İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/582 E. 2026/444 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/582
- Karar No
- 2026/444
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO : 2026/582 KARAR NO : 2026/444
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/06/2026 KARAR TARİHİ : 22/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... merkezli davacı şirket ile Türkiye merkezli davalı ... Gıda Ürünleri İthalat İhracat ve Ticaret A.Ş. arasında 04.10.2021 tarihinde gemi ve balıkçılık ekipmanları tedariki hususunda ticari ilişki kurulduğunu, taraflar arasında 06.03.2023 tarihinde imzalanan ek protokol ile davalı şirketin 23,9 metre boyunda ve 10 metre genişliğinde yarı endüstriyel balıkçı gemisini teslim etmeyi taahhüt ettiğini, toplam 2.689.417 Euro bedelli işlemin akreditif yoluyla ödenmesinin kararlaştırıldığını, davalı şirket tarafından düzenlenen ... numaralı proforma faturalar uyarınca ödemelerin yapıldığını, davalı ...'in geminin sevkiyata hazır olduğunu beyan ederek sahte konşimento ve belgelerle davacı şirketi yanılttığını, davalı ...'in vergi borcu bahanesiyle bakiye ödemenin kendi şahsi hesabına yapılmasını sağladığını, yapılan ceza yargılaması neticesinde davalı ...'in resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından ceza aldığını, davalı şirketin edimini yerine getirmeyerek gemiyi teslim etmediğini ve ödenen bedelleri iade etmediğini, davalı ...'in şirketi paravan olarak kullanarak mal varlıklarını birbirine karıştırdığını ve tüzel kişilik perdesinin aralanması gerektiğini, zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını belirterek sözleşmeden dönme nedeniyle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 Euro tutarındaki zararın ve 500,00 Euro tutarındaki cezai şartın arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren işleyecek en yüksek Euro mevduat faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; uyuşmazlığın deniz ticareti kapsamında kaldığı gerekçesiyle İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli ve yetkili olduğunu belirterek görev itirazında bulunduğunu, davacı şirket ile müvekkili ... Gıda Ürünleri İthalat İhracat ve Ticaret A.Ş. arasındaki ticari ilişkinin geçmişe dayandığını ve daha önce yaklaşık 7 milyon Euro tutarında başarılı ihracat yapıldığını ifade ettiğini, 06.03.2023 tarihli ek protokol uyarınca yapıldığı iddia edilen ödemelerin müvekkili ...'in şahsi hesabına değil ... firmasının kurumsal banka hesaplarına intikal ettiğini vurguladığını, 1.975.000 Euro bedelli proforma faturaya ilişkin ödemenin de ... firmasının ... nezdindeki hesabına yapıldığını belirttiğini, davalı ...'in şahsi hesabına para aktarıldığı iddiasının mesnetsiz olduğunu ve ceza yargılamasına konu kararın istinaf aşamasında bozulduğunu açıkladığını, şirketler arası para transferlerinin ticari defterlerde şeffaf şekilde kayıtlı olduğunu savunduğunu, konşimento evrakının sahte olduğu iddiasının delilden yoksun olduğunu ve taşıyıcı firmanın ... Aktiengesellschaft olduğunu bildirdiğini, geminin teslim edilmediği iddiasının gerçeği yansıtmadığını ve davacı yetkilisi ...'nın e-mail talimatı üzerine geminin 08.05.2023 tarihinde Nutri firması aracılığıyla AP Global firmasına ihraç edildiğini beyan ettiğini, davacı direktörü ... ile davacı firma arasında organik bağ bulunduğunu ve bu kişi hakkında ...'da soruşturma başlatıldığını kaydettiğini, Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi uyarınca hukuk hakiminin ceza mahkemesi kararıyla bağlı olmadığını hatırlattığını, müvekkili ...'nin sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirdiğini ve temerrüde düşmediğini, bu nedenle davacının sözleşmeden dönme, menfi zarar ve cezai şart taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürdüğünü, tüzel kişilik perdesinin aralanması talebinin reddini istediğini, uyuşmazlığın taraflarından olan ..., Limitada firmasına davanın ihbar edilmesini talep ettiğini, tüm bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava; 04.10.2021 tarihli sözleşme ve 06.03.2023 tarihli protokolden dönme ile davacının ödediği 1.000,00 Euro alacak ile 500,00 Euro cezai şart olmak üzere toplam 1.500,00 Euro'nun fiili ödeme günündeki TCMB efektif satış kuru üzerinden faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline yönelik alacak davasıdır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Mahkememiz Deniz Hukukuna ilişkin ihtilaflara bakmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemesi adıyla kurulmuş olup, 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nun 5. maddesi uyarınca Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu 1. Dairesi'nin 10/07/2012 tarih ve 1888 sayılı kararıyla Türk Ticaret Kanunu'ndan ve diğer kanunlardan doğan Deniz Ticaretine ve Deniz Sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilmiştir. Bu nedenle, 6102 sayılı TTK nun 4 ve 5. maddeleri gereğince mahkememizin görevinin tayini için öncelikle davanın 6102 sayılı TTK dan veya diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine veya deniz sigortasına ilişkin bir dava olup olmadığının saptanmalıdır. TTK 5. maddesinde de ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi kurumundan hareket ederek Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu dava ve işler düzenlenmiştir. TTK 5. maddesine göre; Asliye Ticaret Mahkemeleri tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Yine özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere Asliye Ticaret Mahkemesi bakmakla görevlidir.
Açıklanan nedenlerle, mahkememizin görevi, deniz ticareti ve deniz sigortasından kaynaklanan davalara ilişkin olduğundan, işbu dava bakımından mahkememizin görevsizdir. Davanın her iki tarafı da tacir olup, TTK 4/1. maddesine göre dava konusu uyuşmazlık ticari dava niteliği taşıdığından görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu kanaatine varılmakla, bu doğrultuda mahkememizin görevsizliğine, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli bulunduğuna, karar kesinleştiğinde süresinde ve talep halinde dosyanın görevli bulunan İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı ile davalı arasında gemi satış sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşmeye göre davalıların gemiyi davacının talebi doğrultusunda imal ettireceğini ve süreç sonunda sözleşmeye göre davalıya teslim edeceği hususlarında anlaşmaya varıldığı, anlaşma gereği belirlenen vadelere uygun olarak davalı tarafa ödeme yapıldığı ancak geminin hiç teslim edilmediğini, teslimin yapılacağına dair evrakların düzenlendiğini ancak bu evrakların sahte olduğu ve ağır ceza mahkemesinde bununla ilgili Davalı Barış'ın ceza aldığı belirtilmiştir. Taraflar arasındaki anlaşmazlığın davacının almak istediği ancak dosyadaki delillere göre üretilip üretilmediği dahi bu aşamada belli olmayan geminin satış sözleşmesi kapsamında teslim edilmediği iddiası üzerine sözleşme kapsamında ödenen ücretlerin iadesi talep edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 112 ve devamı ile TBK 207 ve devamı maddelerinde düzenlenen alım satım ilişkisinden kaynaklanmaktadır. Uyuşmazlık TTK 5. kitabında düzenlenen Deniz ticaretinden veya deniz sigortasından kaynaklanmamaktadır. TTK 1352. Maddesinde geminin satışına ilişkin bir sözleşmeden kaynaklanan her türlü alacak deniz alacağı olarak belirtilmiş ise de bu husus "cebri icraya ilişkin özel hükümler" başlığı altında düzenlenmiş olup, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 2022/934 Esas 2022/1024 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere mahkemenin görevinin belirlenmesinde esas alınması alınamayacağı, görev tayini taraflar arasındaki temel hukuki ilişkiye göre belirleneceğinden ticari satımdan kaynaklanan eldeki davanın .... Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği, görev konusunda benzer nitelikteki olaya ilişkin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 2023/430 Esas 2024/1152 Karar sayılı kararı ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 2019/1535 Esas 2019/1356 Karar sayılı ilamlarının da bu doğrultuda olduğu anlaşılmakla, Mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: 1-Mahkememizin KARŞI GÖREVSİZLİĞİNE, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunun tespiti ile görevsizlik kararının yasa yoluna başvurmaksızın kesinleşmesi halinde merci tayini bakımından dosyanın HMK 21/c maddesi gereğince 5235 sayılı yasanın 36/2 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 2-Yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik taleplerin 6100 sayılı HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevli mahkeme tarafından DEĞERLENDİRİLMESİNE, Dair, tarafların yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/10/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır