Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/34 E. 2026/1210 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/34
- Karar No
- 2026/1210
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/34
KARAR NO : 2026/1210
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 06/10/2022
NUMARASI : 2015/1263 Esas - 2022/612 Karar
DAVA: Ortaklıktan Çıkarma
DAVA TARİHİ: 29/12/2015
BİRLEŞEN İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN
2018/14 ESAS SAYILI DOSYASI
DAVA: Kar Payı Alacağı
DAVA TARİHİ: 05/01/2018
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/06/2026
Asıl ve birleşen davanın reddine ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
ASIL DAVA : Davacı vekili, davalının müvekkili şirketin 1/6 oranında 2.500-TL sermayeyle ortağı olduğunu, davalının şirkete karşı asli görevleri ve borçlarını yerine getirmediğini, özen borcuna uymadığını, şirket içerisinde sebepsiz huzursuzluk çıkardığını, sahnede, sahne arkasında ve gelen misafirlere karşı bir çok defa olumsuz davranışlar sergilediğini, bunun şirketin diğer ortaklarını ve şirket çalışanlarını olumsuz etkilediğini, ... işleten müvekkilinin ticaret yapan bir şirket olmayıp, misafirlerin eğlenebilmesi, memnun olması ve daha çok izleyici kitlesine ulaşabilmeyi hedeflemiş ... topluluğu olduğunu, davalının sorumsuz davranışları ve yarattığı huzursuzluk nedeniyle itibar kaybına yol açtığını ve şirketin bu nedenle zarar ettiğini ileri sürerek, davalının ortaklıktan çıkarılması ile hissesinin müvekkili şirkete devrine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, müvekkilinin 2003 yılından beri davacı şirketin 1/6 hissesine sahip kurucu ortağı ve bütün gösterilerde istisnasız rol alan aktif bir üyesi olduğunu, ortakların faaliyetlere 2014-2015 yılı sezon sonuna kadar devam ettiğini, ancak sezon sonu toplantısında, tüzük için bir araya gelinerek şirketten çıkarılan üyenin, 1/6 hissesini karşılıksız devrine, kasada para varsa 1/6 oranında bölüşülmesine ve 1/6 vergiden muaf tutulması hususunun müvekkili dışındaki 5 ortak tarafından kabul edildiğini, bunun üzerine ortaklardan ... ve ...'un müvekkiline birlikte çalışmak istemediklerini belirttiklerini ve grup kararı aldıklarını, müvekkilinin bunu itirazını ve oyun programının paylaşılmasını e-posta ile bildirdiğini, sebep yokken dışlandığını, oyunlara çağrılmadığını, çağrılmadığı oyunların afişlerinde fotoğrafının kullanıldığını; kar paylarının ödenmediğini, müvekkilinin ortaklıktan çıkmaya zorlandığını, şirket defter ve kayıtlarının inceletilmediğini, muhasebeci tarafından 2015 Aralık ayında e-postayla vergisel yükümlülükleri ve sigorta için ödeme beklendiğini ve pasifteki borçların ödendiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
BİRLEŞEN DAVA : Davacı vekili, davalı şirket tarafından müvekkilinin hak ettiği 2014-2015 ve 2015-2016 yılı faaliyet dönemlerine ilişkin kar paylarının ödenmediğini, bugüne kadar genel kurul yapılmadığını, genel kurul yapılmasına ilişkin ihtarlara cevap verilmediğini, müvekkilinin, 2003 yılından beri ... ... Topluluğu'nun ve sonrasında şirketin 1/6 hissesine sahip kurucu ortağı, aktif üyesi olduğunu, 17/02/2016 ve 04/10/2017 tarihli ihtarnamelerle 2014-2015 ve 2015-2016 yılları kar paylarının ödenmesini istenildiğini, fakat cevap verilmediğini ileri sürerek, şimdilik 10.000-TL kar payının muacceliyet tarihinden itibaren ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP : Birleşen davada davalı-asıl davada davacı vekili, talebe konu dönemlerde müvekkili şirketin kar etmediğini, TTK'nın aradığı şartların bulunmadığını ve davacının ortaklıktan çıkarılması için dava açıldığını belirerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece asıl davada, davacı şirketin ortaklar kurulunun 15/12/2015 tarihli kararıyla davalıya ortaklıktan çıkarılması davası açılmasına karar verildiği; ana sözleşmede ortaklıktan çıkma veya çıkarılmaya ilişkin düzenleme bulunmadığı, tanık beyanları, yazışmalar, kararlar bağlamında, davalının ortaklıktan çıkarılmasını gerektiren somut işlem veya eyleminin bulunmadığı, tanık beyanlarındaki olayların, ortaklıktan çıkarılmayı gerektirmediği, davalı, televizyon dizilerinde rol almış ise de, diğer ortakların da dizilerde rol aldıkları, ana sözleşmede bunu yasaklayan düzenlenmenin bulunmadığı, davalının şirkete karşı maddi yükümlülüklerini yerine getirmediğine dair delil sunulmadığı ve ortaklıktan çıkarılmayı gerektirir haklı nedenlerin ispat edilemediği; birleşen davada, TTK'nın 616/1-e maddesi uyarınca limited şirketlerde genel kurulun devredilmez yetkisindeki kar payı dağıtılması hususunda karar almadığı, mahkemenin bu hususta karar veremeyeceği gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ : Asıl davada davacı ve birleşen davada davalı şirket vekili, dava dilekçesini tekrar ettiklerini, davalının müvekkili şirket ile birebir aynı faaliyet içinde olan ve ikame edilen dava sonrasında da faaliyetlerine son veren ...'nda hissedar olduğunu; davalının söz konusu Topluluk lehine reklam yapması, yer alması ve gelir elde etmesinin şirket ana sözleşmesine aykırılık teşkil ettiğini, bu durumu davalının da internetteki paylaşımlarıyla ikrar ettiğini, davalının ortaklıktan çıkarılması için haklı nedenlerin bulunduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve asıl davanın reddi ile birleşen davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl davada davalı ve birleşen davada davacı ... vekili, yönetim kurulu tarafından yıllarca keyfi olarak kar dağıtılmadığını, Yargıtay içtihatlarına uygun olarak davalı şirkete 17/02/2016 ve 04/10/2017 tarihli ihtarnameler gönderildiğini ihtara rağmen genel kurulun toplanmadığını, davanın ilgili mali yılın sonunda yani alacağın muaccel olduğu dönemde açıldığını, bilirkişilerin kar payı hesabı yaptıklarını, müvekkiline kar payı ödenmediğini ve sergilenen oyunlardan haber verilmediğini, müvekkilinin şirket aktifinden gelir elde etmediğini, ancak pasif kısmında borçlarını ödemek zorunda bırakıldığını; müvekkilinin şirketin oyunlarını sosyal medyadan öğrendiğini, ortaklıktan çıkmaya zorladıklarını belirterek, kararın kaldırılmasına ve asıl davanın reddi ile birleşen davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE : Asıl dava, davalının davacı limited şirket ortaklığından çıkartılması; birleşen dava, 2014-2015 ve 2015-2016 dönemlerine ilişkin kar payı alacağının tahsili istemine ilişkindir.
TTK'nın 640. maddesinde, şirket sözleşmesinde, bir ortağın genel kurul kararı ile şirketten çıkarılabileceği sebepler öngörülebileceği, çıkarma kararına karşı ortağın iptal davası açabileceği, şirketin istemi üzerine ortağın mahkeme kararıyla haklı sebebe dayanılarak şirketten çıkarılması hâlinin saklı olduğu belirtilmiştir.
Asıl davada davacı-birleşen davada davalı limited şirketin 6 ortağı olup, davalının da aralarında bulunduğu her bir ortağın hissesi eşittir. Şirketin 15/12/2015 tarihli ortaklar kurulu kararıyla 5 ortağın oyuyla, asıl davada davalı-birleşen davada davacının ortaklıktan çıkarılması için karar alınmıştır. Davacı şirket vekili, davalının asli görevlerini ve borçlarını yerine getirmediğini, özen borcuna uymadığını, şirket içinde sebepsiz huzursuzluk çıkardığını ve müvekkili şirket gibi ... alanında faaliyet gösteren başka bir ... Topluluğu'nda davalının yer aldığını iddia etmektedir. Yargılamada her iki tarafın da tanıkları dinlenilmiştir. Özellikle davacı şirket tanıklarının beyanlarında ve sunulan yazışmalarda, şirketin diğer ortaklarıyla davalı arasında vuku bulmuş ve davalının şirket ortaklığından çıkarılmasını haklı sebep teşkil edecek bir husus saptanamamıştır. Davalı, şirketin müdürü değildir. Limited şirket ortaklarına ilişkin TTK'nın 613. maddesinin 2. fıkrasında, şirket sözleşmesiyle, ortakların, şirketle rekabet eden işlem ve davranışlardan kaçınmak zorunda olduklarının öngörülebileceği düzenlenmiştir. Davacı şirketin ana sözleşmesinde, bu yönde yasaklayıcı bir düzenleme bulunmadığından ve diğer iddialarına ilişkin delil bulunmadığında, davacı vekilinin istinaf nedenleri benimsenmemiştir.
Birleşen davada davacı vekili, müvekkiline ödenmemiş 2014-2015 ve 2015-2016 dönemlerine ilişkin kar payı alacağının davalı şirketten tahsilini istemiştir. TTK 616/1-e maddesi gereğince limited şirketlerde, kar payı dağıtılmasında yetkili organ olan genel kurulda kar payı dağıtılmasına ilişkin herhangi bir karar alınmadan kar payı dağıtılması da mümkün değildir. Somut olayda, bu yönde alınmış bir genel kurul kararı bulunmadığından birleşen davanın reddine karar verilmiş olmasında bir hata görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 651,30-TL harcın davacı/birleşen davada davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Peşin yatırılan 940-TL-TL harçtan alınması gereken 732-TL istinaf karar harcının mahsubu ile fazla yatırılan 208-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davalı/birleşen davada davacıya iadesine,
Davacı/birleşen davada davalı ve davalı/birleşen davada davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,
HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 25/06/2026