Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1030 E. 2026/1064 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1030
- Karar No
- 2026/1064
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2026/1030 Esas
KARAR NO:2026/1064
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
ARA KARAR TARİHİ:21/05/2026
NUMARASI:2026/5 Esas
DAVA:Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
KARAR TARİHİ:10/07/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı dava dilekçesi ile; taraflar arasında düzenlenen 23.01.2013 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile ... Projesinde C Blok 196 nolu bağımsız bölümü satın aldığını, satış bedelini tamamen ödediğini, yerin 30.03.2013 tarihinde teslim edileceği belirtilmesine rağmen ne inşaatın tamamlandığını ne de sözleşmede kararlaştırılan gecikmeden kaynaklı kira bedelinin ödendiğini, taşınmazın zamamında teslim edilmemesinden kaynaklı zararlarının tazmini gerektiğini, sözleşmedeki edimlerin yerine getirilmesinden sonra sözleşmenin şekle aykırılık nedeniyle geçersizliğini ileri sürmenin hakkın kötüye kullanılması olduğunu,davalı hakkında birçok takip olup, taşınmazları üzerinde haciz ve ipotek şerhi konulduğunu ileri sürerek öncelikle tedbiren taşınmazın devir ve temlikinin ve icra yoluyla satışının önlenmesine, taşınmaz üzerindeki ipotek ve hacizler terkin ettirilerek adına tesciline, süresinde teslim edilmemekten kaynaklı kira bedeli ile eksik iş bedelinin tespiti ile davalıdan tahsiline, tapu iptal ve tescil talebi mümkün görülmezse taşınmazın rayiç değerinin tespiti ile dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, rayiç değeri belli olmaz ise satış bedelinin tüm faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı müflis şirket iflas masası vekili cevabında; müvekkili şirketin 24.03.2021 tarihinde iflasına karar verildiğini, iflas kararının kesinleştiğini, davacı ile müflis şirket arasında taşınmaz satışı için yapılan sözleşmesi resmi şekilde yapılmadığından geçersiz olduğunu, geçersiz sözleşmeye istinaden tapu iptal ve tescil davası açılamayacağını, inşaatın % 90 oranında tamamladığını, gecikmenin belediyenin imar kararını iptal etmesinden kaynaklandığını, tedbir talebinin kabulü için davacının davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Büyükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesi 16.04.2024 tarihli ara kararı ile; tedbir talebinin kabulü ile teminatsız olarak 196 nolu bağımsız bölümün devir ve temlikinin önlenmesine, davalı hakkındaki takiplerde taşınmazın cebri icra ile satış işleminin durdurulmasına karar verilmiş, davalı müflis şirketi iflas masası ara karara itiraz etmiştir.Büyükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesi 31.05.2024 tarihli ara kararı ile; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, somut olayda davacı tarafın talebi tapu iptal ve tescil olup aynı uyuşmazlık konusu olan taşınmazla ilgili tedbir konulmasının şartlarının mevut olduğu gerekçesiyle ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmiştir.Görevsizlik kararı ile dosyanın gönderildiği Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21.05.2026 tarihli ara kararı ile; davalı taraf tedbirin kaldırılmasını talep etmişse de, davanın kayıt kabul davasına dönüşeceği şeklinde kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmadığı, yargılamanın devam ettiği, taraflar arasındaki menfaat dengesi ve davanın niteliği gereği davalının tedbirin kaldırılması talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde davalı müflis şirket iflas masası vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; davalı şirketin iflasıyla, davalı iflas idaresince taahhüdün aynen ifası yoluna gidilmediğinden artık tapu iptali ve tescil isteminin İİK'nın 198. maddesi uyarınca para alacağına dönüştüğünü, zira davalı müflis şirketin iflası ile birlikte aynen ifa talebinin hukuken imkânsız hale geldiğini, şerh bulunmayan taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayanılarak iflas masasına karşı mülkiyet talep edilmesinin mümkün olmadığını, HMK'nın m. 390/1 uyarınca ihtiyati tedbirin, dava açılmadan önce esas hakkında görevli ve yetkili mahkemeden, dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilebileceğini, bu düzenleme karşısında görevli olmayan bir mahkemenin ihtiyati tedbir kararı vermesinin hukuken mümkün olmadığını belirterek ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava, tapu iptal tescil ve geç teslim nedeniyle kira bedeli ile eksik iş bedeli, olmazsa tazminat istemine ilişkindir.Büyükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesince, 196 nolu taşınmaz üzerine tedbir konulmasına karar verilmiş, tedbire itiraz reddedilmiştir. Görevsizlik kararı ile dosyanın gönderildiği Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, davalı müflis şirketin tedbirin kaldırılması talebini reddetmiş, davalı müflis iflas masası ara kararı istinaf etmiştir.İstinaf konusu edilen uyuşmazlık, tedbir kararının kaldırılması gerekip gerekmediği hususunda toplanmaktadır.İİK'nın 198/1 fıkrası; "Mevzuu para olmıyan alacak ona muadil bir kıymette para alacağına çevrilir. Şu kadar ki iflas idaresi taahhüdün aynen ifasına deruhte edebilir. Bu takdirde alacaklı talep ederse iflas idaresi teminat gösterir." hükmünü göstermektedir.Somut olayda davacının asıl talebi tapu iptal ve tescil talebine ilişkin olup, iflas idaresinin konusu para olmayan taahhüdü aynen yerine getirmesi mümkündür. Bu durumda ilk derece mahkemesinin İİK'nın 198 maddesi uyarınca konusu para olmayan taahhüdün yerine getirilip getirilmeyeceği hususunda iflas idaresi kararı bulunup bulunmadığını araştırılması, iflas idaresinin konusu para olmayan alacağın aynen ifasına dair bir kararı yoksa, davanın kayıt kabul davasında niteliğinde olduğu ve tedbir konulan taşınmazın uyuşmazlık konusu olup olmadığı gözetilerek tedbir talebinin kaldırılması hakkında karar verilmesi gerekirken, bu hususlar gözetilmeden karar verilmesi doğru görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle davalı müflis iflas idaresinin ara karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 bendi gereğince esası incelenmeden ara kararın kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalı müflis şirket iflas masasının istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,
2-Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/5 Esas sayılı derdest dava dosyasında verilen 21/05/2026 tarihli ara kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE,
4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken istinaf harçları davalı tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
5-Davalı tarafından karşılanan istinaf harç ve yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a.6 bendi gereğince kesin olmak üzere oyçokluğu ile karar verildi.09/07/2026
(Muhalif Üye)
İflas masasına yalnız borçluya ait mal ve haklar girer. İflas açıldığı zamanda müflisin haczi kabil bütün malları hangi yerde bulunursa bulunsun bir masa teşkil eder ve alacakların ödenmesine tahsis olunur. (İİK m. 184/1)Ancak başkasının bir malı müflisin elinde ise, üçüncü kişi bu malı masadan geri isteyebilir ki, buna masadan çıkarma hakkı denir. İflas masası bu malı üçüncü kişiye vermezse bu takdirde üçüncü kişi masaya karşı istihkak davası açabilir. Somut olayda dava açılmadan önce 24.03.2021 tarihinde davalı şirketin iflasına karar verilmiş, davacı mülkiyet hakkına dayalı olarak değil, şahsi hakka dayalı ve terditli olarak taşınmazın tescili ve tazminat isteminde bulunmuştur. Bu durumda davacının, davalının iflasından sonra şahsi hakka dayalı tapu iptal ve tescil, olmazsa tazminat isteminin kayıt kabul davası olarak görülmesi gerekir. Ayrıca müflis iflas idaresinin 30.09.2025 tarihli yazısı ile davalı müflis şirket iflas masası vekilinin cevabından, davacının konusu para olmayan alacak talebinin alacağa çevrildiği ve masanın alacak talebini reddettiği de anlaşılmaktadır. Bu durumda İİK'nın 198 maddesine göre araştırılma yapılmasına gerek yoktur. Bu nedenle araştırılacak bir husus bulunmadığı ve mevcut dosya kapsamı ile karar verilmesi görüşünde olduğumdan karara muhalif kaldığımı bildiririm.