Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2473 E. 2026/2147 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/2473
- Karar No
- 2026/2147
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO:2023/2473
KARAR NO:2026/2147
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ:(Kapatılan) İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ:21/06/2022
NUMARASI:2021/98 Esas - 2022/530 Karar
DAVA:Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:19/10/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile borçlu ... arasında 29/01/2019 tarihli kredi rehin sözleşmesi imzalanarak ... plakalı araç üzerine rehin şerhi işlendiğini, borçlu ...'ın kredi taksitlerini düzenli ödememesi üzerine hesabın kat edildiğini, İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğü'nün ... numaralı rehnin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığını, icra takibi kapsamında aracın hasarlı olduğunun anlaşıldığını, aracın kasko sigortasından hasar dosyası açıldığını, araç maliki ...'a davalı tarafça 30.000,00 TL ödeme yapıldığını, ödeme tarihinin 16/09/2020 olduğunu, rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takibin 15/09/2020'de başlatıldığını, davacının rehin alacaklısı olduğunun davalı tarafça dikkate alınmadığını, hasar tutarının uzman bilirkişi vasıtasıyla tespit edilmesi gerektiğini, davalının rehin alacaklısı bulunduğunu bilebilecek durumda olduğunu, araç malikinin tahsil ettiği 30.000,00 TL'yi araç onarımına harcamadığını, rehin hakkının sicile işlenmekle kurulduğunu, sigortacının sigortalıya tazminat ödemesi yapabilmesi için dain-i mürtehinin muvafakati bulunması gerektiğini, muvafakat bulunmaksızın sigortalıya yapılan ödemenin davalıyı borçtan kurtarmayacağını belirterek, şimdilik 100,00 TL hasar bedelinin aracın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, davacının aktif husumet ehliyetini kanıtlaması gerektiğini, davalı ile ... arasında ... plakalı araç için genişletilmiş kasko sigorta poliçesi akdedildiğini, sigortalının 30/07/2020 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle davalı şirkete başvurduğunu, ekspertiz raporunda hasar bedelinin 30.000,00 TL olarak tespit edildiğini, ilgili bedelin 16/09/2020 tarihinde sigortalıya ödendiğini, ödeme ile davalının poliçe kapsamındaki sorumluluğunun sona erdiğini, araç üzerinde rehinli alacaklı olan kişilerin kasko poliçesinde dain-i mürtehin olmaması halinde davalı şirketin ödeme yükümlülüğü oluşmayacağını, davalı şirketin aracın rehinli olduğunu bilebilecek durumda olmadığını, ödemenin aracın onarılması için yapıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "Davanın kısmen kabulüne; 47.935,96 TL'nin 02/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşan istemin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; sunmuş oldukları yazılı ve sözlü beyanları göz ardı edilerek, eksik inceleme neticesinde hukuka aykırı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, mevcut olayda sigorta şirketinin, tespit edilen hasar bedelini sigortalıya ödeyerek emredici hükümlere aykırı davrandığını, bu sebeple sigorta tazminatını doğru ödemek üzere sorumluluğunun devam ettiğini, öyle ki müvekkilinin, sigorta tazminatı üzerinde öncelikli alacaklı olduğunu, meydana gelen hasarın orijinal parça bedelleri üzerinden iskontosuz olarak tespit edilerek, KDV'si ve kaza tarihi itibari ile ticari faiziyle taraflarına ödenmesini talep ettiklerini, bilirkişilerce aracın hasar bedeli hesaplanarak, dava tarihinde müvekkilin alacaklı olduğu tutarın hesaplandığını, tespit edilen araç hasar bedeline itirazları bulunmadığını, ancak müvekkilinin, dava tarihli alacağının hatalı hesaplanmış olup itirazlarını sunduklarını, bilirkişinin, müvekkilinin dava tarihindeki alacağını"icra takibi başlatılmamış ve araç satışı gerçekleştirilmemişcesine" hesapladığını, araç satış bedelinin dosyaya geldiği tarih itibariyle müvekkilinin alacağının hesaplanması, yapılan hesaplamaya icra takip masraflarının ve vekalet ücretinin de dahil edilerek hesaplama yapılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, davalı sigorta şirketi tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalanan araçta trafik kazası sonucu oluşan hasar bedelinin dain-i mürtehin hakkına sahip olan davacıya ödenmesi istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından; davacı ile dava dışı sigortalı ... arasında 04/03/2019 tarihinde Tüketici Kredi Sözleşmesi düzenlendiği, borçlu sigortalı adına kayıtlı olup davalı tarafından genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalanan ... plaka sayılı aracın trafik siciline davacı lehine rehin kaydı işlendiği, kredi borcunun ödenmemesi sebebiyle, davacı tarafından borçlu sigortalı ... aleyhine 15/09/2020 tarihinde İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığı; ... plakalı aracın 30/07/2020 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle hasarlandığı, davalı tarafından dava dışı sigortalısına 16/09/2020 tarihinde 30.000,00 TL hasar bedeli ödendiği, ... plakalı aracın rehin alacaklısı olan davacının, sigorta tazminatı üzerinde öncelikli alacaklı olduğunu belirterek, hasar bedelinin kendisine ödenmesi talebiyle eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır.İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasından gelen yazı cevabına göre; dosyadan rehinli bulunan ... plakalı aracın Samsun İcra Dairesi'nin ... Talimat sayılı dosyasından, 26/08/2021'de 25.200,00 TL'ye ihale edildiği, ihale bedelinden satış masrafların mahsubundan sonra bakiye kalanın alacaklı ...'na ödendiği, ancak ihale bedeli rehin alacağını karşılamadığından alacaklı tarafça rehin açığı belgesi düzenlendiği, dosyanın rehin açığı üzerinden devam etmekte olduğu anlaşılmıştır.6762 sayılı TTK'nın 1269. maddesi uyarınca, malı rehin alan kimse sıfatıyla o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi aynı Yasa'nın 1270. maddesi hükmü gereğince bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un 879. maddesi gereğince, sigorta tazminatının öncelikle rehin hakkı sahibine verilmesi veya açık muvafakatinin alınması gerekmektedir.TTK'nın 1456/1. maddesinde "Sınırlı ayni hak ile takyit edilmiş bir mal üzerindeki, malike ait menfaat sigortalandığı takdirde, kanunda aksi öngörülmemişse, sınırlı ayni hak sahibinin hakkı sigorta tazminatı üzerinde de devam eder" düzenlemesine; 1456/2. maddesinde ise "Sigortacıya, mal üzerinde sınırlı ayni hak bulunduğu bildirildiği takdirde, ayni hak sahiplerinin izni bulunmadıkça, sigortacı sigorta tazminatını sigortalıya ödeyemez. Ayni hakkın sicille alenileştiği veya sigortacının bunu bildiği durumlarda bildirime gerek yoktur. Sigortalı menfaate konu malın tamiri veya eski hâline getirilmesi amacıyla ve teminat gösterilmesi şartıyla, tazminat sigortalıya ödenebilir" düzenlemesine yer verilmiştir. Bilirkişi raporunda, aracın hasar bedeli yedek parça (iskonto uygulanmamış) ve KDV dahil bedelinin 58.436,41 TL olduğu tespit edilmiş, ancak davacının tüketici kredisinden kaynaklanan alacağının dava tarihi itibariyle 47.935,96 TL olduğu tespit edilerek bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Hasar bedelinin belirlenmesi için alınan bilirkişi raporunun sigortalı aracın hasarlı parçaları dikkate alınarak konusunda uzman bilirkişi tarafından ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli olarak hazırlandığı anlaşıldığına göre Mahkemece bu bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından hasar raporuna ilişkin istinaf itirazları yerinde değildir.Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları'nın 3.3.4.1 maddesine göre: "Sigortacı hasar ihbarı üzerine talep ettiği belgelerin kendisine eksiksiz olarak verilmesi ve zararın eksper vasıtasıyla tespiti kararlaştırılmış ise eksper raporunun tesliminden itibaren en geç 10 işgünü içinde Genel ve Özel Şartlar kapsamında gerekli incelemeleri tamamlamak ve ödemeye engel bir durumun bulunmaması halinde tazminat miktarını tespit edip sigortalıya ödemek zorundadır.Tazminat ödeme borcu her halde hasarın ihbarından itibaren 45 gün sonra muaccel olur. " düzenlemesi getirilmiştir.Dosya kapsamına göre, davacı davalıya 24/09/2020 tarihinde ihtarname göndermiş olup, bu tarihten itibaren 45 gün sonra faizin başlatılması davacının aleyhine olacağından faiz başlangıç tarihine yönelik istinaf yerinde görülmemiştir.Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.19/10/2026