Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1125 E. 2026/1506 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1125
Karar No
2026/1506
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2026/1125

KARAR NO : 2026/1506

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 30/06/2026 ara karar

NUMARASI : 2026/152 E.

DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/10/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA DİLEKÇESİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İhtiyati tedbir talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; Müvekkili ..., ticari faaliyetlerine 2022 yılında girişimcilik temelli çalışmalar ile başlamış olup, kısa süre içerisinde farklı sektörlerde edindiği deneyim ve birikim ile ticari organizasyonunu geliştirmiş olduğunu, özellikle dış ticaret ve e-ticaret alanlarında yürüttüğü faaliyetler kapsamında, yenilikçi ve sürdürülebilir iş modellerini benimseyerek büyümesini sürdürmekte olduğunu, ..., 2023 yılında kurulmuş olup, dış ticaret ve e-ticaret alanlarında faaliyet göstermek üzere ticari hayatına başladığını, müşteri memnuniyeti ve hizmet kalitesini esas alan bir anlayışla hareket etmekte olup; lojistik süreçlerde hız ve güvenilirlik, satış sonrası hizmetlerde ise etkinlik ve çözüm odaklılık prensiplerini benimsediğini, Davalıya ait işletmede, vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlerin satışa sunulduğunu, davalı tarafın satışa sunmuş olduğu ve ticari amaçlı elde bulundurduğu ürünler vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil etmekte olduğunu, davalının eylemi marka hakkına tecavüz fiiline karşılık geldiğini belirterek; davanın kabulüne , davanın mahiyeti gereği davalıya tebligat gönderilmeksizin; davalıya ait ".. Mah... Sokak No: ../İstanbul " adresinde yer alan ... Ltd. Şti. (VKN: ...) ticaret unvanlı ve ... tabelalı işletmede HUKUKÇU MARKA VEKİLİ UNVANINA SAHİP BİLİRKİŞİ EŞLİĞİNDE KEŞİF YAPILMASINA, yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesinde; Vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikte ürünlerin satışa sunulup sunulmadığının tespitine, satışa sunulan ve/veya ticari amaçla elde bulundurulan taklit nitelikte ürünler mevcut ise; işbu ürünlerin adetinin, fiyatının ve keşif tarihi öncesinde kaç adet satış gerçekleştiğinin tespitine, satış otomasyon ve barkod sistemlerinin incelenmesine, satışa ilişkin belge, fatura ve ayrıntılı ürün görsellerinin düzenlenecek olan bilirkişi raporuna eklenmesine, vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden satışa sunulan ve/veya ticari amaçla elde bulundurulan taklit nitelikteki ürünlerin muhafaza altına alınmasına, davalının eylemlerinin 6769 sayılı SMK’nın, 29 ve 149/1-a hükümleri uyarınca vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, 6769 sayılı SMK’nın 149/1-c hükmü uyarınca vekil edenin marka haklarına yönelik İHLALİN DURDURULMASINA, ihlalin devamını sağlayan internet içeriklerine erişimin engellenmesine ve gerekli ihlali durdurmak amacıyla https://www.....com.tr/, https://www..../, https://....dijital.menu/ adresli internet sitelerine ve ayrıca ... isimli uygulamalar kapsamında verilen hizmete ilişkin erişim engeli getirilmesine, 6769 sayılı SMK’nın 149/1-d hükmü uyarınca vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlere el konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi 04/06/2026 tarihli ara kararıyla; İhtiyati tedbir talep eden davacı-birleşen dava dalısı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,

SMK'nun 159/2-c maddesi gereğince aleyhine tedbir talep edilen davalılar- karşı davacı tarafa ihtiyati tedbir kararının tefhiminden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde SMK' nun 159/2-c maddesi gereğince 250.000,00 TL nakdi teminatı ya da kesin ve süresiz banka teminat mektubunu mahkememize depo etmesi için bir hafta kesin süre verilmesine,

Talep edenin fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE, karar verildiğini,

Davalı vekili talep dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen 04.06.2026 tarihli ara karar ile hükmedilen ihtiyati tedbir kararında verilen 250.000,00 TL teminatın kaldırılmasına, teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise teminat miktarın indirilerek teminat verilmesini HMK m. 392/1 uyarınca tedbir kararının teminatsız olarak uygulanmasına, karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

İlk Derece Mahkemesi 30/06/2026 tarihli ara kararıyla; davalının iş yerindeki inceleme sonucunda “...” ve “kavin” şeklinde kullanımlar tespit edildiği, TPMK kayıtları ile de “kavin” markasının davacı adına tescilli olduğu ve halen koruma altında bulunduğu, bu hali ile davalı kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz oluşturmasının muhtemel olduğu, bu hali ile yaklaşık ispatın sağlandığı, davalı şirket yetkilileri ... ve ... adına kayıtlı ... sayılı markaların bulunduğu, bu hali ile davalı kullanımlarının marka hakkından kaynaklandığı, her ne kadar SMK’nın 155’inci maddesi kapsamında marka tecavüzünü engelleyemeyeceği açık ise de bu durumun yargılamayı gerektirdiği dikkate alındığında tarafların hak ve menfaatlerinin yargılama süresince zarar görmemesi için SMK'nun 159/2-c maddesi uyarınca davalı tarafça tespit edilen ihlalin mahiyeti dikkate alınarak uygun bir teminata hükmedildiği, davalı tarafça yapılan itiraz değerlendirildiğinde her ne kadar davacı adına tescilli markanın ana ve ayırt edici unsurunun ... ibaresi olduğu, yine bu markanın davalı markaları ile farklı emtialarda tescilli iseler de alt sınıf benzerliği hususu yönünden yaklaşık ispatın sağlandığı ve bu hususun yargılamayı gerektirdiği dikkate alınarak,"

İhtiyati tedbirde itirazın REDDİNE, karar verilmiştir.

İSTİNAF:

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin 04.06.2026 tarihli ara kararı ile müvekkili şirket aleyhine 250.000,00-TL tutarında nakdi teminat veya banka teminat mektubu depo edilmesine hükmedildiğini, söz konusu ara karara yapılan itirazın 30.06.2026 tarihli kararla reddedildiğini, müvekkili şirketin ... ve ... başvuru numaralı tescilli markalara sahip olduğunu, ticari faaliyetlerin 30. ve 43. sınıflarda yasal ve iyi niyetli şekilde yürütüldüğünü, davacının 35. sınıf tescilinin emtia üzerinde mutlak hak sağlamadığını, davacının tescil sınırlarını aşarak müvekkilin tescilli olduğu sınıflara müdahale ettiğini, mahkemece hükmedilen teminat miktarının fahiş olduğunu, müvekkilin ticari kapasitesi ve henüz ispatlanmış bir zarar bulunmaması karşısında ölçülülük ilkesinin ihlal edildiğini, 30.05.2024 tarihli emsal kararlarda da benzer teminat miktarlarının yüksek bulunduğunu, 6100 sayılı HMK madde 392,87 ve 395 uyarınca teminatın kaldırılmasının veya azaltılmasının hukuki bir zorunluluk olduğunu, müvekkilin anayasal çalışma ve teşebbüs hürriyetinin korunması gerektiğini belirterek yerel mahkemenin 30.06.2026 tarihli ara kararının kaldırılmasını, aleyhlerine hükmedilen teminat şartının tamamen kaldırılmasını, aksi kanaatte ise teminat miktarının makul ve sembolik bir seviyeye indirilerek yargılama süresince nemalandırılmasını talep etmiştir.

İSTİNAFA CEVAP DİLEKÇESİ

Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen ara kararın usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davalının istinaf isteminin reddini talep etmiştir.

GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı kullanımlarının markasına tecavüz ettiğinin tespitine, https://www.....com.tr/,https://www.... https://....dijital.menu/, adresli internet sitelerine ve ayrıca ... isimli uygulamalar kapsamında verilen hizmete ilişkin ERİŞİM ENGELİ GETİRİLMESİNE, karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Şirketin sermaye sahipleri dava dışı; ... ve ... adına tescilli "..." ibareli markanın her türlü kullanım ve temsil hakkının müvekkiline devir edilmesi sebebi ile marka sahibi olduğunu,... tescil numaralı “...” markası, 16.01.2026 tarihinden itibaren 30. sınıfta yer alan mallar, ... tescil numaralı marka ise 19.03.2025 tarihinden itibaren 43. sınıfta yer alan yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri bakımından tescilli olduğunu, davacı ..., ... başvuru numarası ile müvekkilinin tescil sahibi olduğu 30. ve 43. Sınıflara, müvekkilin başvuru tarihinden çok daha sonra KÖTÜ NİYETLİ bir şekilde 22.07.2025 tarihinde başvuru yaptığını, Türk Patent nezdinde yapılan benzerlik araştırması sonucunda; Kısmi Yayına karar verildiğini, Davacının başvurusundan; "kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler, çaylar, buzlu çaylar" reddedilerek ÇIKARTILDIĞINI, Kalan emtialar için verilen yayın kararına da itiraz edildiğini, itiraz sonucunun beklendiğini, davacının 30. ve 43. Sınıflarda TESCİLLİ MARKASI bulunmadığını,Davacının 35. sınıf tescilinin müvekkilinin 30. ve 43. sınıflardaki tescilli hakları üzerinde herhangi bir engel teşkil etmediğini ve sınıflar arasında iltibas bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkeme 04/06/2026 tarihli ara kararı ile, "Tüm dosya kapsamı ile alınan bilirkişi raporunda belirlendiği üzere, davalının iş yerindeki inceleme sonucunda “...” ve “kavin” şeklinde kullanımlar tespit edildiği, TPMK kayıtları ile de “kavin” markasının davacı adına tescilli olduğu ve halen koruma altında bulunduğu, bu hali ile davalı kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz oluşturmasının muhtemel olduğu, bu hali ile yaklaşık ispatın sağlandığı, davalı şirket yetkilileri ... ve ... adına kayıtlı ... sayılı markaların bulunduğu, bu hali ile davalı kullanımlarının marka hakkından kaynaklandığı, her ne kadar SMK’nın 155’inci maddesi kapsamında marka tecavüzünü engelleyemeyeceği açık ise de bu durumun yargılamayı gerektirdiği dikkate alındığında tarafların hak ve menfaatlerinin yargılama süresince zarar görmemesi için SMK'nun 151/2-c maddesi uyarınca davalı tarafça tespit edilen ihlalin mahiyeti dikkate alınarak uygun bir teminat yatırılması karşılığında hakkaniyete uygun olacağı anlaşılmakla," ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile, 250.000,00 TL., teminatın aleyhine tedbir talep eden tarafından yatırılmasına (ters Tedbir) karar verildiği tedbire itiraz üzerine, istinafa konu,30/06/2026 tarihli davalı vekilinin ihtiyati tedbire itirazının reddine karar verilmiştir.

6769 sayılı Kanun'un 159.maddesinde ihtiyati tedbirler düzenlenmekte olup, madde hükmü "(1) Bu Kanun uyarınca dava açma hakkı olan kişiler, dava konusu kullanımın, ülke içinde kendi sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla, verilecek hükmün etkiniğini temin etmek üzere, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edebilir." şeklinde olup, söz konusu ihtiyati tedbir kararı, davacının sınai mülkiyet hakkına tecavüz teşkil eden fiillerin önlenmesi ve durdurulması, sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilerek üretilen veya ithal edilen tecavüze konu ürünlere, bunların üretiminde münhasıran kullanılan vasıtalara ya da patenti verilmiş usulün icrasında kullanılan vasıtalara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engelleyecek şekilde, Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya bölge gibi alanlar dahil, bulundukları her yerde elkonulması ve bunların saklanması, herhangi bir zararın tazmini bakımından teminat verilmesi şeklinde verilebilir. Bu kanunda hüküm bulunmadığı durumda 6100 sayılı HMK hükümleri uygulanır.

HMK 389.maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelecek bir değişiklik nedeniyle gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında tedbir kararı verilebilir.

Somut olayda, Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı kullanımlarının markasına tecavüz ettiğinin tespitine, https://www.....com.tr/, https://www.i..., https://......, adresli internet sitelerine ve ayrıca ... isimli uygulamalar kapsamında verilen hizmete ilişkin erişim engeli getirilmesine, karar verilmesini talep ettiği, mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor aldırıldığı, tedbir amaçlarına, usul ve yasaya, hak ve yarar dengesine göre, tedbir talebi hakkında SMK 159/2-c maddesi kapsamında ters teminat tedbirine karar verilmesinin ve takdir edilen 250.000,00 TL. teminat miktarının dosya kapsamına göre yerinde olduğu, anlaşılmakla davalı vekilinin istinafı yerinde görülmemiştir.

Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 30/06/2026 tarih ve 2026/152 E., sayılı ara kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,

6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 01/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1125, K. 2026/1506, T. 01.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1125-e-2026-1506-k-a7c95fff339d