Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/903 E. 2026/1602 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/903
- Karar No
- 2026/1602
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/903 - 2026/1602
T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N K A R A R I N K A L D I R I L M A S I) ESAS NO : 2022/903 KARAR NO : 2026/1602
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 24/02/2022 ESAS-KARAR NUMARASI : 2021/337E., 2022/124K. DAVA : Tazminat KARAR TARİHİ : 24/09/2026 YAZIM TARİHİ : 25/09/2026
Davacı ve davalı ... Kooperatifi vekilleri tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkilinin üyesi olduğu davalı tasfiye halinde ... Kooperatif tarafından ... adresi ... sayılı parselinde yapılan müstakil evi bulunduğunu, inşaatın proje müellifi diğer davalı ...'nün inşaatların fenni mesuliyetini üstlendiğini, bu davalının ortağı olduğu ... ... Şirketi'nin davalı kooperatif ile imzaladığı sözleşme ile inşaatların 'Mimar, İnşaat Mühendisi, Makine Mühendisi ve Elektrik Mühendisinden oluşan dörtlü TUS (Teknik Uygulama Sorumlusu)' nu da üstlendiğini, davalının aynı zamanda 01.02.2010 tarihli geçici kabul tutanağı ile yapıda herhangi bir kusur, noksanlık olmadığını bildirmiş olup projenin geçici kabulü de yapıldığını, müvekkili tarafından binanın yapı kullanım izin belgesini almak için ... Belediyesine müracaat edildiğini, ancak binada eksiklik tespit edildiğini, bunun üzerine davalı ...'nün ihtarname ile konu hakkında bilgilendirildiğini, davalı ... ve ... ... Şirketi tarafından eksik hususların giderilmemesi üzerine müvekkili tarafından 4'lü T.U.S. Teknik Raporu başka bir şirkete (... ... Şirketi) 1.500,00 TL bedelle yaptırıldığını, ... Belediye Encümenine ise 29.05.2018 tarih ve C:/2018/2277.13 Karar nolu kararı ile mimari proje aykırılıklarını tarif ile hakkında para cezası verildiğini, bütün bu süreç içinde müvekkilinin davalıların sorumluluklarını yerine getirmemeleri sebebiyle iskân alamama, para cezası ve arkasından yıkım kararı ile karşı karşıya kaldığını, davalılardan gerek üyelik ve gerekse sözleşmeler gereği yardım beklerken hiçbir konuda yardım görememeleri üzerine eksikliklerin giderilmesi anlamında ... ... Şirketi'nden TUS hizmeti alımı ve bunun için 1.500,00 TL bedelli fatura karşısında ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek; müvekkilinin çektiği sıkıntı ve üzüntüler sebebiyle davalıların 30.000,00 TL manevi tazminat ödemeye mahkûm edilmesini talep etmiştir. Davalı Tasfiye Halinde ... Kooperatifi vekili: Davacının ileri sürdüğü taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının maddi ve manevi tazminat alacağının oluşabilmesi için bir zararının doğması ve bu zararla müvekkili kooperatif arasında illiyet bağının bulunması gerektiğini, dava konusu olayda manevi tazminatın şartları mevcut olmadığı gibi davacının varlığını ileri sürdüğü manevi zararla müvekkilinin ilişkilendirilmesi ve illiyet bağı kurulmasının da hukuken mümkün olmadığını, davacının istediği manevi tazminat haksız ve mesnetsiz olduğu gibi zenginleşme sonucu doğuracak şekilde de fahiş olduğunu, müvekkilinin 05/05/2012 tarihli olağan genel kurulda tasfiye kararı alarak tasfiye haline geçtiğini, tasfiye işleminin sürdüğünü savunarak; haksız ve dayanaksız davanın müvekkili yönünden reddini talep etmiştir. Davalı ... ve ... ... Şirketi vekili özetle: Söz konusu davada mahkemenin görevli olmadığını, davacının davalılardan ... Kooperatifi üyesi olup müvekkili ile hukuki bir sözleşmesi ve irtibatı bulunmadığını, davacının davalıya karşı husumet yöneltmesinin mümkün bulunmadığını, davacının talep ettiği alacaklar ile ilgili olarak zamanaşımı olduğunu, davacının esasa yönelik iddia ve isnatlarının hiç birisini kabul etmediğini, davacı ile davalılar arasında bir sözleşme bulunmadığından müvekkiline karşı davacının dava açması maddi ve manevi tazminat talep etmesinin yasal olarak mümkün bulunmadığını savunarak; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "...Tüm dosya kapsamından davaya konu taşınmazın dava dışı belediye tarafından belirlenen eksikliklerle davacıya teslim edildiği dosya kapsamından sabittir. Davalı kooperatif kaba inşaat olarak teslim yapıldığı ve davacının kendisinin eksikleri tamamlayarak kooperatiften talepte bulunmayacağını taahhüt ettiğinden bahisle sorumluluklarının olmadığını iddia etmişse de tespit edilen ruhsata aykırılıklar davacı tarafından yapılması taahhüt edilen imalatlardan olmadığından davalının bu savunmasına itibar edilmemiştir. Yine davalı kooperatif eşitlik ilkesi gözetilerek davanın reddini istemiştir. 1163 sayılı Kanun'un 23. maddesinde; "Ortaklar bu kanunun kabul ettiği esaslar dahilinde hak ve vecibelerde eşittirler" ifadesine yer verilmiştir. Kooperatifler hukukunda mutlak değil, nispi eşitlik ilkesi geçerlidir. Eşitlik ilkesi gereği tüm ortaklara konut tesliminin emsal üyelerin ödemeleri nazara alınarak aynı nitelikte yapılması gerekir. Ortağa teslim edilen konutta emsallerine göre eksiklik, kusur ya da ayıp varsa bundan doğan zararlar ortakça kooperatiften istenebilir. Dosya kapsamında kooperatif kayıtları bilirkişilerce incelenmiş emsaller yönünden davacı ile aynı iddialarda bulunan başkaca üyelerin olduğu belirtilmemiştir. Bu itibarla davacının eksikliklerin giderilmesine yönelik ödemiş olduğu 33.139,50 TL bedeli davalı kooperatiften talep edebileceği kanaatine ulaşılmıştır. Her ne kadar davacı yan TUS hizmeti alımı için ödediği 1.500,00 TL bedeli de talep etmekte ise de bu bedel kaba inşaat harici imalatlar için ödendiğinden davacının taahhüdü gereği kendi sorumluluğunda olduğundan buna yönelik talebi reddedilmiştir. Davacının diğer davalılara yönelik talepleri yönünden ise; davalıların diğer davalı kooperatif ile sözleşme ilişkisi içerisinde olduğu davacı ile sözleşmelerinin olmadığı dosya kapsamında davacının da kabulündedir. Davacı yan TBK 205 maddesi gereği halefiyet ilkesi nedeniyle bu davalıların da davacıya yönelik sorumlulukları olduğu iddiasında ise de anılan yasa hükmü gereği sözleşmenin devrine ilişkin yöntemince yapılmış bir sözleşme bulunmadığından bu iddiaya itibar edilmemiştir. Davalılar arasındaki sözleşme davacının taşınmazı devrinden önce olduğundan sorumluluklarının üçüncü kişi yararına sözleşme kapsamında da değerlendirilmesi mümkün olmamıştır. Bu nedenle bu davalıların davacıya yönelik sözleşmesel yükümlülük altında olmamaları nedeniyle bu davalılar yönünden maddi ve manevi tazminat davalarının reddi gerekmiştir. Davacı aynı zamanda manevi tazminat talep etmişse olup 6098 sayılı TBK'da sözleşmeye aykırılıktan doğan manevi zararların tazminine yönelik ayrı bir düzenleme bulunmasa da yargı uygulamasında haksız fiil hükümlerinin sözleşmeye aykırılıkta da uygulanabileceği genel kabul görmekte ise de davacının manevi zararlarının doğduğuna yönelik delil sunulmadığından davacının sübut bulmayan manevi tazminat talebi davalı kooperatif yönünden de reddine..." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Bilirkişi raporunda davalı kooperatif ile davalılar ... ve ... ... Şirketi arasında imzalanan sözleşmelerde müvekkilinin taraf sıfatının bulunmaması sebebiyle uğradığı zararı talep edemeyeceğinin söylendiği, mahkemece de bu doğrultuda davalılar ... ve ... ... Şirketi'nin davacıya yönelik sözleşmesel yükümlülük altında olmamaları nedeniyle bu davalılar yönünden maddi ve manevi tazminat davalarını reddettiği, ancak bu kararın hatalı olduğu, davalı kooperatif tarafından gayrimenkulün müvekkiline teslim ve devrinin gerçekleşmesi ile birlikte haklarının da devredildiğinin kabulünün gerektiği, mahkemece TUS bedelinin kaba inşaat harici imalatlar için ödendiğinden ve davacının taahhüdü gereği kendi sorumluluğunda olduğundan buna yönelik talebi reddedilse de bu alacaktan da davalı kooperatif ve ... sorumlu olduğu, mahkemece manevi zararların doğduğuna yönelik delil sunulmadığından manevi tazminat talebinin reddedilmesinin de hatalı olduğu nedenleriyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... Kooperatifi vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkemenin değerlendirmelerini genel hükümlere göre değil, Kooperatifler hukuku ilke ve hükümlerine göre yapması gerektiği, mahkemece kooperatifler hukukunun temel hükümleri ve ilkeleri dikkate alınmadan eksik inceleme ile düzenlenen, yargısal denetime elverişli olmayan bilirkişi kurulu raporunun esas alınarak hukuka aykırı karar verildiği, ilk derece mahkemesi kararının kooperatifler hukukunun genel kurul kararlarının bağlayıcılığı ve eşitlik ilkelerine aykırı olduğu, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığı, davacının maddi ve manevi tazminat alacağının oluşabilmesi için bir zararın doğmasının ve bu zararla müvekkili kooperatif arasında illiyet bağının bulunması gerektiği, dava konusu olayda her iki şartın da bulunmadığı, davacının müvekkilinden talep edebileceği hiçbir hak ve alacağının bulunmadığını, bu nedenle davanın tamamının reddine karar verilmesi gerektiği, mahkeme kararını kabul etmemekle birlikte; faizin ancak dava tarihinden itibaren işletilebileceği, müvekkili tarafından yapılan yargılama giderlerinin de kabul red oranına göre davacıdan alınmasına karar verilmesi gerektiği, mahkemece verilen vekalet ücretine ilişkin kararında açıkça hukuka aykırı olduğu nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, ayıplı imalat, imara aykırılık nedenleriyle uğranıldığı idda olunan maddi ve manevi zararların tazmini istemine ilişkindir. Davalı ... Kooperatifinin istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede; Dosyanın tetkikinde; ... Belediyesi İmar Müdürlüğü'nün 23.05.2018 tarihli "zabıtnamesinde" mimari projeye aykırı olarak yapılan imalatlar tek tek sıralanmış olup Belediye tarafından davacıya aynı tarihte bildirim yapıldığı görülmüştür. Davacı vekili yapının kaba inşaat olarak davacıya teslim edildiğini, hatalı imalatlardan davalı kooperatifin sorumlu olduğunu, davalıların kusurundan kaynaklı olarak maddi ve manevi zarara uğradığını iddia etmiştir. Davalı kooperatif vekili ise binaların üyelere natamam teslim edildiğini, kooperatifin sorumluluğunun 31.12.2010 tarihi itibari ile sona erdiğini, bu tarihten sonra kooperatife ayıp ihbarı olmadığını, eşitlik ilkesi kapsamında eksik işlerin üyeler tarafından tamamlanıp tamamlanmadığının araştırılması gerektiğini, üyeler tarafından yapılan imalatların tümünün imara aykırı olduğunu savunmuştur. Bu durumda mahkemece, ... Belediyesinin 23.05.2018 tarihli tutanağındaki belirtilen eksikliklerin dava konusu yapının davalı kooperatif tarafından davacıya teslimi sırasında mevcut olup olmadığı, belirtilen eksiklik ve aykırılıkların taşınmaz maliki tarafından sonradan yapılan tadilat ve imalatlar nedeniyle mi oluştuğu hususunda bilirkişiden denetime uygun rapor alınarak tarafların iddia ve savunmaları da bu kapsamda değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar vermek gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru değildir. Bu durumda Dairemizce, davalı kooperatif vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1.a.6 madde uyarınca kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. Kararın kaldırılma nedenine göre davacı vekilinin istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davalı kooperatif vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.a.6 madde gereğince kabulü ile: Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/337E., 2022/124K. sayılı 24/02/2022 tarihli kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, Kararın kaldırma nedenine göre davacı vekilinin istinaf nedenlerinin incelenmesine yer olmadığına, 2-) Peşin alınan istinaf karar harcının iadesine, 3-) İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine, 4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile 302/5 madde gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 353/1.a madde gereğince KESİN olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 24/09/2026
Başkan Üye Üye Katip