Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1316 E. 2026/1913 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1316
Karar No
2026/1913
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2023/1316 KARAR NO : 2026/1913

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/02/2023 NUMARASI : 2022/359 Esas 2023/116 Karar DAVA : İTİRAZIN İPTALİ KARAR TARİHİ : 15/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 16/09/2026

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/359 Esas 2023/116 Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil alacaklı/davacı şirket tarafından borçlu/davalı ... aleyhine Torbalı İcra Müdürlüğü 2021/5437 E. sayılı dosyası kapsamında alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, ancak işbu takibe davalı şirket tarafından itiraz edildiği, yapılan borca itiraz haksız ve mesnetsiz olup ve hukuka aykırı olduğu, müvekkili şirketin, ısıtma-soğutma-havalandırma sistemleri ve ürünleri ile klima santralleri ve aspiratör üretimi yaptığı, müvekkili tarafından faturaya konu ürünlerin davalıya verilmesi edimini gerçekleştirmiş olmasına rağmen davalı tarafından ürünlerin bedelinin ödenmediğini belirterek davanın kabulü ile davalı yan aleyhine Torbalı İcra Müdürlüğü 2021/5437 esas sayılı icra dosyası kapsamında başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına ve %20'den aşağı olmamak kaydiyle icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili şirketin davacı taraftan havalandırma sistemi aldığı, fakat öncelikle yanlış cihaz geldiği sonra gelen cihazın da direnaj tavası içinde su kalması ve suyun çıkışına engel olması sebebi ile pas yaptığı ve dışarı akan suyun da pas olarak çıktığı, montaj ve dizayn sorunu nedeni ile cihazın imalatının kusurlu çıktığı, havalandırma sistemindeki kusurun giderilmesinin davacıdan talep edildiği fakat " Almanyaya gelemeyiz" gerekçesi ile garanti kapsamında değerlendirilmesi gereken kusurun giderilmediği, bu sebeple müvekkil tarafından 11.11.2021 tarih ve 2.818 Euro bedelli faturanın tanzim edildiği, müvekkilinin fatura içeriği malın hatalı olması ve sonrasında gerekli desteğin sağlanmamaması nedeni ile 5.000 Euro alacağına kavuşamadığı ve zarara girdiği, müvekkilinin faturaya dayanan likit borcu olmadığından talep edilen %20 icra inkar tazminatı talebinin de haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEMECEYAPILAN YARGILAMA NETİCİSİNDE: "... Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili yasal düzenlemelerin irdelenmesinde yarar vardır. İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre; i)İlamsız takip yapılmış olması, ii)Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, iii)İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir. Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.09.2021 tarihli ve 2017/(19)11-1663 E., 2021/1070 K. sayılı kararında da değinilmiştir. Dava yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi gereğince ispat yükü, Kanun’da özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir. Bu açıklamalar göstermektedir ki, itirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının, davalı aleyhinde ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan faturaya dayalı alacağa istinaden Torbalı İcra Dairesi'nin 2021/5437 esas sayılı dosyasında icra takibi başlattığı, ödeme emrinin davalı borçluya 29/11/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 02/12/2021 tarihinde yasal süresi içerisinde yetkiye, borca ve ferilerine itiraz ettiği, takibin durduğu, davalı borçlunun takibe itirazı üzerine davacının iş bu itirazın iptali davasını ikame ettiği, davacının ticari satım sözleşmesi kapsamında davalıdan alacağının bulunduğu ve takibe yapılan itirazın haksız olduğunu iddia ettiği görülmüştür. Davacının davasını Torbalı Asliye Hukuk Mahkemesinde ikame ettiği, Torbalı Asliye Hukuk Mahkemesinin 23/02/2022 tarih ve 2022/48 esas, 2022/24 karar sayılı ilamı ile dava konusu uyuşmazlıkta İzmir Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verildiği, karara karşı tarafların kanun yoluna başvurulmadığı, dosyanın kesinleşme işleminin yapılarak mahkememize gönderildiği, dosyanın mahkememizin yukarıdaki esasını aldığı, Torbalı Asliye Hukuk Mahkemesince davalıya dava dilekçesinin tebliğ edilmediği sadece gerekçeli kararın tebliğ edildiği dikkate alınarak mahkememizce davalıya dava dilekçesi ile delillerini bildirmek üzere meşruhatlı davetiyenin tebliğe çıkartıldığı, buna ilişkin tebligatların davalıya 11/06/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalının yasal süresinden sonra 30/06/2022 tarihinde davaya cevap verdiği görülmüştür. Davalının süresinden sonra sunduğu cevap dilekçesinde taraflar arasındaki sözleşme ilişkisini kabul ettiği, ancak davacının önce yanlış cihaz gönderdiği, daha sonra gönderdiği cihazda ise direnaj tavası içerisinde su biriktiği ve paslanma oluştuğu, montaj ve dizayn sorunu nedeniyle cihazın kusurlu olduğu, kusurun giderilmesinin davacıdan talep edildiği, ancak davacının yurt dışına servis hizmeti veremeyeceklerini bildirdiği, bu sebeple yurt dışında ürünün onarıldığı, masrafın kendileri tarafından karşılandığı, davacının eylemi sebebi ile kendilerinin yurt dışı müşterilerinden olan alacaklarını tahsil edemediği, uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiğini savunduğu, taraflar arasında ticari satım ilişkisi bulunduğu ihtilafsız olup, davacının bu ilişki kapsamında alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacaklı olduğu miktarın ne kadar olduğu, satıma konu ürünün ayıplı olup olmadığı ile takibe yapılan itirazın haksız olup olmadığı hususlarında ihtilaf bulunduğu anlaşılmıştır. Her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesini ilgilendiren ve ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan nispi ticari dava niteliğindeki uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olduğu belirlenmiştir. Davalı tarafından icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş ise de, davalının cevap dilekçesinde taraflar arasındaki ticari satım ilişkisini kabul ettiği, 2004 sayılı İİK'nun 50 ve 6100 sayılı HMK nun 10 ve 6098 sayılı TBK'nun 89 maddeleri uyarınca satım sözleşmesinden kaynaklanan para alacağına ilişkin takipte davacı takip alacaklısının yerleşim yeri olan Torbalı İcra Dairelerinin yetkili olduğu, davalının takibe yaptığı yetki itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Mahkememizce takibe dayanak faturanın taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, kayıtlı ise ne şekilde kayıtlı olduğu ve alacak miktarının belirlenmesine ilişkin olarak taraf defterlerinin bilirkişi tarafından incelenmesine karar verildiği, bu kapsamda öncelikle davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesine karar verildiği, davalı defter ve kayıtları üzerinde yapılan 15/08/2022 tarihli rapora göre davalının defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, kendisi lehine delil vasfına sahip olduğu, 2021 yılı sonu itibariyle borç alacak bakiyesinin 15.937,38 TL olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği, davacı defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede davacının defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, kendisi lehine delil vasfına sahip olduğu, takibe dayanak faturanın davacı defterlerinde TL cinsinden kdv hariç olarak 16.965,07 TL olarak kayıtlı olduğu, aynı faturanın davalı defterlerinde ise kdv dahil olarak 19.555,92 TL olarak kayıtlı olduğu, taraf defterleri arasında döviz cinsi yönünden herhangi bir uyuşmazlığın bulunmadığı, davalının söz konusu faturaya ilişkin herhangi bir iadesinin olmadığı, davalı tarafından döviz cinsinden düzenlenen ve ayıbın onarım bedeli olarak yansıtıldığı ileri sürülen 2.818 Euro faturanın davalı defterlerinde 35.553,30 TL olarak kayıtlı olduğu ancak bu faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalının onarım faturası ve ayıp savunmasının kabul edilmesi halinde davacının alacak talebinde bulunamayacağı, aksi halde takip tarihi itibariyle davalıdan 1.709 Euro tutarında alacaklı olduğu şeklinde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür. Davaya konu uyuşmazlıkta takip dayanağı olan faturaya konu malın davalıya teslim edildiğinin ve bedelinin davalı tarafından ödenmediğinin ihtilafsız olduğu, nitekim mahkememizce yapılan bilirkişi incelemesinde de takip dayanağı faturanın her iki tarafın defterlerinde kayıtlı olduğunun ve faturaya ilişkin davalı ödemesinin bulunmadığının tespit edildiği, davalı davacı tarafından kendisine teslim edilen ve kendisi tarafından da yurt dışı müşteriye ihraç edilen ürünün dava dışı müşteri kullanımındayken paslandığının tespit edildiğini, bu durumun ayıp teşkil ettiğini, ayıbın kendileri tarafından yurt dışında onarım yapılmak suretiyle giderildiğini ve buna ilişkin 23/11/2021 tarihli 2.818 Euro(35.553,30 TL) bedelli yansıtma faturası düzenlendiğini, borçlu olmadığını savunmuş ve bilirkişi ile tanık deliline dayanmış ve whatsapp yazışmaları sunmuş ise de dava dilekçesi ile ön inceleme duruşma gün ve saati ile delilleri bildirmeye ilişkin meşruhatlı davetiyenin davalıya 11/06/2022 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalının yasal süresinden sonra 30/06/2022 tarihinde davaya cevap verdiği, yasal süresinden sonra davaya cevap veren ve davacının iddialarını inkar etmiş sayılan davalının ayıp savunmasında bulunamayacağı (savunmasını genişletip değiştiremeyeceği) ve delil bildiremeyeceği, bu nedenle mahkememizce davalının tanık dinlenmesi ile satıma konu makine üzerinde veya sunulan belgeler üzerinde makine mühendisi bilirkişi aracılığı ile bilirkişi incelemesi yapılması taleplerinin yerinde görülmediği, ayrıca davalı tarafından 23/11/2021 tarihli 2.818 Euro(35.553,30 TL) bedelli yansıtma faturası düzenlenmiş ve bu fatura davalı defterlerinde kayıtlı ise de bu faturanın davacı defterinde kayıtlı olmadığı, bu nedenle dava konusu uyuşmazlıkta alacak miktarının belirlenmesinde dikkate alınamayacağı, davacının takip konusu fatura nedeniyle davalıdan 1.709 Euro alacaklı olduğu, her ne kadar davacı takip talebinde 1 Euro'yu 14,04 TL olarak esas almak sureti ile 1.709 Euro'ya karşılık 23.989,65 TL alacak talebinde bulunmuş ise de Uyap üzerinden alınan Merkez Bankası döviz kurları kayıtlarına göre takip tarihi olan 23/11/2021 tarihi itibariyle Euro efektif satış kurunun 12,64 TL olduğu, buna göre davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 1.709x12,64=21.601,76 TL alacak talebinde bulunabileceği, tarafların sıfatına göre dava konusu takipte uygulanması gereken faizin avans faizi olduğu, ayrıca davacı alacağı faturaya dayanmakla ve bu fatura davalı defterlerinde kayıtlı olmakla likit olduğu, davacının icra inkar tazminatı talebinin yasal şartlarının oluştuğu, mahkememizce taraf defterleri üzerinde yapılan bilirkişi inceleme raporlarının usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.'' gerekçesi ile; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 21.601,76 TL asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2- 21.601,76 TL alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 4.320,35 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE," şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava konusu icra takibinin dayanağı olan faturaya konu malın teslim edildiği ve bedelinin ödenmediğinin ihtilafsız olduğu, müvekkili şirkete teslim edilen malın yurt dışında başka müşteriye ihraç edildiği, malın ayıplı çıktığı, ayıbın giderildiği ve buna ilişkin 23.11.2021 tarihli ve 2.818 Euro bedelli yansıtma faturasının düzenlendiği, fakat bu faturanın davacı şirket kayıtlarında görülmediği ve davacı şirkete tebliğ edildiğinin ispatlanamadığı gerekçesi ile itirazın iptaline davanın kısmen kabulüne karar verildiği, tarafların arasında dava konusu malın yanlış geldiğini, gelen malda su çıkışına engelin olduğu dolayısı ile montaj ve dizayn sorunu nedeni ile ayıplı çıktığını, ayıbın neden ibaret olduğu, malın iadesinin talep edildiğini, kabul edilmediğinden ayıbın müvekkil şirket tarafından giderildiği, buna ilişkin yansıtma faturasının düzenlendiği konusunda yazışmaların dosyaya sunulmuş ise de cevap süresi dışında olduğundan dikkate alınmadığını, tanık dinletilmesi ve ayıp konusunda bilirkişi incelemesi yapılması yerinde görülmediği ilamın gerekçesinde açıkça belirtildiğini, davacı şirketi 11.06.2021 tarihinde tür değişikliğine giderek ünvanını Anonim Şirket olarak değiştirdiğini, dava konusu savunmalarının dayanağı olan yansıtma faturasının yaklaşık 5 ay sonra düzenlendiğini, bu süre zarfında davacı şirket yetkilileri tarafından şirket türünün değişikliği hakkında bildirim yapılmadığı gibi kasıtlı olarak gizlendiğini, çünkü taraflar arasında yapılan yazılı ve sözlü hiçbir görüşmede bu husustan bahsedilmediğini ve basiretli tacir sıfatına yakışmadığını, ısrarla yansıtma faturasının e-fatura olduğu ve bunun elektronik olarak ortamda sistemlerinde düştüğü tarafa beyan edildiğinde davacı taraf, şirket türünün değiştiğini, vergi numarasının değiştiğini ve mevcut bulunmayan, davacı şirketçe ayıplı mal satılması, ayıbı gidermemesi, giderildiğine dair faturanın şirket tür değişikliği nedeni ile muhataba ulaşmaması ve davalı ticari defterlerinde görülmemesi nedeni ile davanın kabul edilmesinin haksız ve dayanaksız kaldığını istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürerek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; İİK 67. maddesi gereğince açılmış olan itirazın iptali davasıdır. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda ; davanın kısmen kabulü ile, 21.601,76 TL asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 21.601,76 TL alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 4.320,35 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine şeklinde karar verilmiştir. İş bu karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davaya konusu Torbalı İcra Müdürlüğü 2021/5437 esas sayılı dosyasının incelenmesinden davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında 23.989,65 TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibinin başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliği üzerine, davalı borçlu vekili tarafından sunulan itiraz dilekçesi kapsamında takibin durduğu anlaşılmıştır. Takip dayanağı olarak davacı tarafça davalı hakkında düzenlenmiş 08.04.2021 tarihli ve 1.709,00 Euro mal ve hizmet tutarı ve 307,62 Euro %18 KDV olmak üzere toplam 2.016,62 Euro bedelli bir adet fatura gösterilmiştir. Mahkemece taraflara ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesine göre takip ve davaya konu faturanın her iki taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ancak fatura konusu mallara ilişkin olarak ayıbın giderim bedeli olarak davalı tarafça davacı adına düzenlenen 23.11.2021 tarih ve 2.818 Euro bedelli yansıtma faturasının davalıda kayıtlı olmasına rağmen davacıda kayıtlı olmadığı tespit edilmişitir. Ayrıca takip ve davaya konu fatura muhteviyatı mal ve hizmetin davacı tarafça davalıya teslim edildiği hususunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki ihtilaf, davaya konu fatura muhteviyatı malın ayıplı olup olmadığı, davalı tarafça iddia edildiği şekilde davacının bilgisi dahilinde ayıbın giderimi için yapıldığı iddia olunan toplam 2.818 Euro masrafa ilişkin olarak davalı tarafça davacı adına düzenlenen ayıbın giderimine ilişkin 23.11.2021 tarih ve 2.818 Euro yansıtma faturasından davacının sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, takip ve davaya konu faturanın her iki taraf ticari defterlerinde kayıtlı bulunmasına, fatura muhteviyatı mal ve hizmetin davalıya teslim edildiği hususunun ihtilaf konusu bulunmamasına, davalı tarafça fatura konusu mallardaki ayıbın giderim bedeli olarak davacı adına düzenlendiği savunma olarak ileri sürülen 23.11.2021 tarih ve 2.818 Euro bedelli davalı yansıtma faturasının davacı ticari defterlerinde kayıtlı bulunmamasına, davalı tarafın ayıba ilişkin iddiasını süresi içerisinde sunduğu yazılı deliller ile kanıtlayamamış olmasına göre, davalı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/02/2023 tarih ve 2022/359 Esas 2023/116 Karar sayılı hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 1.475,61.TL nispi karar harcından peşin olarak alınan 368,90.TL harcın mahsubu ile bakiye 1.106,71.TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu sırasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 15/09/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1316, K. 2026/1913, T. 15.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1316-e-2026-1913-k-0a1616818daf