Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/989 E. 2026/1238 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/989
Karar No
2026/1238
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/989

KARAR NO : 2026/1238

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 13/05/2026

NUMARASI : 2026/379 Esas - 2026/461 Karar

DAVA: Şirketin İhyası

DAVA TARİHİ:14/04/2026

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/06/2026

Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA: Davacı vekili; müvekkili ... şirketinin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu iştiraki olduğunu, ... Limited Şirketi, ... Anonim Şirketi'nden kullanılan kredide, genel kredi sözleşmesinde borçlu olduğunu, ... AŞ tarafından ... Fonu'na temlik edilen alacağa ilişkin olarak, 13.04.2006 tarihinde TMSF tarafından ... ... A.Ş'ye devir ve temlik edildiğini, müvekkili şirketin ... AŞ. ile 6102 sayılı TTKnın 155,156'ncı maddesi hükümleri uyarınca kolaylaştırılmış birleşme hükümlerine göre birleştirilmesine karar verildiğini, kullanılan kredinin ödenmemesi nedeniyle İstanbul 6. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, dosyanın kefillere ilişkin taşınmaz satışları devam ettiği süreçte borçlu firma ... Ltd Şti' nin ticaret sicilden resen terkin edildiğinin tespit edildiğini, asıl borçlu/kefil ... Ltd Şti olan icra takibinde kefil ... adına kayıtlı da İstanbul İli Kadıköy İlçesi ... Mah. ... Ada ... Parselde kayıtlı 154 m2 1/2 hisseli taşınmazın tahsilata katkısı olacak taşınmazlar bulunduğunu, satış işlemleri devam eden taşınmazlara ilişkin olarak kıymet takdiri yapıldığını ve dosya borçlusu olan ... .. Şirketi'ne tebligatların yapılamadığını, ...'nün re'sen terkin işleminin hukuka aykırı olduğunu, zira, 6102 Sayılı Kanun'un Geçici 7.maddesi 2.fıkrası uyarınca "davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz." denildiğini, yasanın emredici hükmüne aykırı olarak tesis edilen işlemin düzeltilmesi gerektiğini, İstanbul 6. İcra Müdürlüğü ... E . Sayılı dosyasında borçlu olarak yer alan, ticaret sicilden re'sen terkin edilmiş olan ... Limited Şirketi (vergi no: ..., sicil no :...-0) 'nin ihya edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP:Davalı İstanbul ...Müdürlüğü ve tasfiye memuru davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece, ihyanın dayanağı şirketin tasfiyesi talep edilmiş olup, dava açmakta davacının hukuki yararı bulunduğu,ihyası istenen şirketin "İstanbul 6. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasındaki yargılama ile sınırlı olarak TTK 547. maddesi uyarınca işlemler sonuçlanıncaya kadar Ticaret Sicil Müdürlüğüne yeniden tesciline, şirketin ek tasfiyesi için Ticaret Sicil'ine tesciline, şirketin ek tasfiye işlemlerinin davalı ... (...) tarafından yürütülmesine yasal hasım konumunda bulunan ... aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemiş, icra takibinden sonra dava dışı şirket terkin olduğundan dahili davalı aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ...; mahkemece, uzun yıllar önce tasfiye edilerek ticaret sicilinden terkin edilmiş şirketin ihyasına karar verildiğini ve tasfiye memuru olarak atandığını, verilen karar usul, yasa ve hakkaniyete aykırı olduğunu, şirketin fiilen faaliyeti bulunmadığı gibi aktif ticari varlığı da mevcut olmadığını, davacı tarafın dayandığı husus esas itibarıyla eski tarihli icra takiplerinin sürdürülebilmesi amacına ilişkin olduğunu, dosyada belirtilen İstanbul 6. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasının açılış tarihinin 2004 yılına kadar dayandığını, mevcut e-Devlet kayıtlarından da görüldüğü üzere başka icra dosyaları da uzun yıllardır açık tutulduğunu, bu durum ihya talebinin gerçek amacının tasfiyesi kesinleşmiş şirket üzerinden eski icra takiplerini devam ettirmek olduğunu gösterdiğini, tasfiyesi tamamlanmış ve ticaret sicilinden silinmiş bir şirketin yalnızca alacak tahsilini kolaylaştırmak amacıyla ihya edilmesi, şirketler hukukunun tasfiye kesinliği ilkesine aykırı olduğunu, tasfiye memuru olarak atandığını, ancak bu görevi kabul ettiğine ilişkin herhangi bir yazılı muvafakati veya talebi bulunmadığını, açık rızası bulunmaksızın bu göreve atanmış olmak hukuka aykırı olduğunu, dava açılmasına sebebiyet veren taraf olmamasına rağmen yargı gideri ve vekalet ücretinin tarafına yükletilmesi de hakkaniyete aykırı olduğunu, bu sebeplerden dolayı kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE :Dava, 6102 sayılı TTK.'nın geçici 7. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Müdürlüğünce resen terkin edilen şirketin ihyası davasıdır.

TTK'nın geçici 7. madde kapsamında terkin edilen münfesih halde olmayan şirketler bakımından ihya kararı ile birlikte tasfiye memuru atanmasına gerek olmadığı yolunda bir uygulama var iken; Yargıtay HGK ve 11.HD nin bu konuya ilişkin olarak sınırlı ihyasına karar verilen şirketlere tasfiye memuru atanmasının kanunun amacına uygun olacağı yönünde bozma kararları verilmiştir.

"Davacı, taraf teşkili ve alacağının tahsili amacına 6102 sayılı Kanun'un 547. maddesi gereğince ek tasfiye kararı ile de ulaşabileceği, o hâlde bölge adliye mahkemesince dava konusu şirketin 6102 sayılı Kanun'un 547. maddesi gereğince dosya kapsamı ile sınırlı olmak üzere ek tasfiyesine karar verilmesi ve tasfiye işlemlerinin yapılması için bir tasfiye memuru atanması gerekirken, ... terkin işleminin hukuka uygun olmadığından bahisle terkin işleminin iptali niteliğindeki şirketin ihyasına karar verilmesi doğru olmamıştır." denilmiştir. (Yargıtay HGK'nın 2023/11-338 esas, 2024/3 karar sayılı 24.01.2024 tarihli ilamı, Yargıtay 11. HD'nin 22.03.2022 tarihli, 2020/8099 esas, 2022/2190 karar sayılı ilamı)Anılan kararlar nedeniyle Dairemizce de sınırlı olarak ihya edilen şirketlere tasfiye memuru atanması kanunun amacına uygun olacağından tasfiye memuru atanması gerekmediği yolundaki mevcut uygulamadan dönülmüştür.

Somut olayda şirket aleyhine resen terkin tarihi olan 31.07.2013 tarihinden evvel 2002 yılında başlatılan icra takibi bulunduğu, takibe devam edilebilmesi için davacının ihya talebinde hukuki yararı bulunmaktadır.

Ne var ki, dava dışı şirket olağan tasfiye süreci sonunda terkin edilmemiş olup, mahkemece olağan tasfiye süreci neticesi terkinin gerçekleştiğini kabul ile karar verilmesi doğru olmamıştır. Geçici 7. madde kapsamında terkin gerçekleştiğinden alınmış bir tasfiye kararı olmadığı, terkinden evvel şirket yetkilisinin ... olduğu, diğer ortakların temsil yetkisi bulunmadığı, davalı tasfiye memurunun davanın açılmasına sebep olmadığı, bu nedenle davalı aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığından kararın kaldırılması gerekmektedir. Davada davalı ticaret sicil müdürlüğünün yasal hasım olması ve davanın açılmasına sebebiyet vermemesi karşısında aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemiş,karar bu yönüyle davacı tarafça istinaf edilmemiş,kesinleşmiştir.

Davalı tasfiye memuru tasfiye memuru atanmasına rızası olmadığını istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de ; davalı terkinden evvel şirket yetkilisi bulunduğu gibi engel haline ilişkin mazeret ileri sürmediğinden bu konuya ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle; dava dışı şirket hakkında derdest icra takibi bulunduğu, ihya talebinde hukuki yararı bulunduğu, TTK nın geçici 7 madde uyarınca terkin yapıldığından kararın kesinleşen kısımlarının aynen tekrarına şirketin ihyasına davalılar aleyhine yargı gideri ve vekalet ücreti takdir edilmemesine karar verilmiştir.

HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalı tasfiye memuru ...'ın istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/05/2026 Tarih 2026/379 Esas - 2026/461 Karar sayılı kararın HMK'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;

"Davanın kabulü ile İstanbul ...'nün ...- sicil numarasında kayıtlı iken 31.07.2013 tarihinde sicilden resen terkin edilen Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi'nin TTK. 547 maddesi uyarınca İstanbul 6. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına,Şirketin ek tasfiyesi için Ticaret Siciline tesciline ve ilanına, bu işlemleri yapması için ... (...)’ın atanmasına, kararın ticaret siciline tescil ve ilanına, masrafın davacı vekili tarafından karşılanmasına,"

İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;

"Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,

Davalı ... zorunlu yasal hasım olduğu ve dava açılmasına sebebiyet vermediğinden, davalı Ticaret Sicili yönünden davacı lehine avukatlık ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

Davalı ... aleyhine yargı gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,"

Adli Yardım kararı nedeniyle davalı ...'dan peşin istinaf karar harcı alınmadığından harç iadesi hususunda bir karar verilmesine yer olmadığına,

Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/989, K. 2026/1238, T. 30.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-989-e-2026-1238-k-a75100587132