Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1296 E. 2026/1311 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1296
- Karar No
- 2026/1311
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1296 Esas
KARAR NO : 2026/1311 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI : 2025/848 Esas (Derdest Dava)
TARİHİ: 08/05/2026 (Ara Karar Tarihi)
TALEP: İhtiyati haciz
KARAR TARİHİ: 25/06/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen ara karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili ihtiyati haciz talepli dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda müvekkilinin 2025 - 2026 yılı ticari defterlerinde davalı yandan dava tarihi olan 18/11/2025 tarihi itibariyle 2.357.666,25 TL, 25/03/2026 tarihi itibariyle müvekkilinin teslim edilmeyen emtiadan dolayı 2.155.275,33 TL alacaklı olduğu şeklinde müvekkilinin alacağı tesvik edildiğini, davalının davaya cevap vermediği ve ticari defterlerini de sunmadığını, davalının bundan sonra da delil bildirmesine muvafatlarının olmadığını, yaklaşık ispat koşulunun sağlandığını, davalının mevcut kötü niyetli tutumu sebebiyle şirketin alacağını tahsil edememe tehlikesi bulunmasını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle birlikte İİK 257/1 maddesi gereği davalının taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının, ihtiyaten haczedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 08/05/2026 tarih ve 2025/848 Esas sayılı ara kararında;
"...Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebi; alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiği ve yaklaşık ispat şartı gerçekleşmediğinden, ihtiyati haciz talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir." gerekçesi ile,
''1-İhtiyati haciz isteminin REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece temin edilen bilirkişi raporunda müvekkilin alacağının tevsik edildiğini, buna karşılık yerel mahkeme dosyasında davalının davaya cevap dahi vermediğini, hiçbir delil bildirmediği gibi ticari defterlerini de sunmadığını, dolayısıyla davalının savunma ve delili bulunmadığını, yine mahkemece temin edilen bilirkişi raporunun davalıya 16/04/2026 tarihinde tebliğ edilmiş olduğunu, davalı tarafından söz konusu rapora itiraz edilmediğini, dolayısıyla anılan bilirkişi raporunun, lehe usuli kazanılmış hak tesis ettiğini ve kesinleştiğini, açıklanan sebeplerle yaklaşık ispat koşulunun sağlanmış olduğunu, davalının mevcut kötü niyetli tutumu sebebiyle müvekkil şirketin alacağını tahsil edememe tehlikesi bulunması sebebiyle mahkemeden İİK 257/1 maddesi uyarınca davalı yedindeki veya davalının üçüncü şahıslarda olan taşınır veya taşınmaz malları ve alacaklarıyla diğer hakları üzerine geçici bir hukuki koruma olan ihtiyati haciz tesisi için karar verilmesinin hukuka uygun olacağını, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için kesin delil aranmaması gerektiğini, alacağın varlığı hususunda yaklaşık ispatın ve borcun vadesinin gelmiş olmasının yeterli olduğunu; İİK’nın 257. ve 258. maddelerinin gözetilip, ibraz edilen delillere göre alacağın varlığı ve muaccel olduğu konusunda kanaat edinilmesi hâlinde ihtiyati haciz isteminin kabul edilmesinin gerektiğini, sonuç itibariyle; yaklaşık ispat koşulu sağlandığından yerel mahkemece tesis edilen ihtiyati haczin reddine dair ara kararın kaldırılarak ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa re'sen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Talep, taraflar arasında araç yedek parçasının satışı konusunda anlaşma uyarınca dava konusu ... .../İstanbul Şb. 10.09.2025 keşide tarihli ... seri numaralı 6.000.000,00.-TL bedelli çekin avans olarak verildiği halde davalının çek bedeli kadar mal teslimi yapmadığı ve çeki iade etmediği, çekin karşılıksızdır kaşesi almaması için çek bedelini ödediği iddiasıyla bedelsiz kalan 2.357.666,22 TL.nin istirdadı talebiyle açılan davada, ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, ihtiyati haciz talebinin reddine, karar verilmiş ve karara karşı ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İİK'nun 257/1.maddesinde "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." hükmü, İİK'nın 258/1.maddesinde ise; "Alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." hükmü yer almaktadır.
Mahkemece, tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle mali müşavir bilirkişiden rapor alınmasına karar verildiği, davalı tarafın bilirkişi incelemesine ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmediği, davacı tarafın ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle düzenlenen bilirkişi raporunda; Davalı yanın davacı yana 2025 yılında düzenlediği faturalar 8.251.488,52 TL, 2026 yılında düzenlediği fatura ve ödeme toplamı 202.390,92 TL, davacı yanın davalı yana 2025 yılında yaptığı ödeme ve düzenlediği faturalar toplamının 10.609.154,77 TL olduğu, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre davalıdan 2.155.275,33 TL. alacaklı olduğu belirtilmiştir.
Davacı vekili, bilirkişi raporuna karşı verdiği 06.05.2026 tarihli dilekçe ile, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece 08/05/2026 tarihli ara karar ile, yukarıdaki gerekçe ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, dava konusu çekin satış sözleşmesi uyarınca davalı tarafa avans olarak verilip verilmediği ve davalı satıcının eksik ifada bulunup bulunmadığı, bakiye bedelin istirdadı şartlarının oluşup oluşmadığı açılan eldeki davada toplanacak deliller ve yapılan yargılama neticesinde ortaya çıkacaktır. Davacı tarafça ibraz edilen belgeler, bilirkişi raporundaki tespitler, ara karar tarihi itibariyle HMK'nın 390/3 maddesine göre yaklaşık olarak ispata yeterli değildir. Karşı tarafın, mallarını kaçırmaya, gizlemeye veya kendilerinin kaçmaya çalıştığını gösterir delil de sunulmamıştır. Bu hali ile, ara karar tarihi itibariyle İİK 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediği, değişen durum ve şartlara göre de her zaman yeniden talepte bulunulabilecek olup buna göre, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin verilen karar, usul ve yasaya uygun olduğundan talep eden davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken istinaf karar harcı istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydedilmesine,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 25/06/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.