Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1428 E. 2026/1118 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1428
- Karar No
- 2026/1118
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:2025/1428 Esas
KARAR NO:2026/1118
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ:08/04/2025
NUMARASI:2022/232 Esas, 2025/121 Karar
DAVANIN KONUSU:Markaya Tecavüz, Haksız Rekabet, Tazminat İstemli
KARAR TARİHİ:03/07/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacının ... markasının tüm dünyada sektörünü aşan tanınmışlığı ile tüketiciler üzerinde güven ve saygınlığa sahip olduğunu, ...’ın yurt ve dünya çapında tanınmış sanatçı ve sporcular ile spor müsabakalarında (UEFA EURO 2016 ve Rusya 2018 de gerçekleştirilecek dünya kupasının) resmi sponsorlarından olduğunu, ...'ın dünya çapında pek çok ulusal ve uluslar arası marka tescili bulunduğunu, ...’ın "...” markasının da tüm markaları gibi yüksek tanınmıştık/ ayırtedicilik gücüne ulaştığını, tüketicilerin marka ile ilgili ürünü ilişkilendirdiklerini, yoğun üretim ve reklam faaliyetleri yürüttüklerim, ... markasına ilişkin TürkPatentte pek çok tescilin bulunduğunu, davalılar tarafından davacının dünyaca tanınmış “...” markasının iltibas yaratacak şekilde benzerlerinin kullanıldığı, ürünler üzerinde konumlandınldığının tespit edildiğini, www.... adresli internet sitesinden ..., ...,... kod nolu ürünlere ilişkin numune alımı yapıldığım, bu şekilde davalı tarafından ... markalarının reklam değerinin sömürülmesinin hedeflendiğini, davalıların üreterek piyasaya sürdüğü ürünlerin davacımn yoğun emek ve bütçe ile çalışmasının ürünü ..., ..., ... modellerinin tüketiciler nezdinde karışıklık ve iltibasa yol açacak kopyası olduğunu, dava konusu ayakkabıların genel görsel bütünlük, desen ve renk kombinasyonları, taban yapısı ile davacı ayakkabılarına iltibas, karışıklık yaratacak şekilde benzer olduğunu, ... kod nolu modelde davalının davacıya ait “...” markasını da kullandığını, davacının marka ve modelleri ile iltibas yaratan ürünlerin www.....tr, ... ve ... internet sitelerinde kamuoyuna sunulduğunu, sitelerin sahiplerinin, sitelerin geçmişi ile güncel içeriklerinin müvekkiline ait marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, davalıların kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin uğradığı itibar kaybı nedeninin SMK 150 maddesi gereğince manevi tazminat takdir edilirken dikkate alınmasını,haksız rekabet ile müvekkilimin ticari itibarına önemli ölçüde zarar vererek ciddi boyutta haksız kazanç elde ettiklerini, www.....tr, ... ve ... sayfalara erişimin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalılann ürünlerde kullandığı işaretlerin davacının “...” markası ile iltibasa yol açtığının, davalılann markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ve men’ ine, davaya konu ürünlerin davacı ürünleri ile tasarım, dizayn, model vs şekilde haksız rekabet oluşturduğunun tespiti, durdurulması, önlenmesi ve men’ine, SMK 149/1-ç, 150/2, 151/2-b, 151/4 ve TTK 52/1, 56, 18/2 maddeleri gereğince 20.000.- TL maddi tazminata hükmedilmesini, SMk 149/1-ç, TTK 52/1, 56, 18/2, 58.maddeleri gereğince 30.000.-TL manevi tazminata hükmedilmesini, imha ve hüküm özetinin Türkiye çapında tirajı en yüksek üç gazeteden birinde ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalılar vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili şirketin 19.11.2004 tarihinde kurulduğunu, sektörde üretici ve pazarlamacı olarak faaliyet gösterdiğini, ..., ..., ..., ... numaralı markaları olduğunu, ... markasının sahibi olduğunu, ürettiği ... markalı ürünleri ... markalı ve logolu kutularda sattığım, ... poşetlerini kullanılarak müşteriye böyle teslim edildiğini, taklit ürün üretmediğini, kendi markalı ürünlerini sattığım, ... markasının tanınan bilen bir marka olduğunu, dosyaya sunulan 24.02.2017 tarihli bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, itiraz ettiklerini, bilirkişinin DVD çözümleyicisi olduğunu böyle bir raporu sektör bilirkişisinin düzenleyebileceğim, bilirkişinin müvekkili şirketin ürününü satan başka bir internet firmasının fotoğrafım rapora koyduğunu, 4 bant ürünlerin iltibas oluşturmayacağını, raporun 15-23. Sayfasında yer alan ürünlerin müvekkilinin ... sayılı markasını taşıdığını, ayakkabıcılık sektöründe süslemenin sınırlı ve bantların süsleme aracı olduğunu, 4 bant ürünlerin deneme amaçlı üretildiğini, iltibas olmadığını, ihtiyati tedbir kararına itiraz ettiklerini, dosyadaki ürünlerde müvekkilinin markasının yer aldığım ve bilinçli tüketicinin yanılmayacağını, davacının piyasadaki hakim durumunu kötüye kullanarak küçük üreticileri bertaraf etmeye çalıştığını, açtığı davaların bir kısmını kaybettiğini, Bakırköy FSHM’ nin 2008/63 E sayılı dosyasının reddedildiğini, davacının “...” marka ve ayakkabı modellerinin kullanılmadığını, davalının ürettiği ürünlerde kendi tescilli ... marka ve logosunu kullandığını, ... markasının kullanılmadığını, taklit ürün için birebir aynısının yapılması gerektiğini, üç şeridin tescilinin davacıya sınırsız koruma sağlamadığını, rekabet ve tekel hakkı arasındaki dengenin sağlanması gerektiği, davacıya ait ... markalı ürünlerin ... mağazalarında ya da ..., YKM gibi büyük alışveriş merkezlerinde satıldığını, fiyatının yüksek ve müşteri kitlelerinin farklı olduğunu, davalı markasını taşıyan ürünlerin perakende olarak aleladede mağazalarda satıldığım, iki ürün arasında fiyat farkı olduğunu ve tüketicinin yanılmasının mümkün olmadığını, davacının ..., ... ve... modelleri ile iltibas yaratacak ürün üretmediklerini, davacımn bu ürünlere ilişkin sadece fotoğraf sunduğunu, ürün orijinali sunmadığını, aramalarda da bu modellerin bulunmadığını, bu ürünlerin müvekkili tarafından 5-6 yıl önce çok az sayıda üretildiğini, talep gelmediği için aynı yıl üretimden kaldırıldığını, süsleme amaçlı 4 şeritli olarak üretildiğini, iltibas oluşturmadığını, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN İLK KARARI:İlk derece mahkemesinin 2017/433E, 2020/186 Karar sayılı, 11/03/2020 tarihli kararında; "...1-Davanın KISMEN KABULÜNE, davacının ... şeklindeki görsel ibare taşıyan markasının davalı tarafın ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... kod numaralı ayakkabı ürünlerinde kullanılan ... uygulamasının karıştırma ihtimaline sebebiyet vermek suretiyle tecavüz ettiği ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, tecavüzün ve haksız rekabetin durdurulmasına, önlenmesine, menine, bu ürünlerde internette ve sair ticari mecralarda kullanımının yasaklanmasına, bu ürünler ile ilgili her türlü ticari kullanımın ve tanıtımının yasaklanmasına, ürünlere el konulmasına ve masrafı davalılardan alınmak üzere imhasına, ürünlerin üretilmesinin yasaklanmasına, sırf bu ürünleri üretmek için kullanılan bir makine veya teçhizat tespit edilmediğinden bu talebin reddine,
2-66.306,17 TL maddi tazminatın ve takdiren 1.000,00 TL manevi tazminatın tespit tarihinin dava tarihinden daha sonra olması dikkate alınarak dava tarihinden itibaren yürütülecek ticari faiz ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine,Fazlaya ilişkin taleplerin reddine,Hüküm kesinleştiğinde hükmün masrafı davalıdan alınmak üzere Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde bir kez ilanına,... " şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF KARARI:Dairemizin 04/11/2022 tarihli, 2020/1958 Esas, 2022/1856 Karar sayılı ilamı ile; "...Somut uyuşmazlıkta davacı dava dilekçesinde; davalının ..., ..., ...,..., ..., ... kod nolu spor ayakkabı ürünlerine dayanmış ve dava dilekçesi ekinde de bu ürünlere ilişkin kodları içerir görseller ve internet sitesindeki görsellerini eklemiştir. Mahkemece bilirkişi raporuna göre karar verilmiş ise de; bilirkişi raporunda dava dilekçesinde yer almayan ürünlerin de incelendiği görülmektedir. Bu durumda dava konusu edilmeyen ürünler yönünden HMK 26.maddesine aykırı şekilde talep aşılarak değerlendirme yapılarak esas hakkında karar verilmesi yerinde görülmemiş, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin kabulü gerekmiştir.Mahkemece alınan 1.rapordaki bilirkişinin CD-DVD çözümleyicisi - zabıt katibi olduğunun yazılı olduğu, 2.raporda ise bilirkişilerin davacının davaya konu hangi "..." markaları ile dava konusu ürünlerin iltibas oluşturup oluşturmadığının ayrı ayrı karşılaştırmadığı, davacının birden fazla ... markası olduğu ve yine davacı ..., ..., ... modellerinin "davaya konu ürünlerin tasarım, dizayn, model ve sunuluş biçimleri itibarı ile müvekkilinin ürünleri ile iltibas ve haksız rekabet oluşturduğunu" ileri sürdüğünden hangi modelin hangi kodlu ürünle haksız rekabet oluşturup oluşturmadığını her ürünü ayrı ayrı değerlendirilerek karşılaştırmalı olarak incelemesi gerekirken bu yönde denetime elverişli bir rapor tanzim etmedikleri, mahkemenin de bu husustaki haksız rekabet iddiası yönünden gerekçesinde değerlendirme yapmadığı, davalının savunmasında adına tescilli ... markasının ürünler üzerinde kullandığını ve bu nedenle iltibas tehlikesi olmadığını ileri sürdüğü davalının bu yöndeki savunmasının da irdelenmediği, kararın gerekçesinde sadece bilirkişi raporundaki tespitlere yer verildiği görülmekle yetersiz bilirkişi raporuna dayalı ilk derece mahkemesi kararının bu yönlerden kaldırılması gerekmiştir.Bununla birlikte davacı, dava dilekçesinde www...., www...., www.... internet sitelerinde dava konusu ayakkabıların satışının yapıldığını ileri sürerek erişimin engellenmesini talep etmiş, mahkemenin 01.03.2017 Tarihli ihtiyati tedbir kararında www...., www.... internet sitelerine Türkiye'den erişimin engellenmesi kararı verilmiş, 11.04.2017 Tarihinde ... sitesine ilişkin 15.02.2019 Tarihinde ise www.... internet sitesine ilişkin erişimin engellenmesine dair tedbirin kaldırılmasına karar verilmişse de; gerekçeli kararda ise dava dilekçesinde yer alan internet sitelerine erişimin engellenmesi talebi hakkında herhangi bir değerlendirmeye yer verilmemesi de yerinde görülmemiştir. Keza dosyada davacı vekili tarafından dilekçe ekinde sunulan marka kayıtları ile değerlendirme yapıldığı, TPMK'dan davacının dayandığı markaların renkli tescil belgelerinin de getirtilmediği görülmektedir." şeklindeki gerekçeleri ile taraf vekillerinin istinaf isteminin HMK 355, 353/1-a-6 md gereğince kısmen kabulüne, kaldırma sebebine göre sair istinaf istemlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
DAİREMİZ KARARINDAN SONRA İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:İlk derece mahkemesinin istinafa konu 2022/232, 2025/121 Karar sayılı, 08/04/2025 tarihli kararında; "... dosya kapsamında alınan kök ve ek bilirkişi raporlarında davalının kullandığı ..., ..., ...,...,...,... kod numaralı ayakkabılarda kullanılan ... uygulamasının davacı adına tescilli markalar ile benzerlik oluşturduğu bu hususun tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet verdiği kanaati bildirilmiştir. Ayrıca bilirkişi raporunda tecavüz iddiası doğrultusunda davacının talep edebileceği tazminat miktarının 66.306,17 TL olarak hesaplandığı anlaşılmıştır. Yapılan incelemeler ile istinaf öncesi ve istinaf sonrası alınan bilirkişi raporlarında davalının internette satılan, keşif esnasında işyerinde tespit edilen ve 2017 yılı katalogunda yer alan ürünlerden ve davalı vekilinin beyanlarından; tescilli ... markalı üretimini yaptığı ayakkabılar üzerinde “...” şeritlerin kullanıldığı tespit edilmiştir.Davalının ürettiği ayakkabılarda “...” kullanımının Davacı tarafın tescilli “...” markası ile ayırt edilemeyecek denli benzer olduğu sonucuna varılmıştır.Davacının “...” markası 18, 25, 10 ve 26. Sınıflarda tescillidir. Davacı tarafından marka spor ayakkabılarında, spor malzemelerinde kullanılmaktadır.Davalının “...” ve “...” ibareleri 25 ve 35. Sınıflarda tescillidir. Aynca davalı davacımn “...” markası ile ayırt edilemeyecek denli benzer olan “...” kullanımını ayakkabılar üzerinde 25. Sınıfta uygulamaktadır.Sonuç olarak davacının korunduğu sınıflar ile davalının kullanımının aynı sınıflarda olduğu kanaatine ulaşılmıştır.Markaların aynı sınıfta korunmak istendiği ile birlikte aynı zamanda karıştırılma ihtimali olduğu ve iltibas yarattığı sonucuna varılmıştır....Dosya kapsamından, taraflann sunduğu delillerden ve numunelerden davacının “...” markasının davalı tarafından ayakkabı ürünlerinde “...” şekilde kullanıldığı tespit edilmiş, sözkonusu kullanımın davacı tarafın tescilli, ayırtediciliği yüksek “...” markası ile ayırt edilemeyecek denli benzer olduğu görülmüştür. Başkasına ait marka hakkının doğrudan ya da dolaylı ve iltibaslı kullanımı marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturmaktadır.Yapılan incelemede; ..., ..., ..., ...,... ve ... kod numaralı ürünlerin davacı ürünleri ile iltibas yarattığı bu haliyle davalının eylemlerinin davacı adına tescilli marka hakkına tecavüz ile bu eylemlerin aynı zamanda haksız rekabet niteliğinde olduğu kanaatine varılmıştır...Somut olayda, davalı, ayakkabı üretim ve satışıyla iştigal eden bir tüzel kişi olup, cevap dilekçesinde yapılan açıklamalara göre, ... markası ile bot, bay ve bayan ayakkabı, spor ayakkabıları ve sandalet imalatı yapmaktadır. Yani, ana faaliyeti ayakkabı imalat ve satışından ibarettir. Davalı defterlerinde yapılan incelemede, ayakkabı satış faturalarının, herhangi bir kod numarası ve model ismi/kodu itibariyle değil hitap ettiği tüketici kitlesine göre düzenlendiği, doğal olarak defter kayıtlarında bu şekilde yer aldığı tespit edilmiştir.Konuyla ilgili bilirkişi tarafından yapılan tespit ve değerlendirmede, davalının ..., ..., ..., ...,... ve ... kod numaralı ürünlerinin davacı ürünleri ile iltibas yarattığı tespit edilmiştir. Ancak, davalının defter ve fatura gibi mali belgelerindeki ürünler, bu ve benzeri kodlar ile değil az yukarıda açıklanan ebat isimleriyle yer aldığı için defterlerden doğrudan bu kod altındaki ürünlerin satış, stok, elde edilen ciro, satış kazancı v.b. bilgilere ulaşılmasının mümkün olmadığı görülmüştür.Bu durumda, dosyaya, yasal defterlerin dışmda diğer destekleyici mahiyette muavin defter, stok/satış listeleri, ürün çeşit sayısı, çeşit bazındaki ürün satış miktarı v.b. özetle, doğrudan tecavüze konu kod numaralı ürünlerin satış Ve stok miktarlarım gösteren veya toplam ürün çeşit, miktar ve gelirlerinden hareketle dava konusu ürünlerden elde edilen gelirin hesaplanmasına yarayabilecek hiçbir doküman sunulmadığından salt defter kayıtlarından hareketle tecavüze konu ürünlerden elde edilen kazancın hesaplanmasına yönelik bir tespit yapılması da mümkün olmamaktadır.Ancak, yapılan değerlendirmede; davalının tecavüze konu ürünlerden elde ettiği kazancın; davalının 2016 yılında elde ettiği toplam kazancı “davalı tarafından dosyaya ibraz edilen ürün katalogunda yer alan 45 çeşit ürün ile katalogda yer almayıp yukarıda, davacı ürünleri ile iltibas yarattığı belirlenen 9 çeşit ürün (iltibas yarattığı tespit edilen 2 ürünün kod numarası katalogda yer almakladır) olmak / üzere” toplam 54 çeşit üründen elde ettiği kabulünden hareketle hesaplanmasının makul ve hakkaniyete uygun olacağı sonucuna varılmıştır.Ayrıntıları hem istinaf öncesi hem istinaf sonrası alınan bilirkişi raporlarında açıklandığı üzere, 2015 yılı için 55.350,65 TL, 2016 yılı için 10.955,52 TL olmak üzere toplam: 66.306,17 TL yoksun kalınan kazanç hesaplanmıştır.Marka hakkına tecavüzden dolayı davacının elem ve üzüntüye kapıldığı, manevi olarak zarar gördüğü sonucuna varılmış, manevi tazminat miktarı, tecavüz eyleminin işleniş şekli, kusurun ağırlığı, tarafların birbirlerine göre konumları ve hakkaniyet gereğince takdiren belirlenmiştir.Yapılan yargılama sonucunda davacının TPMK nezdinde tescilli markaları olan ve aynı zamanda tanınmış marka niteliğinde bulunan ... tescil numaralı markası ile bu markayla benzer mahiyette bulunan ..., ..., ..., ..., ... numaralı markalarının bulunduğu, davalının ..., ..., ..., ...,... ve ... kod numaralı ürünlerinde davacı adına tecilli bulunan "..." görselli markalarla benzer mahiyette "..." şeklinde kullanımlarının bulunduğu anlaşılmakla davalının eylemlerinin marka hakkına tecavüz ile haksız rekabet niteliğinde olduğunun tespitine, tecavüz eylemlerinin durdurulmasına, maddi ve manevi tazminat ile dava konusu ürünlerin satışının yapıldığı internet sitelerine erişimin engellenmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Ayrıca her ne kadar hükmün 3 nolu bendinde içerikten çıkarılmaya ilişkin davalı tarafa süre verilmemiş ise de bu hususun maddi hatadan kaynaklandığı anlaşılmakla gerekçeli karar yazım sırasında hükmün ilgili bendine 2 haftalık süre verilmesine ilişkin husus derc edilmiştir. ilişkin Tüm bu sebeplerle;
-Davanın KISMEN KABULÜNE, davacının ... şeklindeki görsel ibare taşıyan markasının davalı tarafın ..., ..., ..., ..., ... ve ... kod numaralı ayakkabı ürünlerinde kullanılan ... uygulamasının karıştırma ihtimaline sebebiyet vermek suretiyle tecavüz ettiği ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, tecavüzün ve haksız rekabetin durdurulmasına, önlenmesine, menine, bu ürünlerde internette ve sair ticari mecralarda kullanımının yasaklanmasına, bu ürünler ile ilgili her türlü ticari kullanımın ve tanıtımının yasaklanmasına, ürünlere el konulmasına ve masrafı davalılardan alınmak üzere imhasına, ürünlerin üretilmesinin yasaklanmasına, sırf bu ürünleri üretmek için kullanılan bir makine veya teçhizat tespit edilmediğinden bu talebin reddine,
2-66.306,17 TL maddi tazminatın ve takdiren 1.000,00 TL manevi tazminatın tespit tarihinin dava tarihinden daha sonra olması dikkate alınarak dava tarihinden itibaren yürütülecek ticari faiz ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine,
3- Dava konusu edilen ..., ... ile ... isimli internet sitelerine erişimin engellenmesine ilişkin talep yönünden davalı tarafça kullanımı yapılan ..., ..., ..., ..., ... ve ... kod numaralı ayakkabı ürünlerinin 2 hafta içerisinde içerikten çıkartılmasına, çıkartılmadığı takdirde kararın kesinleşmesiyle birlikte ilgili url'lere erişimi engellenmesine," şeklinde karar vermiştir.
İSTİNAF İSTEMLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;İlk Derece Mahkemesince davalılara ait ..., ..., ..., ..., ... kod no.lu ürünler yönünden davamızın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, dava dilekçesinde, delil tespiti talebinde davalılara ait ürünlerin pazarlama ve satışının yapıldığı adreslerde davalılara ait dava konusu markaları taşıyan tüm ürünlerin tespiti istendiğini, tespit edilecek ürünler de dahil dava konusu markaları taşıyan tüm ürünler yönünden taleplerde bulunulduğunu, talep aşılması söz konusu olmadığını, ürünlerin yargılamanın başından bu yana dava konusu olduğunu, davanın delil tespiti istemli açılmış ve gerek tespit edilen gerek tespit edilecek ihlal yaratan ayakkabıların tamamı dava konusu edilmiş olduğunu, Davalılara ait ..., ..., ..., ..., ... kod no.lu ürünler de delil tespiti ve bu kapsamda ihtiyati tedbir kararının uygulanması neticesinde tespit edilmiş olup, anılan ürünler de işbu davada dava konusu olduğunu, bu ürünler üzerindeki “...” marka kullanımları da müvekkilinin davaya mesnet “...” markaları aleyhine iltibasla marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, emsal Mahkeme kararları da dosyaya sunulduğunu,İlk Derece Mahkemesince davalılara ait ... kod no.lu ürün yönünden davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, ... kod numaralı üründe kullanılan “...”, tüketiciler nezdinde müvekkilinin "..." markası aleyhine karışıklığa ve iltibasa yol açacak nitelikte olduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 13.03.2015 tarihli ve 2014/12795 E., 2015/3512 K. sayılı kararın dikkate alınmasını, Kararın “…süsleme savunması yoluyla başkasının markasının kullanımına izin verilemeyeceği…davalıların ürünlerindeki şerit kullanımının tamamen davacı ürünleri ile karışıklık yaratmak amacına yönelik bulunduğu, davalı ayakkabılarındaki tüketiciyi cezbeden unsurun şeritler olduğu, ayakkabı yan yüzeylerinde süsleme amacıyla kullanılabilecek yüzlerce seçenek varken 3 veya 4 şerit kullanılmasının tek amacının davacı ayakkabılarıyla benzerlik sağlanması olduğu, davalıların kullanımının süsleme amaçlı değil belirgin bir biçimde markasal kullanım olması…halinde marka hakkına tecavüzün varlığı kabul edilerek” şeklinde olduğunu,İlk Derece Mahkemesince müvekkiline ait ürün modelleri ile davalılara ait ürünler arasındaki benzerlik nedeniyle davalıların yol açtığı haksız rekabetin tespiti, men’i vd. bağlantılı talepleri hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesinin hatalı olduğunu, Davalı tarafa ait ... kodlu ürün ile müvekkiline ait ... isimli ürün modeli ile davalı tarafa ait ... kodlu ürün ile müvekkiline ait ... isimli ürün modeli, davalı tarafa ait ... kodlu ürün ile müvekkiline ait ... isimli ürün modelinin benzer olduğunun raporda da tespit edildiğini,Hükmedilen manevi tazminat tutarının davalıların hukuka aykırı fiilleri karşısında çok düşük olduğunu,İtibar tazminatına hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, belirterek kararın bu hususlar yönünden kaldırılarak davanın kabulünü talep etmiştir. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemenin eksik incelemeyle karar verdiğini bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını özellikle emsal olarak sunulan ... ile ... arasındaki davada verilen bilirkişi raporunun ve davanın reddi kararı ile onama kararının hükmü esas alınmadığını ve bu hususun kararı da açıklanmadığını, Avrupa Birliği Genel Mahkemesi'nin "..."in marka olamayacağına dair verdiği kararın mahkeme tarafından değerlendirilmediğini,Müvekkilin 2004 tarihinde kurulmuş olup ayakkabı imalatında faaliyet gösterdiğini tescilli markaları mevcut olduğunu müvekkilinin , ... markasının sahibi olup buna göre imalat yapmakta olduğunu marka ve logonun bulunduğu ayakkabı kutuları içerisinde ürünleri sattığını poşetlerde de yine marka ve logosunun bulunduğunu müşteriye de ürünü bu şekilde teslim ettiğini hiçbir zaman taklit ürün üretmediğini, tüketiciyi yanılmadığnı,Müvekkili şirketin ürettiği ürünlerde kullanılan süslemelerin süsleme amaçlı şerit uygulamaları hiçbir zaman davacı şirketin üç bant markasına benzemediğini müvekkilin bazı ürünlerde kullandığı ... uygulamasının da davacının üç bant markasına benzemediğini ayrıca yine ayakkabıların dil kısmında ... markasının yazılı olduğunu, topuk kısmında ... yazısı ve şekil markasının olduğunu yan yüzeyinde ... yazısının bulunduğunu, ayakkabıda ... yazı ve şekil markasının baskın unsur olarak vurgulandığını, ayakkabının hiçbir kısmında ... kelime ve logosunun yer almadığını, müvekkilinin kullandığı ürünlerdeki ... arasındaki boşluk, şerit kalınlığı, baskı unsurunun davacı ... markasına benzemediğini, herhangi bir iltibas oluşmadığını,bilirkişi raporunda tasarım yönünden inceleme ve değerlendirmelerin hukuka aykırı olduğunu ... kodlu ürün yönünden davacının bu ayakkabıyı piyasadan temin edemediğini, kabul etmemek kaydıyla sadece davacı tarafın dosyaya sunduğu fotoğrafa bakarak değerlendirildiğinde dahi iki ürünün farklı olduğunun görüleceğini bilirkişi raporunun aksi değerlendirmelerinin hatalı olduğunu, ... nolu ürün yönünden de ... kodlu ürün hakkındaki değerlendirmelerinin aynen geçerli olduğunu ... nolu ürününde piyasadan temin edilemediğini ürünlerin farklı olduğunu tasarımsal değerlendirmelerin tamamen hukuka aykırı yapıldığını,Markasal inceleme yönünden ise Avrupa Birliği Mahkemesi tarafından ... markasının ayırt edici nitelikte bulunmaması sebebiyle İptal edildiğine dair delillerin dikkate alınmadığını, markaya tecavüz ve haksız rekabet açısından bilirkişi raporundaki değerlendirmeleri kabul etmediklerini müvekkilinin hiçbir zaman süsleme amacı dışında üç bant kullanmadığını ... yazısını da kullanmadığını bulusun bilirkişilerce dikkate alınmadığını, bilirkişilerin ...uygulamasını yanlış değerlendirerek markasal kullanım olarak değerlendirdiklerini, ancak bu yorumun kabul edilemeyeceğini burada markasal kullanım değil süsleme kullanımı söz konusu olduğunu, ... markalı ayakkabı kutularında ürünlerin pazarlandığını ortada haksız rekabet yahut marka tecavüzü söz konusu olmadığını, Tazminat hesabının da hukuka aykırı yapıldığını, bilirkişi raporundaki tazminat hesabında ilk bilirkişi raporuna atıfta bulunduğunu, davacı ile 2015 - 2016 yıllarına dair ihtilaf söz konusu değilken ve müvekkilinin de bir faaliyeti tespit edilememiş iken 2015- 2016 yılı geliri üzerinden tazminat hesabı yapılmasının hukuka aykırı olduğunu ayrıca müvekkilinin yüzlerce ürünü olduğunu, orantılama yapılmak suretiyle tazminat hesabını da hatalı olduğunu maddi tazminat miktarını kabul etmediklerini koşullarının oluşmadığını, raporun uyuşmazlık çözmekten uzak olduğunu, dava edilmeyen ayakkabı modellerinde dahil ederek hesaplanmış tazminat miktarında kabul etmediklerini ... ..., ..., ..., ... kod numaralı ürünler yönünden dava açılmadığını buna rağmen raporda değerlendirme yapıldığını, davanın kısmen kabulüyle müvekkili aleyhine tazminata hükmedilmesini hatalı olduğunu,Davacı tarafın tasarıma dayalı dava açmadığını, tescilli tasarım belgesi sunmadığını, buna rağmen ... ... ... kod numaralı ürünler yönünden tasarım benzerliği kabul edilerek tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacının ürünleri dosyaya sunmadığını, eksik rapora göre karar verildiğini, müvekkilin kendi markasını kullandığını tazminat uygun edilemeyeceğini,Manevi tazminata hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, müvekkilinin markayı ihlal eden bir fiili olmadığını,Ürünlerin internet sitesinden çıkartılmasına dair verilen kararın hatalı olduğunu ürün satışının yapılmadığını, müvekkili ... yönünden davanın husumetten reddi gerektiğini, davanın kısmen reddedilmiş olmasına rağmen lehine vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını davanın reddini talep etmiştir.
GEREKÇE:Davacı, "..." markasının tanınmış marka olduğunu, davalının ürünlerindeki kullanım ile iltibasa yol açtığını iddia ederek markaya tecavüzün meni ve haksız rekabetin meni, tespiti ile davaya konu ürünlerin tasarım, dizayn, model ve sunuluş biçimleri itibarı ile müvekkilinin ürünleri ile iltibas ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitini, durdurulmasını, önlenmesine, menini, www...., www...., www.... internet istelerindeki dava konusu ayakkabıların yer aldığı linklere erişimin engellenmesini, markalar ile iltibas yaratan dava konusu ürünlerin imal, ihraç, stok, satış, pazarlama vb şekillerde kullanımının ve haksız rekabetin durdurulmasını, yasaklanmasını, davalının haksız kazanç miktarının tespiti ile maddi tazminata ve manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ve davalılar vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; davacının “...” markalarının ..., ..., ..., ..., ... numaralarla tescilli olduğu, Dairemizin kaldırma kararından sonra alınan ve yeterli, denetime elverişli incelemenin yapıldığı bilirkişi heyeti raporuna göre; davalının ..., ..., ..., ..., ... ve ... kod numaralı ayakkabı ürünlerdeki dört şeritli markasal kullanımların davacının markasının tescil sınıflarında olduğu, davalının kullanımlarının davacı markası ile iltibas oluşturduğunun tespit edildiği, davalı markasının tescilli olduğunu ileri sürmüş ise de davalının "... şekil" ibareli markalarında "..." şeklinin yer almadığı, davalının markasal kullanımda markasının tescilli halinde uzaklaşarak davacı markasına yanaşma iradesi gösterdiği, davalı kullanımların süsleme niteliğinde olduğu yönündeki savunmanın ve tescilli marka kullanımı ile ayırt edicilik sağlandığı yönündeki savunmanın markadan haksız yararlanma karşısında kabul edilemeyeceği, markaya tecavüzün tespiti, meni, refi ile ürünlerin internet sitesindeki içerikten çıkarılmasına karar verilmesinin yerinde olduğu kanaatine varılmış, davalı vekilinin markaya tecavüz yönünden istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinafında; ..., ..., ... modelleri yönünden ticari takdim itibarı ile haksız rekabetin gerçekleştiğini, bu hususun bilirkişi raporunda da tespit edildiğini, ancak mahkemece bu hususta karar verilmediğini belirtmiştir. Davacının bu yöndeki talebi, SMK'ya değil, TTK'ya dayalıdır. Bilirkişi raporunda davacıya ait ... şekil markaları, ... markalı spor ayakkabı ve spor giyim ürünleri üzerinde uzun zamandır kullanılmakta olan, marka ile özdeşleşmiş, davacı ürünleri için ayırtedicilik sağlayan ve ortalama algılama düzeyine sahip bir alıcı için refleks olarak ... firmasına ait bir emtia/ürün olduğunu düşündürten tanınmış markalar olduğu belirtilerek, ... nolu ürünün davacının ... markası ile ... modeli ile, ... nolu ürünün davacının ... markası ile ... modeli ile, ... nolu ürünün ... markası ile ... model ayakkabı ile benzer olduğuna yer verilmiştir. Bu durumda ..., ... ve ... modelleri ile davalının ticari takdimi karşılaştırıldığında davacı ile özdeşleşen bu modeller yönünden haksız rekabet oluştuğunun kabulüne karar verilmesi gerekir. (Bknz; Davacının ... modeline ilişkin haksız rekabete dayalı istemi yönden benzer yöndeki Y.11HD, 2017/927 Esas, 2018/7541Karar sayılı, 03.12.2018 Tarihli ilamı) İlk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde bu hususa değinilmemiş olması nedeni ile davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü gerekmiştir. Davacı vekili ..., ..., ..., ..., ... kod no.lu ürünler ve ... nolu ürün hakkında karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de; belirtilen ürünler dava dilekçesinde açıkça dava konusu edilmediğinden kararda bu yönden usule aykırılık görülmemiştir. Maddi tazminata ilişkin istinaf istemlerine gelince; mahkemece SMK 151/2-b maddesi gereğince hesaplama yapılması için rapor alındığı, ticari defterlerden ürün bazında net bir veri elde edilememiş olmakla mahkemece neticeten TBK 50,51 maddeleri gereğince hakkaniyete göre uygun maddi tazminat takdirinin yerinde olduğu, dava dilekçesinin netice-i talep bölümünde itibar tazminatı yönünden ayrı bir değer belirtilip talepte bulunulmadığı yahut itibar tazminatının koşullarının gerçekleştiğine dair somut delil sunulmadığı da dikkate alındığında mahkemenin kararında usule aykırılık bulunmadığından maddi tazminata ilişkin istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir.Davacı vekilinin manevi tazminata ilişkin istinaf istemi incelendiğinde; davacının markasının yüksek tanınmışlığı, markaya tecavüz teşkil eden ürünler, meydana gelen zarar, somut delil durumu dikkate alındığında 1000TL manevi tazminata hükmedilmesi dosya kapsamına uygun görülmemiş, davacının manevi tazminat isteminin 30.000TL üzerinden tam kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davalı vekili, davalı ... 'nın pasif husumeti olmadığını ileri sürmüş ise de, TMK'nın 50. maddesinde, tüzel kişinin iradesinin, organları aracılığıyla açıklanacağı, organların, hukuki işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokacağı, yine organların, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumlu olduğu düzenlenmiş olmakla davalı şirketin yetkilisi olan davalı ...'nın pasif husumeti mevcut olmakla bu yöndeki istinaf istemi reddedilmiştir.Açıklanan nedenlerle istinaf sebepleri ile sınırlı ve kamu düzeni dikkate alınarak yapılan incelemeye göre davalılar vekilinin istinaf istemlerinin esastan reddine, davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak yeninden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;
1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2- Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜNE, İstanbul 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 08/04/2025 tarih ve 2022/232 Esas, 2025/121 Karar sayılı KARARIN HMK 353/1-b-2 maddesi gereğinde KALDIRILMASINA, Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına,
3-Davanın KABULÜNE,
A. Davacının ... şeklindeki görsel ibare taşıyan markasının davalı tarafın ..., ..., ..., ..., ... ve ... kod numaralı ayakkabı ürünlerinde kullanılan ... uygulamasının karıştırma ihtimaline sebebiyet vermek suretiyle tecavüz ettiğinin tespitine, tecavüzün durdurulmasına, önlenmesine, menine,
-Davalının dava konusu ... kod nolu ürünün davacının ... modeli yönünden, davalının dava konusu ... kod nolu ürününün davacının ... modeli yönünden, davalının ... kod nolu ürününün davacının ... modeli yönünden haksız rekabet teşkil etiğinin tespitine, haksız rekabetin, menine, refine,-..., ..., ..., ..., ... ve ... kod numaralı bu ürünlerin internette ve sair ticari mecralarda kullanımının yasaklanmasına, bu ürünler ile ilgili her türlü ticari kullanımın ve tanıtımının yasaklanmasına, ürünlere el konulmasına ve masrafı davalılardan alınmak üzere imhasına, ürünlerin üretilmesinin yasaklanmasına, sırf bu ürünleri üretmek için kullanılan bir makine veya teçhizat tespit edilmediğinden bu talebin reddine,
B. 66.306,17 TL maddi tazminatın ve takdiren 30.000,00 TL manevi tazminatın tespit tarihinin dava tarihinden daha sonra olması dikkate alınarak dava tarihinden itibaren yürütülecek ticari faiz ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine,
C. Dava konusu edilen ..., ... ile ... isimli internet sitelerine erişimin engellenmesine ilişkin talep yönünden davalı tarafça kullanımı yapılan ..., ..., ..., ..., ... ve ... kod numaralı ayakkabı ürünlerinin 2 hafta içerisinde içerikten çıkartılmasına, çıkartılmadığı takdirde kararın kesinleşmesiyle birlikte ilgili url'lere erişimi engellenmesine,
D. Hüküm kesinleştiğinde hükmün masrafı davalıdan alınmak üzere Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde bir kez ilanına,
4- İlk derece aşamasındaki harç ve yargılama giderleri;
-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 6.578,67 TL karar harcından peşin yatırılan 853,88 TL ve 791,00TL ıslah harcının mahsubu ile kalan 4.929,79 TL bakiye karar harcının davalılardan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
-Davacı tarafından yapılan; 16.000,00 TL bilirkişi ücreti, 302,65 TL posta gideri olmak üzere toplam 16.302,65 TL ve 1.676,28 ,00 TL harç (peşin+başvuru+ıslah) olmak üzere toplam 18.219,28 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
-Kabul edilen markaya tecavüz talebi yönünden karar tarihindeki AAÜT gereğince 55.000,00TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
-Kabul edilen haksız rekabet talebi yönünden karar tarihindeki AAÜT gereğince 55.000TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
- Kabul edilen maddi tazminata ilişkin talep yönünden karar tarihindeki AAÜT gereğince 55.000,00TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
-Kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince 30.000,00TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
5-İstinaf aşamasında harç ve yargılama giderleri;
-İstinaf talebi kısmen kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
-Davalıların istinaf istemi reddedildiğinden alınması gereken 6.578,67Tl harçtan, peşin alınan 1.200TL harcın mahsubu ile bakiye 5.378,67TL harcın davalılardan alınarak hazineye irat kaydına,
-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 1.683,10TL istinaf yoluna başvurma harcı, 650TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 2.333,10TL'nin davalılardan alınıp davacıya verilmesine,
-Davalılarca yapılan İstinaf yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına,
6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,
7-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere 03/07/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.