Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/990 E. 2026/1128 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/990
Karar No
2026/1128
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2025/990

KARAR NO : 2026/1128

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 23/01/2025

NUMARASI : 2025/44 Esas - 2025/52 Karar

DAVA: Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğu Kaynaklı)

DAVA TARİHİ: 20/06/2017

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/06/2026

Davanın dava şartı yokluğundan reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA : Davacı vekili, müvekkili şirkette %25 payı olan davalının 01/07/2010 tarihli genel kurul toplantısında şirketi temsile yetkili müdür olarak seçildiğini, müvekkilinin diğer yetkili müdürü ...'ın 2014 yılının son aylarına kadar müvekkili şirkete mal satan ....'a muhasebeden çıkışı yapılan ama verilmeyen, mali müşavir tarafından verilmiş gibi kaydedilen yaklaşık 800.000-TL bedelli çeklerin, davalı, babası veya yakınları tarafından tahsil edildiğinin fark edildiğini, ...'ın bu nedenle hem şikayette bulunduğunu, hem de icra takibine istinaden İstanbul 12. ATM'de ... esas sayılı davayı açtığını, davalının engellemesinden dolayı müvekkilinin ilgili kayıtlara ulaşamadığını, ...'ın 2.145.185,02-TL toplam çek kaydı gördüğünü, çeklerin davalının şirket kaşesi üzerine cirosuyla babası tarafından tahsil edildiğinin öğrenildiğini, bunların kasaya tahsil edilmiş gibi işlendiğini, fakat aslında davalının uhdesinde kaldığını; ayrıca 18/04/2014-05/09/2014 arasında davalının şirkete 1.225.000-TL borç vermiş gibi işlem yaptığını, 15/09/2014-31/10/2014 arasında şirket tarafından davalıya 1.337.310,99-TL olarak geri ödenmiş gibi kayıt oluşturulduğunu; davalı hakkında İstanbul 13. ATM'nin 2015/455 esas sayılı sorumluluk davasının,6. ATM'nin ... esas sayılı tazminat davasının ve davalının temsil/yönetim yetkisinin kaldırılması için İstanbul 9. ATM'nin ... esas sayılı davasının derdest olduğunu ileri sürerek belirsiz alacak davası kapsamında şimdilik 100.000-TL'nin dava tarihinden ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir

CEVAP : Davalı vekili, talebin zamanaşımına uğradığını; iddiaların gerçeği yansıtmadığını; ...'ın temlikiyle... tarafından İstanbul 12. ATM'deki ... esas sayılı dava sonuçlandıktan sonra hukuki yararın doğacağını, davacının belirttiği muhasebecinin esasen davacının kendi muhabecisi olduğunu, ...'a karşı da depodan aldığı şarapların bedelinin iadesi için İstanbul 12. ATM'nin 2017/628 esas sayılı davasının açıldığını; İstanbul 13. ATM'nin 2015/455 esas sayılı davasındaki çeklerle davaya konu çeklerin aynı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece, TTK'nın 618/3-c ve 644. maddeleri yollamasıyla 553. ve 408/1 ve 479/3-c maddelerindeki düzenlemeler karşısında limited şirket yöneticileri hakkında sorumluluk davası açılabilmesi için, şirket genel kurulunda karar alınmasının dava şartı olduğu; 10/05/2024 tarihli ara kararla davalı aleyhine tazminat davası açılması yönünde alınan genel kurul kararının sunulması, yoksa eksikliğin giderilmesi veya bu davanın açılmasına izin veya icazet verilmesi hakkında yönetici olmayan diğer ortakların muvafakati alınmak üzere kesin süre verilmesine rağmen eksikliğin tamamlanmadığı gerekçesiyle, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili, davalının müvekkili şirkette %25, dava dışı ...'un %25 oranda pay sahibi olup davalının üvey annesi olduğunu ve davanın açılması için davaya muvafakat vermediğini, ancak dava dışı %50 hissedar ...'ın muvafakat hususunda kendisine gönderilen ihtarlara gönderdiği eldeki davaya muvafakat edildiğine dair hem 12/11/2020 hem de en son ara karara istinaden 24/06/2024 tarihli cevabi ihtarlarının dosyaya sunulduğunu, dava şartının yerine getirildiğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE : Dava, davacı limited şirketin müdürü olan davalının sorumluluğuna dayalı tazminat istemine ilişkindir.

Davacı şirketin üç ortağı bulunmakta olup, %50 hisse ..., %25 hisse davalı ...'a ve %25 hisse dava dışı ...'a aittir. ... ve davalı, dava tarihi itibariyle şirketin münferit yetkili temsilcileridir.

6102 sayılı TTK'nın 644. maddesi uyarınca şirket yöneticilerinin sorumlulukları hakkında anonim şirkete dair hükümlerin uygulanacağı öngörülmüştür. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK hükümleri arasında mülga TTK'nın 341. maddesi gibi açık bir düzenleme olmamakla birlikte TTK'nın 618/3-c ve 644. maddesi yollamasıyla 553. madde ve 408/1 ve 479/3-a maddelerindeki düzenlemeler karşısında limited şirket yöneticileri hakkında sorumluluk davası açılabilmesi için, şirket genel kurulunda karar alınması gereklidir (Yargıtay 11. HD'nin 2018/2242 E., 2019/7531 K. sayılı ve 26/11/2019 tarihli ilamı).

Mahkemece, davacı vekiline bu eksikliği gidermesi için süre verilmiş, fakat verilen süre içinde davalıya karşı eldeki sorumluluk davasının açılmasının kabul edilmesine ilişkin genel kurul kararı dosyaya sunulmamıştır. Davacı vekili, şirketin üç ortağından davalı dışındaki ortak haricindeki ortak ...'ın muvafakati sunulduğundan bahisle dava şartının yerine getirildiğini istinaf nedeni olarak ileri sürmüş ise de,tüm ortakların muvafakati sunulamadığından dava şartında ki eksiklik giderilememiştir.

Açıklanan nedenlerle, dava şartı yokluğundan davanın reddine ilişkin kararda isabetsizlik olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Davacı vekilinin, istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile kalan 116,60-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,

Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,

HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 16/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/990, K. 2026/1128, T. 16.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-990-e-2026-1128-k-9f22c1349891