Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1108 E. 2026/1459 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1108
- Karar No
- 2026/1459
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1108 Esas
KARAR NO : 2026/1459 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI : 2025/943 Esas- 2026/264 Karar
TARİH: 27/03/2026
DAVA: Şirketin İhyası
KARAR TARİHİ: 13/07/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Bolu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2025/202 Esas sayılı dosyası ile .... A.Ş. aleyhine rücuen alacaklarına dair tazminat davası açtıklarını, .... A.Ş.'nin ticaret sicilden terkin edilmesi nedeniyle taraf teşkilinin sağlanamadığını, mahkemece verilen 13/10/2025 tarihli ara karar ile kendilerine .... A.Ş. aleyhine ihya davası açmaları için süre verildiğini, davacı üniversite ... Başkanlığı’nın 30.07.2025 tarihli ve ... sayılı yazısı ile; 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 62’ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında alt işveren tarafından çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatları ''Kamu İhale Kanununa Göre İhale Edilen Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımları Kapsamında İstihdam Edilen Personellerin Kıdem Tazminatlarının Ödenmesi Hakkında Yönetmelik'' gereğince kurum tarafından 1475 sayılı İş Kanunu'nun yürürlükte olan 14'üncü maddesi kapsamında, dava dışı işçiler; ..., ... ve ...'e kıdem tazminatı ödemeleri yapıldığının belirtildiğini, 4857 sayılı İş Kanunu ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca dava dışı işçilerin işbu davalı yüklenici şirket nezdindeki hizmet sürelerine tekabül eden ve idare bünyesinde çalıştıkları hizmet sürelerine münhasır olmak üzere ödedikleri kıdem tazminatı toplamı olarak 282.341,82 TL'nin her bir ödemenin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek faiziyle davalı yüklenici şirketten rücuan tahsil edilmesi için Bolu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2025/202 Esas sayılı dosyası üzerinden 20.08.2025 tarihinde rücu alacak davasında taraf teşkilinin sağlanması gerektiğini beyanla .... Anonim Şirketi'nin ihyasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicil Müdürlüğünün TTK. m 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde sorumluluğun şirketin tasfiye memuruna ait olduğunu, ek tasfiye kararı verilirse TTK'nın 547/2. maddesi gereği, tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, davada yasal hasım olduklarını ve davanın açılmasına neden olmadıklarından aleyhlerine yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararı uyarınca ticari şirketin tüzel kişiliğinin ticaret sicilinden silinmesi ile sona erdiğini, tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olmasının gerektiğini, ihyası talep edilen şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz yerine getirildiğini, ticaret sicil kayıtlarından da açık bir şekilde görüleceği üzere şirketin TTK hükümlerine uygun olarak terkin olunduğunu, şirketin borçlu ve alacaklılarının merkezinde bulunmaları için 3 adet ilan yapıldığını, Ticaret Sicil Gazetesi'nde de 3 defa ilan yayınlandığını, gerekli tüm süreler beklendikten sonra şirketin terkinin ilan edildiğini, terkinden 3 yıl sonra davanın açılmasında herhangi bir hukuki yararın bulunmadığını, kötü niyetli olduğunun göstergesi olduğunu beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; davanın, Tasfiye Halinde ... Anonim Şirketi'nin ihyası istemine ilişkin olduğu, şirketin tasfiyesinin sona erdiği 13/11/2020 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin olunduğu, daha sonra şirketin sicil kaydının yeniden ihyasına karar verildiği, 06/12/2023, 26/11/2024 ve 16/05/2025 tarihinde ayrı ayrı tescil edildiğinden müdürlük kaydının yeniden açıldığı, davalı ...'in ihyası talep edilen şirketin yönetim kurulu başkanı ve tasfiye memuru olduğu, davacı tarafından Bolu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2025/202 esas sayılı dosyası ile .... A.Ş. aleyhine rücuen alacaklarına dair tazminat davası açıldığı ve iş bu davada verilen ara karar ile davacıya ihya davası açmak üzere süre verildiği, davacının dava konusu şirketin ihyasını istemekte hukuki menfaati bulunduğu, davada davalı ... sicil müdürlüğünün yasal hasım olması ve davanın açılmasına sebebiyet vermemesi karşısında aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiği, vekalet ücreti ve yargılama giderinin, dava açılmasına sebebiyet verilmesinden ötürü davalı ...'den tahsiline hükmedilmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DAVALI ... VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; Ticaret şirketlerinin tüzel kişiliğinin sicilden terkin ile sona erdiği, tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılması gerektiği, müvekkili tarafından tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak yerine getirildiği, gerekli tüm süreler beklendikten sonra şirketin terkininin ilan edildiği, davacının şirkete başvuru yapmadığı ve şirketin terkininden uzun yıllar sonra işbu davayı açtığı, ortada herhangi bir hukuki yararının bulunmadığı ve kötü niyetli olduğu, müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin de haksız olduğu, bu sebeplerle kararın kaldırılması gerektiğine ilişkindir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava, ticaret sicilinden tasfiye nedeniyle terkin edilen şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547. maddesi uyarınca, ek tasfiye işlemleri nedeniyle ihyası talebine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı tasfiye memuru vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Türk Ticaret Kanunu'nun 547. maddesinde; "tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemleri yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." denilmek suretiyle ek tasfiye düzenlenmiştir.
Tasfiye Halinde ... Anonim Şirketi'nin sicil kaydı 13/11/2020 tarihinde tasfiye neticesinde davalı ... Sicil Müdürlüğü'nce terkin edilmiştir. İhyasına karar verilen şirket aleyhine davacı tarafından Bolu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2025/202 Esas sayılı dosyası ile rücuan tazminat davası açılmış olup, davanın derdest olduğu ve Mahkemece davacı vekiline şirketin ihyası için dava açmak üzere süre verildiği anlaşılmıştır. Şirketin tasfiyesinin, hakkında davacı tarafından açılmış ve derdest dava dosyası olması nedeniyle tamamlanmadığı, ek tasfiye işlemlerinin yapılması için yeniden sicile tescil edilmesi ve ek tasfiye işlemleri yönünden tasfiye memurunun görevinin devamına karar verilmesi gerekir. Bu nedenle Mahkemece, davacının, anılan şirketin ihyasını talep etmekte hukuki yararının bulunduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Öte yandan şirket 13/11/2020 tarihinde, tasfiyesinin tamamlanması nedeniyle sicilden terkin edilmiş, davacı tarafından rücuan tazminat davası ise 20/08/2025 tarihinde açılmış olup, davanın tasfiye işlemlerinin tamamlanmasından sonra açılmış olması ve davacı tarafça, tasfiye sırasında yapılan ilan üzerine alacak kaydı için şirkete başvuru yapıldığına dair bir delil sunulmaması karşısında davalı tasfiye memurunun bu davanın açılmasına sebebiyet verdiği kabul edilemeyeceğinden, aleyhine yargılama gideri ile vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Açıklanan nedenlerle, davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun aleyhine hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden kabulü ile, mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasıı, Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, (Kapatılan) Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/03/2026 tarihli, 2025/943 Esas ve 2026/264 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle,
2-DAVANIN KABULÜ ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicilinde kayıtlı iken tasfiye neticesinde terkin edilen Tasfiye Halinde ... Anonim Şirketi'nin, TTK'nın 547/1. maddesi gereğince Bolu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2025/202 Esas sayılı dosyası bakımından taraf teşkilinin sağlanması yönünden İHYASINA, kararın bir örneğinin ilk derece mahkemesi tarafından İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne tevdiine,
2-TTK 547. maddesi gereğince tasfiye memuru olarak ... T.C kimlik nolu 26/04/1977 doğum tarihli, davalı ...'in görevlendirilmesine, kendisinin ihyası talep edilen şirketin ortağı ve temsile yetkili müdürü olması nedeniyle ücret takdirine yer olmadığına,
3-Keyfiyetin Ticaret Sicil Gazetesi'nde tescil ve gazete ile ilanına, masrafın davacı vekili tarafından karşılanmasına,
İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN:
4-Davacı taraf harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
8-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran taraflara iadesine,
İSTİNAF YÖNÜNDEN:
9-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tasfiye memuru tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, karar harcının talep halinde davalı tasfiye memuruna iadesine,
10-Davalı tasfiye memuru tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 540,00 TL posta gideri olmak üzere; toplam 2.542,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı tasfiye memuruna verilmesine,
11-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran taraflara iadesine,
12-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda Yargıtay HGK'nun 14/07/2025 Tarih, 2024/251 Esas ve 2025/468 Karar sayılı kararı uyarınca HMK'nun 362/1-ç maddesi gereğince kesin olarak 13/07/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.