İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1949 E. 2026/828 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1949
- Karar No
- 2026/828
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1949 Esas KARAR NO : 2026/828
DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 17/03/2026 KARAR TARİHİ : 22/10/2026
Mahkememize ait 2026/1200 esas sayılı dava dosyasının 16/10/2026 tarihli duruşma ara kararı uyarınca davalı sigorta şirketi yönünden tefrikine karar verilmiş olup, Mahkememizde 2026/1949 esasına kaydı yapılmış olup yapılan incelemesi sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilince verilen dava dilekçesinde özetle; davacı adına kayıtlı ... plakalı aracın ... ilçesi ... Caddesinde ... plakalı aracın hatası sonucu çarpma nedeniyle aracının hasar gördüğünü, davacının herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davacının kaza gününden aracı teslim aldığı güne kadar aracını kullanamadığını, işlerinde ve gündelik hayatında zorluk yaşadığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL araç değer kaybının kaza tarihi olan 12/04/2025 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, meydana gelen trafik kazası sebebiyle hasar gören aracın değer kaybı ve mahrumiyet bedeli istemine ilişkindir. TTK md. 5/A hükmü “Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” şeklindedir. Hükmün lafzından da anlaşılacağı üzere menfi tespit davası açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulması dava şartıdır. 6325 sayılı Kanun’un 18/A/2 maddesi “Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.” şeklindedir. Bu maddeye göre, arabuluculuk son tutanağının dava dilekçesinde sunulmaması halinde davacıya bir haftalık kesin süre verilir. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 115. maddesi gereğince; Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Tüm dosya kapsamına göre; davanın 17/03/2026 tarihinde açıldığı, Mahkememiz 18/03/2026 tarihli tensip tutanağının 10 nolu ara kararı uyarınca davacıya arabuluculuk tutanağının aslını veya onaylanmış bir örneğini Mahkememize sunması için 1 hafta kesin süre verildiği, davacı vekilince 26/03/2026 tarihli dilekçesi ile Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 2021/14429 esas 2021/5729 karar 2023/12689 esas 2024/4378 kara sayılı ve istikrar kazanmış içtihatlarında tahkim yolunun öngörüldüğü zmms dosyalarında sigorta şirketine başvurulmasının yeterli olduğu, arabuluculuğa başvurma zorunluluğunun olmadığını belirten dilekçe sunduğu ancak belirlenen kesin süre içinde arabuluculuğa ilişkin belgeyi dosyaya sunmadığı anlaşılmış olmakla arabuluculuk dava şartı sonradan tamamlanabilen dava şartlarından olmadığından yukarıda yazılı yasa hükümleri kapsamında arabuluculuğa başvurmanın HMK'nun 114/2 maddesine göre özel dava şartı niteliğinde bulunduğu, söz konusu dava şartının mahkemece, re'sen gözetilmesi gereken ve sonradan tamamlanabilir nitelikte olmayan dava şartı niteliğinde olduğu, emsal içtihatlarında bu yönde olduğu anlaşılmakla davanın dava şartı noksanlığından usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın, 7445 sayılı yasa ile değişik 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesi ile HMK m.114/II ve HMK m.115 hükümleri gereğince arabuluculuk dava şartı noksanlığından usulden reddine, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar ilam harcı ile 732,00 TL başvurma harcının davacıdan tahsili ile hazineyi irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca talep halinde yatırana iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf/ kanun yolu açık olmak karar verildi. 22/10/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim .... ¸e-imzalıdır