Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/208 E. 2026/1038 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/208
- Karar No
- 2026/1038
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2025/208 - Karar No:2026/1038
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/208 KARAR NO : 2026/1038 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/01/2024 NUMARASI : 2020/364 E-2024/43 K
DAVACI : VEKİLİ : Av.
DAVALILAR : 1 - 2 - VEKİLLERİ : Av. Av.
DAVANIN KONUSU : Alacak (Sözleşmeden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 01/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 01/10/2026 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan alacak istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili: Müvekkili şirket ile davalılardan oluşan iş ortaklığı arasında sivil amaçlı patlayıcı madde ve ekipmanları ticareti yapıldığını, müvekkili tarafından düzenlenen faturalara konu malların satışının yapıldığını, ancak fatura bedellerinin ödenmediğini, söz konusu malların muhteviyatları itibariyle satışı, sevki ve kullanımının tamamen ilgili Emniyet Müdürlüğü’nden alınan tezkere ve izinlerle gerçekleştirildiğini, davalı iş ortaklığına ait Yozgat Valiliği Emniyet Müdürlüğü tarafından düzenlenen 2014/06 nolu patlayıcı madde satın alma ve kullanma izin belgesi ekinde yer alan listedeki malzemelerin fatura konusu mallar olduğunu, Kayseri 7. Noterliği kanalı ile gönderilen 30.12.2015 tarih 46167 yevmiye sayılı ihtarname ile toplam 69.004,07 TL'nin 7 gün içinde ödenmesinin talep edildiğini ancak ödeme yapılmadığını, 13.01.2016 tarihinde temerrüdün gerçekleştiğini, yapılan arabuluculuk görüşmeleri sonucunda davalılar ile anlaşma sağlanamadığını belirterek fatura bedelleri toplamı olan 69.004,07 TL'nin davalılardan ......Ltd. Şti.'nin temerrüde düştüğü tarih olan 13.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile diğer davalı ...…Ltd. Şti.'nden ise dava tarihinden itibaren işleyecek olan ticari temerrüt faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili: Kabul anlamına gelmemek kaydıyla davada 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, müvekkillerinin taahhüdü altındaki ... Binası inşaatı yapımında zeminin kayalık olması dolayısıyla kontrollü patlatma yapmak suretiyle inşaata başlanılması amacıyla ilgili idareden patlatma izni alındığını, akabinde patlayıcı maddelerin temini ve patlatma işleminin gerçekleştirilmesi hususunda davacıyla anlaşıldığını, ancak davacının basiretsiz ve hatalı patlatma işleminin akabinde idare tarafından müvekkili şirketlerden söz konusu zararların giderilmesi için talepte bulunulduğunu, davacı şirketle iletişime geçilmeye çalışılmış ise de hiçbir şekilde irtibat kurulamadığını, davacı tarafça dava dilekçesinde talepte bulunulan faturalardan sadece 11.09.2014 tarihli ve 8.757,31 TL bedelli faturanın müvekkil ... …Ltd. Şti.’ne elden tebliğ edildiğini, diğer faturaların hiç birisinin müvekkili şirketlere tebliğ edilmediğini, söz konusu bu faturanın da davacı tarafça dava dilekçesinde bedelinin ödenmediği dolayısıyla talepte bulunulan alacaklardan da olmadığını, davacı tarafça dosyaya getirtilen evraklardan da görüleceği üzere 25.08.2014 ve 11.09.2014 tarihlerinde olmak üzere iki adet patlatma işleminin yapıldığını, 11.09.2014 tarihindeki hatalı patlatmadan sonra davacı tarafça şantiye alanının kaçarak terk edildiğini, davacı tarafın ehil olmayan kişiler vasıtasıyla basiretsiz bir şekilde gerçekleştirdiği patlatma neticesinde müvekkillerinin çok büyük oranlarda zararlara uğradığını, ...Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığının 12.09.2014 tarihli yazısında da ifade edildiği gibi bir çok hasar ve zararın meydana geldiğini, ancak davacı tarafa ulaşılamadığını, inşaat işlerinin devam etmesi ve işin süreli olması dolayısıyla daha fazla zaman kaybına uğramamak açısından söz konusu zararların müvekkili şirketlerce giderildiğini, hatalı patlatma işlemi sonrasında verilen zararın giderilmesi için idare tarafından müvekkili şirketlerden talepte bulunulduğunu, davacı şirket ile iletişime geçilmeye çalışıldığını ancak irtibat kurulamadığını, tüm zararın müvekkili şirketler tarafından karşılandığını ve bu harcamalara ilişkin faturaları ekte sunduklarını, davacı tarafından gerçekleştirilen patlatma işlemi dolayısıyla ...Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığınca 12.09.2014 tarihli yazısıyla müvekkili şirketlerin patlatma izinlerinin iptaline sebebiyet verdiğini, iznin iptalinde kusurun tamamının davacıya ait olduğunu, iznin iptal edilmesi dolayısıyla son derece sert ve kayalık olan zemin kırma işlemlerini herhangi bir patlatma yapamadan manuel olarak iş makineleri ,kırıcı ve delicilerle yapmak zorunda kaldıklarını ve bu nedenle müvekkilinin maliyet ve zaman kaybına uğradığını, ekte sunulan faturalardan da görüleceği üzere bu işlerin ifası için harcamalar yapmak zorunda kaldıklarını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için borcun varlığı düşünülse dahi söz konusu zararlar dolayısıyla her türlü dava hakkını saklı tutmakla beraber takas ve mahsup talebinde bulunduklarını, ihtarname tebliğ edilmediğinden 13.01.2016 tarihinden itibaren faiz işletilebilmesinin de mümkün olmadığını, yine dava dilekçesi ile talep edilen faturalar ... …Ltd. Şti. adına tanzim edilmiş olup bu anlamda müvekkili ... … Ltd. Şti. adına herhangi bir alacak talebinde de bulunulması mümkün olmadığından davalı ... … Ltd. Şti. aleyhine açılmış bulunan davanın da reddi gerektiğini, belirterek davanın reddi ile davacı aleyhinde %20 oranında kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince: Davanın, faturadan kaynaklı alacak davası olduğu, mahkemece bilirkişi raporları ve ek rapor alındığı, davacı, davalı iş ortaklığı ile arasında sivil amaçlı patlayıcı madde ve ekipmanları ticareti hususunda anlaşma yapıldığını, dava konusu mallara ait faturalara ilişkin satışın gerçekleştiğini, söz konusu malların satışının ve sevkinin emniyet müdürlüğünden alınan tezkere ve izinlerle gerçekleştiğini, teslim yapılmasına rağmen fatura bedellerinin ödenmediğini, davalı ise; davacının...Binası inşaat işi için kontrollü patlatma yapmak sureti ile inşaata başlanması için idareden patlatma izni aldıklarını, akabinde patlayıcı maddelerin temini ve patlatma işleminin gerçekleştirilmesi konusunda anlaşıldığını, 25/08/2014 tarihli patlatma işleminde... Okulu binasının camlarının kırıldığını, 11/09/2014 tarihli patlatmada ise... Kurulu binasının zarar gördüğünü, müvekkili şirketin de patlatma izninin iptal edildiğini, taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi olduğunu, hatalı patlatma işleminden kaynaklanan zararların giderilmediğini, borcun varlığı kabul edilmese de, borcun varlığının kabul edilmesi halinde uğranılan zararlar dolayısı ile her türlü takas ve mahsup defi kullandıklarını belirttiği, uyuşmazlığın davacı ile davalı arasında patlayıcı madde satışı veya patlatma hizmetinin gerçekleştirilmesi hususunda sözleşme ilişkisi olup olmadığı, davacının sözleşme ilişkisi gereği üzerine düşen ödevi eksiksiz yerine getirip getirmediği, faturalardan kaynaklı alacaklı olup olmadığı, faturaların zaman aşımına uğrayıp uğramadığı hususunda olduğu, davalı zaman aşımı savunmasında bulunmuş ise de; davaya konu faturalardan kaynaklı Kayseri 1. İcra Müdürlüğünün 2016/1571 sayılı dosyasında 01/12/2016 tarihinde davaya konu faturalardan kaynaklı takip başlatıldığı, 21/08/2020 tarihinde davanın açıldığı, icra takibinin zaman aşımını kesen işlemlerden olduğu, dosya kapsamında 5 yıllık zaman aşımı süresinin dolmadığının anlaşıldığı, davaya konu faturalar incelendiğinde; 19/08/2014, 21/08/2014, 22/08/2014, 25/08/2014, 26/08/2014, 29/08/2014, 01/09/2014, 04/09/2014, 05/09/2014, 08/09/2014 tarihli faturalar olup faturaların patlayıcı maddelere ilişkin olduğu, faturalarda patlatma hizmet bedelinin de olduğunun anlaşıldığı, davacının taraflar arasındaki ilişkinin satış sözleşmesi olduğunu ileri sürdüğü, taraflar arasında yapılan yazılı bir sözleşme bulunmamakta ise de; davacı şirket tarafından düzenlenen dava konusu faturalar incelendiğinde patlayıcı maddelerin patlatma hizmetinin de verildiği, yine dosya kapsamında bulunan Yozgat Valiliği tarafından düzenlenen 14/08/2014 tarihli patlayıcı madde satın alma ve kullanma izin belgesinde izin belgesi sahibinin davalı iş ortaklığı olduğu, belgenin ekinde satın alınan patlayıcı maddelerin cins, miktarı, satış tarihinin satıcının kaşesi ile mühürlendiği, 18/08/2014- 11/09/2014 tarihleri arasında satıcı davacı şirket tarafından patlayıcı maddelerin satıldığı, davacı şirketin kaşesi ve satış sorumlusunun imzasının bulunduğu, patlayıcı maddeleri satın alma ve kullanmanın valiliğin iznine tabi olduğu, davalı iş ortaklığının patlayıcı madde almak için valilikten izin aldığı, ve davacı şirketten 18/08/2014- 11/09/2014 tarihleri arasında patlayıcı madde aldığının belgelerden anlaşıldığı, yine dosya içerisine davalı tarafından sunulan belgeler ve ... Rektörlüğünden gelen müzekkere cevapları incelendiğinde; 25/08/2014 tarihinde meydana gelen patlatma işleminde patlayıcı maddenin etkisi ile üniversite yüksek okul binasının muhtelif pencere camlarında hasarlar meydana geldiğinin ... Üniversitesinden gönderilen tutanak ve belgelerden anlaşıldığı, yine 11/09/2014 tarihinde patlatmadan sorumlu Yüzbaşıoğlu ... Ltd Şti’nin tıp fakültesi inşaatında gerçekleştirdiği dinamit patlatma çalışması sonucu ... Okulunun kuzey cephesinin camlarının ve duvarlarının hasar gördüğü, kaya parçalarının camları ve duvarları delerek odaların kapılarını camlarını, odalarda bulunan sandalyeleri masaların dolapların ve kalorifer peteklerinin yine kaya parçalarının tüm katların odalarını koridorlarını, camlarını kapı duvarları delerek zarar verdiği, elektrik arızaları meydana geldiğinin tutanak ile tespit edildiğinin anlaşıldığı, davacı sadece patlayıcı madde satışı yapıldığı ve satıştan kaynaklı alacaklı olduğunu ileri sürmüş ise de; dosyada bulunan faturalar, ... ... Üniversitesinden gönderilen tutanaklar, yazışmalar belgeler bir arada değerlendirildiğinde;davacı ile davalı arasında patlayıcı madde satışı ve patlatma hizmeti verilmesi hususunda eser sözleşme ilişkisi kurulduğu, Yozgat Valiliği tarafından düzenlenen patlayıcı madde satın alma ve hizmet belgesi de gözetildiğinde sivil amaçlı patlayıcı maddelerin davacı tarafından patlatılması sırasında 25/08/2014 tarihinde ve 11/09/2014 tarihinde patlatma işlemleri sırasında dava dışı ... Üniversitesi binasında zararların oluştuğu, dosya kapsamında bilirkişi heyetinden rapor alındığı, 28/03/2023 tarihli raporda patlatma uzmanı teknik bilirkişinin de bulunduğu heyetin düzenlediği raporda davacı şirketin %75 kusurlu olduğu, davalı iş ortaklığının ise %25 kusurlu olduğunun tespit edildiği, davacının patlayıcı madde satışı ve patlatma hizmetine ilişkin faturalardan kaynaklı 69.004,07 TL alacaklı olduğu, ancak patlatma işlemi sırasında meydana gelen zararlardan kaynaklı %75 oranında kusurlu olduğundan, hatalı patlatma eylemi nedeni ile meydana gelen zarardan sorumlu olduğunun kabulü gerektiği, dosya kapsamında zarar nedeni ile davalı iş ortaklığı tarafından yapıldığı iddia edilen ve sunulan faturaların patlatma işlemi nedeni ile doğan zararın giderilmesine ilişkin olup olmadığı, olayla irtibatlı olup olmadığının değerlendirilmesi istenmekle, 22/11/2023 tarihli raporda davalı iş ortaklığı tarafından sunulan 78.479,52 TL'lik faturanın ve 7.237,01 TL'lik faturanın patlatma işlemi sonrası meydana gelen hasarın giderilmesine ilişkin olabileceği ve faturalardaki tutarların makul ve rayice uygun olduğunun değerlendirildiği, davalı iş ortaklığı tarafından 78.479,52 + 7.237,01 TL =85.716,53 TL hatalı patlatma nedeni ile meydana gelen hasar nedeni ile harcama yapıldığı anlaşılmakla, 85.716,53 X % 75 ( davacının kusur oranı ) = 64.287,39 TL'lik yaptığı zararın giderilmesi için yaptığı harcama bedelini mahsup talebi olmakla, mahsup etmek gerektiği, buna göre 69.004,07 TL - 64.287,39 TL = 4.716,68 TL davacının davalıdan alacağı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 4.716,68 TL'nin dava tarihi olan 21/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkemece hatalı bilirkişi raporları hükme esas alınmak suretiyle haksız ve hukuka aykırı bir karar verildiğini, kararın kendi içerisinde çeliştiğini, mahkemenin davanın faturadan kaynaklı alacak davası olduğu tespitinde bulunduğunu, akabinde taraflar arasında eser sözleşmesi olduğundan bahisle hüküm kurduğunu, mahkemenin taraflar arasında eser sözleşmesinin varlığına gerekçe olarak faturalarda yer alan patlatma hizmeti kaleminin varlığına dayandığını ve buradan hareketle patlatmanın müvekkili şirket tarafından yapıldığı sonucuna vardığını, ancak bu sonucun bilhassa sivil amaçlı patlayıcı kullanımına ilişkin mevzuata aykırı olduğunu, ticari alım satıma konu ürün patlayıcı madde olup, alımı, satımı, sevki, kullanımı tamamen resmi prosedürlere tabi olup, ne zaman, nerede, kim tarafından ateşleneceğinin tamamen kayıt altında olduğunu ve patlatmaya ilişkin sorumluluğun tamamı ilgili mevzuat hükümleri gereği belge sahibine, somut olayda davalılara ait olduğunu, söz konusu patlatma işlemi için davalılar tarafından ateşleyicilere vekaletname verildiğini ve ateşleyicilerin bu işlemi davalılardan aldıkları vekaletnameye istinaden gerçekleştirdiklerini, kaldı ki ateşlemeyi gerçekleştiren kişilerin müvekkili şirket çalışanı da olmadığını, söz konusu patlatma işlemlerinde müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, dosya kapsamında yer alan 'Patlayıcı Madde Satınalma Ve Kullanma İzin Belge'sinde'' izin belgesi sahibinin davalı adi ortaklık olduğunu, söz konusu belgenin 'Açıklama (d) bendinde' doğacak mesuliyetin belge sahibine ait olduğunun açıkça belirtildiğini, ayrıca dosya kapsamında yer alan belgelerden ve bilhassa rektörlük tarafından davalı adi ortaklığa yazılan 18.07.2014 tarihli yazıdan açıkça anlaşılacağı üzere gerekli emniyet tedbirlerinin sağlanması tamamen davalı tarafın sorumluluğunda olduğunu ve davalı taraf patlatma izni alırken buna ilişkin taahhütlerini ilgili mercilere bizzat verdiğini, patlatma işlemini yapan ateşleyiciye ise ayrıca vekaletname vererek patlatma işlemi yaptırıldığını, söz konusu ilişkinin eser sözleşmesi olsa idi, gerekli olan tüm izinlerin müvekkili şirket tarafından alınması ve patlayıcı madde kullanma yetkisinin de müvekkiline verilmesi ve tüm bu hizmet için tek bir fatura kesilmesi gerektiğini, davalı tarafından, patlatma işlemi sırasında etrafa zarar verildiğinin belirtildiğini, ancak söz konusu zarara ilişkin müvekkili şirkete herhangi bir ihtar ve/veya ihbarda bulunulmadığını, ihtar ve/veya ihbara ilişkin hiç bir delil de arz edilmediğini, ayrıca anılan tutanakların altında müvekkili şirkete ait ne bir kaşe ne de bir imzanın bulunmadığını, davalı tarafın söz konusu bu iddia ve beyanları tamamen kötüniyetli olup, borcu inkara yönelik beyanlar olduğunu, söz konusu zararlardan dolayı müvekkili şirkete atfı kabil bir kusur olsa idi, davalı tarafın hukuki yollara çok daha önceden başvurması gerektiğini, ancak davalı tarafın herhangi bir başvuruda bulunmadığını, davalı tarafın patlatma belgesinin kullanmadan önce sigorta poliçesi tanzim ettirmekte ve patlatmadan kaynaklanan bir zarar var ise bunu sigorta şirketine bildirmekle yükümlü olduğunu, davalı tarafın bu yükümlülüğünü de yerine getirmediğini, müvekkilinin fatura konusu malların tamamını gerekli izinler ve prosedürler kapsamında sevk ettiğini ve ticari satıma konu malların tamamının davalı adi ortaklık tarafından kullanıldığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için aksi düşünülecek olsa dahi davalıların takas ve mahsup definin kabul edilemeyeceğini, zira tahribata yol açan patlatma eylemlerinin 25/08/2014 ve 11/09/2014 tarihlerinde gerçekleştiğini, bu tarihlerden dava tarihine kadar geçen sürenin yaklaşık 6 yıl olduğunu, davalıların yaptıkları ödemeler için müvekkili şirkete, birlikte sorumlu olduklarına yönelik bir bildirimde bulunmadıkları gibi ödeme tarihinden sonra müvekkilinden herhangi bir talepte bulunmadıklarını, bu itibarla davalılar açısından bu sözde alacak için zamanaşımı süresinin sona erdiğini z,amaşımına uğramış borçlar eksik borç olup eksik borçların dava ve talep konusu edilemeyeceğini, mahkeme kararında faiz başlangıcı olarak dava tarihine hükmedildiğini, dava açılmadan önce davalılardan ... … Ltd. Şti.'ne Kayseri 7.Noterliği’nin 30.12.2015 Tarihli, 46167 yevmiye numaralı ihtarnamesinin tebliğ edildiğini ve toplam 69.004,07 TL'nin ihtarın tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde ödenmesinin istendiğini, 05.01.2016 tarihinde tebliğ olan ihtarda belirtilen süre geçmesine rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu nedenle ...…Ltd. Şti. hakkında belirlenecek olan temerrüt tarihinin 13.01.2016 tarihinden itibaren başlatılması ve ticari temerrüt faizinin bu tarihten işletilmesi gerektiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkeme kararına mesnet tutulan bilirkişi heyeti raporundaki aleyhe olan hususları kabul etmediklerini beyanla davacı tarafından dava konusu 69.004,07 TL bedelli faturalardan sadece 8.757,30 TL tutarlı bir tanesinin müvekkiline tebliğ edildiğini, diğer faturaların ise tebliğ edilmediğini, bilirkişi raporunun sonuç kısmında… Ltd. Şti. tarafından tanzim olunan 425.101,25 TL bedelli makine kira bedeli ve nakliye içerikli faturaların patlatma hizmeti sonucu oluşan hasarların giderilmesi ile irtibatlı olup olmadığının tespitinin mümkün olmadığını ifade ettiklerini, bilirkişi heyetinin bu görüşüne iştirak etmediklerini, söz konusu faturaların davacı tarafın hatalı patlatma işlemi neticesinde müvekkili şirketin patlatma izninin iptal edilmesi dolayısıyla makineler ile hafriyat işlemlerinin yapılması zorunluluğundan kaynaklandığını, bu anlamda söz konusu fatura bedelleri dolayısıyla da yapılan işlemlerde yanlış patlatma işlemi dolayısıyla zorunlu olarak yapılan giderler olduğunu, karar mesnet tutulan bilirkişi kök raporunda taraflar arasında ki ilişki ve fatura içerikleri ile ilgili bilgilere değinilmediğini, ek raporda da bu hususun atlanıldığını, taraflar arasında...Binası inşaatı yapımında zeminin kayalık olması dolayısıyla kontrollü patlatma yapmak hususunda anlaşma sağlanarak eser sözleşmesi yapıldığını, eser sözleşmesinin yazılı yapılmasının zorunlu olduğuna ilişkin bir düzenleme olmadığını, bu anlamda taraflar arasında sözlü olarak eser sözleşmesi yapılabileceğini, dava konusu faturalar incelendiğinde dahi taraflar arasında ki ilişkinin eser sözleşmesinden kaynaklandığının görüldüğünü, mahkemece sadece davacı tarafın dava konusu olarak alacak talebinde bulunduğu faturalar incelendiğinde dahi patlatma hizmetinin davacı tarafından verilmiş olduğu, bu anlamda hukuki ilişkinin eser sözleşmesinden kaynaklandığının açıkça görüleceğini, yani davacının kendilerinden zaten patlatma hizmet bedelinin tahsilini istediğini, bu anlamda bilirkişi heyeti tarafından sehven fatura içeriklerinin görülmemesinden kaynaklı beyanlarını kabul etmediklerini, ayrıca bilirkişi raporunda ifade edildiği üzere ...…Ltd.Şti. – ...….Ltd.Şti. iş ortaklığına ait 2014/06 belge nolu patlayıcı madde satın alma ve kullanma izin belgesinde adı geçen ateşçi belgeli işçiler davacı .Ltd.Şti. çalışanları olduğunu, bu ifadenin dahi söz konusu sözleşmenin eser sözleşmesi olduğunu ispat ettiğini, taraflar arasındaki sözleşme eser sözleşmesi olduğundan işin ifasının tamamen davacı yükümlülüğünde olduğunu, işin ifasının tam ve gereği gibi yapılmaması dolayısıyla kendilerine %25 oranında kusur yüklenilmesini de kabul etmediklerini, taraflar arasında karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde herhangi bir talepte bulunulması için öncelikle kendi ediminin tam ve gereği gibi ifa edilmesi gerekeceğinin hakkaniyet gereği de mevcut olması gereken bir durum olduğunu, TBK 97. maddesi hükmü düzenlemesi nazara alındığında taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre üstlenilen işi tam ve gereği gibi ifa etmeyen davacının hatalı ve basiretsiz patlatma işlemi nedeniyle işi bırakarak şantiyeyi terk etmesi, bilirkişi raporundaki kusur durumuna göre hatalı patlatma işlemi yaptıklarının belirlenmesi, idare tarafından patlatma izninin iptaline sebebiyet verilmesi ve bu suretle müvekkil şirketlerin kayalık alanı patlatma işlemi yapmadan delicilerle kırmaya çalışmaları ve diğer bina ve araçlarda hasarlara sebebiyet vermeleri dolayısıyla ilgili kanun maddesine göre de davasının reddi gerektiğini, davacı tarafça dava dilekçesinde talepte bulunulan faturalardan sadece 11.09.2014 tarihli ve 8.757,31 TL bedelli faturanın müvekkiline elden tebliğ edildiğini, diğer faturaların hiç birisinin müvekkili şirketlere tebliğ edilmediğini, bu hususun bilirkişi ek raporunda da ifade edildiğini, bu anlamda davalılara tebliğ edilmeyen ve bu suretle ticari defterlerine işlenmeyen faturalar dolayısıyla davalıların sorumluluğuna gidilemeyeceğini, karar mesnet tutulan bilirkişi kök ve ek raporlarında aleyhe olan beyan ve tespitleri kabul etmemekle birlikte bir an için doğru olduğu kabul edilse dahi davacı tarafça tanzim edilen davalı tarafa tebliğ edilen tek fatura olan 8.757,31 TL'lik faturadan hatalı patlama dolayısıyla meydana gelen zararın giderilmesi için bilirkişiler tarafından tespit edilen...…Ltd.Şti.tarafından tanzim edilen 78.479,52 TL'lik fatura ve ... Market tarafından t anzim edilen 7.237,01 TL'lik faturalar toplamı olan 85.716,53 TL'nin kök raporda ifade edilen %75 ve %25'lik kusur durumuna göre 85.716,53 % 75 = 64.287,39 TL'sinden davacının kusurlu bulunduğunu, bu hususun takas ve mahsup defiileri ile birlikte değerlendirildiğinde 8.757,31 TL - 64.287,39 TL = -55.530,08 TL borçlu olunduğunu, yani davacının müvekkillerine borçlu bulunduğunu, bu anlamda davacının müvekkili şirketlerden herhangi bir alacağı da olmadığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, sözleşmeden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya istinaf incelemesi için Dairemize gönderildiği, Dairemizin 2024/1168 E-1033 K sayılı 24.12.2024 tarihli kararı ile davanın taraflar arasındaki patlayıcı madde satışı, nakliyesi ve mahallinde patlatma hizmeti verilmesine ilişkin sözleşmeden kaynaklandığı, istinaf incelmesinde Ankara BAM 23.Hukuk Dairesinin görevli olduğu gerekçesiyle dosyanın 23HD'ne gönderildiği ve 23 HD'nin 2024/2097 E-2025/15 K sayılı 16.01.2025 tarihli kararı ile Dairemizin görevli olduğu belirtilerek daireler arasında çıkan iş bölümü uyuşmazlığının çözümü için dosya Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kuruluna gönderilmiş olduğu, Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulunun 03/02/2025 tarih ve 2025/66 K sayılı kararı ile uyuşmazlığın tacirler arasındaki hizmet sözleşmesinden değil, eser sözleşmesinden kaynaklandığı gerekçesiyle Dairemizin görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmesi üzerine dosya Dairemize gelmiş olmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle davadaki talep taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklı fatura bedellerine dayalı alacak istemine ilişkin olup, mahkemece alacak belirlenirken davalının mahsup talebinin dikkate alınarak hüküm kurulmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığının ve bu şekilde kurulan hükmün kapsamında zamanaşımının gerçekleşmediğinin anlaşılmasına göre davalılar vekilinin tüm ve davacı vekilinin aşağıdaki hususların kapsamı dışında kalan sair istinaf istemleri yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 117.maddesine göre sözleşme ilişkisinden kaynaklanan alacaklara temerrüt faizi yürütülebilmesi için alacağın muaccel olması yeterli olmayıp, borçlunun ihtarla temerrüde düşürülmesi gerekir. Ya da aynı maddenin ikinci bendi uyarınca taraflarca ödeme tarihinin kesin olarak belirlenmesi gerekir. Davacı vekilince dava dilekçesinde davalılardan ......Ltd.Şti'nin 13.01.2016 tarihinde temerrüde düşürüldüğü belirtilerek bu tarihten itibaren faiz talep edilmiş ise de, faiz başlangıcına ilişkin ihtarnamenin tebliğ edilemediği görülmekle bu ihtarname temerrüde esas alınamayacak ise de, eldeki davadan önce davaya konu faturalardan kaynaklı alacak yönünden davacının davalı ...Ltd.Şti.aleyhine Kayseri 1.İcra Müdürlüğü'nün 2016/1571 sayılı icra dosyası ile takip yaptığı görülmüş olduğundan söz konusu icra dosyasında ödeme emrinin tebliğ edilmesi üzerine 05/04/2016 tarihinde borca itiraz edildiğinden bu tarihte temerrüt gerçekleşmiş olmakla, davalı ......Ltd.Şti. hakkındaki hükmün faiz başlangıcı yönünden 05/04/2016 olarak düzeltilmesi gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle; davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 4.716,68 TL'nin davalı ... ...Ltd.Şti.yönünden 05.04.2016 temerrüt tarihinden, davalı ......Ltd.Şti.yönünden ise dava tarihi olan 21.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmesi gerekmiş, hükmün faiz başlangıcı bakımından düzeltilmesine dair aşağıdaki yeni hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 3-Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23.01.2024 tarih ve 2020/364 E.- 2024/43 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1.b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, 4- Davanın kısmen kabulü ile 4.716,68 TL'nin davalı ... ...Ltd.Şti.yönünden 05.04.2016 temerrüt tarihinden, davalı ......Ltd.Şti.yönünden ise dava tarihi olan 21.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine 5- Fazlaya ilişkin talebin reddine, 6-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin ödenen 1.178,42 TL harçtan mahsubu ile bakiye 446,42 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 7-Davacı vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarında davada kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 4.716,68TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Davalılar vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davada reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, 9-Arabuluculuk aşamasında harcanan 1.320,00 TL giderin kabul ve red oranına göre 90,15 TL'sinin davalılardan, 1.229,85 TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 10-Davacı tarafından ödenen 54,40 TL başvurma harcı ve 1.178,42 TL peşin karar harcı olmak üzere toplam 1.232,82 TL harcın davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 11-Davacı tarafından yapılan tebligat/posta/müzekkere masrafı, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam olan 12.027,10 TL yargılama giderinden davadaki kabul oranına göre hesaplanan 822,09TL yargılama giderinin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 12-Davalılar tarafından yapılan 40,00 TL tebligat ve posta giderinden davadaki red oranına göre hesaplanan 37,26 TL'sinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, bakiye giderin davalılar üzerinde bırakılmasına, 13-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran ilgili tarafa iadesine, İstinaf İncelemesi Yönünden: 14-Davacı tarafça ödenen 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, 15-Harçlar Kanunu gereğince davalılardan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan toplam 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak Hazineye irat kaydına, 16- Davacı tarafından ödenen 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 17- İstinaf başvurusu nedeniyle davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödedikleri istinaf başvurma harcının kendileri üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 01/10/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.. Başkan Üye Üye Katip
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır