Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/319 E. 2026/1281 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/319
- Karar No
- 2026/1281
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/319
KARAR NO : 2026/1281
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 26/09/2022
NUMARASI : 2021/899 Esas - 2022/839 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 08/11/2021
İSTİNAF KARAR TARİHİ:06/07/2026
Davanın kısmen kabulü-reddine ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki kapsamında faturaya dayalı cari hesap ekstresi alacağının bulunduğunu, bu kapsamda 103.716,39-TL asıl alacak, 12.411,87-TL işlemiş faiz, 900-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti ve 151,80-TL ihtiyati haciz masrafı olmak üzere toplam 117.180,06-TL'nin tahsili için davalı aleyhine Bakırköy 14. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takibinin başlatıldığını, ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının takibe itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, faturalarda 150 gün ödeme koşulunun bulunduğunu, icra takibinin 05/07/2021 tarihinde başlatıldığını, 150 gün geriye gidildiğinde takibin en son 05/02/2021 tarihli borçları kapsayabileceğini, diğer borçların vadesinin gelmediğini; 11/02/2021, 25/02/2021 ve 12/03/2021 tarihli faturalardaki ürünlerin müşterileri şikayetleri üzerine analizlerinin yaptırıldığını, ürünlerin gerekenden farklı yapıda olduğunun ortaya çıktığını, müvekkilinin davacıdan aldığı kimyasal ürünleri kullanarak poşet imalatı yaptığını, fakat ürünler sebebiyle poşetlerde koku, çapak, boya deformasyonu vs. hata şikayetleri alındığını, analiz raporlarının sunulacağını; ürünlerden numunelerin de bulunduğunu, ayıbın TBK 225 kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, davacı ile ayıbın giderilmesi hususunda defalarca görüşüldüğünü, fakat müvekkilinin oyalandığını, ayıplı ürünler sebebiyle müvekkilinin müşterilerinin reklamasyon faturaları kestiğini ve bu zararların bilirkişi tarafından hesaplanarak, davada değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece, mali müşavir ve kimya mühendisi bilirkişi raporunda davalının defterlerini sunmadığından incelenemediği, davacının ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davalıdan 104.616,39-TL alacaklı olduğu, davalının ayıp iddiasını ispatlayamadığı ve davacının talebinde haklı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 103.716,39-TL asıl alacak, 900-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti, 151,80-TL ihtiyati haciz masrafı yönünden davalının icra takibine itirazının iptaline, takibin bu miktar yönünden devamına, tüm alacaklara takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına; davacının işlemiş faiz talebinin reddine; likit alacağın %20'si oranındaki 20.953,63-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili, işlemiş faiz talebinin reddinin hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, faturalarda 150 gün vade öngörüldüğünden 05/07/2021 takip tarihinde borçların vadesinin henüz gelmediğini; bilirkişi heyet raporunda teknik analiz raporlarıyla reklamasyon fatura tarihlerinin ilişkilendirilmeye çalışıldığını, analiz sonuçlarının dikkate alınmadığını, analizlerin davacının kestiği fatura içerikleriyle karşılaştırılması gerektiğini, bilirkişiden analizi yapan kurumun akreditasyonuyla ilgili bir bilgi sorulmamasına rağmen yetkisini aşarak görüş bildirdiğini; ayıp hususunda davacının müvekkilini oyaladığını, ayıpların TBKnın 225 kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ve numunelerin analizinin yapılmadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, taraflar arasındaki ticari satım sözleşmesi kapsamında davacının sattığı cari hesaba dayalı ürün bedelinin davalıdan tahsili için başlatılmış icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davaya konu 05/07/2021 tarihinde başlatılmış Bakırköy 14. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takibinde, davacı davalıdan 103.716,39-TL asıl alacak, 12.411,87-TL işlemiş faiz, 900-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti, 151,80-TL ihtiyati haciz masrafları olmak üzer toplam 117.180,06-TL'nin %458 temerrüt faiziyle tahsilini istemiş; takip dayanağı olarak "...cari hesap kayıtları, faturalar..." şeklinde belirtildiği; Bakırköy 6. ATM'nin 2021/181 D. İş 30/06/2021 tarihli ihtiyati haciz kararında, 103.716,39-TL için talebin kabul edildiği; davalının itirazı üzerine takibin durduğu görülmüştür.
Mahkemece alınan bilirkişi heyet raporunda, davalının defterlerini sunmadığından incelenmediği, davacının defterlerine göre 05/04/2021 tarihi itibariyle davalıdan 103.716,39-TL alacaklı göründüğü, 31/12/2020 tarih itibariyle taraflar arasındaki 10/02/2021 tarihli mutabakata göre davacının 92.088,34-TL alacağının belirlendiği, davalının faturaların tebliğiyle ilgili itirazda bulunmadığı, 11/02/2021, 25/02/2021 ve 12/03/2021 tarihli faturalardaki ürünlerin gizli ayıplı olduğunu ileri sürdüğü, fakat önceden bir işlem yapmamış davalının takipten sonra 23/12/2021 tarihinde 151.040-TL bedelli reklamasyon faturası kestiği, davacının da o faturalara ihtarla itiraz ederek iade ettiği, davacının davalıyı takipten önce temerrüde düşürmediği; davalının sunduğu analiz raporlarında veri toplama zamanının 19/03/2021 olarak yazdığı, reklamasyon faturalarının 17/12/2021 ve 23/12/2021, davacının faturalarının 25/02/2021ve 05/04/2021 tarihli olduğu, üçüncü faturanın okunamadığı, analizi yaptığı anlaşılan ...'in akredite olmadığının şirket tarafından beyan edildiği, raporlarda bileşenlere ve yüzde karşım oranı hakkında bilgi bulunmadığı, faturaların açık olmadığı ve analizlerin akredite bir laboratuvarda yapılması gerektiği; sonuç olarak davacının davalıdan 103.716,39-TL asıl alacak, 900-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti, 151,80-TL ihtiyati haciz masrafı olmak üzere toplam 104.616,39-TL isteyebileceği görüşü bildirilmiştir.
Somut olayda, davacının davalıya kimya ürünleri sattığı ve aralarında cari hesap sözleşmesi bulunmadığından açık hesap şeklinde ilişkinin devam ettirildiği; davacının sunduğu cari hesap ekstresi uyarınca 05/07/2021 takip tarihi itibariyle 120.367-TL alacaklı görünmesine rağmen, 05/04/2021 tarihindeki görünen 103.716,39-TL için 30/06/2021 tarihli ihtiyati haciz kararı alarak, bu miktar asıl alacağın takipte tahsilini istemiştir. Bilirkişi raporunda, davacının usulüne uygun tutulmuş defterlerine göre, davacıdan 05/04/2021 itibariyle 103.716,39-TL alacaklı olduğu belirlenmiştir. Davalı defterlerini inceleme günü sunmadığından incelenememiştir. Davalı, davacıdan aldığı bir kısım ürünlerin ayıplı olduğundan bahisle kendisine reklamasyon faturaları kesildiğini, bu tutarın davada dikkate alınması gerektiğini savunmuştur. Fakat davalının sunduğu analiz raporlarının davacıdan aldığı ürünler olup olmadığının belirlenemediği, analizin akredite bir kuruluşta yapılmadığı, bilirkişi raporunda analizde bir takım verilerin bulunmadığının belirtildiği, analizin 19/03/2021 tarihinde yapıldığı, davalıya kesildiği iddia edilen reklamasyon faturalarının 17/12/2021 ile 23/12/2021, müşterisinden aldığını iddia ettiği faksın tarihinin 19/04/2021 ve icra takibinden 7 ay sonra davacıya kestiği 23/12/2021 tarihli 151.040-TL reklamasyon bedeli açıklamalı faturanın davacı tarafından iade edildiği dikkate alındığında, ayıba ilişkin savunması kanıtlanamamıştır. Davalının ayıp savunmasını ispat edemediği, açık hesap ilişkisinin sona erdiği ve vadesi gelmiş borçlarını da ödemediği anlaşıldığından, davalı vekilinin bir kısım faturaların muaccel olmadığını ileri sürmesi iyiniyet kurallarına aykırı bulunmuştur.
Öte yandan, faturanın düzenlenmesiyle o alacak için temerrüt oluşmayacaktır. Davacı icra takibinde önce davalıya gönderdiği bir ihtarla onu temerrüde düşürmediğinden, davacının işlemiş faiz talebinin reddine ve harcı ödenmiş o miktar için yargılama gideri ile vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvularının esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70TL harcın mahsubu ile kalan 651,30-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Alınması gereken 7.156,72-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.790-TL harcın mahsubu ile kalan 5.366,72-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davacı ve davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,
Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,
HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 06/07/2026