Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/567 E. 2026/1308 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/567
Karar No
2026/1308
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2023/567

KARAR NO : 2026/1308

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 23/01/2023

NUMARASI : 2021/578 Esas - 2023/53 Karar

DAVA: Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/07/2026

Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA: Davacı vekili; taraflar arasında ticari ilişki olduğunu, davalının faturalara konu borcun bir kısmı ödendikten sonra 256.604,34-TL tutarındaki bakiye borcu bugüne kadar ödenmediğini, Bunun üzerine davalı şirket hakkında Kahramanmaraş İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile cari hesap ekstresine dayalı olarak 256.604,34- TL bakiye alacağın işleyecek reeskont avans ile tahsili amacıyla ilamsız haciz yoluyla takip yapılmış davalı borçlu şirket tarafından 15/03/2021 tarihinde takip çıkış miktarı alacağın tamamına borcunun bulunmadığını öne sürerek borca ve işletilecek faiz oranına ve yetkiye itiraz ederek takibi durdurduğunu, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek; itirazın iptaline takibin devamına %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili; Davacının talepleri ve davanın zamanaşımına uğradığını, davacının borcunu gereği gibi ifa etmemesi, davacının müvekkile tedarik ettiği girdi malların taahhüt edilen ve olması gereken özelliklere sahip olmamaları sebebi ile müvekkilin bu malları kumaş haline getirmek için yaptığı maliyetlerin boşa gittiğini, müvekkilin karlarını kaybettiğini, büyük bir ticari ve ekonomik kayba uğradığını, müvekkilin uğradığı boşa giden maliyet zararı en az 61.000-TL, davacının bu ayıplı malları için muhasebesine girdiği fatura tutarı en az 172.000-TL olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece;12/09/2022 tarihli alınan bilirkişi raporu ile de davalının düzenlediği iade faturasının ispata muhtaç olduğu ve davalı tarafından iddiası ispat edilememesi sebebiyle alacak ispatlandığı, toplam alacağın 252.165,77- TL olduğu,gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile Kahramanmaraş İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 252.165,77- TL asıl alacak üzerinden devamına, fazla talebin reddine, 252.165,77 TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, koşulları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; Müvekkilin davacıya kestiği ...Numaralı 31.12.2020 Tarihli 232.932,78.-TL bedelli earşiv iade faturasına davacı yanca süresi içinde itiraz edilmediğini, davacının İstanbul'a davet edildiğini iade faturasını whatsapp üzerinden müvekkile göndermiş olması ve bu iade faturasından sonra 40.000-TL küsür daha alacağının kaldığını iddia ettiğini, davacı yan, müvekkilin kendisine düzenlemiş olduğu iade faturasını kabul etmiş, bunu müvekkilin kendisine (davacıya) olan borcundan mahsup etmiş ve kendince halen daha müvekkilden 40.000-TL daha alacaklı olduğu hesaplamasını yapmış ve bunu müvekkile söylediği, Bilirkişi raporunda, 31.12.2021 tarihli ... no’lu fatura ile iadesi kesilen kumaşların yerinde inceleme yapılan adreste bulunmadığı söylenmişse de bu gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin bilirkişiye yerinde inceleme esnasında bilirkişiye ilgili iade faturasına konu kumaş örneğini sunduğunu müvekkilin iade faturasının ispata muhtaç olduğu kanaatine varılsın yahut varılmasın müvekkilin uğradığı zarar kalemleri de etraflıca hesaplanması gerektiğini davaya cevap dilekçesindeki ve ikinci cevap dilekçesindeki ve dosyada mübrez diğer tüm dilekçelerindeki tüm beyan ve taleplerimizi de aynen tekrar ederek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE: Dava; ticari satımdan kaynaklanan cari(açık) hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Taraflar arasında ticari ilişkinin varlığı noktasında uyuşmazlık olmayıp ,uyuşmazlık davacı tarafından teslim edilen ürünlerin ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise davacının sorumlu olup olmadığı noktasındadır.

Davalı taraf istinaf nedenlerini davacının iade faturasına itiraz etmediğini, İstanbul'a gelip ayıbı yerinde tespit eden davacının iade faturası kabul ettikten sonra 40.000-TL alacak talep ettiği halde alacağn tamamını haksız yere istedini ileri sürmektedir. Davalının davacı adına düzenlenen iade faturasını ibraz etmesi üzerine Davacının cevaba cevap dilekçesi ile iade faturasına itiraz ettiğini belirtmesi üzerine mahkemece Kahramanmaraş 8 Noterliğine yazılan yazı üzerine ilgili Noterliğin mahkemeye gönderdiği 27.10.2022 tarihli müzekkere ekinde 21.01.2021 tarihli ihtarname ve tebliğ şerhi dosyaya gönderilmiştir. İhtarname içeriği incelendiğinde; tarafınızca düzenlenen 31.12.2020 tarihli ... nolu KDV dahil 232.932,78-TL bedelli e-arşiv fatura düzenlenmiş şifahi olarak 19.01.2020 tarihinde tarafımıza gönderilmiştir. Sözkonusu iade faturasını kabul etmiyoruz. Mallar tarafımıza teslim edilmemiştir. Tarafımızın 270.000-TL civarında alacağı var iken borcun iade faturasıyla sıfırlamaya çalışmanın iyiniyetli olmadığı, ham pamuklu mal tedariğinde anlaştıklarını ve 22 ton civarı mal gönderildiğini, malların 30/1 penye süprem 26,50-TL,30/2 kaş korse 28,50-TL, penye üç iplik 23,25+KDV iken iade birim fiyatının 36,50+KDV olarak yazılmasını kabul etmediklerini bildirerek ihtarname ekinde iade faturasının iade edildiği, davalı şirkete ihtarın 29.01.2021 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. İhtar içeriğine göre davalı tarafın davacının iade faturasına itiraz edilmediğine yönelik istinaf nedeninin dayanağı bulunmamaktadır.

Ticari satımda aldığı ürünün ayıplı olduğunu tespit eden alıcı aynı zamanda ayıbın varlığını ve miktarını da ispata yarar delilleri sağlamalı, ayıbın niteliğini de tespit ettirmelidir. Uyuşmazlıkta davalının savunmasının ayıba dayalı olduğunun tespiti üzerine mahkemece yerinde inceleme yapılmak üzere bilirkişilere yetki verildiği, taraf vekillerinin hazır olduğu inceleme de iade faturası içeriği mallar incelemeye sunulmadığından bir inceleme yapılamamıştır. Ayıplı malı sunamayan davalının iade faturasına itiraz edilmediği savunmasının da yerinde olmadığı, bir kısım beyanlarında malın üçüncü kişilere satışında anlaştıklarını beyan etmekle birlikte, yine masrafına katlanılarak davacıya iade edildiğinin beyan edildiği ancak ayıplı olduğu iddia olunan ürünlerin davacıya iade ve teslimine ilişkin belge sunulmadığı belirlenmekle ;ayıplı olduğu ileri sürülen emtiaların muayeneye de sunulmadığı ,davacının da ayıbı kabul eden beyan veya davranışı bulunduğu da kanıtlanamadığından davalının satın aldığı mal bedelini davacıya ödemekle yükümlü olduğu sonucuna varılmasında isabetsizlik görülmemiştir.

Davalı vekili, icra dairesinin yetkisine itirazın karara bağlanmadığını ileri sürmüş ise de; Yetkili icra dairesi; İİK’nun 50/1 maddesi yollamasıyla HMK’nın yetkiye ilişkin hükümlerine göre belirlenir. HMKnın6 maddesi gereği genel yetkili mahkeme ve icra dairesi davalı borçlunun yerleşim yeri mahkeme icra dairesidir. Sözleşmeden kaynaklanan davalarda HMKnın 10. maddesi gereğince borcun ifa yeri mahkemesi de yetkilidir. 6098 sayılı TBK‘nın 89/1 maddesi uyarınca aksine bir anlaşma yoksa para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir. Buna göre icra takibinin davalı borçlunun yerleşim yeri icra dairesinde yapılabileceği gibi özel yetki kuralı gereği dava konusu alacak para alacağı olduğundan alacaklının yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki icra dairesinde de yapılabilir. Somut olayda da icra dairesinin yetkisine itiraz mahkemece karara bağlanmamış ise de davacı alacaklının Kahramanmaraş'da ikamet ettiği belirlenmekle ikametgahı mahkemesi de yetkili olduğundan yapılan usulü hata sonuca etkili bulunmamış,davalı vekilinin icra dairesinin yetkisine itirazın kabulü gerektiğine ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.

Açıklanan nedenlerle; davalı davacıdan satın alınan ürünlerin ayıbını tespit ettirip belgelemediği, iade faturasının itiraza uğradığı, ürünlerin davacıya iade edildiği savunulmuş ise de belge sunulmadığı,incelemede yapılamadığı anlaşılmakla, mahsup savunmasına konu zarar iddialarını da somutlaştırıp ispatlayamayan davalının karara ilişkin istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Alınması gereken 17.225,44-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 4.306,36-TL harcın mahsubu ile kalan 12.919,08-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 40-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine,

HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.09/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/567, K. 2026/1308, T. 09.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-567-e-2026-1308-k-483e0d8aa21b