İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/262 E. 2026/695 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/262
- Karar No
- 2026/695
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/262 Esas - 2026/695 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/262 Esas KARAR NO : 2026/695
....
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/04/2025 KARAR TARİHİ : 28/09/2026 KARAR Y.TARİHİ : 07/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davanın yapılan açık yargılaması sonucunda aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. I-İDDİALAR Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketlerin çalışanı olan, dava dışı .... 01.03.2018-30.06.2019 ve 01.07.2019-31.07.2020 tarihleri arasında .....'de çalıştığını, toplam hak ettiği 275.279,53 TL brüt, 273.190,16 TL net kıdem tazminatının 05.09.2024 tarihinde müvekkili şirket tarafından ayrıca 5.872,39 TL arabuluculuk ücreti ödendiğini, 247.247,49 TL kıdem tazminatı ve 5.872,39 TL arabuluculuk ücretinin davalı şirketlerden dönem sorumluluk oranlarına göre tahsilini talep ettiklerini, Müvekkili Şirket ile davalı firmalar arasında akdolunan sözleşmeler ve eki Teknik Şartname ile mevcut düzenlemeler gereğince; işçinin işvereni, sorumlusu ve muhatabı yüklenici davalı şirket olması nedeniyle; müvekkil idarece yapılan toplam ödemeden, işçileri çalıştırdığı süreye isabet eden ödenen kıdem tazminatı ve feri miktarların, rücuen tahsili gerektiğini, 118.464,41 TL şirket alacağına, .... E. sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalılar/Borçluların borca ve ferilerine itiraz ettiğini, takibin durduğunu, bu sebeplerle davalı borçluların itirazının iptaline, alacak likit olduğundan % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II-SAVUNMALAR Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle, Davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığından davanın tefriki gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunu, işçinin kendi nezdinde çalıştığı süre ve devir anındaki ücretle sınırlı olduğunu ve son ücret ve sonradan eklenen yan haklar üzerinden yapılan rücu talebi mevzuata ve yerleşik içtihatlara aykırı olduğunu, işçinin, , işçinin müvekkili nezdinde çalıştığı süre ve kendi döneminde çalıştırdığı ücrete göre hesaplanan kıdem ödemesini 9.195,69-TL olarak dava dışı işçiye yaptığını, alacağın likit ve muayyen olmadığından faiz, masraf ve icra inkâr tazminatı talepleri de yerinde olmadığını, davanın reddini istemiştir. Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle, Davacının, yetki yönünden yaptıkları itirazın iptalinin açıkça istenilmediğini, taleple bağlı kalınarak, öncelikle yetki itirazının incelenmesi gerektiğini ve fakat davacının talebinin olmaması nedeni ile davanın reddi gerektiğini, dava dışı işçinin müvekkili Girişim firmasında 01.07.2013 - 30.11.2015 tarihleri arasında çalışmış olup fesih tarihi, .... firmlarının üzerine geriye doğru yazılı olarak anlaşmaya vardıkları tarih olduğunu, Müvekkil ile davacı arasında 30.11.2015 tarihi öncesine ait alacaklar açısından ise alacakların .... tarafından karşılanması konusunda mutabakat mevcut olduğunu, buna göre, işçinin kıdem tazimatından tek ve asli sorumlu işverenin ..... kararında bu husus açıkça tespit edilmiş 30.11.2015 tarihi taraflar arasındaki mutabakat gereği hesaptan dışlandığını, yine ....sayılı hükmünde iş bu dava açısından konu ve taraf yönünden kesin delil teşkil eden şu kabule yer verilmiştir.: "Davacı kurum ile davalı Girişim arasında akdolunan mutabakat uyarınca, davalı Girişim kıdem tazminatı ve faiz yönünden sorumlu tutulmamış- tır." hükmü kurulduğunu, ayrıca zamanaşımı itirazında bulunduklarını, temerrüde düşmemiş kişiye karşı açılmış davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile esastan reddedilmesi gerektiğini, kabul etmemekle birlikte, bir an müvekkilin sorumluluğu düşünülse dahi bu sorumluluğun müvekkilin kendi dönemine denk düşecek meblağın 1/2'si olabileceğini, alacağın likit ve muayyen olmadığını, borç ikrarı, kabul olmadığını, davanın ve icra inkar tazminatının da reddini karar verilmesini istemiştir. III-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER 1.Tarafların arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığına dair arabuluculuk son tutanağı. 2.Dava dışı işçilere ait .... kayıtları. 3. Ödeme dekont örneği. 4. Davalı şirket ile imzalanan sözleşme ve şartname örnekleri. 5..... icra takibi başlatıldığı, takip talebine göre takibe giren toplam tutarın 334.927,18-TL olduğu, bunun 53.949,33TL asıl alacağın .... ait kısım olduğu, 600,39-TL arabuluculuk ücretinin.... at kısmı olduğu, her iki davalı bakımından takipte talep edilen tutarın toplam 118.464,41-TL olduğu anlaşılmıştır. 6.Bilirkişi raporu. Nitelikli Hesaplamalar uzmanı bilirkişi kök ve ek raporlarının sonuç kısmında özetle; 7573 sayılı yasada öngörülen 11.09.2014 - 15.10.2019 tarih aralığı, işçinin bu tarihlere rastlayan hizmet süresini değil; doğrudan bu tarihler arasında imzalanan hizmet sözleşmeleri kapsamındaki çalışmaları karşılığında işçiye ödenen kıdem tazminatlarından, alt işverenlerin rücudan muafiyetine ilişkindir. Hizmet alım sözleşmeleri bu tarih bloku içinde imzalanmışsa, işçinin bu sözleşme kapsamında geçen çalışması karşılığında hak ettiği kıdem tazminatı ödemelerinin alt işverenlerden rücuen tahsilinden vazgeçileceği düzenlenmiştir. Davalı ... sözleşmesi ise bu yasal tarih blokunun öncesinde, yani 21.05.2013 tarihinde imzalandığı için yasal muafiyet kapsamı dışında olduğu, alternatif 1: .....'nin 30.03.2016 tarihli yazısı, alternatif 2. Mevzuat, sözleşme hükümleri ve .... Kararlarının esas alınması halinde .... 'nin 21.05.2013 sözleşme imza tarihiyle muaf değil, ..... 'nin 01.07.2013- 11.09.2014 arası payına 31.626,37 TL olduğu, sunulan mütalaa alternatiflerinden hangisinin hükme esas alınacağı ve davalı şirketlerin hukuki sorumluluklarının kapsamı Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, temerrüt ve İşlemiş Faiz Durumu: Dava dışı işçi ile davacı kurum arasında yürütülen arabuluculuk sürecine davalı yüklenici şirketlerin katılım sağladığına veya haberdar edildiklerine dair dosya kapsamında somut bir delile rastlanılmamıştır. Bu itibarla; davalıların dava öncesinde usulünce temerrüde düşürülüp düşürülmediği, dolayısıyla ödeme tarihi (05.09.2024) ile takip tarihi (22.01.2025) arasında talep edilen işlemiş faiz isteminin yerinde olup olmadığı hususunun hukuki değerlendirmesi ve İcra İnkâr tazminatına hükmedilip edilmeyeceğinin mahkemenin takdirinde olduğu şeklide görüş bildirilmiştir. IV- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE Dava, dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının taraflar arasında yapılan hizmet alım sözleşmesi uyarınca rücuen tahsiline yönelik girişilen icra takibine yapılan itirazın iptali ile inkar tazminatı istemine ilişkindir. Asıl işverenle alt işverenin işçiye karşı müteselsilen sorumlu olduğu, 4857 sayılı İş Kanunu’nun yer alan "Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur." düzenlemesine yer verilmiştir. Asıl iş veren ve altişverenin birbirlerine karşı sorumluğu ise aralarındaki sözleşme hükümlerine göre, sözleşmede hüküm bulunmayan hallerde Borçlar Kanunu Genel Hükümleri ve .... içtihatları uyarınca belirlenmektedir. Dava konusu asıl işveren ve alt işverenler arasında ödenen işçi alacağının rücuna ilişkin emsal .... sayılı ilamında "İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü göz önüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir." denilmektedir. Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname İle Değişiklik Yapılmasına Dair 7573 sayılı kanunun 6. maddesine- 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa eklenen geçici 12. Maddesinde: "10/9/2014 tarihli ve 6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanunun 8 inci maddesinin yürürlüğe girdiği 11/9/2014 ile 15/10/2019 tarihi arasında (bu tarihler dahil) 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemelerinden alt işverenlere rücuya konu tutarların söz konusu ihale sözleşmeleri kapsamında geçen kısmının tahsilinden vazgeçilir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla birinci fıkra kapsamında kamu kurum veya kuruluşları tarafından alt işverene rücu edilmek üzere yürütülen davalarda, birinci fıkra uyarınca tahsilinden vazgeçilen kısım için ihtilafın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilir, yargılama gideri ve vekâlet ücreti taraflar üzerinde bırakılır. İcra takiplerinde tahsilinden vazgeçilen kısma ilişkin olarak harç alınmaksızın düşme kararı verilir, takip giderleri ile vekâlet ücreti taraflar üzerinde bırakılır. Ancak, bu kapsamda alt işverene rücu edilerek takip ve tahsil edilmiş olan tutarlar, alt işverenler lehine hiçbir şekilde alacak hakkı doğurmaz ve tahsil edilmiş tutarlar iade edilmez." Mahkememizce yargılamaya devam edildiği sırada yukarıda yazılı olan 7573 sayılı Kanun yürürlüğe girmiştir. Anılan kanun ile kamu kurumları ile alt işverenler arasında akdedilen hizmet alım sözleşmeleri kapsamında işçilik alacaklarına ilişkin sorumluluk ve bu kapsamda açılmış davalara etkisi yönünden yeni düzenlemeler getirilmiştir. Yukarıda yazılı açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacı yanın, ile davalı şirket arasında imzalanan sözleşmeler uyarınca, dava dışı işçi Yunus Karakuş'un davalı şirketler işçisi olarak davacı asıl işveren işyerinde çalıştığı, dava dışı işçiyle yapılan arabuluculuk süreci sonunda 05.09.2024 tarihinde işçiye 273.190,16TL, arabulucuya 5.872,39-TL ödendiği, davacı yan tarafından işbu davanın davalıları ile dava dışı borçlular aleyhine icra takibi başlatıldığı, takip talebine göre takibe giren toplam tutarın 334.927,18TL olduğu, bunun 53.949,33-TL Asıl Alacak ve 600,39-TL Arabuluculuk ....'ye ait kısım olduğu, 63.142,69-TL asıl alacak ve 772,00-TL ....'ye ait kısım olduğu, her iki davalı için takipte talep edilen tutarın toplam 118.464,41-TL olduğunun tespit edildiğini, dava dışı işçiye yapılan ödemelerin rücuen tazmini için davacı yan tarafından davalı ve dava dışı alt işverenler aleyhine ..... Sayılı dosyası ile 22.01.2025 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibine davalılar itiraz edilerek icra takibinin durdurulduğu anlaşılmıştır. Dosyaya kazandırılan delillerden davacı ile davalı şirket arasında asıl ve alt işveren ilişkisinin bulunduğu, dava dışı işçilerin, davalı şirketin çalışanları olduğu anlaşılmıştır. Dava dışı işçinin .... hizmet dökümünün incelenmesinde; 01.07.2013-30.11.2015 tarihleri arasında davalı ..... bünyesinde 869 gün, 01.03.2018- 30.06.2019 -01.07.2019-31.07.2020 tarihleri arasında ..... Bünyesinde toplam 870 gün çalışmasının bulunduğu anlaşılmıştır. Ayrıntılı, açıklamalı ve denetime elverişli bulunarak hükme esas alınan bilirkişi rapor ile; davalı şirketin sorumluluklarına ilişkin hesaplama yapılmış, davalının sorumluluk miktarları dönemsel olarak tespit edilmiştir. Dosyada mevcut sözleşme ve şartnamelerde ödenen işçilik alacaklarından davacı asıl işverenin sorumlu olacağına dair hüküm bulunmamaktadır. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçilerin; davalı yüklenicinin işçisi olması, sözleşme ücretine; işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin, işçileri çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Davacı tarafından dava dışı işçilere ödenen işçilik alacaklarından, işçinin çalışma dönmeleri ile sınırlı olmak üzere davalının sorumluluk miktarlarına ilişkin bilirkişi raporu dosya ve delil durumuna uygun bulunarak hükme esas alınmış böylece, davacı idare tarafından .... yönünden 31.626,37 TL kadar alacaklı olduğu hesaplanmış olup davalı şirketin işçilik alacakları nedeniyle ödenen bedelin tahsiline yönelik başlatılan takibe yaptığı itirazlarında kısmen haksız olduğu kanaatine varılmıştır. Açıklanan gerekçelerle, Davanın kısmen kabulü ile .... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın kısmen iptali iptali ile takibin davalı .... yönünden 31.626,37 TL üzerinden aynı miktar ve şartlarla devamına, alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Somut olayda, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesinin yürürlükte bulunduğu dönem ile dava konusu edilen kıdem tazminatı rücuen alacakların ait olduğu zaman dilimi birlikte göz önünde bulundurulduğunda, yürürlüğe giren yeni yasal düzenleme ile taraflar arasındaki uyuşmazlığın esası hakkında hüküm kurulmasını gerektirir hususi yararın ortadan kaldığı anlaşılmış olup, 7573 sayılı kanun uyarınca taraflar arasındaki sözleşme dönemi dikkate alınarak yapılan hesaplama ile davalı ....yönünden 7573 sayılı Kanun kapsamında kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, anılan yasa gereğince vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. V-HÜKÜM 1-Davanın kısmen kabulü ile..... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın kısmen iptali iptali ile takibin davalı ..... yönünden 31.626,37 TL üzerinden aynı miktar ve şartlarla devamına, 2- Davalı .....) yönünden 7573 Sayılı Kanun kapsamında kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, 3- İcra inkar tazminatı talebinin reddine, Karar ve İlam Harcı 2. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.160,40 TL harçtan peşin alınan 2.023,08 TL harcın mahsubu ile bakiye 137,32-TL harcın davalı .... İnşaat Taah. ...Ltd.Şti 'den tahsili ile hazineye gelir kaydına, Yargılama Giderleri ve Gider Avansı 3. Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak 1.520,00-TL, bilirkişi ücreti olarak 10.000,00- TL olmak üzere toplam 11.520,00- TL yargılama giderinden red ve kabul oranına göre hesaplanan 5.205,50 TL'nin davalı .....Şti.'den tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 4. Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harç, vekalet harcı 2.725,98-TL yargılama harcının davalı .... tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Konusuz kalan miktar yönünden yapılan yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına, 6. Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asagari Ücret Tarifesi uyarınca 4.700,00- TL arabuluculuk ücretinin red ve kabul oranına göre hesaplanan 48,68- TL'sinin davacıdan, 2,325,66-TL'sinin davalı .... alınarak hazineye gelir kaydına, 7. Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca ilgilisine İADESİNE, Vekalet Ücreti 8. Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 31.626,37- TL vekalet ücretinin davalı .... ...Ltd.Şti.'den alınarak davacı tarafa ödenmesine, 9. Reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 32.288,32- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ....tarafa ödenmesine, 10. Konusuz kalan miktar yönünden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren ..... Ticaret Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile .... istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. . 28/09/2026
....