Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/4 E. 2026/1501 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/4
- Karar No
- 2026/1501
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/4
KARAR NO: 2026/1501
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : (Kapatılan)İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI: 2020/255 Esas- 2022/421 Karar
TARİH: 10/05/2022
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki satım sözleşmesinden kaynaklanan alacak nedeniyle davalı taraf aleyhine .... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra dosyası ile ilamsız icra takibi başlattıklarını, yetki itirazı nedeniyle dosyanın İstanbul .... İcra Müdürlüğüne gönderildiği ve ... Esas sayısını aldığı, bu esastan gönderilen ödeme emrine de karşı tarafın itiraz ettiğini, müvekkilinin faturalardan kaynaklı olarak davalı taraftan alacaklı olduğunu, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak kısmi dava açtıklarını belirterek şimdilik 6.500,00 EURO'nun borç miktarı açısından fiili ödeme günündeki karşılığı ve faizi ile birlikte borçlunun takibe itirazının iptali ve takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı adına dava dilekçesi ekli davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 10/05/2022 tarih ve 2020/255 Esas- 2022/421Karar sayılı kararında;
Davanın hukuki niteliği itibariyle, İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkin olduğu, bilirkişi kök ve ek raporu alındığı, tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde dosya kapsamında alınan bilirkişi kök ve ek raporları oluşa ve denetime uygun bulunmakla Mahkemece de hükme esas alındığı, bilirkişi tarafından davacı tarafça düzenlenen faturaların 12.06.2018 tarih ve 7080,00-TL miktarlı fatura hariç işlenmiş olduğu, faturalar bakımından ticari defterlerin uyumlu olduğunun tespit edildiği, davacı tarafça düzenlenen faturaların, davalı tarafça kayıtlarına işlenmekle fatura içeriğinin kabul edilmiş durumda olduğu, belirtilen husus yerleşik hale gelmiş Yargıtay İçtihatlarında da belirtildiği üzere (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2016/19496 E., 2018/4565 K. Sayılı 27/09/2018 tarihli kararı, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2017/5093 E., 2018/2596 K. Sayılı 09/05/2018 tarihli kararı), fatura konusu mal veya hizmetin davalı tarafa teslimine karine teşkil etmekte olup, bu karinenin aksinin davalı tarafından ispat edilmesi gerekmekte olduğu, dava konusu edilen borcun ödendiğine ilişkin davalı tarafça yazılı bir delil getirilmediği, bir tarafça salt fatura düzenlenmesi karşı tarafı borçlu duruma düşürmeyeceği gibi, iade faturası düzenlenmesi de borcun sonlandığı anlamına gelmediği, belirtilen bu hususların maddi vakıalarla desteklenmesi gerektiği, davacı tarafça düzenlenen 12.06.2018 tarih ve 7.080,00-TL miktarlı faturanın davalı çalışanınca imzalandığının tespit edildiği, bu nedenle bilirkişi raporundaki tespitler yerinde bulunarak davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 6.911,95 Euro alacaklı olduğu kanaatine varılmakla birlikte davacı talebi ile bağlı kalınarak 6.500,00-Euro üzerinden takibin devamına, dava alacağına takip tarihinden fiili ödeme tarihine kadar 3095 sayılı Kanunun 4/A maddesi uyarınca faiz işletilmesi gerektiği, ayrıca takip konusu alacak takip öncesi itibariyle belirlenebilir nitelikte olduğundan davalı aleyhine kabul edilen alacak tutarının %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; huzurdaki dava 3 adet faturaya dayalı bakiye alacağın tahsiline yönelik itirazın iptali davası olmasına rağmen hükme esas alınan bilirkişi raporunda taraflar arasındaki tüm cari hesap ilişkisi incelenerek hesaplama yapıldığını, bu hatalı raporun hükme esas alınarak karar ittihazına gidilmesinin yasa ve usule aykırı olduğunu, alacaklının, faturaya dayalı olarak başlattığı icra takibinde ödenmediğini iddia ettiği faturalar; 17/11/2017 tarihli ve 18.000 Euro bedelli, 13/12/2017 tarihli ve 10.000 Euro bedelli, 02/03/2018 tarihli ve 5.000 Euro bedelli 3 adet fatura olduğunu, alacaklı, bu faturaların bakiyelerinin ödenmediği iddiasında olduğunu, TBK. Md.102/f.1; "Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır. Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğu kabul edilir. Takip yapılmamış ise ödeme, vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olur." hükmünü havi olduğunu, söz konusu kanun maddesine göre aksi anlaşılmıyorsa yapılan ödemenin önceki muaccel faturalara ilişkin yapıldığının kabul edildiğini, bilirkişi raporunda yalnızca takip konusu faturalar ve davalı tarafça yapılan ödemeler bazlı hesaplama yapılması ve yargılamanın yalnızca davacı tarafça ödenmediği iddia edilen işbu faturalara yönelik yapılması gerekirken dava konusu icra takibi cari hesap takibiymiş gibi taraflar arasındaki tüm cari ilişki kapsamında davacının alacağının hesaplanmasının hukuken hatalı olduğunu, davacının 12/06/2018 tarih ve 7.080,00TL tutarlı, 22/06/2018 tarih ve 1.770,00TL tutarlı, 03/09/2018 tarih ve 4.130,00TL tutarlı faturaları dava konusu icra takibine konu etmemiş olmasına rağmen bu faturaların alacak hesaplamasına dahil edilmesinin ve TL düzenlenen faturaların dövize çevrilmesinin ve bu faturalardaki hizmetin verilip verilmediğinin araştırılmamasının hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava; dava dayanağı icra takibine konu bakiye fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddeleri uyarınca mahkeme kararları, asgari olarak iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmeli, kararın sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hüküm açık ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmelidir.
Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Mahkemece, davacı tarafın dava dilekçesinde davalı olarak gösterdiği tüm kişiler hakkında ileri sürdüğü talepleri ile ilgili olumlu/olumsuz bir karar verilmemesi, talep sonucunun karşılanmaması açık bir kanuna ve kamu düzenine aykırılık hali olup, istinaf aşamasında re’sen nazara alınması gerekmektedir.
İtirazın iptali davaları, takibe sıkı sıkıya bağlı olup, uyuşmazlığın icra takibine dayanak yapılan belgelerle sınırlı olarak incelenip çözümlenmesi gerekir. Davacı tarafından icra takibinin dayanağının "Fatura" olarak gösterildiği, takip talebine ise 17/11/2017 tarihli 18.000 Euro bedelli, 13/12/2017 tarihli 10.000 Euro bedelli 02/03/2018 tarihli 5.000 Euro bedelli faturaların eklendiği anlaşılmıştır. Mahkemece sadece takip ve dava konusu edilen faturalarla ilgili araştırma ve inceleme yapılarak, teslim edildiği ispat edilen fatura konusu malzemelere ilişkin alacak miktarının ödenip ödenmeği hususunda bu faturalara bağlı olarak tarafların ticari defterleri de incelenmek ve davalı tarafından yapılan ödemeler ve TBK 101 ve devamı maddeleri değerlendirilmek suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken takip konusu edilmeyen faturalar da dahil tüm cari hesap ilişkisinin incelenmesi hatalı olduğu gibi, kabule göre de icra takibine konu edilmeyen TL faturaların hesaplamaya dahil edilerek Euro para cinsine çevrilmesi ve hangi gerekçe ile bu işlemiş yapıldığının açıklanmaması, davalı ticari defterlerine kaydedilmeyen ve icra takibine konu edilmeyen faturaya konu hizmetin verilip verilmediği yönünden inceleme ve irdeleme yapılmaması, davalı tarafından ileri sürülmesine ve re'sen dikkate alınması gerekmesine rağmen davanın hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığına ilişkin olumlu/olumsuz karar verilmemesi ve davalı vekilinin itirazlarının değerlendirilmemesi hatalı olmuştur.
Sonuç itibariyle, davalının istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçe ile kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6, 355 maddeleri uyarınca kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılmak üzere İlk Derece Mahkemesine iadesine, davalının sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
(Kapatılan) İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi .../05/2022 tarih ve 2020/... Esas- 2022/... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,
4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
5-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminat bulunması ve talep halinde teminatı yatıran ilgili tarafa iadesine,
6-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 17/09/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.