden saygın ve köklü bir enerji şirketidir. Müvekkil şirketin verdiği hizmetin niteliği gereği mevzuata aykırı işlem yapması kesinlikle mümkün değildir; zira özelleştirme kapsamı gereği şirketin takdir yetkisinde olan hiçbir alan/hizmet yoktur. Tüm hizmetler ve alınan kararlar üst kurulun ve belirlediği mevzuatın çizdiği sınırlar dâhilinde olmak zorundadır. Bu itibarla müvekkil şirketi klasik kar amacı güden bir özel hukuk tüzel kişisi gibi değerlendirmemek gerekmektedir.İzah edilen sebeplerle, fazlaya ilişkin tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla, davalının söz konusu takipteki borca yeter miktardaki menkul, gayrimenkulleri ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi ve menkullerin muhafazası için öncelikle teminatsız olarak, Sayın Mahkemeniz aksi kanaatte ise de Sayın Mahkemenizce takdir edilecek olan teminatın yatırılması karşılığında ihtiyaten haczine karar verilmesine, davalı yanın ... 7. İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile icra takibinin alacak, faiz ve tüm feriler bakımında devamına, dava konusu takibe esas bedelin %20'sinden az olmamak üzere takdir edilecek icra inkâr tazminatının davalı yandan tazminine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı yan üzerine tahmiline, karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı vekili tarafından Mahkememize sunulan 27/05/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle;"Davacı ... tarafından müvekkil aleyhine ikame edilen iş bu huzurdaki davada iddia ve talep edilen "davacı şirket tarafından, müvekkilin kaçak elektrik enerjisi kullandığının tespiti ile tanzim edilen kaçak elektrik tespit tutanağına dayanılarak kaçak elektrik tüketim tahakkuku yapıldığı, tahakkuku yapılan kaçak elektrik tüketimi bedelinin, faiz ve faizin KDV’si ile birlikte tahsili için başlatılan icra takibine karşı davalı müvekkilce vaki itirazın, kaçak elektrik kullanımının tutanaklar ile sabit olduğu ve müvekkilin yapılan tahakkuku ödemekle yükümlü olduğu iddiası ile itirazın iptaline karar verilmesi " hususların tamamı asılsız ve de yersiz olup, davanın reddi gerekmektedir. Davalı müvekkil tarafından, davacının haksız ve mesnetsiz iddiasının aksine kaçak elektrik enerjisi kullanılmamış olup davacı taraf, müvekkile atfettiği haksız eylem nitelikli kaçak elektrik kullanım iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. (HMK.m.190, TMK.m.6)Davacı elektrik dağıtım şirketince tek taraflı olarak Seri:H No:... no’lu ve ...tarihli kaçak/usulsüz elektrik kullanım tespitine dair tutanak ile kaçak elektrik tahakkuku kabul edilemez. Öncelikle belirtmek gerekir ki davalı müvekkil kaçak elektrik tüketimine tenezzül etmediği gibi bugüne kadar hiçbir kere faturasını geciktirmemiş, yasal takibe düşmemiştir. Hal böyle iken davacı elektrik dağıtım şirketince hangi gerekçe ve ölçütlerle müvekkilin kaçak elektrik tükettiğinden bahisle bu kaçak tüketim bedelinin tespit edildiği hususu açıklığa kavuşturulmamıştır. Sonuç olarak davacı dağıtım şirketi haksız ve hukuksuz bir şekilde davalı müvekkil aleyhine kaçak elektrik bedeli tahakkuk ettirmiş ve bu bedeli haksız olarak tahsil etmeye tevessül etmektedir.İzah edilen ayrıca sayın Hakimliği'nizce re'sen nazara alınacak sair hususlar muvacehesinde; Hukuksuz ve gerçek dışı iddiaların dayanak oluşturduğu haksız davanın öncelikle usulden aksi halde esastan reddine, yersiz ve mesnetsiz takip ve de davadan ötürü alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere müvekkil lehine kötü niyet icra tazminatına hükmedilmesine,Yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı tarafa tahmiline,karar verilmesini...."savunmuştur. (II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER: (1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ; İşbu dava dosyasındaki yargılamaya ilk olarak ... 40.Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile başlanmıştır. ... 40.Asliye Hukuk Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası sayılı dosyası ile yapılan yargılama sırasında toplanan deliller; Davacı kuruma müzekkere yazılarak, ... 7. İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyada takibe konu edilmiş olan Kaçak Elektrik Tespit Tahakkuk dosyasının mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. ..., ... ve ...'ye müzekkere yazılarak; davalı ... T.C. kimlik numaralı ... adına kayıtlı bulunan tüm aboneliklere ilişkin kayıtların, abonelere ilişkin kimlik ve isim bilgilerinin, abonelik kayıtlarının bulunduğu daire, bina vb. yapılara ilişkin numara ve tesisat numaralarının mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebi incelendiğinde; alacağın yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla iş bu tensip zaptının tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere reddine, karar verilmiştir. Mahkememizin 26/05/2025 tarihli ara karar ile;" İhtiyati haciz talebinin reddine,"karar verilmiştir. Mahkememizin 25/07/2025 tarihli ara karar ile;"Davacı vekili ile davalı vekiline ön inceleme duruşma gün ve saatinin tebliğine, tebligat ile taraflara sulh için gerekli hazırlığı yapmaları, duruşmaya sadece taraflardan birinin gelmesi ve yargılamaya devam etmek istemesi durumunda, gelmeyen tarafın yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemeyeceği ve diğer tarafın, onun muvafakati olmadan iddia ve savunmasını genişletebileceği yahut değiştirebileceğinin ihtaratına,"karar verilmiştir. Davacı ...'a müzekkere yazılarak, davaya konu yere ilişkin abone işlem dosyası, kaçak tahakkuk ve tutanakları, varsa sayaç muayene raporlarının gönderilmesi ile; kaçak kullanım olduğu belirtilen yerin konut, dükkan, ticarethane gibi vasıflardan hangisine haiz olduğu, kaçak kullanımın aboneli mi abonesiz mi olduğu hususlarında verilecek cevabi yazıda açıklama yapılması ve her bir cevaba ilişkin belgenin cevabi yazıya eklenmesi, sayaca ait 2019 ve 2020 yılları arasındaki tüketim miktarlarını gösteren belgelerin, kaçak elektrik kullandığı iddiasına dayalı faturaların tamamının tahakkukuna dayanak belgeler ile aynı adreste davalı tarafından aboneli - abonesiz kullanım yapılmış ise tüm kullanım dökümlerinin, var ise aboneliğin sona erdirilmesine yönelik talebini içerir tutanakların ve davaya konu tüm bilgi ve belgelerin ivedi olarak mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. ... İlçe Emniyet Müdürlüğü ile ... Belediye Başkanlığı Zabıta Müdürlüğüne müzekkere yazılarak "..." adresinin 21/11/2019 tarihinde kim veya kimler tarafından kullanıldığının tespiti ile söz konusu taşınmazda anılan tarih itibarıyla savaş cirik kullanımının mevcut olup olmadığı hususunda araştırma yapılarak düzenlenen tutanağın mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. ... VE ... ye müzekkere yazılarak " "..." adresine ait 21/11/2019 tarihinde aktif abone bilgisinin kim veya kimlerin olduğu hususunun sorularak abonelik sözleşmelerinin mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. Davacı vekiline tutanak tanıklarının isim ve adreslerine bildirmesi hususunda 2 haftalık kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içinde tutanak tanıklarını kimlik ve adres bilgilerinni belirtilmemesi halinde dosyanın mevcut delil durumu ile karara çıkarılacağı hususunun ihtaratına, karar verilmiştir. ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak, davalı ...' in gerçek kişi ve/veya tüzel kişi (yönetici, ortak vs.) tacir kaydının olup, olmadığı hususunda mahkememize bilgi verilmesi istenilmiş olup, gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. ..Esnaf ve Sanatkârlar Odası Birliği Sicil Müdürlüğü’ne müzekkere yazılarak, davalı ...''in esnaf kaydının olup, olmadığı hususunda mahkememize bilgi verilmesi istenilmiş olup, gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak, davalı kayıtlı vergi levhası olup olmadığı, kayıtlı ise hangi usulde vergilendirildiği, mal alış-satış toplamının 213 sayılı VUK md177 ve ilgili maddeleri kapsamında tutarın altında kalıp kalmadığı (esnaf sınırı içinde olup olmadığı), esnaf işletmesini aşan düzeyde gelir sağlayıp- sağlamadığı, hangi defter kaydı tuttuğu, hususunun belgeleriyle gönderilmesi istenilmiş olup, gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. ... .Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas...Karar sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonunda 20/11/2025 tarihli kararı ile,"HMK'nun 114/c ve 115/2.maddeleri gereğince göreve yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE, Görevli mahkemenin ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna," karar verilmiş olup, dosya mahkememize gelmiş olup mahkememizin 2026/188 esas nosunu alarak yargılamalara devam olunmuştur. ... 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama sırasında toplanan deliller; Dosyanın mahkememizce resen seçilecek 1 elektrik mühendisi bilirkişiye tevdi edilerek davacı yanın takip tarihi itibariyle alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarının tespiti hususunda rapor tanziminin istenilmesine, karar verilmiştir. Bilirkişiden alınan 15/04/2026 tarihli raporunda özetle;"Davalının, sözleşme elektrik enerjisi kullandığı davacı .... A.Ş. görevlileri tarafından ...tarih ve ...sayılı kaçak elektrik tutanağıyla saptanmıştır.Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği Madde-42 (1) fikra a) bendi; Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak; Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi, kaçak elektrik tüketimi sayıldığında dava konusu olay kaçak elektrik tüketimidir.b) Davacı Sirketin İcra Takip Takip Tarihi İtibariyle Alacağı:Davacı şirketin asıl alacağı 11.902,40 TL,Gecikme Faizi 369,41 TL, Gecikme Faizinin KDV 66,49 TL, Davacı şirketin toplam alacağı 12.338,30 TL,Davacı ... A.Ş., icra takip tarihi itibariyle davalı ..’tan, alacağı 12.338,30 TL olarak saptanmıştır.İcra Takibinin Devam Etmesi Hususu:Davalı ...’ın, icra takibine ilişkin itirazlarının iptali edilip ... 7.İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasına ilişkin icra takibinin işbu raporda saptanan 12.338,30 TL üzerinden devam etmesi gerektiği..."rapor edilmiştir. Mahkememizin 17/06/2026 tarihli ara karar ile;"Davacı vekiline arabulculuk tutanağını sunmak üzere iki haftalık kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içinde arabuluculuk tutanağını sunmadığı takdirde davanın dava şartı yokluğundan karar verileceğinin ihtarına,"karar verilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; kaçak elektrik kullanımından kaynaklı başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun ''Dava Şartı olarak Arabuluculuk'' başlıklı md.5/A-f.1: ''Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.'' şeklindedir. 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa eklenen dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A maddesine göre; bu Kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve menfi tespit talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. 6325 sayılı HUAK'ın "Dava Şartı Olarak Arabuluculuk" başlığı ile eklenen 18/A maddesinin 2. fıkrasında ise "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir." düzenlemesi getirilmiştir. Bu yasal düzenlemeler gereğince 01.01.2019 tarihinden sonra konusu bir miktar paranın ödenmesi talebi ile açılan ticarî davalarda dava açılmadan önce uyuşmazlıkla ilgili arabulucuya başvurup anlaşılamaması halinde son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunlu olup, bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya son tutanağın sunulması için bir haftalık kesin süre verilmesi zorunludur. Ticari nitelikteki menfi tespit ve istirdat davalarında da dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması zorunlu olup ve arabulucuya başvurulmuş olması 6100 sayılı HMK m.114/2 ve 6102 sayılı TTK m. 5/A hükümleri gereği dava şartı olduğuna karar verdiğinden, eldeki menfi tespit ve istirdat davasının dava şartı (zorunlu) arabuluculuk kapsamında olduğunda duraksama bulunmamaktadır. Arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilecektir. Genel dava şartlarının düzenlendiği 6100 sayılı HMK m. 115 hükmünde; dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise, bunun tamamlanması için mahkemenin kesin süre vereceği; dava şartı noksanlığının, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, davanın usulden reddedilemeyeceği ifade edilmiştir. Ancak 6325 sayılı HUAK m. 18/A(2) hükmünde, kanun koyucu açık düzenleme yaparak arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir nitelikte olmadığı konusunda iradesini net olarak ortaya koymuştur. Bu nedenlerle, 6325 sayılı HUAK m. 18/A(2) hükmünün özel ve emredici nitelikte olması nedeniyle, 6100 sayılı HMK’nın sonradan tamamlanabilen dava şartlarına ilişkin m. 115 hükmünün uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Dava dosyasının yapılan incelemesinde; yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri gereği dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmasının zorunlu olduğu ve bu eksikliğin yargılama sırasında giderilebilecek dava şartlarından olmadığı, işbu davanın öncelikle ... 40. Asliye Hukuk Mahkemesinde ikame edildiği, Mahkemece ... Esas,... Karar sayılı ilamı ile 20/11/2025 tarihinde görevsizlik kararı verilmesi üzerine dosyanın 26/02/2026 tarihinde Mahkememize tevzi edildiği, Mahkememizce 17/06/2026 tarihli celse davacı vekiline arabulculuk tutanağını sunmak üzere iki haftalık kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içinde arabuluculuk tutanağını sunmadığı takdirde davanın dava şartı yokluğundan karar verileceğinin ihtarına karar verildiği, ara karar gereği davacı vekili tarafından sunulan 17/06/2026 tarihli beyan dilekçesi ekinde yer alan "Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Anlaşamama Son Tutanak" incelendiğinde, arabuluculuğa 27/02/2026 tarihinde başvurulduğu; bu suretle Mahkememize dosyanın tevzi edildiği tarihten sonra arabuluculuğa başvurulduğunun anlaşıldığı; emsal İstanbul BAM 16. Hukuk Dairesinin ... Esas, ...Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere "Somut olayda, davanın ilk olarak 23/06/2022 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesinde açıldığı, mahkemesince görevsizlik kararı verildiği, kararın taraflarca istinaf edilmeksizin kesinleştiği ve dosyanın 22/02/2024 tarihinde Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edildiği, ilk derece mahkemesince tensip ara kararı ile arabuluculuk tutanağını sunmak üzere davacı tarafa kesin süre verildiği, davacı tarafından 04/03/2024 tarihli dilekçe ekinde arabuluculuk tutanak sureti dosyaya sunulduğu, sunulu arabuluculuk tutanağı incelendiğinde; Arabulucuğa başvuru tarihinin 26/02/2024 tarihi olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre; dava açılış tarihinde uyuşmazlık zorunlu arabuluculuğa tabi değil ise de 32154 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7445 sayılı Kanun hükümleri ile menfi tespit davalarına ilişkin zorunlu arabuluculuk süreci hakkında yapılan yasal düzenlemenin 01/Eylül/2023 tarihinde yürürlüğe girdiği, Asliye Hukuk Mahkemesince verilen görevsizlik kararının kanunun yürürlüğe giriş tarihinden sonra olduğu, bu halde davacı tarafından en azından dosyanın Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edildiği tarihe kadar arabuluculuk sürecinin tamamlanması gerektiği, sunulu tutanaktan arabuluculuğa başvuru tarihinin dosyanın Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi tarihinden sonrasına ilişkin olduğu, 6325 sayılı HUAK m. 18/A(2) hükmünde yer alan düzenlemede arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir nitelikte olmadığının açık şekilde düzenlendiği ve düzenlemenin emredici nitelikte olduğunun anlaşılması karşında 6100 sayılı HMK’nın sonradan tamamlanabilen dava şartlarına ilişkin 115. madde hükmünün uygulanma olanağı bulunmadığı, ilk derece mahkemesince dava şartına ilişkin olarak davanın usulden reddine karar verilmesi yerinde olduğundan davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir" yönündeki gerekçe de dikkate alındığında; arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir nitelikte olmadığı gözetilerek; davanın 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A/2 maddesi hükmü gereğince, davanın dava tarihi öncesinde arabuluculuğa başvurulması dava şartının yerine getirilmemesi nedeni ile usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile eksik 116,60 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 3-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 6.000,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan 30,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davalı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT 7/2 md. gereğince davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunacağından; dava değeri olan 12.626,59 TL üzerinden hesaplanan 2.020,25 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana İADESİNE, Dair, yapılan inceleme sonucunda davalı vekilinin huzurunda, dava konusu miktar HMK'nın 341/2. Maddesindeki sınırın altında kaldığından dolayı KESİN olmak üzere karar verildi.13/10/2026
Katip E imzalıdır
Hakim E imzalıdır