Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/14 E. 2026/1230 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/14
- Karar No
- 2026/1230
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/14
KARAR NO: 2026/1230
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 06/10/2022
NUMARASI: 2021/91 Esas - 2022/571 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/06/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin Çin'den ithal ettiği emtiaların bir kısmının; fiili taşıyan ... Limited tarafından ... limanından ...ve ... numaralı konşimento ile İstanbul ... Limanına taşındığını, bir kısmının ise; fiili taşıyan ... Limited tarafından...limanından ... nolu konşimento ile ... Limanına taşındığını, konşimentolarda davalı firmanın ifa yardımcısı- doğrudan temsilci olarak yer aldığını, tanzim edilen konşimentolarda yüklerin ... yani navlun bedeli ödenmiş olarak ve .../... {yük konteynerden yük terminali- geçici depolama yerinde boşaltılmış) teslim şekli ile taşımanın taahhüt edildiğini ve gerçekleştiğini, taşımaya konu yüklerin .... ... Limanına vardığında davalı tarafından müvekkiline varış bildirimi yapıldığını ve ithal edilen emtiaların ... Geçici Depolama'dan ve ... Geçici Depolama'dan tesliminin gerçekleşeceğinin, emtiaların tesliminin ... Masraf, Devanıng, ... Ücreti, ... Güvenlik Masrafı, ...-yük Bildirim Masrafı, Yük Teslim Belgesi, ... gibi masrafların, emtiaların tesliminden önce peşin olarak ödenmesi gerektiğinin, ödenmemesi halinde emtiaların tesliminin gerçekleşmeyeceğinin bildirildiğini, davacı tarafından konuya ilişkin olarak müvekkili adına faturalar tanzim edildiğini, müvekkili tarafından ilgili faturalara itiraz edildiğini ancak, fatura bedellerini ihtirazi kayıtla ödemek zorunda kaldığını, davalıya haksız olarak itirazı kayıtla ödenen tutarların iade edilmemesi nedeniyle davalı aleyhine ....İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, yapılan bu takibe davalı tarafından itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını ve huzurdaki davanın açıldığını belirterek, davalarının kabulü, davalının yapmış olduğu itirazın iptaline ve takibin ....İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı dosyası üzerinden devamına, haksız itiraz nedeniyle davalı aleyhine alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davada görevli mahkemenin Çin Halk Cumhuriyeti mahkemeleri olduğunu, davaya konu alacağın zaman aşımına tabi olduğunu, taşımaya konu yüklerin davacı tarafından CİF teslim şekline göre alındığını, tanzim edilen ticari satış faturalarında ... şerhi ile emtiaların taşınmasına ilişkin tanzim edilen gümrük beyannamelerinde teslim şeklinin CİF olarak görüldüğünü bu teslim şekline göre boşaltma limanında oluşan masraflar ile yükleme limanı nominal navlun farkının alıcının mesuliyetinde olduğunu, müvekkilinin davaya konu 3 adet taşıma işini gereği gibi ifa ettiğini ve davaya konu masrafların davacıya önceden bildirildiğini ve davacının onayından geçtiğini,
TTK göre müvekkili şirketin davacıya ait yüklerle İlgili olarak yapmak zorunda kaldığı davaya konu masrafları davacıdan talep etme hakkının bulunduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Dosyaya sunulan, MM. ... , taşıma uzmanı... ile uzak yol kaptanı ... den alınan bilirkişi raporlunda konşimentolardaki ... kaydı değerlendirilerek taşıyanın bu alana kadar oluşan masrafları talep edemeyeceği belirtilmekle birlikte ayrık görüş ile bazı fatura kalemleri yönünden konsolidasyon bedeli talep edebileceği belirtmiş ise de ... alanında yükün teslim edilmiş olduğu, bu aşamada taşıyan tarafından herhangi bir şekilde hizmet verilmiş olduğu iddia ve ispat olunmadığı,
Mahkememizde davacısı aynı olan benzer nitelikteki alacaklara ilişkin yargılaması devam eden başkaca dosyaların bulunduğu, söz konusu dosyalarda eldeki dosya ile aynı veya farklı bilirkişi heyetlerinden raporlar alındığı, ancak gerek farklı bilirkişi heyetlerinden alınan raporlar gerekse de aynı bilirkişiler tarafından taşıma şartları ve konşimento kayıtları aynı olan dosyalarda farklı görüşler bildirildiği, buna göre eldeki dosya ve yargılaması devam eden dosyalarda sunulan beyan ve itirazlar, gelen yazı cevapları ve sunulan bilirkişi raporlarının bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekmiş olup; yukarıda açıklanan nedenlerle davalının fatura konusu bedelleri talep edemeyeceği, iadesinin gerektiği kanaatine varılarak davanın kabulüne, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece dava konusu taşımalara ilişkin sadece ara konşimentoların (hbl) dikkate alınarak fiilen taşımanın gerçekleştirilmesinde esas önem teşkil eden ana konşimentoların hiçbir surette değerlendirilmeye alınmadığını, davalı şirket'in rücu hakkının tespitinin gerekmesi karşısında taşımayı beraber organize ettiği yükün çıkış limanındaki taşıma işleri komisyoncusu firma ...'in davalı şirkete kestiği faturalar ve ödeme teyit yazısının, fiili taşıyan firmaların ise kestikleri faturaların, ödeme dekontlarının ve ödeme teyit e-postalarının hiçbir surette değerlendirilmediğini, fiili taşıyan firmalar tarafından düzenlenen ana konşimentolar dava konusu 3 farklı yük taşımacılığı işlemlerinin esas koşul ve durumlarını esas olarak belirtildiğini ancak bilirkişiler ve mahkeme tarafından kayda değer görülmemeksizin sadece ara konşimentoların dikkate alınmasının taşıma işleri komisyonculuğunun ve fiili taşıyan firmaların hukuki vasıflarına ve bu kapsamda taşıma işlemlerinin gerçekleştirilmesinin sektörel değerine son derece aykırılık teşkil ettiğini, hiçbir şekilde "taşıyan" sıfatını haiz olmayan davalı şirket'in yapmış olduğu masraflar karşılığında hukuken rücu imkanının bulunduğunun tartışmasız olduğunu ve ...'e yapılan ödemelere ilişkin makbuzlar ile ödeme teyit yazısı, fiili taşıyan firmalar one, ... ve ...'e yapılan ödemelere ilişkin ise işbu firmalar tarafında davalı şirket'e kesilen faturalar ve ödeme dekontları ve ödeme teyit e-postaları hiçbir şekilde değerlendirilmediği-ni, mahkemece davacı ile yük satıcıları arasında "..." teslim şeklinde yapılan sözleşmeler gereği varma limanı masraflarından TTK md. 1203 maddesi uyarınca davacı gönderilenin sorumlu olduğu açıkça belirtilmesine rağmen tam aksi kanaatle ara konşimentolardaki "..." şerhine bağlı olarak dava konusu masrafların davacıdan talep edilemeyeceği kanaatine varılmasının hatalı olduğunu, "..." şerhi hukuken bir teslim şekli olmadığını ve sadece yükün nereden nereye taşınacağını belirten lojistik bir terim olduğunu, taşımaların gerçekleştirilmesine ilişkin esas önem teşkil eden ana konşimentolarda "..." terimi hiçbir şekilde yer almazken, işbu konşimentoların arka yüzlerinde yer alan "free out" ve thc-collect" klozlarının yer alması nedeniyle işbu masraflardan yük alıcısı davacının sorumlu olduğunu, mahkemece dava konusu masraflardan yük alıcısı gönderilenin sorumlu olduğu belirtilmişse de akabinde son derece hukuka aykırı olarak ... teslim şekli ve kurallarına hiçbir surette itibar edilmeksizin esasen ıncoterms kapsamında bir teslim şekli olmayan aksine sadece yükün nereden nereye taşınacağına ilişkin bir lojistik terim olan ... şerhine göre değerlendirme yaparak dava konusu lokal masrafların yük alıcısı davacıdan talep edilemeyeceğine karar verdiğini, bahse konu kendi içerisinde çelişkiler barındıran, gerek Türk Ticaret Kanunu gerekse de Uluslararası Ticari Teamüller'e aykırılık teşkil eden bu mahkeme kararının hukuken kabulünün mümkün olmadığını, masraflardan yük alıcısı davacının sorumlu olduğunun ve iadesini talep edemeyeceğinin kabulünün gerektiğini, davalı şirketçe verilmeyen bir hizmetin faturaya konu edilmesinin hiçbir surette mevzuubahis olmadığını, davalı şirket'in katlandığı tüm bu masraflar ve ödemeler bu belgeler tahtında ispatlanmış durumda olduğunu, taşıma işinin organizasyonu ile mesul olan davalı şirket'in hukuken mesul olmadığı halde katlandığı bu masrafları yük alıcısı davacıya rücu edilebileceğini, mahkemenin verilen hizmetlerin ispatlanamadığı yönündeki gerekçesinin kabulünün mümkün olmadığını, mahkeme tarafından, taşıma işleri organizatörü davalı şirket'in hukuki niteliği, hakları ve sorumlulukları gözetilmeksizin rücu hakkının kullanılmasına itibar dahi edilmemesi kararının hukuka aykırılığını gözler önüne serdiğini, bilirkişi heyetinden ... tarafından davalı şirket'in en azından "... servis ücreti" adı altında konsolidasyon bedeline hak kazanmış olacağı yönündeki isabetli tespitine yerel mahkemece itibar edilmemesinin hatalı olduğunu, dava konusu faturalardaki kalemlerin rücu kalemleri olduğunu ve dosya kapsamında işbu fatura bedellerinin davacıya iadesinin mümkün olmadığını, davalı şirketin dava konusu taşıma işleminin organizasyonunu layığıyla ifa etmiş olması karşısında TTK md. 20 uyarınca makul bir ücret isteme hakkı bulunduğunu, bilirkişi raporlarındaki bu tespit ile paralel olarak lcl servis ücretine hak kazanmış olacağının kabul edilmesi gerektiğini ve mahkemenin aksi yöndeki kararının taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatıyla İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin aynı konulu davalara ilişkin birbiriyle zıt hükümler tesis ederek kararları arasında çelişki ve istikrarsızlık bulunmasının hukuken kabulünün mümkün olmadığını, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE : Dava, deniz yoluyla eşya taşıması sonucunda verildiği iddia edilen bir kısım liman hizmetleri için ödenmiş ücretlerin iadesi istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş olup, karara karşı davalı vekili tarafından yukarıdaki gerekçeler ile istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde,davacının söz konusu ücretlerden sorumlu olup olmadığı noktasındadır.
Davacı alacaklı tarafından davalılar hakkında, .... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyası ile "06.05.2020 tarihli 2.376,85 USD, 14.05.2020 tarihli 1.076,00 USD, 20.04.2020 tarihli 965,93 USD tutarlı asıl alacak' nedeniyle davalı hakkında, toplam 4.473,02 USD alacağın tahsili istemiyle 17.08.2020 tarihinde ilamsız takip başlatılmış, davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu görülmüştür.
Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca davalı itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.
Dava konusu taşımalara ilişkin konşimentolarda, davacı alıcı, davalı teslimat için başvurulacak kişi, ... Limanına gönderilmesine ilişkin olarak ... ve Freid Prepaıd (ön ödemeli navlun) kayıtlarıyla düzenlenmiştir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 4949 sayılı Kanunun 12. Maddesi ile değiştirilen 58/3. Maddesinde, alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizinin takip talebinde gösterilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Aynı durum, İİK.nun 60/1. maddesi gereğince ödeme emri için de söz konusudur.
Anılan değişikliğin gerekçesinde, yapılan yeni düzenlemede alacaklının yabancı para alacağının Türk Parası karşılığını takip talebinde göstermesi yanında bu alacağının hangi tarihteki kur üzerinden tahsilini istiyorsa bunu da açıkça göstermesi ve yine yabancı para alacağına ilişkin faiz alacağına ilişkin talebini belirtmesi esası getirildiği ifade edilmiştir.
Yabancı para alacağın karşılığı Türk Lirası’nın gerek takip talepnamesinde gerekse ödeme emrinde gösterilmesi yasaca zorunlu kılınmıştır. Kamu düzeni ile ilgili bulunan bu hususun mahkemece re’sen göz önüne alınması gerekir (HGK’nun 12.05.1999 tarih ve 1999/12-271 E, 1999/301 K. sayılı kararı).
İtirazın iptali davalarında usulüne uygun bir icra takibinin bulunması dava şartıdır. Somut olayda, takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterilmemiştir. Bu sebeple, davalı hakkında açılan işbu dava yönünden "usulüne uygun bir icra takibinin bulunması" şeklindeki dava şartı gerçekleşmemiştir(Yargıtay 11. HD'nin 01.10.2025 Tarih ve 2025/943E. - 2025/5833 K. sayılı kararı).
6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 114/2. maddesinde diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklı olduğu ve HMK'nın 115/2. Maddesinde de, mahkemece giderilmesi mümkün olmayan bir dava şartı noksanlığı tespit edilirse davanın usulden reddine karar verileceği düzenlenmiştir. Usulüne uygun bir icra takibinin bulunması kamu düzenine ilişkin dava şartlarından olup,
HMK'nın 115/1. Maddesine göre ise, mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında taraflarca ileri sürülüp sürülmediğine bakılmaksızın kendiliğinden araştırır. Takip talebinde bulunması zorunlu olan yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının bulunmaması nedeniyle mahkemesince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken, Mahkemece davanın esasına girilerek davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz görülmüştür.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle:
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, istinafa konu ilk derece mahkemesinin kararının HMK.'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA,
1-Davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nun 114/2 ve 115/2. Maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 414,27 TL peşin harcın mahsubuyla kalan 317,73 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT 7/2. Maddesine göre gereğince kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 33.832,13 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Arabuluculuk aşamasında Adalet Bakanlığı tarafından ödenen arabulucuk ücreti 1.320 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
6-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa; davalı tarafından yatırılan ve artan delil avansının kendisine iadesine,
7-İstinaf yargılamasına ilişkin olarak;
a-Davalı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,
b-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 220,70 TL, posta ve tebligat gideri 72,00 TL olmak üzere toplam 292,70 TL yargılama masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
c- Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.11/06/2026