Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/826 E. 2026/1496 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/826
Karar No
2026/1496
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2023/826 KARAR NO : 2026/1496

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MUĞLA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/02/2023 NUMARASI : 2022/437 2023/98 DAVA : TAZMİNAT KARAR TARİHİ : 18/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 18/06/2026

Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/437 Esas ve 2023/98 Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Mahkemece yapılan açık yargılama sonucunda; ''...Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin işletmekte olduğu ... Hastanesi Yoğun Bakım servisinde kullanılmakta olan ... şirketinden satın alınan vakum pompasının, periyodik bakım için ... Firmasının....Mh...Sokak. No... Ümraniye İstanbul adresine 30.04.2021 tarihinde IE-308... gönderi numarası ile muhatap ... şirketinin ...-Marmaris şubesinden gönderildiğini, davalı kargo şirketinin gönderi konusu vakum pompasını taşırken düşürdüğünü, vakum pompasının ağır hasar gördüğünden periyodik bakım yapacak .... bakım servisi tarafından teslim alınmadığını, bunun üzerine müvekkili şirket yetkilisi tarafından 06.05.2021 tarihinde tazmin talebine ilişkin muhatap şirketin genel müdürlüğünden tazmin talebini içerir dilekçe sunulduğunu, taraflarına ...çalışanları tarafından tazmin işlemlerinin başlatıldığı süreç numarası olarak 1390.... numarasının verildiğini, kısa bir süre sonra Marmaris ...şubesi çalışanlarının taraflarını arayarak kargonuzu alın şeklinde telefon ile bilgi verdiklerini, şubeye gidildiğinde ise, alıcı ....tarafından teslim alınmayan kargonun dağıldığını ve hasar gördüğünü bu hali ile taraflarına teslim edilmeye çalışıldığını, hasarlı kargonun tazmin süreç numarası ile ...nun hatasını tazmin etmesi gerektiği belirtilerek taraflarından teslim alınmadığını, hiçbir taşıma öncesinde taraflarına vakum pompasının ambalajı için herhangi bir uyarı yapılmadığı gibi, taşıma için ürün alınırken herhangi bir çekince konulmadığını, vakum pompasının yoğun bakımda kullanılan çok önemli bir cihaz olup, yedekli olarak çalışılması zaruri olduğundan, ve biri davalı .... tarafından düşürülerek kullanılamaz hale geldiğinden, müvekkili kurumun çok zor duruma düştüğünü bu nedenle 23.06.2021 tarihinde ... .Şti den 25.370,00 TL bedelli DGS2021000000925 fatura ile yeni bir vakum pompasının tarafından satın alındığını, ekte faturasının sunulduğunu, Marmaris Arabuluculuk Bürosunun 2021/152, Arabuluculuk numarası 2021/127249 olan arabuluculuk dosyasının 15.12.2021 tarihli son tutanağı uyarınca tarafların anlaşamadığını, periyodik bakım için gönderilen vakum pompasının davalı tarafından taşıma sırasında düşürülmesi sonrası ağır hasar görerek kullanılamaz hale gelmesi nedeniyle, vakum pompası bedeli olan 25.370.00 TL nin ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 gün sonrası olan 28.06.2021 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, dava masraflarının ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Dava konusu kargonun kaybolmadığını, zayi olmadığını, dava konusu kargonun alıcı tarafından teslim alınmaktan imtina edilmesi nedeniyle göndericinin davacıya teslim edilmek üzere davalı müvekkili şirketin ....Şubesine gönderildiğini ancak davacı tarafından teslim alınmadığını, dava konusu kargonun halen davalı müvekkili şirketin ... şubesinde teslime hazır şekilde beklemekte olduğunu, kargonun hasarlı olup olmadığının, mevcut bir arızası var ise tamirinin mümkün olup olmadığının tespitinin önem arz ettiğini, sıfır yeni bir makine/pompa bedelinin talep edilmesinin mümkün olmadığını, dava konusu vakum pompasının müvekkili şirketin ...şubesinde muhafaza edilmekte olduğunu, teslime hazır olduğunu, dilekçe ekinde sunulan fotoğraflardan da açıkça anlaşılacağı üzere davacı tarafın iddia ettiği üzere parçalanmış ve hasarlı olmadığını, bilirkişi incelemesi neticesinde sabit olacağı üzere davacının taleplerinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olmakla reddinin gerektiğini, tüm açıklanan nedenlerle açılan davanın esastan reddine, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Makine Mühendisi Bilirkişisinin 28/09/2022 tarihli raporunda özetle: "... .Vakum Pompasının, herhangi bir şekilde darbe aldığı için blower çalışma grubunun mevcut bulunmadığını, kaptin bağlantısından koptuğunu, kavrayan tırnakların kırıldığını, filtre ve haznesinin şekil bozukluğunun olduğunu, contaların yerinden çıktığını ve ağır hasar gördüğünü, vakum pompasının imal tarihinin 2012 olduğunu (2021) 9 yıllık çalışma ömrünü tamamladığını, vakum pompasının, periyodik kontrolleri ile bakımı düzenli yapıldığı için ortalama verimli ömrünün 20 yıl olduğunu, dava konusu vakum pompasının değerinin 45.000-22.500=22.500 TL olarak" hesaplanabileceği yönünde görüş bildirmiştir. Makine Mühendisi Bilirkişisinin 12/12/2022 tarihli ek raporunda özetle: "... Hasarlı olduğu iddia edilen değil, hasarlı olduğu apaçık ortada olan bir makinadan bahsedildiğini, resimlerden de net olarak görüldüğü gibi, makinenin darbe aldığını, parçalardan birinin ortada olmadığını, çalışmayı bütünleyecek tahrik bağlantı yerlerinin hasar aldığını, tüm bu tespitler için gözle muayenenin bile yeterli olacağını, dava tarihi itibariyle Vakum pompasının ... tipinin üretilmemesi nedeniyle, muadili olarak üretilen ... tipinin fiyatının emsal alındığı" şeklinde görüş bildirmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu' nun; madde 873- (1)Taşıyıcı, eşyayı, kararlaştırılan sürede, bir süre kararlaştırılmamışsa şartlar dikkate alındığında özenli bir taşıyıcıya tanınabilecek makul bir süre içinde, teslim etmekle yükümlüdür. madde 875- (1) Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur.(2) Zararın oluşmasına, gönderenin veya gönderilenin bir davranışı ya da eşyanın özel bir ayıbı sebep olmuşsa, tazminat borcunun doğmasında ve kapsamının belirlenmesinde, bu olguların ne ölçüde etkili olduğu dikkate alınır.(3) Gecikme hâlinde herhangi bir zarar oluşmasa da taşıma ücreti gecikme süresi ile orantılı olarak indirilir; meğerki, taşıyıcı her türlü özeni gösterdiğini ispat etmiş olsun. madde 876- (1) Zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur. Mahkememiz tarafından dava konusu vakum pompasının bulunduğu Marmaris .... şirketinde keşif yapıldığı, dava konusu vakum pompasının davalının şubenin bahçesinde atıl vaziyette bekletildiği, dava konusu vakum pompasının hasar görüp görmediği, hasarın tespiti, hasarın tamirinin mümkün olup olmadığı, hasar tamirinin maliyetinin ne kadar olacağı, 2.el fiyatının ne olduğunun tespitleri yönünde bilirkişiden rapor tanzimi istendiği, Makine Mühendisi Bilirkişisinin hazırlamış olduğu kök ve ek raporun denetime açık, karar vermeye yeterli ve elverişli mahiyette olduğu, benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacı zararının 22.500,00 TL olduğu, zararın tamamından yukarıda belirtilen kanun maddeleri uyarınca davalının sorumlu olduğu, taşıyıcının sorumluluğunu sınırlayan TTK. 886.maddenin koşullarının somut olayda bulunmadığı..." gerekçesi ile, davanın KISMEN KABULÜ ile, 22.500,00.TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin 2.870,00.TL yönünden talebin reddine karar verilmiş, verilen bu karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kısmen red kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının hatalı taşıma işlemi nedeniyle pandemi döneminde ülkemizin son yüzyılda en çok yoğun bakım hastasının bulunduğu dönemde, vakum pompasından mahrum kalmanın müvekkili şirkete başkaca verdiği zararlara rağmen, vakum pompasının bedelinin, modelin eksik olduğu gerekçesi ile kabul edilen 22.500,00.TL dışındaki 2.870,00.TL'nin red gerekçesinin haklı olmadığını, tarafların tacir olduğunu, ihtarnamede ihtarname tebliğinden 3 gün sonra olan 28.06.2021 tarihinden itibaren ticari faiz talep edilmesine rağmen mahkemece dava tarihi olan 08.03.2022 tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, vakum pompası bedeli olan 25.370.00.TL'nin ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 gün sonrası olan 28.06.2021 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kısmen kabul kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, rapora itirazlarının dikkate alınmadığını, tazminat hesabında TTK'nun 882 maddesi gereğince sınırlı sorumluluğun uygulanması gerektiğini, TTK'nun 880 maddesine göre tazminatın eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki yani 30.04.2021 tarihindeki değerine göre hesaplama yapılması gerekirken 2022 yılındaki sıfır makine değerinin esas alınarak bu değer üzerinden amortisman düşümünün yapılmasının hatalı olduğunu, kargonun davacı tarafından balonlu ambalaj ile sarıldığını bu hali ile kargonun dış darbelere karşı korumasız olduğunu, ambalajlama sorumluluğunun gönderici davacıya ait olduğunu, bu yükümlülüğü yerine getirmeyen davacının kusurundan müvekkili davalının sorumlu tutulamayacağını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, ticari kargo taşıma sözleşmesinden kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. İspat, bir olayın veya hukuksal durumun varlığı veya yokluğu hakkında hâkimde kanaat uyandırmak için girişilen, ispat yükü üzerinde olan tarafın deliller vasıtasıyla yürüttüğü inandırma faaliyetidir. İddia ve savunmaya dayanak gösterilen ve mahkemenin karar vermesinde etkili olacak olgulardan hangisinin kim tarafından ispat edileceği hususu ispat yükü kavramıyla ilgilidir. İspat yükünün ne şekilde dağılacağına ilişkin genel kural 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 6. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür.” Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İspat yükü” başlığını taşıyan 190. maddesinin 1. fıkrasında, ispat yükünün belirlenmesine ilişkin temel kural vurgulanmış; 2. fıkrada ise, karinelerin varlığı hâlinde ispat yükünün nasıl belirleneceği düzenlenmiştir. Buna göre “(1)İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” İspat yükü üzerine düşen taraf ancak ispata “elverişli” deliller ile iddiasının haklılığını kanıtlayabilir. Kanun koyucu HMK’nın 200. maddesinde belli miktarın üzerindeki uyuşmazlıklar yönünden bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukukî işlemlerin senetle ispatını zorunlu kılmış ve bu miktar dâhilinde kalan bir alacağın takdiri delillerle ispatına imkân vermemiştir. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2021 tarihli ve 2017/(19)11-936 E., 2021/1090 K. sayılı kararında da değinilmiştir. İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Hâkimin kendisine ispat yükü düştüğünü bildirdiği taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu' nun; B) Taşıyıcının sorumluluğu I - Zıya veya hasar ile gecikmeden doğan zarardan sorumluluk MADDE 875- (1) Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. (2) Zararın oluşmasına, gönderenin veya gönderilenin bir davranışı ya da eşyanın özel bir ayıbı sebep olmuşsa, tazminat borcunun doğmasında ve kapsamının belirlenmesinde, bu olguların ne ölçüde etkili olduğu dikkate alınır. (3) Gecikme hâlinde herhangi bir zarar oluşmasa da taşıma ücreti gecikme süresi ile orantılı olarak indirilir; meğerki, taşıyıcı her türlü özeni gösterdiğini ispat etmiş olsun. II - Sorumluluktan kurtulma 1. Genel olarak a) Taşıyıcının özeni MADDE 876- (1) Zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur. b) Araç arızası ve kiraya verenin kusuru MADDE 877- (1) Taşıyıcı, taşıma aracındaki arızaya, taşıtı kiraladığı kişinin onun temsilcilerinin veya çalışanlarının kusuruna dayanarak sorumluluktan kurtulamaz. 2. Özel hâller MADDE 878- (1) Zıya, hasar veya teslimdeki gecikme, aşağıdaki hâllerden birine bağlanabiliyorsa taşıyıcı sorumluluktan kurtulur: a) Sözleşme veya teamüle uygun olarak üstü açık bir aracın kullanılmış olması yahut güverteye yükleme yapılması. b) Gönderen tarafından yapılan yetersiz ambalajlama. c) Eşyanın gönderen veya gönderilen tarafından işleme tabi tutulması, yüklenmesi veya boşaltılması. d) Eşyanın; özellikle kırılma, paslanma, bozulma, kuruma, sızma, olağan fire yoluyla kolayca zarar görmesine yol açan doğal niteliği. e)Taşınacak paketlerin gönderen tarafından yetersiz etiketlenmesi. f) Canlı hayvan taşıması. g) 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu ile diğer kanun ve düzenlemelerde yer alan hükümlerin taşıyıcının sorumluluktan kurtulmasını haklı gösterdiği hâller. (2) Herhangi bir zararın hâl ve şartlara göre birinci fıkrada öngörülen bir sebebe bağlanmasının muhtemel bulunduğu durumlarda, o zararın bu sebepten ileri geldiği varsayılır. Birinci fıkranın (a) bendinde öngörülen olağanüstü zıya veya hasar hâlinde bu karine geçerli olmaz. (3) Zıya, hasar veya gecikme, gönderenin eşyanın taşınmasına ilişkin özel talimatlarına taşıyıcının uymamasından ileri gelmişse, taşıyıcı birinci fıkranın (a) bendine dayanarak sorumluluktan kurtulamaz. (4) Taşıyıcı, sözleşme uyarınca eşyayı sıcağa, soğuğa, ısı değişikliklerine, neme, sarsıntılara ya da benzer etkilere karşı özel olarak koruma yükümlülüğü altında ise, birinci fıkranın (d) bendine ancak, hâl ve şartlara göre, özellikle de gerekli donanımın seçimi, bakımı ve kullanımına ilişkin kendisine düşen tüm önlemleri almış ve özel talimatlara uygun davranmış bulunması hâlinde dayanabilir. (5) Taşıyıcı birinci fıkranın (f) bendine ancak hâl ve şartlara göre kendisine düşen tüm önlemleri almış ve özel talimatlara uygun davranmış bulunması hâlinde dayanabilir. III - Yardımcıların kusuru MADDE 879- (1) Taşıyıcı; a) Kendi adamlarının, b) Taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin, görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. IV - Tazminatta esas alınacak değer MADDE 880- (1) Taşıyıcı, eşyanın tamamen veya kısmen zıyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminat, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanır. (2) Eşyanın hasara uğraması hâlinde, onun taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki fark tazmin edilir. Zararı azaltmak ve gidermek için yapılacak harcamaların birinci cümleye göre saptanacak değer farkını karşıladığı karine olarak kabul edilir. (3) Eşyanın değeri piyasa fiyatına göre, bu yoksa aynı tür ve nitelikteki malların cari değerine göre tayin edilir. Eşya, taşımak üzere teslimden hemen önce satılmışsa, satıcının faturasında taşıma giderleri mahsup edilerek gösterilen satış bedelinin piyasa fiyatı olduğu varsayılır. V- Zarar saptama giderleri MADDE 881- (1) Taşıyıcı, eşyanın zıyaı veya hasarı hâlinde, 880 inci madde uyarınca ödenmesi gereken tazminattan başka, zararın saptanması için yapılması zorunlu olan giderleri de tazminle yükümlüdür. VI - Sorumluluk sınırları MADDE 882- (1) Gönderinin tamamının zıyaı veya hasarı hâlinde, 880 ve 881 inci maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. (2) Gönderinin münferit parçalarının zıyaı veya hasarı hâlinde taşıyıcının sorumluluğu; a) Gönderinin tamamı değerini kaybetmişse tamamının, b) Gönderinin bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının, net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. (3) Taşıyıcının, taşıma süresinin aşılmasından doğan sorumluluğu, taşıma ücretinin üç katı ile sınırlıdır. (4) Özel Çekme Hakkı, eşyanın taşıma amacıyla taşıyıcıya teslim edildiği tarihteki veya taraflarca kararlaştırılan diğer bir tarihteki, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca belirlenen değerine göre Türk Lirasına çevrilir. VII - Diğer giderlerin tazmini MADDE 883- (1) Taşıyıcı, zıya veya hasardan sorumlu olduğu hâllerde, 880 ilâ 882 nci maddelere göre ödenmesi gereken tazminatı ödedikten başka, taşıma ücretini geri verir ve taşıma ile ilgili vergileri, resimleri ve taşıma işi nedeniyle doğan diğer giderleri de karşılar. Ancak, hasar hâlinde, birinci cümle uyarınca yapılacak ödemeler 880 inci maddenin ikinci fıkrasına göre saptanacak bedel ile orantılı olarak belirlenir. Başkaca zararlar karşılanmaz. VIII - Diğer zararlarda sorumluluğun en yüksek tutarı MADDE 884- (1) Taşıyıcı, taşıma işinin yapılmasında, sözleşmeden doğan bir yükümlülüğünü ihlal etmesi nedeniyle meydana gelen ve eşyanın zıyaından, hasarından veya taşıma süresinin aşılmasından kaynaklanmayan ve eşya veya kişi zararları dışında kalan zararlardan, tam zıya hâlinde ödenmesi gereken tazminat miktarının üç katı ile sınırlı olmak üzere sorumludur. IX - Sözleşme dışı istemler MADDE 885- (1) Bu Kısımda öngörülen sorumluluktan kurtuluş hâlleri ve sınırlamaları, gönderen veya gönderilenin, zıya, hasar veya gecikme nedeniyle taşıyıcıya yöneltebileceği, sözleşme dışı istemleri için de geçerlidir. (2) Taşıyıcı, eşyanın zıyaından veya hasarından dolayı, üçüncü kişilerin sözleşme dışı istemlerine karşı, sorumluluktan kurtulma sebeplerine ve sınırlamalara dayanabilir. Ancak, bunlar; a) Üçüncü kişi taşımaya onay vermemişse ve taşıyıcı, gönderenin eşyayı gönderme konusunda yetkili olmadığını biliyorsa veya bilmesi gerekiyorsa, b) Eşya, taşıma için teslim alınmadan önce, üçüncü kişinin veya ondan zilyetliği elde etmiş olan kişinin onayı olmaksızın elinden çıkmışsa, ileri sürülemez. X - Sorumluluğu sınırlama hakkının kaybı MADDE 886- (1) Zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879 uncu maddede belirtilen kişiler, bu Kısımda öngörülen sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz. XI - Yardımcı kişilerin sorumluluğu MADDE 887- (1) Taşıyıcının yardımcılarından birine karşı, eşyanın zıyaı, hasarı veya geç teslimi sebebiyle, sözleşme dışı sorumluluktan doğan istemler ileri sürülmüşse, o kişi bu Kısımda öngörülen sorumluluktan kurtulma sebeplerine ve sorumluluk sınırlamalarına dayanabilir. Zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiille veya ihmalle sebebiyet verilmişse birinci cümle hükmü uygulanmaz. XII - Fiilî taşıyıcı MADDE 888- (1) Taşıma, kısmen veya tamamen üçüncü bir kişi olan fiilî taşıyıcı tarafından yerine getirilirse, bu kişi eşyanın zıyaı, hasarı veya gecikmesi nedeniyle kendisi tarafından yapılan taşıma sırasında ortaya çıkan zarardan asıl taşıyıcı gibi sorumludur. Asıl taşıyıcının gönderen veya gönderilen ile, sorumluluğun genişletilmesi için yaptığı sözleşmeler, fiilî taşıyıcıya karşı, bunları yazılı olarak kabul etmesi şartıyla geçerlidir. (2) Fiilî taşıyıcı, taşıma sözleşmesinden doğan asıl taşıyıcıya ait bütün def’ileri ileri sürebilir. (3) Asıl taşıyıcı ve fiilî taşıyıcı müteselsilen sorumludurlar. (4) Fiilî taşıyıcının yardımcılarına başvurulursa 887 nci madde hükmü uygulanır. (5) Fiilî taşıyıcı taşıma senedinde veya diğer bir belgede kendisine teslim olunan eşyanın ne hâlde bulunduğunu tespit ettirebilir. Bu hükme uyulmadığı takdirde 858 inci maddenin ikinci fıkrası hükümleri uygulanır. XIII -Bildirim MADDE 889- (1) Eşyanın zıyaı veya hasara uğramış olduğu açıkça görülüyorsa, gönderen veya gönderilen en geç teslim anına kadar zıyaı veya hasarı bildirmezlerse, eşyanın sözleşmeye uygun olarak teslim edildiği varsayılır. Bildirimde, zararın gerekli açıklıkla belirtilmesi ve nitelendirilmesi şarttır. (2) Birinci fıkradaki karine, zıya veya hasarın açıkça görünmemesi ve eşyanın tesliminden sonra yedi gün içinde bildirilmemesi hâlinde de geçerlidir. (3) Gönderilen, taşıyıcıya, teslim süresinin aşıldığını, teslimden itibaren yirmibir gün içinde bildirmezse, gecikmeden kaynaklanan hakları sona erer. (4) Teslimden sonra yapılan bildirimin yazılı olması şarttır. Bildirim, telekomünikasyon araçları yardımıyla da yapılabilir. Bildirimde bulunanın kim olduğu herhangi bir şekilde anlaşılıyorsa, imzaya gerek yoktur. Sürenin korunması için bildirimin zamanında gönderilmiş olması yeterlidir. (5) Zıya, hasar veya gecikme teslim sırasında bildirilirse, bu bildirimin yukarıdaki hükümlere uygun olarak eşyayı teslim edene yapılması yeterlidir. ..'' Yukarıdaki açıklamalar ve yasal düzenlemeler ışığında, davacı şirket tarafından davalı şirkete 30.04.2021 tarihinde teslim edilen kargonun hasara uğratılmasından kaynaklı olarak açılan davada tazminatın, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanması gerekirken dava tarihi olan 08.03.2022 tarihi itibariyle hesaplanması ve bu yönde bilirkişiden taraf ve yargı denetimine esas ayrıntılı ve gerekçeli ek rapor alınması ile davacı tarafından davalı aleyhine gönderilen 22.06.2021 tarihli noter ihtarnamesi ile ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 25.06.2021 tarihinden itibaren 3 gün içinde yani 28.06.2021 tarihinden itibaren davalının temerrüde düştüğü ve tarafların tacir oldukları da dikkate alınarak belirlenecek tazminatın 28.06.2021 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken mahkemece yukarıda yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, doğru görülmemiştir. Bu itibarla, davacı vekili ile davalı vekilinin bu yönlere ilişkin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353/(1).a.6 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, kararın kaldırma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin sair istinaf itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KISMEN KABULÜ ile, Muğla 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/02/2023 tarih ve 2022/437 Esas, 2023/98 Karar sayılı hükmünün HMK’nın 353/(1)-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın HMK 353/(1)-a maddesi gereğince Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-Kararın kaldırılma neden ve şekline göre davacı vekili ile davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının REDDİNE, 4-Kararın kaldırılması nedeniyle başvuru sırasında alınan peşin harcın başvuru sahiplerine iadesine, 5-İstinaf başvurusu aşamasında başvuru sahipleri tarafından yapılan yargılama giderlerinin mahkemesince verilecek nihai kararla hüküm altına alınmasına, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından istinaf kanun yoluna başvuran taraflar yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 7-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında davalı tarafından tehiri icra talebi uyarınca yatırılan teminatın yatırana iadesine, 8-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme ve harç iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 353/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 18/06/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/826, K. 2026/1496, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-826-e-2026-1496-k-49b3e6100c76