Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/777 E. 2026/1819 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/777
- Karar No
- 2026/1819
- Karar Tarihi
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/777 - 2026/1819 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/777 KARAR NO : 2026/1819
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/12/2022 NUMARASI : 2019/435 Esas ve 2022/1212 Karar DAVACI : ... BANKASI ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. DAVALILAR : 1- VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ :25/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ :25/06/2026
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/12/2022 tarih, 2019/435 Esas ve 2022/1212 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile ... İnş. Hafr. Nak. Turz.Otelcilik Gıda Taah. San. Tic. Ltd. Şti. Lehine ve davalılar ..., ... ile mütevaffa ...'ın müteselsil kefaletleriyle Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesine istinaden kredi hesapları açıldığını ve kredi kullandırıldığını, kredi borcunun yapılan ihtara rağmen ödenmemesi üzerine borçlular hakkında ....İcra Müdürlüğünün 2019/1647 E. Sayılı dosyasından haciz yolu ile nakdi ve gayrinakdi alacağın tahsili amacıyla icra takibine geçildiğini, ancak borçluların borcun aslına, faize, faiz oranına ve fer'ilerine itirazları üzerine takibin durduğunu, oysaki borçlulara gönderilen ihtarname ile borcun muaccel hale geldiğini, temerrüt faizinin genel kredi ve teminat sözleşmesinin 11/b maddesi ile belirlenmiş olup, temerrüt faizi talebinin sözleşmeye uygun olduğunu, ayrıca deposu talep edilen 1 adet çek yaprağı için davalılar tarafından itiraz edilmiş ise de Çek Kanununa göre muhatap bankanın süresinde ibraz edilen çekin karşılığının bulunmaması halinde her çek yaprağı için 1.600.TL'ye kadar ödemekle yükümlü olduğunu, 1 adet çek yaprağı halen müvekkili bankaya ibraz edilmediğinden 1.600.TL'nin de müvekkili bankanın faiz getirmeyen bir hesabına depo edilmesi gerektiğini, bu nedenle davalıların itirazlarının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek, 812.496,70.TL nakdi alacağın 28/01/2019 tarihinden ödeninceye kadar işleyecek ve TBK'nun 100.maddesi gereğince ödemelerin öncelikle faiz ve masraflarına mahsup edilerek hesaplanacak; 654.780,20.TL asıl alacağa yıllık %46,80 temerrüt faizi, 102.580,22.TL olan asıl alacağa yıllık %33 temerrüt faizi, faizin %5 gider vergisi, icra masrafları ile birlikte takip talebindeki diğer kayıt ve şartlarla tahsiline, takip talebinde depo edilmesi talep edilen 1.600.TL çek garanti tutarlarının takip talebindeki kayıt ve şartlarla nakdi teminat olarak depo edilmesine, gayri nakdi alacağın takip sırasında nakde dönüşmesi halinde, nakde dönüştürme tarihinde muhatap banka tarafından ödenen tutarın, nakde dönüştüğü tarihten ödeninceye kadar kredi sözleşmesi hükümleri uyarınca mevzuat gereği bankaca tespit edilen kredi faiz oranından nakde dönüşme tarihinden yürürlükte olan en yüksek kredi faiz oranına bu oranın %50'sinin ilavesi suretiyle bulunacak oran üzerinden temerrüt faizi ve onun gider vergisi ile tahsiline, davalıların ....İcra Müdürlüğünün 2019/1647 E. Sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazın iptali ile takibin belirtilen şekilde devamına, davalıların itirazlarında haksız olmaları nedeniyle alacak tutarının %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmelerine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/12/2022 tarih, 2019/435 Esas ve 2022/1212 Karar sayılı kararında, itirazın iptali davasının icra takibine sıkı sıkıya bağlı olan davalardan olduğu, icra takibinde kefiller ... ve ...'dan sadece ... Kredisi alacağı talep edildiği, ... numaralı taksitli ticari kredi borcu 03/05/2017 tarihinde kullandırılan krediden kaynaklandığı, 03/05/2017 tarihli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesinde kefiller ... ve ...'ın imzalarının bulunmadığı, hem takip talebinde kefiller ... ve ...'dan sadece ticari kredi kartı borcunun talep edilmiş olması, hem de kullandırılan 03/05/2017 tarihli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesinde kefillerin imzalarının bulunmamış olması nedeniyle, davalılar ... ve ... ... nolu kredi borcundan dolayı sorumlu tutuldukları, Mahkememce yaptırılan denetime elverişli, taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olarak tespit edilen akdi faiz oranı, temerrüt faiz oranı, temerrüt tarihi dikkate alınarak Yargıtay yerleşik kararlarında belirlenen yöntemlerle hesaplama yapılmış olması nedeni ile hükme esas alınan 25/05/2022 tarihli bilirkişi kurulu ek raporuna göre, davalı ...'ın takip tarihi itibariyle 654.780,16.TL ticari kredi alacak aslı, 10.000.TL ... kredisi alacak aslı, 1.540,85.TL masraf olmak üzere toplam 666.321,01.TL borçlu olduğu anlaşıldığından, bu miktarlar yönünden itirazın iptaline, asıl alacağın 654.780,16.TL'lik kısmına takip tarihinden itibaren yıllık %46,80 oranında temerrüt faizi, 10.000,00.TL'lik kısmına ise takip tarihinden itibaren T.C.Merkez Bankasınca her üç ayda bir yayınlanan kredi kartı işlemlerinde uygulanacak azami temerrüt faiz oranı ve faiz tutarları üzerinden %5 BSMV'nin uygulanmasına karar verildiği, davalılar ... ve ...'ın ise takip tarihi itibariyle 1.540,85.TL masraf yönünden borçlu oldukları ve takip talebinde bu miktar yönünden faiz talebinde bulunulmadığından sadece 1.540,85.TL masraf yönünden itirazın iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, her ne kadar gayrinakdi alacak talebi yönünden tüm davalıların sorumlulukları bulunsa da yargılamanın devamı sırasında davaya konu çekin basım tarihinin 03/03/2015 olduğu, 29/04/2015 tarihinde kredi borçlusuna teslim edildiği ve bankanın ödeme yükümlülüğünün dava açıldıktan sonra 03/03/2020 tarihinde sona erdiği anlaşıldığından, gayri nakdi alacak yönünden konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, davalıların itirazlarının haksız ve alacağın likit olması dikkate alınarak, davalılar hükmolunan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edildiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı borçlular hakkında ....İcra Müdürlüğünün 2019/1647 Es.sayılı dosyası ile yapılan icra takibinde davalı borçlulardan ...’dan gayrinakit alacakla birlikte borcun tamamı olan 816.081,73.TL, diğer davalı borçlular ... ile ...dan ise sadece Ticari kredi kart (... kart) borcu olan 109.551,40.TL.talep edildiğini, Sayın Mahkemenin Kabulüne göre de verilen Karar dosya kapsamıyla uyuşmadığını, takip talebinde de görüleceği ve Sayın Mahkemenin kabulünde olduğu üzere davalılar ... ve ... takip konusu toplam borcun 102.580,22.TL asıl alacak olmak üzere 109.551,40.TL toplam borçtan sorumlu tutulduğunu, Sayın Mahkemece davalı borçluların sorumlu oldukları tutar esas alınarak ek raporun talep edildiğini, davalı borçlular ... ve ... lehine 816.081,73.TL toplam alacak üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi de dosya kapsamı, Yasanın emredici hükümlerine aykırı olduğunu, bu yönden de kararın kaldırılması gerektiğini, gerçekler davalılar lehine takdir edilen 107.205,14.TL avukatlık ücreti de usul ve yasaya aykırı olup, yerel Mahkeme kararının bu yönden de kaldırılması gerektiğini, Yerel Mahkeme’ce yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda, bilirkişi heyetince verilen ve karara esas teşkil eden bilirkişi raporuna göre Ticari Kredi Kart sözleşmesinde davalı borçluların kefalet imzalarının bulunmaması nedeniyle ... kart borcu olan 109.551,40.TL sından her üç borçlunun da sorumlu olmadıkları gerekçesiyle rapor düzenlenmiş olduğunu, yerel Mahkemece de işbu rapor doğrultusunda davanın kısmen reddine karar verildiğini, yani, her üç davalının da Ticari Kredi kart borcu olan 109.551,40.TL sinden sorumlu olmamaları nedeniyle bu miktar yönünden davanın reddine karar verildiğini, Yerel Mahkeme’ce kısmen reddine karar verilen bedel üzerinden davalılar lehine avukatlık ücretine karar verilirken, kısmen reddine karar verilen 109.551,40.TL üzerinden avukatlık ücretine karar verilmesi gerekirken, harca esas değer olarak belirttiğimiz 812.496,70.TL üzerinden hesaplanan 107.205,14.TL'nin avukatlık ücreti olarak müvekkil bankadan alınarak davalılara verilmesine karar verildiğini, açıklanan nedenlerle; ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28.12.2022 tarih 2019/435 Es. 2022/1212 K. sayılı ilamının ‘’fazlaya ilişkin talebin reddine’’ ilişkin kısmı ile buna bağlı olarak sorumluluk tutarı 109.551,40.TL’den kabul edilen tutar düşüldükten sonra 99.551,40.TL yerine toplam alacak tutarı 816.081,73.TL üzerinden vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın fazlaya ilişkin talebin reddine ilişkin kısmı davalılar lehine takdir edilen avukatlık ücreti usul ve yasaya aykırı olduğundan yerel Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/12/2022 tarih, 2019/435 Esas ve 2022/1212 Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava hukuki niteliği itibarıyla itirazın iptali talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, tüm dosya kapsamından; bilirkişi raporu, karar gerekçe içeriği bir bütün olarak değerlendirildiğinde mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, 03.05.2017 tarihli genel kredi ve teminat sözleşmesinde kefiller ... ve ...' ın imzaları bulunmadığı, ticari kredi kartı sözleşmesinde imzaları bulunmadığı, bu nedenle kefiller ... ve ...' ın bu sözleşmelerden kaynaklı kredi borçlarından sorumlu tutulmamalarının yerinde olduğu, davacının dava dilekçesindeki talep miktarları gözetildiğinde ilk derece mahkemesince hükmedilen vekalet ücretinin usul ve yasaya uygun olduğu, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda belirtilen sebeplerle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 552,10.TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3)-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4)-HMK. 333 maddesi uyarınca kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 5)-İnceleme duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi gereğince kararın dairemizce taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı Kanun'un 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 25/06/2026 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır