İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/956 E. 2026/798 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/956
Karar No
2026/798
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/956 Esas KARAR NO : 2026/798

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 01/08/2025 KARAR TARİHİ : 13/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DAVADA: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Şirketi tarafından sigortalanan ...A.Ş. isimli iş yerinde meydana gelen yangın neticesinde oluşan hasarın, alt katta faaliyet gösteren davalı şirkete ait mobilya atölyesindeki elektrik tesisatından kaynaklandığının tespit edildiğini, yangının asansör boşluğu üzerinden üst katlara sirayet ederek düğün salonuna zarar verdiğini, ekspertiz raporu doğrultusunda sigortalıya 115.952,20 TL ve rehinli alacaklı ... Bankası T.A.O. ...Şubesi'ne 224.183,10 TL olmak üzere toplam 340.135,30 TL hasar tazminatı ödendiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesi uyarınca halefiyet ilkesi gereği davalıya rücu hakkı doğduğunu, bu kapsamda ... 21. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasında başlatılan ilamsız icra takibine davalının haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini, arabuluculuk sürecinin ... ve ...tarihlerinde anlaşamama ile sonuçlandığını, davalının itirazlarının iptali ile takibin devamına ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davacı tarafın sigortalısı olan dava dışı ...isimli iş yerinde meydana gelen yangın neticesinde oluşan hasar sebebiyle 340.135,30TL tutarında tazminat ödendiğini iddia ettiğini, bu kapsamda davalı şirkete rücu edilerek ...21. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, ancak davalı şirketin yangının çıkışında hiçbir kusuru bulunmadığını, yangının davalıya ait elektrik tesisatından kaynaklandığına dair iddiaların tahmine dayalı olduğunu, davalı atölyenin 15.09.2023 tarihinde saat 19: 30'da usulüne uygun kapatıldığını, tüm makinelerin kontrol edildiğini, yangının atölye kapandıktan yaklaşık 8 saat sonra meydana geldiğini, itfaiye ve eksper incelemelerinde atölye elektrik sisteminde herhangi bir arıza tespit edilmediğini, yangının üst katta faaliyet gösteren düğün salonuna ait asansörün eski ve bakımsız tesisatından kaynaklanmış olabileceğini, yangın sabahında düğün salonu sahiplerinin eksper gelmeden asansör arkasındaki kabloları değiştirerek delilleri yok ettiğini, ... 10. Sulh Hukuk Mahkemesi .. sayılı Değişik İş dosyasında 04.10.2023 tarihinde yapılan keşif neticesinde 18.10.2023 tarihli bilirkişi raporunun düzenlendiğini, söz konusu raporda yangının davalıya ait elektrikli aletlerden veya tesisattan kaynaklanmadığının açıkça tespit edildiğini, yangının asansör motoru bölgesinden ve yönetmeliğe aykırı asansör tesisatından başladığının belirlendiğini, asansörün Binaların Yangından Korunması Hakkındaki Yönetmelik'in 62. maddesine aykırı şekilde monte edildiğini, yangının asansör motorunun aşırı ısınması ve elektrik bağlantılarındaki kısa devre sonucu çıktığının anlaşıldığını, bu nedenle zarardan bina yönetimi ile düğün salonu işletmecilerinin sorumlu tutulması gerektiğini, davalının olayda hiçbir kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. BİRLEŞEN ... 3. ATM'NİN ... ESAS SAYILI DAVASINDA, TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Şirketi tarafından sigortalanan iş yerinde bodrum katta kiracı olarak faaliyet gösteren davalının kullanım alanındaki elektrik tesisatından kaynaklanan yangın neticesinde hasar meydana geldiğini, müvekkili şirket tarafından sigortalıya 259.294,93 TL hasar tazminatı ödemesinde bulunulduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesi uyarınca halefiyet ilkesi gereği ödenen bedelin tahsili amacıyla ... 21. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasında başlatılan ilamsız icra takibine davalının haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamını ve davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Yapılan usulüne uygun tebligata rağmen davalı tarafından süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı görüldü. DELİLLER VE GEREKÇE: Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/07/2026 tarihi itibariyle faaliyetinin durdurulmasına ve ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan dava ve işler ile arşiv dosyalarının ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne devrine karar verilmiş olup söz konusu karar uyarınca ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne devredilerek söz konusu dava dosyasının ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yukarıdaki esasına kaydının yapıldığı görülmüştür. ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası, mahkememizin ... Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmiştir. Dosyada mübrez bilirkişi ..., ... ve ... tarafından sunulan 19/06/2026 tarihli bilirkişi kök raporunda; Dava konusu *... İli, ... İlçesi,...* adresinde bulunan “2 bodrum +zemin ve 4 normal” katlardan ibaret işyeri binasının 1. Bodrum katındaki 2/A dış kapı no.lu mobilya imalatı yapılan işyerinde meydana gelen yangının mahalde bulunan asansör dairesinde başlayarak davalıya ait tesislere ve malzemelere zarar vererek büyüdüğü, Asansörün güvenli bir şekilde kullanımını sağlamak amacıyla düzenli olarak bakımını, periyodik kontrolünü ve onarımını yaptırmaktan sorumlu olan, binada/yapıda kat maliklerinin kendi aralarında seçeceği veya dışarıdan yetki vereceği kişiyi veya kat malikini veya maliklerini veya kamu binalarında/yapılarında sorumlu yetkiliyi veya ticari/hizmet amaçlı yapılarda sorumlu yetkiliyi….ifade eder, Yangının çıkışında ve büyümesinde davalı yana atfedilecek kusur bulunmadığı için davacı sigorta şirketinin rücu etme talebinin uygun olmadığı, hususları tespit edilmiştir. Dava, TTK.m.1472'ye dayalı rücuen tazminat talebine ilişkindir. TTK.m.1472 hükmü; "(1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. (2) Sigortalı, birinci fıkraya göre sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını korur." şeklindedir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun ... tarih ve ... K. Ve 3.7.1944 tarihli kararında bu husus "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Sulh hukuk mahkemelerinin görevi" başlıklı 4/(1-a) hükmü; “Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları görürler” şeklindedir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E. ..., K.... ve 31/10/2019 tarihli kararına göre; "Somut olayda; davacının sigortalısı ile davalı arasında, kira sözleşmesi mevcut olup, olay tarihi itibariyle de sigortalının taşınmazı kiracı olarak kullandığı anlaşılmaktadır. Davacı sigorta şirketinin, sigortalısının halefi olarak açtığı davada, dava dışı sigorta ettiren ile davalı arasındaki temel hukuki ilişki kira sözleşmesidir. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında mahkemece; davalıya husumet yöneltilmesine neden olan davacıya sigortalı işyerinin bulunduğu binada davaya konu hasar tarihi itibariyle kat mülkiyetine geçildiğinden, uyuşmazlığın 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan kaynaklandığının gözetilmesi; uyuşmazlığa yine kat mülkiyeti hükümlerinin uygulanacağının dikkate alınması; ayrıca, davacı sigortalısı ile davalı arasındaki temel hukuki ilişkinin kira sözleşmesi olması nedeniyle de uyuşmazlığın çözüm yerinin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğundan mahkemece görevsizlik nedeniyle HMK'nun 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir." Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının sigortalısı ile davalı arasında kira sözleşmesinin mevcut olduğu, olay tarihi itibariyle davalının, davacının sigortalısının maliki olduğu taşınmazı kiracı olarak kullandığı sabittir. Davacı tarafından sigortalısının maliki bulunduğu taşınmazda kiracı olarak bulunan davalının iş yerinde yangın çıkması sonucu sigortalıya ait emtianın zarar gördüğü, söz konusu zararın sigorta poliçesi kapsamında giderildiği iddiası ile huzurda görülen rücuen tazminat davası açılmıştır. Davacı sigorta şirketinin, sigortalısının halefi olarak açtığı davada, dava dışı sigorta ettiren ile davalı arasındaki temel hukuki ilişkinin kira sözleşmesi olmasından dolayı 6100 sayılı HMK'nın 4. maddesi uyarınca uyuşmazlığın Sulh Hukuk Mahkemesi'nde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Kamu düzeninden sayılan mahkemenin görevli olmasının HMK'nın 114/1-c maddesinde dava şartı olarak düzenlendiği, taraflarca ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-ASIL VE BİRLEŞEN DAVANIN göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle, HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, uyuşmazlığın çözümünde Bakırköy Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğuna, 2-6100 Sayılı HMK'nın 20. maddesi gereğince taraflardan birinin bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA, 3-HMK'nın 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Bakırköy Sulh Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere ... Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü'ne GÖNDERİLMESİNE, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra usulüne uygun talepte bulunulmaması nedeniyle davaya görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nın 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARINA, 5-Yargılama gideri ve harçların nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine, Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/10/2026

Katip e-imzalı

Hakim e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/956, K. 2026/798, T. 13.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-956-e-2026-798-k-5339d5dd6e51